close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
(A)llâhu yestehzi-u bihim ve yemudduhum fî tuġyânihim ya’mehûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah onlarla alay eder, taşkınlıklarında, azgınlıklarında başı boş dolaşsınlar diye mühlet verir onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Oysa asıl) Allah onlarla alay etmekte (Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına itiraz eden münafıkları, onları kendi hallerine bırakmakla ve bir müddet fırsat tanımakla oyalayıvermekte)dir. (Böylece) Kendi azgınlıkları ve sapkınlıkları içinde bocalayıp durmalarını (istemekte) ve süre vermektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah da bu alaycı tavırlarından dolayı, onlara hak ettikleri karşılığı verecek ve onları azgınlıklarıyla başbaşa bırakacak, şaşkınca bocalamaya terkedecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah alayları sebebiyle onları cezalandıracak. Azgınlıkları içinde biraz daha bocalasınlar diye onlara mühlet vermiştir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Asıl, Allah onlarla alay etmekte ve taşkınlıkta ileri gitmeleri konusunda kendilerine fırsat vermektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Asıl) Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına (belli bir) süre tanır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Cenâb'ı Allah münafıkları, ettikleri istihzanın cezası ile cezalandırır; ve azgınlıkları içinde başıboş dolaşmalarına mühlet verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Aslında Allah, onlarla alay ediyor. Ve onları azgınlıkları içinde bunalmış olarak bırakıyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah onlarla alay ediyor ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına süre tanıyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah da onlarla alay ediyor, azgınlıklarında, şaşkın şaşkın bırakıyor onları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, (bu alaycı tavırlarından ve ürettikleri kötülüklerden dolayı) onları maskaraya (soytarıya) çevirir ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir. 
Bkz. 15/95  
Cemil Said
swap_vert close
Halbuki Allâh ânlar ile eğlenir ve ânları çok zamân tuğyanlarında bırakacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlarla Allah alay eder ve taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Asıl onlarla alay eden ve azıp saparak dolaşmalarına izin veren Allah’tır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH da, taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakarak onlarla alay eder.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah onlarla istihza ediyor da tuğyanları içinde bocalarlarken kendilerini sürüklüyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İşte bu nifak hallerinden dolayı) Allah onları (cüz’î irâdeleriyle, kendilerinin tercih etmiş olduğu,) azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır ve müstahak oldukları cezayı verir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah da onlarla alay eder. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmalarına zaman tanır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Asıl) Allah onlarla istihza eder ve taşkınlıkları, azgınlıkları içinde serseri dolaşmalarına mühlet verir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bil'akis) Allah onlarla alay eder ve onlara mühlet verir (de), azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, (bu alaycı tavırlarından dolayı) onların alaylarına mukabele eder (onları istihza konusu yapar) ve azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken (dönüş yapsınlar diye) yine onlara mühlet verir.*
(*) Birçok mealde (Onlarla Allah alay eder) şeklindeki çeviriler yanlıştır. Çünkü burada (المشاكلة) ‘’müşakele’’ sanatı bulunmaktadır. Peki müşakele ne dir? Bu edebî terimin tanımı: “çok anlamlı kelimelerin art arda iki anlamı ile kullanılması; birinin söylediği bir sözü diğerinin başka anlamda tekrarlaması; karşılıklı konuşan iki kişiden birinin söylediği bir sözü diğerinin başka bir düşünceye cevap olacak şekilde tekrarlaması” şekillerinde karşımıza çıkmaktadır. Müşakele, “bir lafzın önceki bir lafza denk ve benzer biçimde, ancak farklı anlam ve bağlamda getirilmesi” şeklinde tanımlanır. Kur’an’da Allah’a isnat edilen (مكر- خدع- سخرية -استهزاء الخ ) gibi şanına yakışmayan fiillerin,“O’nun insanlara bu fiillerine denk düşen cezalar vermesi” mânasına gelmesidir. Yani haşa yüce Allah onlarla alay etmez, onlara yaptıklarının karşılığı olan cezayı verir, dünyada veya ahirette onları istihza konusu yapar. Aşağıdaki metne bkz: : الله يستهزئ بهم ويمدهم في طغيانهم يعمهون الله يستهزئ بهم اي يجازيهم جزاء استهزائهم سمي الجزاء باسمه لانه في مقابلته (تفسير البغوي) -- والله لا يكون منه المكر ولا الهزء والمعنى ان المكر والهزء حاق بهم (ابن كثير ) وهذا المعنى لا يليق بجلال الله فيجب حمل الاستهزاء المسند اليه تعالى على معنى يليق بجلاله فيحمل على ما يلزم على الاستهزاء من الانتقام والعقوبه والجزاء المقابل لاستهزائهم وسمى ذلك استهزاء على سبيل المشاكله كما في قوله تعالى وجزاء سيئه سيئه مثلها (الوسيط لطنطاوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah da onları, içinde bulundukları azgınlık içerisinde, bocalar bir halde bırakarak, böyleleriyle alay eder.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah da onlarla eğlenir, onları taşkınlıkları içinde körükörüne bocalasınlar diye bırakır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah onlar ile istihzada bulunur [⁷] onları taşkınlıklarında şaşkın şaşkın bırakır. [⁸]
[7] Onlara istihza muamelesi eder, istihzalarına karşı ceza verir.[8] Yani onlara mühlet verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah da (yeri gelince) onlarla alay eder. Onlara süre tanır, onlar da kendi isyanları içinde bocalayıp dururlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah da onlarla alay eder ve şaşkınlık içinde bocalayıp dursunlar diye onlara taşkınlıklarında mühlet verir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa asıl, Allah, onlarla alay etmekte, hak ve hakîkat karşısında takındıkları bu küstahça tavırlarından dolayı, yüreklerindeki son iman kalıntılarını da yok ederek onları azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakmaktadır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, onlarla alay ediyor; onlara, bocalayıp durdukları azgınlıklarında süre uzatıyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halbuki, körü körüne yaptıkları azgınlıklarını uzatarak, asıl Allah, kendileri ile alay ediyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilseler; gerçekte Allah onlarla alay eder. Azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir. Onlar kendilerine verilen mühlete güvenip aldanmışlardır. Büyük bir aldanış içinde cehennemdeki ateşlerini çoğaltırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Oysa) Allah onlarla alay eder; [*] (fakat) onlara fırsat vermektedir. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmaktadırlar. [*]
Bu cümle “Allah alay etmenin cezasını onlara verecektir” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde geçen fiiller insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen mesaj Allah’ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar: Âl-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:30; Tevbe 9:67, 79 Benzer mesajlar: En‘âm 6:110; A‘râf 7:186; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü’minûn 23:75; Neml 27:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Aslında) Allah, o (münâfıkları) kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakarak onlarla, alay etmektedir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah da bu alaycı tavırlarından dolayı onlara hak ettikleri karşılığı verecek ¹¹ ve onları küstahlıkları ile başbaşa şaşkınca bocalamaya terk edecektir.
11 Lafzen, “Allah onlarla eğlenecek”. Benim çevirim, bu ifadenin genel kabul gören yorumu ile paraleldir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah onlara süre verir yanlıştan dönmeleri için ama Onlar alaycı tutumları içinde şaşkın ve taşkınlıkları ile bocalarlar. 10/12, 13/33, 35/45, 43/36-37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah da onların alaylarına karşılık verir[³¹] ve onları kendi tuğyanlarına gömülmüş olarak bırakır, şaşkın şaşkın debelenirler.
[31] Âyette kullanılan muşâkele sanatının bir gereği olarak Allah için “alay” kelimesinin kullanılması, “onların alaylarına hak ettiği karşılığı verme” anlamını taşır (Kurtubî). Münafıkların inananlarla alay etmesine karşılık Allah da kendisinin onlarla alay edeceğini beyan buyurmuştur. Kullanılan kelime aynı olmasına karşın, anlam tam aksidir ve tehdit içermektedir: Allah, onlara önce mühlet tanır, sonra da cezalandırır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Asıl) Allah onlarla istihza eder de; azgınlıkları içinde serseri olarak dolaşmalarına mühlet verir.
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçekte Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ ise onlar ile istihzâ eder. Onları kendi azgınlıklarında şaşkın bir halde bırakır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah da kendileriyle alay eder ve azgınlıklarında onlara mühlet verir; böylece onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.
Allah’ın alay etmesinden maksat, münafıkların alay etmelerinin karşılığını vermesidir. Müşâkele babından olarak, benzer lafızla, tamamen farklı mâna kasdetme söz konusudur. Mesela haylazlık ederken sinsice gülen çocuğunu tehdid eden annesi “Sen gül, ben de sana gülerim!” derken, onun gülmesinin tamamen farklı şekilde olması gibi. Kalbinde iman etmediği halde Müslüman görünen kimseye münafık denir. Bunlara İslâm toplumunda Müslüman muamelesi yapılır. Böylece: 1. İslâm’ın sabır ve müsamahası uygulanır. 2. Onların nesillerinden gerçek müminlerin yetişmesine imkân hazırlanır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah da kendileriyle alay eder ve onları bırakır; taşkınları içinde bocalayıp dururlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ onlarla istihzâ ider (mü'minlerle istihzâ idiyoruz dimelerine mukâbil Allâh onlara istihzâ mu'âmelesi ider) ve onları azgınlıklarında körler gibi hayran ve segerdân bırakır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Taşkınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara fırsat vererek göz yuman Allah’tır. [*]
[*] Bu iki âyette geçen istihza yani alay tarzını en iyi ifade eden söz, bize göre "idare etme ve göz yumma"dır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa Allah onları maskaraya çeviriyor. Ve onlara mühlet veriyor; onlar da azgınlıkları içinde bocalayıp duruyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah onlarla alay ediyor ve onları, kendi azgınlıkları içinde bocalar bir halde sürüklüyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
Tañrı yañśuya dutar anları daħı arturur anlara ḥaddan geçmeklikleri içinde ħayrān olurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Allāhu ‘aẓīmü’ş‐şān anlara ni‘met virmekle istihzālarına mücāzāt ider vetuġyānlarında cehālet ve tekebbürlerinde terk‐ile mühlet virüp baṣīretsizlige tereddüdve ḥayretde ḳalırlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Belə əməllərin müqabilində) Allah da onlara (dünya va axirətdə) istehza edər və (dünyada) onlara o qədər möhlət verər ki, öz zəlalətləri icində şaşqın (və sərgərdan) qalarlar. (Və ya: Allah da onlara istehza edər və onları öz zəlalətləri, tüğyanları içində saxlayar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah (Himself) doth mock them, leaving them to wander blindly on in their contumacy.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah will throw back their mockery on them, and give them rope in their trespasses; so they will wander like blind ones (To and fro).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَللّٰهُ
Allah
يَسْتَهْزِئُ
alay eder
بِهِمْ
onlarla
وَيَمُدُّهُمْ
ve onlara mühlet verir
ف۪ي
içinde
طُغْيَانِهِمْ
azgınlıkları
يَعْمَهُونَ
bocalayıp dururlar
(Gerçekte) Allah onlarla alay eder ve onlara mühlet verir de onlar azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
مَدَّ
Fiil-I
م د د
Mühlet verdi, sürükledi, uzattı, yaydı, (gözünü) dikti, yardım etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
طُغْيَان
İsim fiil
ط غ ي
Azgınlık
عَمَهَ – عَمِهَ
Fiil-I
ع م ه
Bocalayıp durur, bocalar