close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 123. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vettekû yevmen lâ teczî nefsun ‘an nefsin şey-en velâ yukbelu minhâ ‘adlun velâ tenfe’uhâ şefâ’atun velâ hum yunsarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sakının o günden ki kimse, o gün kimsenin bir şeyini ödeyemez, kimseden bir karşılık kabul edilmez, kimsenin kimseye şefaati fayda vermez, onlara yardım da edilmez.
Bu ve buna benzer âyetler, Mûsâ Peygamber zamanındaki vahiyleri, hikâye yollu tekrarlar, yoksa hüküm bakımından bütün devirlere şamil değildir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden (günahlarına karşılık) fidye alınıp (salıverilmeyeceği) ve hiç kimsenin (inkârcılar ve münafıklar için yapacağı) şefaatinin kabul edilmeyeceği ve onların (hiçbir şekilde) yardım göremeyeceği bir günden sakınıp (küfür ve kötülükten çekinin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiçbir kimseden cezasından vazgeçilme bedeli kabul edilmeyeceği, Allah'ın özel izni dışında ne olursa olsun hiçbir şefaatin fayda vermeyeceği ve hiç kimseye de yardım edilmeyeceği bir günün gelip çatacağını aklınızdan çıkarmayın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah'a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimsenin yerine bir fidyenin kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve (hesaba çekilenlerin) bir yerden yardım göremeyecekleri günden sakının.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O günden korkun ki, orada kimse kimseden bir şey ödeyemez (kimse başkasının borç ve mes'uliyetini karşılayamaz), azâbdan kurtulmak için kimseden bedel kabul edilmez; ve kâfir olduğu halde kimseye şefaat fayda vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle bir günden sakının ki; o günde kimsenin kimseye bir faydası olmaz. Kimseden fidye kabul olmaz. Kimseye hiçbir şefaat fayda vermez. Ve o gün kendilerine yardım da edilmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hiç kimsenin hiçbir kimseye fayda veremeyeceği, kimseden bedel kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve kâfirlere yardım edilmeyeceği bir günden sakınınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Hiç kimseye, kimseden yardım olunmayan bir günden sakınasınız, o günde ne karşılık kabul olunur, ne şefaat fayda verir, yardım da olunmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!  
Bkz. 2/48, 255, 6/51, 70, 10/3, 20/109, 34/23 ve şefaatle ilgili dipnotu, 53/26  
Cemil Said
swap_vert close
Bir nefsin diğer nefse fâidesi olmıyacağı hiç bir şefa’at hiç bir mu’âvenet beklenemiyeceği günden korkunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların yardım görmeyeceği günden korunun.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimsenin yerine başkası kabul edilmez, kimseye şefaat fayda vermez, onlara asla yardım da yapılmaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.
 Şefaat, bazı şartlara bağlıdır. En önemlisi ise imandır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kimsenin kimseden yana bir şey ödeyemediği, hiç kimseden fidye alınmadığı ve hiç kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamadığı ve yardımın kesildiği bir günden sakının
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez, hiçbir taraftan yardım da görmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve sakının öyle bir günden ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ve ona şefaat de faide vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden (günahlarına bedel olmak üzere) fidye alınmayacağı, (kâfir olarak ölen bir) kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı (ve böylelerinin hiçbir şekilde) yardım göremeyeceği günden sakının.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin¹ fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.
1. Kur'an, Allah'tan başka birilerinin “şefaat” edeceği anlayışını ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Kur'an'a göre bu anlamda şefaat kesinlikle yoktur. Bu nedenle şefaatin varlığına inanan bir kimse Allah'a eş koşmuş sayılır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O günden sakının ki hiç bir kimse kimseden yana birşey ödeyemez. Kimseden bedel kabul olunmaz. Kimseye de şefaat fâide vermez ve onlara (başka her hangi bir) yardım da edilmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem öyle bir günden sakının ki, (o gün) kimse, kimse nâmına bir şey ödemez, ondan bir kurtuluş bedeli kabûl edilmez, hem ona (Allah izin vermedikçe) şefâat fayda vermez, onlara yardım da edilmez!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiçbirinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin kimseye fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir günden (kıyametten) sakının. *
(*) Kur’an, o gün yardımın, kayırmanın, fidyenin ve şefaatin fayda verebileceğinin anlayış ve inancını net ve kesin bir dille reddetmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Öyle bir günden korkun ki, o gün hiçbir kimse, diğer bir kimse için hiçbir şey ödeyemez, yine o kimseden bedel alınmaz, onlar için şefaat kesinlikle fayda vermez ve onlara yardım da edilmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyle bir günden sakının ki o gün kimse kimsenin ödiyeceğini ödiyemez, kimseden kurtulmalık alınamaz, kimsenin kayırıcılığı işe yaramaz, suçlulara yardım da edilmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öyle bir günden sakının ki ondan hiç bir kimse hiç bir kimse için hiç bir şey ödemez, hiç bir kimseden ivaz kabul olunmaz, hiç bir kimseye şefa/at fayda vermez, onlar yardım da olunmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hiç kimsenin bir başkasının cezasını çekmeyeceği, hiçbir kimseden hiçbir karşılık [adl] kabul edilmeyeceği ve hiçbir şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da yapılmayacağı bir günün bilincinde olunuz/bir günden kendinizi koruyunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kimsenin kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve (kimsenin kimseden) yardım görmeyeceği günden korunun.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve kendinizi öyle bir Güne hazırlayın ki; o gün hiç kimse başkasının cezasını çekmeyecek, hiç kimseden kurtuluş fidyesi kabul edilmeyecek, Allah’ın izni olmadıkça hiç kimseye şefaat fayda vermeyecek ve ilahi yardımı haketmeyen hiç kimseye yardım edilmeyecektir.Demek ki, Allah’ın Kitabına uymadığınız sürece, şu veya bu soydan gelmiş olmanız hiçbir şey ifâde etmeyecektir. Hatırlayın, atanız İbrahim’e Allah nasıl söz vermişti:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir nefsin bir nefisden bir şey karşılık görmeyeceği, fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin yarar sağlamayacağı bir günden sakınıp korunun! Onlar yardım edilir de değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kimsenin kimse için hiçbir şey yapamayacağı güne karşı kendinizi sağlama alın. Çünkü o gün hiçbir bedel kabul edilmeyecek, Hiçbir şefaat işe yaramayacağı gibi, yardım da görmeyecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için iyi düşünün! Kimsenin başkası namına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye ayrıcalık yapılmayacağı, kimsenin torpilinin geçmeyeceği, hiç kimsenin yardım edemeyeceği, kimsenin başkasından yardım göremeyeceği hesap gününden sakının!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Öyle bir güne karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse kimseden hiçbir şey gideremez; kimseden fidye kabul edilmez; [*] kimseye şefaat yarar sağlamaz; [*]onlara yardım da edilmez. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:48; Âl-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.,Bu cümle Zümer 39:43-44. ayetleriyle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesaj: Bakara 2:48  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve kimsenin, kimseye hiçbir şekilde faydasının olmayacağı, hiç kimseden fidyenin alınmayacağı gibi kimseye şefaatin fayda sağlamayacağı ve kimsenin başkalarından hiçbir yardım görmeyeceği günden sakının.¹
1 Bk. (Bakara: 48 ve dipnotu.)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiç birinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir Gün’ü[n gelip çatacağını] aklınızdan çıkarmayın. ⁹⁹
99 Bkz. 2:48. Bu tenbih, yukarıdaki bağlamda, özellikle Yahudilerin, Hz. İbrahim soyundan gelmelerinin Hesap Günü kendilerini “kurtaracağı” yolundaki inançlarına işaret etmektedir -müteakip ayetle reddedilen bir inanç.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyle bir günden sakının ki; o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödemeyecek, hiç kimseye şefaat, fayda vermeyecek ve hiç kimsenin başkasının yerine geçmesine izin verilmeyecek ve onlar hiçbir yerden yardım da göremeyecekler. 2/48, 32/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kimsenin kimseye hiç bir fayda sağlamayacağı, kimseden kurtuluş bedeli kabul edilmeyeceği, şefaatin hiçbir yarar vermeyeceği ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün bilincinde olun![²³⁷]
[237] Arapçada cümle mâna açısından ikiye ayrılır: İnşâ cümlesi, haber cümlesi. Nida, emir ve yasak formundaki cümleler birincisine, haber veren cümleler ikincisine girer. Bu iki cümle yapısının farkını ortaya koymak için mümkün olduğunca inşâ cümlelerinin sonuna ünlem işareti (!) koymaya özen gösterdik. Bununla beraber ilâhî bir inşâ projesi olan Kur’an vahyinin tümü, muhatabını inşâ etmeyi amaçlar. Bu açıdan haber cümlelerinin de zımnen inşai bir vurgu taşıdığını unutmamalıyız.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kimsenin başkası namına bir şey ödeyemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği şefaatin de yarar sağlamayacağı ve hiçbir taraftan yardım edilmeyeceği günden, o korkunç günün azabından sakının.
Osman Fırat
swap_vert close
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve öyle bir günden sakının ki, hiçbir şahıs hiçbir şahıs için bir şey ödeyemez ve hiçbir şahıstan fidye de kabul edilmez. Ve ona şefaat da fayda vermez. Ve onlar yardım da olunmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyle bir günden sakının ki, O gün hiçbir kimse bir başkasının yerine ödeme yapamaz, Hiçbir kimseden fidye kabul edilmez Ve kendisine şefaat fayda etmez. Onlara yardım da edilmez.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve şu günden sakının ki, kimse kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez), kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat (aracılık, iltimas) fayda vermez, bir taraftan yardım da görmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
122,123. Ey Benî İsrâîl! Size in'âm iylediğim ni'metimi ve sizi 'alemler üzerine (zamânınızdaki akvâm ve milletlere) üstün itdiğimi derhâtır idiniz ve öyle bir günden korkub sakınınız ki onda bir nefis diğer bir nefis içün bir şey ödeyemez, (günâhkârlardan) fidye ve bedel kabûl olunmaz, onlar içün şefâ'at fâide virmez ve onlara (Allâh'ın 'azâb ve 'ikâbından kurtarmak içün) yardım ve mu'âvenet idilmez.[¹]
[1] Cenâb-ı Hak buraya kadar olan âyetlerle ehl-i kitâbın ve küffârın müsâvî-i ahvâlinden ve müslümanlara karşı olan hareketlerinden bahis buyurdukdan sonra bu âyet-i kerîme ile yine Benî İsrâîl'e hitâb ve ni'metlerini ihtâr iderek onları, akıllarını başlarına almağa da'vet buyuruyor.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden fidye kabul edilmeyecek, şefaatin kimseye faydası olmayacak[*] ve kimseye yardım edilmeyecektir.
[*] Şefaat, birinin eşlik etmesini istemek, eşlik etmek veya arka çıkmaktır (el-Ayn, Müfredât).  
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de öyle bir günden korkun ki, ne kimse bir başkasının cezasını öder, ne kimseden fidye kabul edilir, ne kimseye bir şefaat fayda verir, ne de onlar bir yardım görürler.(55)
(55) 48’inci âyetin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yardım göremeyecekleri o günden sakının!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķorķuñ bir günden ḥācetsüz eylemeye bir nefs bir nefsden, nesene daħı biyerlenmeye andan yolu. daħı aśśı eylemeye vaña şafa'at ne daħı anlar arķa virineler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳorḳuñ ol günden kim fāyide eylemez kimse kimseye hīç nesne‐y‐ile.Ḳabūl olmaz daḫı ol nefsden fidā. Aṣṣı daḫı eylemez aña kimsenüñ şefā‘ati,ne daḫı anlara yardım oluna.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qorxun elə bir gündən ki, (o gün) heç kəs heç kəsin işinə yarıya bilməz (heç kəs heç kəs üçün bir şey ödəyə bilməz), heç kəsdən (gördüyü pis işlər müqabilində) əvəz (fidyə) qəbul edilməz, heç kəsin şəfaəti fayda verməz və (Allahın əzabından xilas olmaqda) onlara (günahkarlara) heç bir kömək də göstərilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And guard (yours against a day when no soul will naught avail another, nor will compensation be accepted from it, nor will intercession be of Use to it; nor will they be helped.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then guard yourselves against a-Day when one soul shall not avail another, nor shall compensation be accepted from her nor shall intercession profit her nor shall anyone be helped (from outside)(122).
122 Verses 122-123 repeat verses 47-48 (except for a slight verbal variation in 2:123, which does not affect the sense). The argument about the favours to Israel is thus beautifully rounded off, and we now proceed to the argument in favour of the Arabs as succeeding to the spiritual inheritance of Abraham. (Cf. 2:254).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتَّقُوا
ve sakının
يَوْماً
öyle bir günden
لَا تَجْز۪ي
ödeyemez
نَفْسٌ
kimse
عَنْ نَفْسٍ
kimseden
شَيْـٔاً
bir şey
وَلَا يُقْبَلُ
ve kabul edilmez
مِنْهَا
ondan
عَدْلٌ
bir fidye
وَلَا تَنْفَعُهَا
ve ona fayda vermez
شَفَاعَةٌ
bir şefâat
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
يُنْصَرُونَ
yardım olunuyorlar
Ve öyle bir günden sakının ki (o gün) hiç kimse bir başkası namına bir şey ödey(ip onu kurtar)amaz, hiç kimseden fidye kabul edilmez ve ona (Allah izin vermedikçe) şefâat fayda vermez. Onlara (o gün) yardım da edilmez.
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَبِلَ
Fiil-I
ق ب ل
Kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَدْل
İsim
ع د ل
Fidye, adalet
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
شَفَاعَةٌ
İsim
ش ف ع
Şefâat
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti