close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 134. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tilke ummetun kad ḣalet(s) lehâ mâ kesebet velekum mâ kesebtum(s) velâ tus-elûne ‘ammâ kânu ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları kendilerine, sizin kazancınız size. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Artık) Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerinin; sizin kazandıklarınız ise sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulacak değilsiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi o toplumlar geçip gittiler, onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz onların yaptıklarından dolayı yargılanacak değilsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar hayatlarını yaşayarak geçip giden milletlerdir. Onların işledikleri sâlih amellerin, yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların, yüklendikleri günahların, isyanların ve haksızlıkların karşılığını görecektir. Siz de işlediğiniz sâlih amellerin, kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların, isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz. Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan, hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız ise sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte o (İbrahim ve Yakub evlâdı) bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, (ve ey Yahûdiler), sizin de kazandığınız sizindir. Onların yaptıklarından siz sorulmazsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar gelmiş, geçmiş bir ümmettirler. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız size… Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz!
(*) (Boşuna onların yaptıklarından kendinize bahaneler uydurmayın. Ecdatperestlik yapmayın. İnsan kendi yaptıklarından sorumludur, atalarınkinden değil.)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar bir ümmettiler, yaptıkları şeylerle birlikte yürüdüler, yaptıkları onlarındır, sizin yaptığınız da sizin, onların yaptığından sizler sorulmazsınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte onlar (İbrahim ve Yakup'un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz. 
Bkz. 2/140Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3/67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez.  
Cemil Said
swap_vert close
O ümmet geçdi ve kesb itdiklerini götürdi siz de a’mâlinizin netîcesini istihsâl ideceksiniz ve başkalarının yapdığı sizden sorulmıyacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar geçmiş birer ümmettir. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Geçmişteki bir toplum bu! Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O, bir ümmettı geldi geçti, ona kendi kazandığı, size de kendi kazandığınız, siz onların amellerinden sorulacak değilsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İşte) onlar (İbrâhîm ve Ya‘kûb evlatları böyle) bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, gelip geçen bir ümmetti¹. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
1- Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar birer ümmetdi (gelib) geçdi. (o ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da (ey Yahudiler) sizin ve siz, onların işlemiş olduklarından mes'ul olacak değilsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunlar gerçekten gelip geçmiş bir ümmettir. (Onların) kazandıkları kendilerine,(sizin) kazandıklarınız da sizedir. Ve (siz) onların yapmakta olduklarından suâl olunmayacaksınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar bir ümmetti, gerçekten gelip geçtiler. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerine, sizin (iyi veya kötü) kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar geçmiş bir topluluktu, kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da kendinizedir. Ayrıca onların yaptıklarından sorulmazsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O da öyle bir topluluktu, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız da size. Onların işlediklerinden siz sorumlu tutulacak değilsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O ümmet [¹⁸] gelip geçti. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız da kendinizedir. Onların işledikleri şeylerden mes/ul olmazsınız.
[18] İbrahim, Yakub oğulları.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O topluluk [ummet] geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulmazsınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu değilsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Ve siz, onların yaptıklarından hesaba çekilecek değilsiniz.Geçmiş Peygamberlerle övündükleri hâlde, onların yolunu terk eden günümüz inkârcılarına gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandığı onlara; sizin kazandığınız sizedir. İşliyor oldukları şeylerden sorumlu tutulmazsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! işte tarihe mal olmuş bir millet, artık onların yaptıkları onları, sizin yaptıklarınız da sizi bağlar. Siz onların yaptıklarından asla sorumlu değilsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. [*] Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. [*]
Bu mesaj Bakara 2:141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesaj: Bakara 2:141.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da size aittir.¹ Siz, onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.²
1 İyilerin, çocukları ve mensupları onlara uyarak İslâm ve ihsan üzere olmazlarsa kuru intisap ile kendilerini kurtaramazlar, bunun gibi kötülerin çocukları da onlara uymayarak iyi ve güzel ameller yaparlarsa sadece soy bağından dolayı onların kötülüklerinden sorumlu olmazlar ve kendilerini kurtarırlar. Nitekim Rasûlullah (s.a.v)’de akrabası olan Haşim Oğullarına: “Diğer insanlar bana ameller ile gelirken, siz sadece neseplerinizle gelmeyin” buyurmuştur. Gerçi nesep bir şereftir, fakat kurtuluş için bir sebep değildir. Fayda veren asıl intisap, amelde, dinde ve ahlâkta olan intisaptır. İnsan için bir kanun vardır ki o da talep ve kesb’dir ve insan bundan sorumludur. Binaenaleyh insanlar vaktiyle geçen büyük bir ümmetin soyundan olmakla veya büyük olduğu varsayılan birisine uymakla kendilerini kurtaramazlar ve onlar gibi büyük olamazlar, onlar gibi güzel çalışmağa ve güzel ameller yapmağa muhtaçtırlar. Hatta gelenler, geçenlerden ziyade güzel amel yaparlarsa onları geçerler. Bundan da daha büyük ve daha mesut büyük bir ümmet meydana gelir. İşte Hz. İbrahim (a.s) buna dua etmiş ve Rasûlullah Efendimiz bunu tahakkuk ettirmek için tasdik ederek gelmiştir. (Özetle-Elmalılı)2 Aynı âyet için Bk. (Bakara: 141) Aynı konu için Bk. (Tûr: 21, Müddessir: 38, Necm: 39)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şimdi o toplumlar geçip gittiler; onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz, onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz. ¹⁰⁹
109 Lafzen, “siz onların yaptıkları hakkında sorgulanmayacaksınız”. Bu ayet ve aşağıdaki 141. ayet, bireysel sorumlulukla ilgili temel İslamî prensibi vurgulamakta ve soylarından dolayı “seçilmiş halk” oldukları şeklindeki Yahudi düşüncesini ve -dolaylı olarak- Hristiyanların, Hz. Âdem’in kerem ve rahmetten mahrum kalışı nedeniyle bütün insanlığın yüklendiğine inandıkları “ilk günah” doktrinini reddetmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hâlbuki onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından asla sorguya çekilmeyeceksiniz. 6/164, 17/15, 35/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Öncekiler bir ümmettiler, gelip geçtiler: Onların işledikleri kendilerine, sizin işledikleriniz de size aittir;[²⁶⁴] ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.”[²⁶⁵]
[264] Bu âyet, tarihlerini bir övünme ya da yerinme unsuru olarak gören fert ve toplumlara İslâm’ın en değişmez ilkelerinden birini hatırlatmaktadır (Krş: 6:164; 17:15; 35:18; 39:7; 53:36-39). [265] Âyetin son cümlesi, Yahudi ve müşrik böbürlenmesinin tersinden yapılması anlamına gelen Hıristiyanların Âdem’in günahından dolayı onun tüm çocuklarının sorumlu tutulacağına dair “ilk günah” dogmasına bir atıftır. Yahudilerin atalarla övünmesi neyse, Hıristiyanların Âdem atanın günahı ile yerinmesi de benzer bir sapmaydı  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandığınız da, sizindir. (Sizin onlara mensup olmanız, eğer salih ameller yapmıyorsanız size hiçbir yarar sağlamaz) Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. (Onların amellerinden sorumlu olmadığınız gibi, onlar ile iftihar etmeyin. Onların salih amellerinden de istifade edemezsiniz. Şayet onların içinden hatalar yapmış, günahlar işlemiş olanlar oldu ise, siz onlara uymayıp hak yolunda gidin, salih ameller işleyin de kendinizi kurtarın.)
(İbrahim a.s. İbrahim suresinin 36. ayetinde buyurulduğu üzere "Bana tabi olan bendendir" diyerek ileriki kuşakları uyarmış ve Al-i İmran suresinin 67. ayetinde "İbrahim ne yahudi, ne de hıristiyandı; Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı o." buyurulmuştur! Buna rağmen)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar gelmiş geçmiş bir topluluktu. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar bir ümmettir ki, gelip geçmişlerdir. Onların kazandıkları kendilerinedir, sizin kazandığınız şeyler de size aittir. Ve siz onların yapmış oldukları amellerden mes'ul olmayacaksınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onlar bir ümmetti, geldi geçti. . . Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar gelüb geçmiş ümmetdirler. Onların kazandıkları kendilerine ve sizin kazandığınız da sizedir. Onların işlediklerinde siz mes'ûl olmazsınız [¹]
[1] Yahûdîler cedleri arasında İbrâhîm, İshak, Ya'kûb, Yûsuf, Yuşa', Dâvud, Süleymân, Zekeriyyâ ve Yahyâ 'aleyhisselâm gibi bir çok peygamberler olmakla iftihâr iderlerdi. Cenâb-ı Hak bu âyet-i kerîme ile "Onlar gelüb geçdiler. Onların 'amellerinden size fâide yokdur. Seyyiâtlarında da mes'ûl olmazsınız, kendi kendinize bakınız" buyurarak ensâb ve ecdâd ile iftihârın beyhûde oldığını bildiriyor.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size! Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Onların yaptıklarından siz sorguya çekilmeyeceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız sizedir. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol bir bölük ķavımdur, bayıķ geçdi. anlaruñdur ne kim işlediler; daħı sizüñdür ne kim işledüñüz. daħı śorılmayasız andan kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol bir ümmetdür ki geçdi ‘ömrleri, āḫir oldı. Anlar‐çundur her ne kimḳazandılarsa ḫayr, şer. Daḫı sizüñ‐çündür her ne kim ḳazanduñuzsa ḫayr, şer.Daḫı ṣorulmazsız anlar işledügi işlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (İbrahim, Yə’qub və onlara tabe olanlar) bir camaat idilər ki, keçib getdilər. Onların etdikləri əməllər özlərinə, sizin etdiyiniz əməllər isə sizə aiddir. Onların əməlləri barəsində sizdən sorğu-sual olunmaz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those are a people who have passed away. Theirs is that which they earned, and yours is that which ye earn. And ye will not be asked of what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That was a people that hath passed away. They shall reap the fruit of what they did, and ye of what ye do! Of their merits there is no question in your case(133)!
133 I have made a free paraphrase of what would read literally: 'Ye shall not be asked about what they used to do." On the Day of Judgement each soul would have to answer for its own deeds: it cannot claim merit from others, nor be answerable for the crimes or sins of others- Here the argument is: if the Jews or Christians claim the merits of Father Abraham and the Patriarchs or of Jesus, we cannot follow them. Because there were righteous men in the past, it cannot help us unless we are ourselves righteous. The doctrine of personal responsibility is a cardinal feature of Islam. (Cf. n.1895).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تِلْكَ
bunlar
اُمَّةٌ
bir üm- mettir
قَدْ
ger- çekten
خَلَتْۚ
gelip geçmiş
لَهَا
onla- radır
مَا
o şey- ler ki
كَسَبَتْ
kazandılar
وَلَكُمْ
ve
sizedir
مَا
o şey- ler ki
كَسَبْتُمْۚ
kazandınız
وَلَا تُسْـَٔلُونَ
ve sorulmayacaksınız
عَمَّا
o şeyler- den ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
لَهَا
Zamir
لَهَا
Onun, ona (لَهُ Zamirinin müennes hâli)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı