(O mescitlerden menedilen ve Allah'a gönülden ibadet etmek isteyenler asla ye'se kapılmamalı ve umutsuzluğa düşmemelidirler çünkü sadece o mescitler değil) Doğu da Allah’ındır, batı da; Nereye dönerseniz Allah'ın vechi (kıblesi) oradadır!... Kuşkusuz Allah'ın kudret ve rahmeti her yönü kuşatmıştır, her şeyi hakkıyle bilendir O!
(Böylece, önceki ümmetler kendi mescit ve mabetlerinden başka bir yerde namaz kılamazlarken Muhammed s.a.s.’in ümmetine yeryüzünün her yanı mescit ve namazgah yapılmıştır.. Ali ibn Ebu Talha, İbn Abbas’tan naklen der ki: Kur'an'da ilk neshedilen ayet, kıble ayetidir, ki Resulullah s.a.s. Medine'ye hicret ettiğinde- orada Yahudi halk bulunuyordu Allah Teala ona mukaddes eve (Kudüs’e) dönmesini emretti. Yahudiler buna çok sevindiler. Resulullah s.a.s. on şu kadar ay Kudüs’e doğru döndü, ancak o Hz. İbrahim’in kıblesini seviyordu, dua ediyor göğe bakıyordu. Bunun üzerine Allah Teala: "Doğrusu biz, yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir, nerede bulunursanız bulunun yüzlerinizi o tarafa çevirin " - Bakara 144- ayetini inzal buyurdu. Yahudiler bunun üzerine kuşkulandılar ve "onları üzerinde bulundukları kıbleden döndüren nedir?" dediler. Bu sebeple Allah Teala: "Doğu da batı da Allah'ındır" ayetini inzal buyurdu)