close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve kullemâ ‘âhedû ‘ahden nebeżehu ferîkun minhum(c) bel ekśeruhum lâ yu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha. Bir bölüğünün ahdini bozması şöyle dursun, zaten çokları inanmazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yahudiler) Ne zaman bir ahitte bulundularsa (kiminle anlaşma yaptılarsa), içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmez (sapkınlardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fâsıklar ne zaman bir antlaşma, bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek, yırtıp atacak öyle mi? Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar her ne zaman bir ahidde bulundularsa içlerinden bir topluluk onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
100.Yine İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) peygamber olarak gönderilince, yahudilerin verdikleri ahid ve onlardan Muhammed (a.s.) hakkında alınan ahid kendilerine hatırlatılınca Malik bin es-Sayf dedi ki: "Vallahi, bizden Muhammed hakkında bir söz alınmadı, herhangi bir söz alınmış da değildir." Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Yahûdiler, her ne zaman bir ahd üzerine anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir topluluk o ahdi bozup atıvermedi mi? Hattâ az bir topluluk değil, onların çoğu ahd tanımaz îmansızlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlar bu yüce değerlere inanmadıkları gibi, insanî değerleri de yoktur.) Ne vakit bir sözleşme yaptılarsa, onlardan bir grup tarafından bu sözleşme bozulmuş değil mi? Aslında onlar, (Tevrat’a da) inanıyor değillerdir. (Yalnızca inanıyor görünüyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ne zaman, onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Her ne zaman bir ahit yapmışlarsa, onlardan bir bölük, onu bozmuştur, pek çoğu onların inanmamıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.
Cemil Said
swap_vert close
Her ne vakit bir ’ahid ’akd itseler içlerinden bir fırka çıkıyor, bu ’ahdi bir kenara bırakıyor. Ekserisi îmân itmiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa içlerinden bir takımı onu bozmamış mıdır? Zaten onların çoğu inanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ne zaman onlar bir söz verdilerse yine kendilerinden bir grup onu bozup bir kenara atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Her ne zaman bir anlaşma yaptılarsa onlardan bir grup onu bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu inanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ya o fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine muahede yapsalar her def'asında mutlaka içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? hattâ az bir güruh değil ekserisahd tanımaz iymansızlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (yahûdîler), ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden bir grup o antlaşmayı bozmadı mı? Gerçek şu ki, onların çoğu îmân etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir zümre onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar ne zaman bir ahid ile bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozub atıvermedi mi? Hayır, (bir güruh değil), onların çoğu (ahid tanımazlar), îman etmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nitekim ne zaman söz vererek bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir kısmı onu bozmadı mı? Hayır! Onların çoğu îmân etmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ne zaman onlar (o yahudiler) bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu (antlaşmayı) bozup atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu iman etmez (ahid tanımaz ve güven vermez)ler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O yoldan çıkmış olanlar, ne zaman bir antlaşma yapsalar, onlardan bir gurup antlaşmayı bozarlar. Hayır, hayır, onların çoğu iman etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ne zaman bir antlaşma yapmışlarsa içlerinden birtakımı bu antlaşmayı bozmamışlar mıydı? Çünkü, onların pek çoğu inanmayan kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ahitte [¹³] bulundularsa onlardan bir güruh o ahti bozmadı mı? Hayır onların pek çoğu Tevrat/a iman etmezler.
[13] Veya «Allah'a ahit verdilerse». Ahit: Her ne zaman bir peygamber zuhur ederse ona muavenet etmek, müşriklere muavenet etmemektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her ne zaman onlar bir antlaşma yaptıklarında, onlardan bir grup onu fırlatıp atmadı mı? [nebeze]⁶⁹. Zaten bir çoğu inanmıyor ki..
