Ve kendilerine Allah tarafından yanlarında bulunanı (Tevrat’ın aslını, hâlâ ihtiva ettiği gerçekler ve İlâhî kaynağı itibariyle) tasdik eden bir elçi gelince önceden kendilerine Kitap verilmiş olanların bir bölümü, sanki (onun Allah tarafından gönderilmiş hak bir Kitap ve onu getiren Resulün de bekledikleri son elçi olduğunu) bilmiyorlarmış gibi Allah’ın kitabını arkalarına atarlar.*
(*) …Bu âyetlerde kınayıcı bir üslûpla, kendi dinlerine ve peygamberlerine karşı bu sadakatsizliği gösterenlerin, Hz. Muhammed’in peygamberliğini reddetmelerinde şaşılacak bir durum bulunmadığı bildirilmektedir. Hz. Peygamber, onların (tahrif edilmemiş) eski dinlerini ve kitaplarını tasdik ettiği, ayrıca yahudilerin kendi kitapları da bu son peygambere inanmalarını gerektirdiği halde, şimdi Medine yahudileri bunu bilmezlikten gelip, bir bakıma kendi kitaplarını da hiçe sayarak Hz. Muhammed’in nübüvvetini tanımamaktadırlar. Ayette Yahudilerin bu tutumlarının, yukarıda belirtilen tarihî karakterleriyle uyuşmakta olduğuna işaret edilmekte ve böylece Hz. Muhammed’den, yahudilerce sergilenen olumsuz tavırlara şaşmaması, bu yüzden huzursuz olmaması istenmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 164-165)