(Kitap Ehli’ne) De ki: Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu hâlde, O’nun hakkında bizimle tartışmaya mı girişiyorsunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz yalnız O’na gönülden bağlanmışız. *
(*) Yani, peygamberliğin devamı ve insanın nihaî kurtuluşu konusundaki Allah’ın iradesi hakkında. Yahudiler, peygamberliğin yalnız İsrailoğulları’na bahşedilen bir imtiyaz olduğuna inanırken Hristiyanlar, Hz. İsa’nın -ki o da İsrailoğulları soyundan gelen biriydi- Allah’ın yeryüzündeki nihaî tezahürü olduğunu iddia ederlerdi ve bu iki zümreden her biri de kurtuluşun yalnızca kendi mensuplarına özgü olduğunu ileri sürerlerdi (bkz. 2:111 ve 135). Buna mukabil Kur’an, bir sonraki cümlede Allah’ın bütün insanlığın Rabbi olduğunu ve her ferdin yalnızca kendi inançlarına ve davranışlarına bakılarak yargılanacağını vurgulamak suretiyle bu fikirleri reddeder. (M. Esed Meal Açıklaması)