close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lleżîne lâ ya’lemûne levlâ yukellimuna(A)llâhu ev te/tînâ âye(tun)(k) keżâlike kâle-lleżîne min kablihim miśle kavlihim teşâbehet kulûbuhum(k) kad beyyenne-l-âyâti likavmin yûkinûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bilgisi olmayanlar, Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir delil, bir mucize gelse dediler. Önce gelenler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri, ne kadar da birbirine benzedi onların. Gerçeği iyice bilmek isteyenlere ayetlerimizi apaçık gösterdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bilgisizler (cahil ve gafil kimseler): "Allah bizimle konuşuverse ya!.." veya "Bize de (peygamberler gibi) bir ayet (mucize) gelse ya!.." demektedirler. Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Bunların kalpleri (nasıl da sapkınlıkta) birbirine benzedi. (Oysa) Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik. (Tabiattaki ve kâinattaki her şey zaten Cenab-ı Hakkın yaratılış mucizesi ve harika sanat eserleridir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah, Peygamber ve vahiy bilgisinden yoksun olanlar: “Allah bizimle konuşsaydı veya bize bir delil gelseydi” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da, tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri hep birbirine benziyor. Şüpheden kurtulup gerçekleri anlamak isteyenlere ayet ve işaretlerimizi yeterince açık ve anlaşılır kıldık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İlimden nasipleri olmayanlar: “Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir âyet, bir mûcize, maddî bir işaret gelmeli" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri, akılları birbirine benzedi. İlme, delile ve gerekçeye itibar eden, inanmak isteyen bilgi toplumları için, Muhammed'in hak peygamber olduğu ile ilgili âyetleri, mûcizeleri açık seçik açıkladık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/124; 51/52-53; 74/52.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bilgi sahibi olmayanlar "Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların bu sözlerine benzer şeyler söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benziyor. Biz iyi anlayan bir topluluk için ayetlerimizi açık bir şekilde gösterdik.
118.İbnu Cerir`in ve İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre, Raf i` bin Huzeyme, Resulullah (a.s.)`a: "Eğer ileri sürdüğün gibi peygambersen Allah`a söyle bizimle konuşsun, biz de O`nun sesini duyalım" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bilgisizler, dediler ki: 'Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?' Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müşriklerin ve kitap ehlinin cahilleri: “- Allah, bize senin hak peygamber olduğunu söyleyeydi, yahud sen bize bir alâmet getireydin ya” dediler. Bunlardan önce Yahûdî ve Hristiyanlar da tıpkı bunlar gibi (peygamberlerine: “-Bize Allah'ı aşikâr göster ve gökten sofra indir.”) söylemişlerdi. Küfür ve inadda kalbleri birbirine benzemiştir. Biz hakikatı anlayanlara mûcizeleri apaçık gösterdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O bilgisizler dediler ki: “Neden Allah, bizimle konuşmaz veya bize bir mucize gelmez. Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi dediler. Kalpleri birbirine benziyor. Hâlbuki Biz, araştırıp inanmak isteyen bir toplum için ayetlerimizi net bir şekilde açıklamışız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle niçin konuşmuyor, yahut bize niçin bir âyet gelmiyor?” Onlardan öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Bilmiyenler derler ki: «Allah bizimle konuşsa ya, ya da belge getirsen ya?», bundan önce de böyle söylemişlerdi, yürekleri ne kadar birbirine benziyor, yakından bilen kimseler için belgeleri açıklattık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ehl-i Kitap'tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz, bütün delilleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.
Cemil Said
swap_vert close
Bir şey bilmeyenler dirler ki "Eğer Allâh bize söz söylemez ise yâhud sen bize ânın mevcûdiyetinden bir işâret göstermez isen inanmayacağız" Ecdâdları da öyle dirler idi lisânları ve kalbleri biri birine benzeyor. Îmân idenler içün biz kâfî derecede ’alâmet gösterdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir mûcizeli işaret gelmeli değil miydi?” dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de onların dediklerinin benzerini demişlerdi. Kalpleri hep birbirine benziyor! Biz, gerçeği kabul edenlere âyetleri açıkladık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Cahiller, "ALLAH bizimle konuşmalı veya bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi," dediler. Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz.
Mucizeler inananların inancını güçlendirir ama inkarcıları inandırmaz. Tanrı'nın sınav sistemi böyle gerektiriyor. Bak 74:31.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İlmi olmıyanlar da, Allah bizimle konuşsa ya, yahud bize bir mu'cize gelse ya, dediler, bunlardan evvelkiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti, kalbleri birbirine benzedi; cidden yakîn edinecek bir ümmet için biz mucizeleri açık bir suretde gösterdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Hadlerini aşıp ne dediklerini) bilmeyen (inatla hakkı inkâr eden kâfir) ler: “Allah bizimle konuşsa (da senin hak peygamber olduğunu söylese) ya da bize bir mu‘cize gelse ya!” derler. Bunlardan önceki (kâfir) ler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (küfür ve inatları nasıl da) birbirine benziyor. Biz âyetlerimizi, hakikati bilmek isteyen kimseler için iyice açıkladık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bilmeyen kimseler: “Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir âyet¹ göndermesi gerekmez mi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
1- Mucize, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Hakıykati) bilmeyenler (veya bilib de bilmezlenenler): «Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dâir yüz yüze bir) söylese, konuşsa, yahud (bu babda) bize bir âyet (mucize) gelse» dedi (ler). Onlardan evvelkiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemiş (ler) di. Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş!. Biz hakıykatleri iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık göstermişizdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bilmeyenler ise: “Allah bizimle (de) konuşmalı veya bize bir mu'cize gelmeli değil miydi?” dediler.(2) Kendilerinden öncekiler de böyle onların sözlerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri (ne kadar da) birbirine benzedi! Doğrusu (biz) kat'î olarak îmân edecek bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
(2)“Şu kâinâtın sâhib ve mutasarrıfı (idârecisi) elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvîr (idâre) ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gāyeleri, fâideleri irâde ederek tedvîr ediyor. Mâdem yapan bilir, elbette bilen konuşur. Mâdem konuşacak, elbette zîşuûr ve zîfikir (şuûr ve fikir sâhibi) ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Mâdem zîfikirle konuşacak, elbette zîşuûrun içinde en cem‘iyetli (kābiliyetli) ve şuûru küllî (geniş) olan insan nev‘i ile konuşacaktır. Mâdem insan nev‘i ile konuşacak, elbette insanlar içinde kābil-i hitab (muhâtab kabûl edilebilecek) ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.Mâdem en mükemmel ve ist‘idâdı (kābiliyeti) en yüksek ve ahlâkı ulvî (yüce) ve nev‘-i beşere muktedâ(insanlığa rehber) olacak olanlar ile konuşacaktır; elbette dost ve düşmanın ittifâkıyla, en yüksek isti‘dadda ve en âlî (yüce) ahlâkta ve nev‘-i beşerin humsu (insanlığın beşte biri) ona iktidâ etmiş (tâbi‘ olmuş) ve nısf-ı arz(dünyanın yarısı) onun hükm-i ma‘nevîsi (ma‘nevî hâkimiyeti) altına girmiş ve istikbâl onun getirdiği nûrun ziyâsıyla bin üç yüz sene ışıklanmış ve beşerin nûrânî kısmı ve ehl-i îmânı, mütemâdiyen (devamlı olarak)günde beş def‘a onunla tecdîd-i bîat edip (bağlılıklarını yenileyip), ona duâ-yı rahmet ve saâdet edip, ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş ve resûl yapacak ve yapmış ve sâir nev‘-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 2-3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Gerçeği) bilmeyenler ise: «Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet (mucize, açık belge) gelse ya» derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların akılları (anlayış ve düşünceleri) ise birbirine benzemektedir! Oysa gerçekten biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Allah’ı) Bilmeyenler “Allah bizimle konuşsaydı veya bize bir mucize gelseydi ya” derler. Onlardan öncekilerde, onların söylediklerinin benzerini söylediler. Zaten onların kalpleri birbirine benziyor. İkna olmuş bir topluluk için, ayetleri böyle açıklarız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne dediğini bilmeyenler derler: « Ne olurdu, Allah bizimle konuşsaydı, ya da bize bir belge gönderseydi» . Onlardan öncekiler de bu ağzı kullanmışlardı. Onların anlayışları birbirine benziyor. Doğrusu biz belgelerimizi kanasıya inananlar takımına açıktan açığa göstermişizdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bir takım bilmeyenler de « Allah bizim ile konuşmalıydı yahut bize bir mûcize [⁶] gelmeliydi, dediler. İşte kendilerinden evvelki bilmeyenler de bunların sözlerinin tıpkısını demişlerdi, kalpleri birbirine benzedi, biz yakını olan bir kavim için [⁷] mûcizeleri beyan etmişizdir.
[6] Veya gerçek olduğuna dair bir hüccet.[7] Hakayıkı yakînen bilenler, yahut yakın talep edenler için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil/mucize [âyet] gelmeli değil mi?” demişlerdi. Onlardan öncekiler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Onların kalpleri birbirine benzer. Biz ayetleri gönülden bağlı/her türlü şüpheden arınmış [yûkinûn] bir topluluk [kavm] için açıkladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?” dediler. Öncekiler de onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Kesinlikle yakin eden topluluk için ayetleri açıklamışızdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İlâhî hikmeti ve imtihân gerçeğini kavrayamamış bazı bilgisiz kimseler:“Allah madem ki inanmamızı istiyor, öyleyse bizzat kendisi bizimle konuşsaydı veya bize, hiçbir şekilde itiraz edemeyeceğimiz bir mûcize gönderseydi ya!” dediler. Kendilerinden önceki çağlarda yaşamış kâfirler de tıpkı bunların dediklerine benzer sözler söylemişlerdi; inkâr ve inatçılıkta kalplerine kadar da birbirine benzemiş!Aslında biz, yersiz önyargılarından ve bencillik, haset, kibir prangalarından kendisini kurtararak içtenlikle inanmak isteyenler için, onlara fazlasıyla yetecekmûcizeleri açıkça ortaya koymuşuzdur.Evet, gören gözler için tüm evren, Yüce Yaratıcının ilim, kudret ve merhametini haykıran sayısız mûcizelerle doludur. Bunların da ötesinde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bilmeyenler: “Allah ya bizimle konuşsa veya bize bir âyet gelse!” dediler. İşte böyle, onlardan öncekiler de onların sözünün benzerini söyledi. Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekten ikna olacak / kesin inanacak bir kavim için Âyetler’i beyan ettik / açıkladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bazı cahiller: " Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya! " diyorlar. Daha öncekiler de onlar gibi konuşuyorlardı. Sanki, akıllarından geçenleri okumuşlar. Bu sefer ise biz, anlama seviyesi daha yüksek bir topluma hitap ediyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir ayet gönderse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle demişlerdi. Bunların kalpleri birbirine benziyor. Biz ayetleri inanacak bir toplum için açıkladık. Bunların inanmaya niyeti yok. Öylesine tartışıp duruyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?” Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk. [*]
Yüce Allah burada sözünü ettiği kişileri “hiçbir ilahi bilgiye sahip olmayanlar” şeklinde tanıtmakta ve onların da daha önce yaşamış olan yahudilere benzemeye çalıştıklarını ifade etmektedir. Bakara 2:108’de, ayrıca Nisâ 4:153’te de belirtildiği gibi, Hz. Muhammed’e yönelik olarak önceden Hz. Musa’ya yönlendirilen istekler dile getirilmiştir. İşte buna benzeyecek şekilde Yüce Allah’ın Mekkeli müşriklere de konuşmasını veya kendilerine de ayet, delil, mucize gelmesini istediklerini, bunu beklediklerini ifade etmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bilgiden nasibi olmayanlar da: “Allah bizimle de konuşsa ya da bize de bir âyet gönderse olmaz mıydı?” dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların bu söyledikleri gibi söylemişlerdi. Bunların kalpleri (nasıl da) birbirine benziyor. Biz, âyetleri ancak Allah’a gönülden inanan bir toplum için, anlaşılır kıldık.
Muhammed Esed
swap_vert close
[YALNIZ] bilgiden yoksun olanlar: “Allah neden bizimle konuşmaz ve neden bize [mucizevî] bir işaret göstermez?” derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da ⁹⁷ tıpkı onların dedikleri gibi demişlerdi: kalpleri hep birbirine benziyor. Gerçekte Biz, bütün işaretleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.
97 Yani, kendilerine peygamberler tarafından iletilen mesajlarda mündemiç olan hakikati idrak edemeyen, ama bu mesajların gerçekten Allah’tan geldiğini teyid edecek mucizevî bir “tezahür” üzerinde ısrar eden ve böylece o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan insanlar. Bu ayet, açık bir şekilde yukarıdaki 108. ayet ile ve dolayısıyla Yahudi ve Hristiyanların Kur’an’ın mesajına karşı yaptıkları itirazlar ile ilişkilidir. (Bkz. ayrıca 74:52, not 29.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ı tam bilmeyenler “Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse ya” dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri ne kadar da birbirine benzemiş! Oysa biz, iyice inanmak isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık beyan etmişizdir. 6/7-8, 42/51, 74/52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İlimden yoksun olanlar “Allah bizimle niçin konuşmuyor, ya da niçin bize (mucizevî) bir kudret delili ulaştırmıyor” derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi.[²²⁶] Akılları da birbirine benzedi.[²²⁷] Elbet biz gönülden inanacak herkes[²²⁸] için âyetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır.
[226] Vahyin bu tür talepleri geri çevirmesi En’âm 7-8 ışığında anlaşılmalıdır. [227] Lafzen: “Kalpleri de..” yani “akleden kalpleri”. Düşünme tarzının birbirine benzemesi kastedilmektedir. Biz bu benzerliğe “yahudileşme temayülü” diyoruz. Duygu ve düşüncenin benzeşmesi, söz ve eylemin de benzerliğini getirecektir. Zımnen: Düşünceleri benzer olanların talepleri de benzer. [228] Mûkınîn: Benliğini tüm sübjektif yargılardan, indî görüşlerden, kişisel düşüncelerden ve her tür taklitten arındırıp, inanç alanında yalnızca hakikati isteyen ve ona bütün benliğiyle teslim olan kimse (Menâr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, müşriklerin) Küfürde direnenleri (senin hak peygamber olduğuna dair) "Allah bizimle konuşmalı veya bize (inanmamız için) bir mucize indirilmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de (peygamberlerinden) tıpkı bunun gibi isteklerde bulunmuşlardı; kalpleri nasıl da birbirine benzemiş! Biz (kuşkudan kurtulup) yakîne (şeksiz bilgiye) ermek isteyen bir topluluğa ayetlerimizi açıkça gösterdik
Osman Fırat
swap_vert close
Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir âyet (mu’cize) gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. İkna olmak isteyen bir toplum için âyetleri açıkladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bilmeyen kimseler dedi ki: «Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir âyet gelse ya.» Onlardan evvelkiler de onların dedikleri gibi demişti. Kalbleri birbirine benzemiştir. Biz âyetlerimizi ikan sahibi olan bir kavme apaçık bildirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçeği bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle konuşmalı veya bize mûcize gösterilmeli değil miydi? ” Onlardan öncekiler de buna benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da birbirine benziyor! Gerçekleri iyice bilmek isteyenler için delilleri apaçık gösterdik. [74;52; 6, 124; 51, 52-53]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir ayet (mu'cize) gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bilmeyenler (câhiller ve müşrikler) ne olurdı Allâh bize tekellüm buyursa (senin peygamber oldığını bize bizzat söylese) yâhud sen bize (sıdkına delâlet ider) bir mu'cize getirsen didiler. Bunlardan evvel gelenler de o sözler gibi sözler söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Hakkı anlayub kalblerine şübhe girmeyen kavim içün biz âyetlerimizi beyân ve izhâr iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendini bilmezler; “Allah bizimle konuşsa yahut bize bir ayet (mucize)[*] gelse ya!” derler. Öncekiler de öyle derlerdi, kalpleri birbirine benzedi. İkna olmak isteyen bir topluluk için âyetleri açık açık gösterdik.
[*] Nebîmize, Kur'ân dışında bir mucize verilmemiştir. (Bkz. İsra 17/59)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bilmeyenler: -Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse?! demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi; kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Cahiller, “Allah bizimle konuşsa veya bize bir mucize gelseydi” dediler. Daha evvelkiler de bunların sözüne benzer şeyler söylemişlerdi. Bunların kalpleri hep birbirine benziyor. Oysa Biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya! ..." Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir. Biz ayetleri, gerçeği apaçık bilmek isteyenler için iyiden iyiye açıklamışızdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti anlar kim bilmezler “nişe söylemez bize Tañrı yā gelmez bize bir nişān?” ancılayın eyitti anlar kim anlardan ilerüdi anlaruñ sözi gibi. biribirine beñdeş oldı göñülleri. bayıķ bellü eyledük nişānları bir ķavma kim girtü inanurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler ol kişiler kim bilmezler müşriklerden: Tañrı Ta‘ālā bize söy‐lese‐y‐di yā bize āyet gelse‐y‐di. Anuñ gibi eyitdiler anlardan burun olanümmetler. Anlaruñ sözi gibi yürekleri biri birine beñzerdi. Taḥḳīḳ beyāneyledük āyetleri bir ḳavme kim yaḳīn bilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müşriklərdən olan) cahillər dedilər: “Nə olaydı ki, Allah bizimlə də danışaydı, bizə də bir ayə gələydi!” Onlardan əvvəl gələnlər (yəhudilər və xaçpərəstlər) də buna bənzər sözlər demişdilər. Onların qəlbləri biri-birinə bənzəyir. Biz tam yəqinliklə iman gətirənlərə ayələrimizi (dəlillərimizi) açıqcasına göstərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who have no knowledge say: Why doth not Allah speak unto us, or some sign come unto us? Even thus, as they now speak, spake those (who were) before them. Their hearts are all alike. We have made clear the revelations for people who are sure.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say those without knowledge: "Why speaketh not Allah unto us? or why cometh not unto us a Sign?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs unto any people who hold firmly to Faith (in their hearts).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
لَا يَعْلَمُونَ
bilmiyorlar
لَوْلَا
değil miydi
يُكَلِّمُنَا
bizimle konuşmalı
اللّٰهُ
Allah
اَوْ
ya da
تَاْت۪ينَٓا
bize gelmeli
اٰيَةٌۜ
bir âyet
كَذٰلِكَ
işte böyle
قَالَ
söyle- mişti
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden öncedir
مِثْلَ
benzerini
قَوْلِهِمْۜ
sözlerin
تَشَابَهَتْ
birbirine benzedi
قُلُوبُهُمْۜ
kalpleri
قَدْ
elbette
بَيَّنَّا
iyice açıkladık
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يُوقِنُونَ
kesin olarak iman edecekler
(Müşrikler ve ehl-i kitaptan olan) Cahiller dediler ki: "Allah bizimle (de) konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi?" (Resulüm!) Onlardan öncekiler de işte böyle onların sözlerinin benzerini söylemişlerdi. (Bak!) Kalpleri (ve sözleri nasıl da) birbirine benzedi? Elbette Biz, kesin olarak iman edecek bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
كَلَّمَ
Fiil-II
ك ل م
Konuştu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
تَشَابَهَ
Fiil-VI
ش ب ه
Birbirine benzedi, müteşâbih oldu
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
أيْقَنَ
Fiil-IV
ي ق ن
Kesinkes inandı, kesin olarak iman etti, kesin olarak ikna oldu