Yoksa ey Yahudi ve Hıristiyanlar, siz İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakup’un ve onların soyundan gelen Peygamberlerin Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı iddia ediyorsunuz? Oysa Yahudilik de, Hıristiyanlık da, İslâm dininin zamanla bozulup değiştirilmiş halidir. Dolayısıyla, Hz. Mûsâ ve Hz. İsa da dahil, hiçbir Peygamber “Yahudi” veya “Hıristiyan” değildi ve olamazdı. Aksine, bütün Peygamberler, “Yalnızca Allah’a kulluk etmek ve O’ndan gelen bütün emirlere tam bir teslimiyetle itaat etmek” anlamına gelen “İslâm” inancına bağlı birer “Müslüman” idiler.Ey Müslüman! Bütün bunlara rağmen, hâlâ iddialarında diretirlerse, onlara de ki:“Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Elbette Allah bilir ve işte, hakîkati size bildiriyor. Hâl böyleyken, Allah tarafından kendisine ulaşmış bir tanıklığı, bile bile gizleyenden daha zâlim kim olabilir?” Hz. Muhammed’in Peygamberliği kutsal kitaplarda kendisine müjdelendiği hâlde, çıkarlarına ters düştüğü için, gerçeğe şâhitlik etmek yerine onu gizleyenden daha alçak, daha bedbaht kim olabilir?Allah, yaptıklarınızdan hiç de habersiz değildir.