Allah, (bu alaycı tavırlarından dolayı) onların alaylarına mukabele eder (onları istihza konusu yapar) ve azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken (dönüş yapsınlar diye) yine onlara mühlet verir.*
(*) Birçok mealde (Onlarla Allah alay eder) şeklindeki çeviriler yanlıştır. Çünkü burada (المشاكلة) ‘’müşakele’’ sanatı bulunmaktadır. Peki müşakele ne dir? Bu edebî terimin tanımı: “çok anlamlı kelimelerin art arda iki anlamı ile kullanılması; birinin söylediği bir sözü diğerinin başka anlamda tekrarlaması; karşılıklı konuşan iki kişiden birinin söylediği bir sözü diğerinin başka bir düşünceye cevap olacak şekilde tekrarlaması” şekillerinde karşımıza çıkmaktadır. Müşakele, “bir lafzın önceki bir lafza denk ve benzer biçimde, ancak farklı anlam ve bağlamda getirilmesi” şeklinde tanımlanır. Kur’an’da Allah’a isnat edilen (مكر- خدع- سخرية -استهزاء الخ ) gibi şanına yakışmayan fiillerin,“O’nun insanlara bu fiillerine denk düşen cezalar vermesi” mânasına gelmesidir. Yani haşa yüce Allah onlarla alay etmez, onlara yaptıklarının karşılığı olan cezayı verir, dünyada veya ahirette onları istihza konusu yapar. Aşağıdaki metne bkz:
: الله يستهزئ بهم ويمدهم في طغيانهم يعمهون الله يستهزئ بهم اي يجازيهم جزاء استهزائهم سمي الجزاء باسمه لانه في مقابلته (تفسير البغوي) -- والله لا يكون منه المكر ولا الهزء والمعنى ان المكر والهزء حاق بهم (ابن كثير ) وهذا المعنى لا يليق بجلال الله فيجب حمل الاستهزاء المسند اليه تعالى على معنى يليق بجلاله فيحمل على ما يلزم على الاستهزاء من الانتقام والعقوبه والجزاء المقابل لاستهزائهم وسمى ذلك استهزاء على سبيل المشاكله كما في قوله تعالى وجزاء سيئه سيئه مثلها (الوسيط لطنطاوي)