Peygamberlerin getirmiş olduğu hak dini zamanla bozup değiştirerek Yahudilik, Hıristiyanlık adı altında bâtıl inanç sistemleri oluşturanlar, “Yahudi veya Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız!” dediler. Yani Yahudiler Yahudiliğin, Hıristiyanlar da Hıristiyanlığın doğru yol olduğunu ve kendilerinin sahip olduğu inanç sistemini kabul etmedikçe, hiç kimsenin cennete giremeyeceğini iddia ettiler. Ne var ki, Yahudilik dedikleri, Hz. Musa’nın tebliğ ettiği dinin, zamanla bozulup değiştirilmiş şeklinden başka bir şey değildi. Aynı şekilde Hıristiyanlık da, Hz. İsa’nın getirdiği şekliyle kalmamış, yüzlerce hurâfe eklenerek özünden uzaklaştırılmış ve tanınmaz hâle getirilmişti. Dolayısıyla, Yahudiler de, Hıristiyanlar da, insanları Allah’ın dinine değil, kendi uydurdukları bidat ve hurâfelere davet ediyorlar. Ey Müslüman, onlara de ki: “Hayır! Biz, uydurmuş olduğunuz hurâfeler yığınına değil, sizin de örnek ve önder kabul ettiğiniz İbrahim Peygamber başta olmak üzere, bütün Peygamberlerininsanlığa getirdikleri ve yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan o mükemmel inanç sistemine, hanif dinine uyarız! Eğer İbrahim’in izinden yürüdüğünüzü iddia ediyorsanız, siz de hak dine boyun eğmelisiniz, şirkten ve inkârdan uzak durmalısınız. Çünkü İbrahim, hiçbir zaman Allah’a ortak koşmamıştı. Yani o, sizin bugün ‘dinin temel esasları’ saydığınız bâtıl inançları asla benimsememişti. Örneğin, Allah’a oğul isnat etmemiş, Peygamberleri ve salih insanları tanrılaştırmamış, Allah’ın herhangi bir kitabını veya elçisini asla inkâr etmemişti.