69 “Nebeze” fiili; fırlatıp atmak, çekilmek, çiğnemek demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar ne zaman bir anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir takımı onu bir yana itmiştir. Zaten onların çoğu iman etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden bir grup, her defasında onu bozup bir kenara atmadı mı? Aslında, onların çoğu zaten inanmıyor! Çünkü;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne zaman bir andlaşma yaptılarsa, onu onlardan bir gurup bozup attı, öyle mi? Evet, onların çoğu inanmaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim sana sıkı sıkı söz verdikleri halde, içlerinden bazıları sözlerini çiğnemedi mi? Ne bazısı, aslında onların çoğu inanmıyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler ne zaman bir antlaşma yapsa; içlerinden bir kısmı işine gelmediği anda antlaşmayı bozar. Zaten onların çoğu iman etmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ne zaman onlar (Allah’a) bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Gerçekte onların çoğu iman etmez.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (Yahûdîler) ne zaman kuvvetli bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu hep bozmadı mı? Aslında onların çoğu, (bilerek) inanmayacaklar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ne zaman [Allah’a] söz verdilerse bazıları sözlerini (çiğneyip) bir kenara atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ne zaman Allah ile bir ahit yapmışlarsa, içlerinden bir grup bu ahdi/sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu kendi değerlerine bile inanmıyorlar. 2/27, 8/55-56, 13/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne yani, her söz verişlerinde onlardan bir kısmı bu sözden dönmedi mi? Bilakis onların çoğu iman etmemekte direniyorlar.[¹⁸⁶]
[186] Firuzabadî, lâ yu’minûnun “iman etmez” yanında ahlâkî karşılığı olan “güvenmez/güven vermez” anlamına dikkat çeker (Besâir). Bu âyette Yahudilerin kendilerine indirilen ilâhî kelâma dahi güvenmedikleri îmâ edilmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (İsrailoğulları) ne zaman bir antlaşma yaptılarsa; içlerinden bir gurup onu bozmadı mı? Hayır!. (sadece bir gurup değil) onların çoğu (antlaşma tanımazlar) iman etmezler. (Vaktiyle Tevrat'a ve kendi peygamberlerine karşı ahidlerini bozdukları gibi, şimdi de sana ve Kur'an'a karşı öyle yapıyorlar. Daha düne kadar işte geldi, geliyor, diye seninle iftihar ederlerken, bu gün sana vahyi getiren Cibril’e bile düşman kesiliyorlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya her ne zaman bir ahd ile muâhede yapacak olsalar onlardan bir gürûh o ahdi bozup atacak mı? Belki onların ekserisi imân etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O fâsıklar hem bunları reddedecek, hem de ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? (Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ne zaman bir ahit (andlaşma) yaptılarsa, onlardan bir grup o ahdi bozup atmadı mı? Zaten çokları inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (Yahûdîler) her ne zamân bir 'ahid ve mîsâkda bulundılar ise onlardan bir fırka bu 'ahdi bozub arkalarına atdılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden birtakımı yükümlülüklerini üstünden atar; değil mi? Aslında bunların çoğu güveni kötüye kullanır.[*]
[*] Burada if'âl babının hemzesine izale anlamı verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar ne zaman bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup bu sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların her söz verişinde, içlerinden bir topluluk o sözü bozup bir kenara atmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı? Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı nice kim ķavl eylediler, ķavl eylemek: bıraķdı anı bir bölük anlardan. belki eyregi anlaruñ inanmazlar ya'nį tevrįt’e.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bunlar her kez and içseler, ol ‘ahdi ṣındururlar anlardan bir ṭāyife. Bel kiçoġı anlaruñ īmān getürmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yəhudilər) hər dəfə əhd bağladıqları zaman onların bir qismi onu pozmadımı?! Onların, bəlkə də, çoxu (Tövrata) inanmır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Is it ever so that when ye make a covenant a party of you set it aside? The truth is, most of them believe not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Is it not (the case) that every time they make a covenant, some party among them throw it aside?- Nay, Most of them are faithless.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَكُلَّمَا
her ne zaman
عَاهَدُوا
bir antlaş- ma yaptılar
عَهْداً
söz ve- rerek
نَبَذَهُ
onu attı
فَر۪يقٌ
bir grup
مِنْهُمْۜ
onlardan
بَلْ
bila- kis
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmezler
Nitekim ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa yine kendilerinden bir grup o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu (hakikatte Allah'a) iman etmez.
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
نَبَذَ
Fiil-I
ن ب ذ
Attı
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı