close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 141. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tilke ummetun kad ḣalet lehâ mâ kesebet velekum mâ kesebtum(s) velâ tus-elûne ‘ammâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız size. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kaldı ki) Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi o toplumlar geçip gittiler. Onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz onların yaptıklarından dolayı yargılanacak değilsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar hayatlarını yaşayarak geçip giden milletlerdir. Onların işledikleri sâlih amellerin, yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların, yüklendikleri günahların, isyanların ve haksızlıkların karşılığını görecektir. Siz de işlediğiniz sâlih amellerin, kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların, isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz. Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan, hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar geçmiş bir ümmetti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız ise sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, bir ümmetti, gelip geçti; onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizin; ve siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar gelmiş geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız size. Ve siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar bir ümmettiler, geçip gittiler, yaptıkları onların, sizin yaptığınız sizin, onların yaptığından sizler sorulmazsınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Bkz. 2/134Ayrıca ayet günümüze: geçmişte birbiri ile sorun yaşamış, savaşmış, ihtilafa düşmüş atalarının üzerinden kin, düşmanlık güdülmemesi gerektiğini, herkesin işlediklerinin sadece kendisini bağladığını, kimsenin de kendisinden önce yaşamış insanlar yüzünden bir sorumluluğunun olamayacağını ifade ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu ümmetler geçdiler a’mâllerinin semeresini iktitâf itdiler. Siz de a’mâlinizin netîcesini kesb ideceksiniz. Ânların yapdıkları sizden sorulmayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
 Resûlullah (s.a.) Medine’ye geldikten sonra müslümanlar on altı on yedi ay kadar Kudüs’e yönelerek namaz kıldılar. Bu durum yahudilerin şımarmalarına, «Muhammed ve ashâbı kıblelerinin neresi olduğunu bilmiyorlardı, biz onlara yol gösterdik» gibi laflar etmelerine ve bunu etrafa yaymalarına sebep olmuştu. Resûlullah, Allah’tan İslâm’a kendi kıblesinin verilmesini niyaz etti. İşte bundan sonra Kudüs’ten Kâbe’ye dönülmesi emri geldi. Bunun üzerine yahudiler ve münafıklar tekrar ileri geri konuşmaya başladılar. İşte kıble ile ilgili 142 ve devamındaki âyetler bu olayı anlatır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar bir ümmet idiler, gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandıklarınız. Ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O bir ümmeti geldi geçti, ona kendi kazandığı size de kendi kazandığınız ve siz onların işlediklerinden mes'ul değilsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, gelip geçen bir ümmetti¹. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
1- Topluluktu, toplumdu; Onların yaptıklarının size bir yararı yok. 1. Bölümün Sonu  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar birer ümmetdi, (gelib) geçdi. (O ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir ve siz onların işlemiş olduklarından mes'ûl de olacak değilsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunlar gerçekten gelip geçmiş bir ümmettir. (Onların) kazandıkları kendilerine,(sizin) kazandıklarınız da sizedir. Ve (siz) onların yapmakta olduklarından suâl olunmayacaksınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerine, sizin (iyi veya kötü) kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından da sorguya çekilmezsiniz. *
(*) Bu âyet 134. âyetle lafzen aynı, lâkin bağlam ve vurgu olarak farklıdır. Âyet 134 atalarla övünmenin yerildiği âyetlerin hemen ardından gelmişken, bu âyet Yahudilerin atalarının kendilerine bildirilen hakikate karşı işledikleri cinayeti hatırlatan âyetin hemen ardından gelmiştir. Dolayısıyla 134. âyet ataların yaptığı iyiliklerin kişinin erdemine hiçbir şey katmayacağı vurgusunu, bu âyet ise ataların yaptığı kötülüklerden çocuklarının sorumlu tutulmayacağı vurgusunu taşır. (M. İslamoğlu Meali 141. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar daha önce gelmiş geçmiş bir topluluktu, oların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yaptıklarından da siz sorgulanmazsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O da öyle bir topluluktu, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıkları da size. Onların işlediklerinden siz sorumlu tutulacak değilsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O ümmet gelip geçti, onların kazançları onlara, sizin kazancınız da kendinizedir. Onların işledikleri şeylerden mes/ul olmazsınız. [¹¹]
[11] Çene çalma değiştikçe hatıra getirmek için tekrar olunmuştur ki Yahudilerin, pederlerinin şeref ve faziletlerine itimat etmemelerine tenbihtir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu topluluk [ummet] geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız size aittir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulmazsınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorulacak değilsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Ve siz, onların yaptıklarından hesaba çekilecek değilsiniz.Müslümanlar Medine’de, önceleri Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılıyorlardı. Hicretten bir buçuk yıl sonra, artık Mekke’deki Mescid-i Haram’a, yani Kâbe’ye yönelme emri geldi. İlâhî mesajı omuzlayarak insanlığa önderlik etme görevinin, Son Elçiye baş kaldıran Yahudi ve Hıristiyanlardan alınıp yeni Müslüman topluma verildiğini sembolize eden bu değişiklik üzerine, Yahudilerden itiraz sesleri yükselmeye başladı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız sizedir. İşliyor oldukları şeylerden sorumlu tutulmazsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Geçmiş milletler tarihe mal olmuştur: Onların yaptıkları onları, sizin yaptıklarınız sizi bağlar. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların hepsi gelip geçmiş bir topluluktur. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. [*]
Bu mesaj Bakara 2:134, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da size aittir. Siz, onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.¹
1 Aynı âyet için Bk. (Bakara: 134) Aynı konu için Bk. (Tûr: 21, Müddessir: 38, Necm: 39)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Şimdi o toplumlar gelip geçtiler; onların kazandıkları onlara yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size. Ve siz onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz.”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından dolayı asla sorumlu tutulmayacaksınız. 6/164, 17/15, 35/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Öncekiler bir ümmettiler, gelip geçtiler: Onların işledikleri kendilerine sizin işledikleriniz de size aittir; ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.”[²⁷⁶]
[276] Bu âyet 134. âyetle lafzen aynı, lâkin bağlam ve vurgu olarak farklıdır. Âyet 134 atalarla övünmenin yerildiği âyetlerin hemen ardından gelmişken, bu âyet Yahudilerin atalarının kendilerine bildirilen hakikate karşı işledikleri cinayeti hatırlatan âyetin hemen ardından gelmiştir. Dolayısıyla 134. âyet ataların yaptığı iyiliklerin kişinin erdemine hiçbir şey katmayacağı vurgusunu, bu âyet ise ataların yaptığı kötülüklerden çocuklarının sorumlu tutulmayacağı vurgusunu taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar bir ümmeti, gelip geçti!... onların kazandığı kendilerine; sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
(Onların izinden gitmeden, sadece onlara mensub olmanız da size hiçbir yarar sağlamaz)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar gelmiş geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O bir ümmettir ki, gelip geçmiştir. Ona kendi kazandığı, size de sizin kazandığınız vardır. Ve siz onların yapmış olduklarından mesul olmayacaksınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onlar bir ümmetti geldi geçti. . . Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir! Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Allah'ın Elçisi, Mekke'de ibâdetini, Arapların yaptığı üzere Ka'be'ye yönelerek yapıyordu. Medîne'ye geldiği zaman, Kitap ehliyle dîn birliğini ve kardeşliğini göstermek üzere onaltı, on yedi ay kadar onların kıblesi olan Kudüs'e doğru yönelerek namaz kıldılar. Bu durum, Kitap ehlini müslümanlara yaklaştıracığı yerde şımarttı, bazı yahûdîler: "Muhammed ve adamları, nereye yöneleceklerini bilmiyorlardı, biz onlara yönelecekleri kıbleyi gösterdik" gibi laflar etmeğe başladılar. Bu durumdan sıkılan Allah'ın Elçisi, başını göğe kaldırdı, hangi tarafa yönelmeleri gerektiği konusunda gökten bir haber bekliyordu. İşte bu sırada inen bu âyetler, Allah'ın Elçisi'ne, bundan böyle Ka'be'ye yönelerek ibâdet etmesini emretti ve bazı beyinsizlerin, bu durumu bahane ederek kalblere kuşku sokmağa çalışacaklarını; onların tutumuna aldırış etmemesini bildirdi.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar gelüb geçmiş bir ümmetdirler. (Hayır ve şerden) kazandıkları kendilerine ve sizin de kazandığınız kendinizedir. Ve siz onlardan mes'ûl olmazsınız. (Dîn ve îmânlarından, hayır işlerinden size fâide olmadığı gibi hatâ ve günâhlarından da mes'ûl değilsiniz)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size. Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız sizedir. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerine. Sizin kazandığınız da size. Onların yapıp ettiklerinden siz sorumlu olmayacaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol bir bölük ķavmdur, bayıķ geçdi. anlaruñdur ne kim ķazandılar; daħı sizüñdür ne kim ķazanduñuz. daħı śolmayasız andan kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol bir ümmetdür ki āḫir oldı geçdi ‘ömrleri. Anlar‐çündür her ne ḳazandı‐larsa ḫayr, şer. Daḫı sizüñ‐çündür her ne kim ḳazanduñuzsa. Daḫı ṣorulmazsızanlar işledügi işlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (İbrahim, Yə’qub və övladı) bir ümmət (camaat) idilər ki, keçib getdilər, onların qazandıqları (əməllər) özlərinə, sizinki isə özünüzə aiddir. Onların əməlləri haqda sizdən sorğu-sual olunmaz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those are a people who have passed away; theirs is that which they earned and yours that which ye earn. And ye will not be asked of what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That was a people that hath passed away. They shall reap the fruit of what they did, and ye of what ye do! Of their merits there is no question in your case(139):
139 Verse 134 began a certain argument, which is now rounded off in the same words in this verse. To use a musical term, the motif is now completed. The argument is that it is wrong to claim a monopoly for Allah's Message: it is the same peoples and in all ages: if it undergoes local variations or variations according to times and seasons those variations pass away. This leads to the argument in the remainder of the Surah that with the renewal of the Message and the birth of a new people, a new symbolism and new ordinances become appropriate, and they are now expounded.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تِلْكَ
bunlar
اُمَّةٌ
bir üm- mettir
قَدْ
ger- çekten
خَلَتْۚ
gelip geçmiş
لَهَا
onla- radır
مَا
o şey- ler ki
كَسَبَتْ
kazandılar
وَلَكُمْ
ve sizedir
مَا
o şey- ler ki
كَسَبْتُمْۚ
kazandınız
وَلَا تُسْـَٔلُونَ
ve sorulmayacaksınız
عَمَّا
o şeyler- den ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ۟
yapıyorlar
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
لَهَا
Zamir
لَهَا
Onun, ona (لَهُ Zamirinin müennes hâli)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı