close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 115. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veli(A)llâhi-lmeşriku velmaġrib(u)(c) feeynemâ tuvellû feśemme vechu(A)llâh(i)(c) inna(A)llâhe vâsi’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır, batı da. Artık nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bütün yerler ve yönler gibi) Doğu da Allah’ındır, Batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (kıblesi ve tecellisi, kudret ve rahmet eseri) oradadır. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi) Kuşatandır, (hakkıyla) Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphesiz Allah'ın imkanları ve bilgisi sınırsızdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah'ındır. Allah'ın emrini yerine getirme, Allah'ın rızasını kazanma niyetiyle hangi tarafa dönerseniz dönün, Allah'ın rızası oradadır. Allah'ın nimeti ve rahmeti geniştir. O her şeyi bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye yönelirseniz Allah'ın yüzü oradadır. Allah('ın gücü) geniştir ve O, her şeyi bilendir.
115.Müslim, Tirmizi ve Nesai`nin Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) Mekke`den Medine`ye doğru gitmekte olduğu bir sırada bineğinin üzerinde bineğinin gittiği yöne doğru yönelerek nafile namaz kılıyordu. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi.Hakim`in yine Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiğine göre de, yolculuk esnasında binek üzerinde bineğin gittiği yöne doğru nafile namazın kılınabileceğini bildiren bir hüküm olarak indirilmiştir. Bu rivayet bu konuda nakledilen rivayetler içinde senedi en sağlam olanı olmakla birlikte ayeti kerimenin iniş sebebi ile ilgili herhangi bir açıklama içermemektedir.İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Müslümanların kıblelerinin değiştirilmesine dair ilahi hüküm gelince yahudiler söylenmeye ve: "Onları (Müslümanları) daha önce yönelmekte oldukları kıblelerinden çeviren ne oldu?" demeye başladılar. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bunun isnadı kuvvetlidir.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi ile ilgili olarak isnadları pek kuvvetli olmayan daha başka rivayetler de nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğu ve batı, her yer Cenâb'ı Allah'ındır. (Namaz kılmak için kıbleyi araştırdıktan sonra) hangi tarafa yönelirseniz, orası Allah'a ibadet yönüdür. Şüphesiz ki Allah'ın mağfireti geniştir, O her şeyi bilicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz orada Allah’ı bulursunuz. (Yeryüzünün her tarafı mescittir. Allah her yerde vardır.) Şüphesiz Allah’ın varlığı ve bilgisi sonsuzdur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğu da batı da Allah'a aittir. Nereye dönerseniz Allah'ın varlığı oradadır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi çepeçevre kuşatan ve her şeyi bilendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Doğu, batı Allahındır, ne yana dönerseniz, orda hakkı bulursunuz, Allah geniş, Allah bilgin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah'ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah, her şeyi kuşatandır (her yerde vardır ve gücü sınırsızdır), her şeyi (hakkıyla) bilendir.
Bkz. 2/142-150Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e (Kudüs’teki mescide) doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan mescidin kıblesi de bir süre (16 ay) Mescid-i Aksa idi. Hicretin ikinci yılında (Bakara sûresi 2/144) kıblenin Kâbe’ye doğru döndürülmesiyle Yahudiler Müslümanların zihnini bulandıran ve kafalarını karıştıran söylemlere başlamışlardı. Bunlardan birisi; “Müslümanların, kıblenin değiştiği güne kadar yaklaşık 2,5 yıl yanlış yöne doğru yöneldikleri için namazlarının boş ve geçersiz olduğu” iddialarıydı. Bir diğeri ise; “Mademki Müslümanlar namaz kılarken bizim kıblemize dönüyorlar, o halde bizim kıblemiz haktır ve kıblesi hak olanın dini de haktır. Öyleyse dinimize neden uymuyorlar da yeni bir dinin geldiğini iddia ediyorlar?” demeleriydi. İşte bu ayetle aynı zamanda Yahudilerin bu iddialarına da cevap verilmiş oluyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Maşrık ve magrib Allâh’ındır hangi tarafa dönerseniz vechu(A)llah’ı görürsünüz Allâh her şeyi bilür, vâsi’dir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğu da batı da Allah'ındır, nereye dönerseniz Allah'ın yönü orasıdır. Doğrusu Allah her yeri kaplar ve her şeyi bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü[32] işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
“Allah’ın yüzü” ifadesi, mecazî bir anlatım olup, burada “Allah’ın rahmeti, rızası ve nimeti” demektir. Kul, tümüyle Allah’a ait olan yeryüzünün neresinde ve hangi cihetinde, ne tür bir taat ve işe girişse, Allah’ın lütuf ve rahmetini orada bulur.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah’ın zâtı oradadır. Şüphesiz Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (zatı) oradadır. Şüphesiz Allah'(ın rahmeti ve nimeti) geniştir, O her şeyi bilendir.
 Allah her yerde hâzır ve nâzır olmakla birlikte, namazda kıbleye dönmek ibadetlerde nizam ve intizamı sağlamak gayesine matuftur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğu da batı da ALLAH'ındır. Nereye yönelirseniz ALLAH'ın yüzü oradadır. ALLAH her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bununla beraber, doğu da Allah'ın, batı da Allah'ındır. Artık nereye dönerseniz dönün, orası Allah'a çıkar. Şüphe yok ki, Allah(ın rahmeti) geniştir, O, her şeyi bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih, meşrık de Allahım mağrib de, nerede yönelseniz orada Allaha durulacak cihet var, şüphe yok ki Allah vasi'dir alîmdir,
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bütün yerler ve yönler gibi) doğu da batı da (zaman ve mekândan münezzeh olan) Allah’ındır. (Ey mü’minler! Namaz kılmak için kıbleyi tayin etme hususunda bir müşkülat ile karşılaştığınızda, kıble yönünü araştırdıktan sonra) hangi tarafa yönelirseniz yönelin, Allah’ın razı olduğu kıble yönü orasıdır. Şüphesiz ki Allah, lütfu ve rahmeti bol olandır, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır, batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah'ın yönü orasıdır. Kuşkusuz, Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Meşrık da Allahındır. Mağrıb da. Onun için nereye (hangi semte) döner, yönelirseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) oradadır. Şübhe yok ki Allah vaasi'dir, hakkıyle bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğu da, batı da (her yer) Allah'ındır; o hâlde nerede (yüzünüzü kıbleye)dönerseniz, artık orada Allah'ın râzı olduğu cihet vardır. Şübhesiz ki Allah, Vâsi' (rahmeti geniş olan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve doğu da batı da (her yer), Allah’ındır. Siz, (yüzünüz ve gönlünüzle) nereye (hangi tarafa) yönelirseniz Allah’ın vechi (huzuruna durulacak yön) oradadır. Muhakkak ki Allah Vâsi’dir (rahmeti ve lütfu geniştir) Âlimdir (her şeyi bilen ve ilmiyle kuşatandır).*
(*) Yukarıdaki 115. ayet kıble yönünü şaşıranlar hakkında indiğinden ayete geçen ‘’وجه الله‘’vechullah’’tan maksat, Allah’ın razı oluduğu kıbledir. Yani onun emriyle nereye yönelirseniz sizin için razı olduğu kıble oradadır. Bu nedenle namazda kıble yönünü şaşıranlar hangi tarafa yönelmiş olsalar olsunlar namazları sahihtir. Bkz: صفوة التفاسير))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğuda Allah’ın, batıda Allah’ındır. Her ne tarafa yönelirseniz, Allah’ı o tarafta bulacaksınız. Elbette ki Allah her şeyi kuşatan ve bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır, Batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah oradadır. Çünkü Allah her yeri kaplayıcıdır, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Maşrık da Allah/ındır, Magrip de. Hangi tarafa dönseniz işte Allah/ın vechi oradadır [⁴]. Çünkü Allah vâsi/ [⁵] dir, tamamıyle âlimdir.
[4] Orası ibadet cihetidir.[5] İlmi, rahmeti, nimeti, mağfireti geniştir. Namazın sahih olması Beyt-i Mukaddes'e yönelmeğe münhasır değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz dönün Allah’ın Zat’ı [vech] oradadır. Muhakkak ki Allah Vâsi’dir⁷⁶, Alîm’dir.⁷⁷
76 El-Vâsi’: İlmi, merhameti ve ihsanıyla her şeyi kuşatan, rahmet ve kudreti sınırsız olandır. 77 El-Alîm: Her şeyi en iyi bilendir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğu da batı da Allah'ındır; nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır. Doğrusu Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir.
( Allah’ın yüzünden maksat, kıble kıldığı yön veya Allah’ın zatı ya da Allah’ın, insanların yaptıkları hakkındaki bilgisidir. Bu ayet, Yahudilerin sakat yorumlarına karşı çıkarak aslında her yönün bir kıble olduğunu, buna göre ibadete duran kul ne tarafa dönerse, yüce Allah’ın orada hazır bulunduğunu, herhangi bir yönün kıble olarak belirlenmesinin ise yüce Allah tarafından bir yönlendirme olayı sayıldığını, o tarafa dönmenin O’na itaat etme anlamı taşıdığını, yoksa bunun Allah’ın o tarafta değil de bu tarafta olduğu manasına gelmediğini belirtiyor.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır, batı da. Müslüman için yeryüzü, bütünüyle mescittir. Dolayısıyla, ibâdete elverişli her yerde ve her durumda, hatta kıble yönünü tayin edemediğinizde bile namazınızı kılabilirsiniz. O hâlde, hangi tarafa yönelirseniz yönelin, Allah’ın yüzü, yani hoşnutluğu ve sevgisi oradadır. Çünkü Allah’ınkudret ve şefkati sınırsızdır ve O, her şeyi en iyi bilendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğu da, Batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz, Allah’ın yönü orasıdır. Allah, alîm vâsidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz dönün, Allah oradadır. Çünkü her yer Allah’ın, bilgi kapsam alanı içindedir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Doğu batı arasındaki tüm yeryüzü Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır. Sizin illaki Allah şurada burada demenize gerek yoktur. Sizler Allah nerededir tartışması yapacağınıza; Allah’ın yasalarına uyarak hayırlı işler yapın! Şüphesiz Allah lütfu geniş olan, her şeyi hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Doğu da Batı da yalnızca Allah’a aittir. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (rızası) oradadır. [*] Şüphesiz ki Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.
Bu ayette fedakârlıklar her ne şekilde yapılırsa yapılsın, Allah’ın rızasının orada olduğu mesajı verilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır, batı da. (Yüzünüzü) ne tarafa dönerseniz, Allah’ın zatı oradadır.¹ Ve Allah, geniş (nîmet sahibi)dir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
1 Bu âyete göre: 1- Allah’ın bir mekânı ve yönü yoktur, bütün yönler Onundur. 2- Namaz kılmak için bir mescidde bulunmak, Müslümanlar için zorunlu değildir, yeryüzünün her tarafında namaz kılınabilir. 3- Yeryüzünün tamamı Müslümanlara mescid kılındığı için, kâfirlerin yeryüzünde Müslümanlardan korkarak ve çekinerek dolaşmaları gerekir. 4- Her ümmetin ayrı ayrı kıbleleri olabilir. Bu âyet, ilerideki kıblenin değiştirilmesi ile ilgili âyete hazırlık da olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Doğu da Batı da Allah’ındır: Nereye dönerseniz dönün Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah rahmet ve kudretinde sınırsızdır, her şeyi bilendir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır batı da, ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Şüphesiz Allah gücüyle her şeyi kuşatan ve ilmiyle her şeyi bilendir. 2/177, 73/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğu da Allah’ındır batı da.[²¹⁸] Şu hâlde nereye dönerseniz dönün, orası da Allah’ın yönüdür.[²¹⁹] Çünkü Allah sınırsızdır, ilmi her şeyi kuşatandır.[²²⁰]
[218] Bu ibarenin açılımı şudur: “Her yer ve her yön Allah’a aittir”. Bu genel ifade, yönleri dinî, ideolojik ve uygarlık kavgalarının aracı olmaktan çıkarmaktadır. Burada sözün getirilmek istendiği nokta ibadet yönünün tayinidir. Bir sonraki pasajda İbrahim’den söz açılmasının gerekçesi de aynıdır. Çünkü kitap ehli kıblenin Kudüs’ten Mekke’ye tahviline aşırı tepki göstermişlerdi. [219] Bu âyet ve özellikle bu cümle kıblenin yönünü tayin eden bir anlam içermemektedir. Bu âyet mevcut yanlış yön tasavvurunu sorgulamakta ve doğru bir yön tasavvuru ikame etmektedir. İbadeti mabede hapseden Yahudi ve Hıristiyanlar, bu indirgemeci mantığın bir sonucu olarak dini belli günlere ve anlara, dindarlığı belli bir zümreye ve özel insanlara hasrettiler. Kur’an bütün bu indirgemeci mantıkla cenneti belli bir zümreye has kılma, Allah’a yön ve oğul isnat etme gibi sapmalar arasındaki görünmez bağlantıya dikkat çekmektedir. [220] Klasik nesh teorisine göre mensuh addedilen bu âyet inşâ değil haber formundadır ve dolayısıyla klasik neshin kendi kurallarına göre de neshe konu olamaz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O mescitlerden menedilen ve Allah'a gönülden ibadet etmek isteyenler asla ye'se kapılmamalı ve umutsuzluğa düşmemelidirler çünkü sadece o mescitler değil) Doğu da Allah’ındır, batı da; Nereye dönerseniz Allah'ın vechi (kıblesi) oradadır!... Kuşkusuz Allah'ın kudret ve rahmeti her yönü kuşatmıştır, her şeyi hakkıyle bilendir O!
(Böylece, önceki ümmetler kendi mescit ve mabetlerinden başka bir yerde namaz kılamazlarken Muhammed s.a.s.’in ümmetine yeryüzünün her yanı mescit ve namazgah yapılmıştır.. Ali ibn Ebu Talha, İbn Abbas’tan naklen der ki: Kur'an'da ilk neshedilen ayet, kıble ayetidir, ki Resulullah s.a.s. Medine'ye hicret ettiğinde- orada Yahudi halk bulunuyordu Allah Teala ona mukaddes eve (Kudüs’e) dönmesini emretti. Yahudiler buna çok sevindiler. Resulullah s.a.s. on şu kadar ay Kudüs’e doğru döndü, ancak o Hz. İbrahim’in kıblesini seviyordu, dua ediyor göğe bakıyordu. Bunun üzerine Allah Teala: "Doğrusu biz, yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir, nerede bulunursanız bulunun yüzlerinizi o tarafa çevirin " - Bakara 144- ayetini inzal buyurdu. Yahudiler bunun üzerine kuşkulandılar ve "onları üzerinde bulundukları kıbleden döndüren nedir?" dediler. Bu sebeple Allah Teala: "Doğu da batı da Allah'ındır" ayetini inzal buyurdu)  
Osman Fırat
swap_vert close
Doğu da, batı da Allâh’ındır. Nereye dönerseniz Allâh’ın yüzü (zâtı) oradadır. Şüphesiz Allâh’(ın rahmeti ve ni’meti) boldur. O bilgisi (her şeyi) kaplayan bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Meşrik de, Mağrip de Allah'ındır. Artık hangi bir yerde yüzünüzü kıbleye çevirirseniz vech-i İlâhî oradadır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ vâsidir, alîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğu da Batı da Allah'ındır. Hangi tarafa dönerseniz, orada Allah'a itaat ve ibadet ciheti vardır. Muhakkak ki Allah'ın lütfu ve rahmeti geniştir, ilmi her şeyi kuşatır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (zatı) oradadır. Şüphesiz Allah'(ın rahmeti ve ni'meti) boldur. O (her şeyi) bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şark ve garb (dünyânın her tarafı) Allâh Te'âlâ hazretlerinindir. Her ne tarafa teveccüh ider iseniz Allâh'ın vechi oradadır. Allâh'ın mağfireti genişdir. Her şeyi bilir.[²]
[2] Mü'minlerden bir cemâ'at yolculuk esnâsında kesîf bir sise tutularak ve kıble cihetini ta'yîn idemeyerek namâz kıldıkdan sonra sis açıldığı zamân kıblenin gayrine karşı namâz kıldıklarını anlamış ve bu namâzın i'âdesi lâzım gelüb gelmeyeceği hakkında rasûl hazretlerinden suâl itmişlerdi. Bu âyet o suâle cevâben nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğu da batı da Allah’ındır. Ne tarafa dönseniz, Allah ile yüz yüze gelirsiniz. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Doğu da Allah'ındır batı da, ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah'ın yönü orasıdır. Şüphesiz Allah her şeyi kuşatandır, bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönseniz Allah'ın yönü orasıdır. Şüphesiz, Allah sonsuz genişlik sahibidir ve herşeyi hakkıyla bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Doğu da batı da yalnız Allah'ındır. O halde nereye dönerseniz orada Allah'ın yüzü vardır. Allah Vâsi'dir, varlığı sürekli genişletip büyütür; Alîm'dir, her şeyi en iyi biçimde bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı Tañrı’nuñdur maşriķ daħı maġrub. pes ķanca kim yüz dutasız, andadur Tañrı yüzi ya'nį ķıblası. bayıķ Tañrı göklerüñ raḥmeti bülicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālānuñdur gün doġduġı yir, gün batduġı yir daḫı. Pes ḳanḳı yañayüz çevürseñüz, Tañrı Ta‘ālā ol yirde ḥāżırdur. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā giñraḥmetlüdür, ġāyetde bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şərq də, Qərb də Allahındır: hansı tərəfə yönəlsəniz (üz tutsanız) Allah oradadır. Şübhəsiz ki, Allah (öz mərhəməti ilə) genişdir, (O, hər şeyi) biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Allah belong the East and the West, and whither- soever ye turn, there is Allah's countenance. Lo! Allah is All Embracing, All Knowing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To Allah belong the east and the West: Whithersoever ye turn, there is Allah's countenance(118). For Allah is all-Embracing, all- Knowing.
118 That is, you will face Allah whichsoever direction you turn your face. See note 2:112 above. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلِلّٰهِ
ve Allah'
ındır
الْمَشْرِقُ
doğu
وَالْمَغْرِبُ
ve batı
فَاَيْنَمَا
o  hâlde nerede
تُوَلُّوا
döner- seniz
فَثَمَّ
artık oradadır
وَجْهُ
vechi
اللّٰهِۜ
Allah'ın
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
وَاسِعٌ
Vâsi''dir
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz (dönün) Allah'ın vechi (zatından tecelli eden El Esmâu'l Husnâ'sı) oradadır. Muhakkak ki Allah Vâsi''dir, Alîm'dir (ilmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan ve bilendir).
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَشْرِق
İsim
ش ر ق
Doğu
مَغْرِب
İsim
غ ر ب
Batı, batış yeri
اَيْن
Edat + Soru eki
اَيْن
Nerede, neresi
وَلّٰى
Fiil-II
و ل ي
Döndü, çevirdi, dönüp kaçtı, üstlendi, dost etti, yöneldi, yüz çevirdi
ثَمّ
Zarf
ثَمّ
Orada, ötede
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَاسِع
Etken fiil
و س ع
Vâsi' (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan demektir), geniş
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim