Biz seni gerekçeli, hikmete dayalı, hak bir kitap olan Kur'ân ile Kur'ân'daki hakça düzeni toplumda gerçekleştirmen için rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Kâfir olarak ölüp kaynayan, köpüren Cehennem azabına maruz kalanlardan sen sorumlu değilsin; cehennemliklerle ilgili herhangi bir talepte bulunma.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/20; 50/45; 88/22. Son cümledeki mânâ, İmam Nâfî ve İmam Yâkub’un kıraatına dayanılarak ilâve edilmiştir.