Gerek Süleyman’a başkaldıran önceki inkârcılar, gerekse Son Elçiye karşı amansız bir muhâlefet yürüten Medineli Yahudiler, gerekse Kıyamete kadar İslâm’a karşı mücâdele bayrağı açacak olan kâfirler, şâyet Allah’a, âhiret gününe ve gönderdiği ayetlere iman edip inkârcılıktan, zulümden, büyücülükten, cincilikten, sakınmış olsalardı, Allah tarafından verilecek ödül, kendileri için bu dünyada kazandıklarından çok daha iyi olacaktı; birbilselerdi!Süleyman Peygambere iftira atmaktan çekinmeyen Yahudiler, Son Elçiye karşı da aynı inkârcı tutumu sergilediler. Şöyle ki; müminler Hz. Peygamber’e hitap ederken, “Râinâ!” yani, “Bizi koru, bizi gözet!” diye seslenirlerdi. Fakat Yahudiler, Peygamberi alaya almak maksadıyla, bu kelimeyi “Ey bizim çoban!” anlamına gelen “Râînâ!” şeklinde söylemeye başladılar. Bunun üzerine, aşağıdaki ayet nâzil oldu: