close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Bel huve âyâtun beyyinâtun fî sudûri-lleżîne ûtû-l’ilm(e)(c) vemâ yechadu bi-âyâtinâ illâ-zzâlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine bilgi verilenlerin gönüllerinde kökleşip yerleşmiş olan apaçık delillerdir ve delillerimizi, zalimlerden başkası da bilerek inkar etmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Aslında O (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde (tasdik ve tâbi) olunan apaçık ayetlerdir. Zalimlerden (ve hainlerden) başkası, ayetlerimizi bile bile inkâr ve itiraz edip (Bizimle) mücadeleye (kalkışmayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayır, bu Kur'ân kendilerine gerçek vahiy bilgisi verilenlerin göğüslerinde ışıldayan, açık açık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak yaratılış gayesi dışına çıkanlar inkâr ederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Aksine! Kur'an, kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamlarının gönüllerine nüfuz eden apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi ancak inkârda, isyanda ısrar edenler, menfaatlerine düşkün güç ve iktidar sahibi zâlimler-müşrikler bile bile inkâr ederler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/96-97.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (bulunan) apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat o Kur'an kendilerine ilim verilmiş kimselerin (alimlerin, hafızların) kalblerinde ışıldayan apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bilakis bu Kur’an, ilim verilenlerin gönlünde muhafaza edilen apaçık ayetlerdir. Ve zalimlerden başka hiç kimse, o ayetlerimizi inkâr etmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Oysa tam aksine, Kur'ân, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık âyetler halindedir. Bizim âyetlerimizi zâlimlerden başkası inkâr edemez.
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır o, bilgili bulunanların gönüllerinde olan açık âyetlerdir; ancak zalim olanlar bizim âyetlerimizi tanımıyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır, o (Kur'an, doğrudan Allah tarafından gönderilen), kendilerine ilim verilen (mü'min)lerin kalplerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak (inatçı ve bencil olan) zalimler inkâr eder.
Cemil Said
swap_vert close
Evet o Kur’ân ’ilme nâil olanların kalblerinde mahfûzdur. Ancak zâlimler bizim âyâtımızı inkâr iderler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır! O (Kur’an), bilgiye mazhar kılınmış olanların sıkıntıya düşmeden anlayabilecekleri apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sînelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, o (Kur'ân), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile inkâr eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o (Kur'an) kendilerine ılim verilmiş kimselerin sînelerinde parıldayan parlak âyetlerdir ve bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! O (Kur’ân), kendilerine ilim verilenlerin (âlimlerin ve hafızların) kalplerinde (muhafaza edilen) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi (inatçı, kâfir) zâlimlerden başkası inkâr etmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş insanların sinelerinde (parıldayan) apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi zaalim olanlardan başkası bilerek inkâr etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! O (Kur'ân), kendilerine ilim verilen kimselerin sînelerinde (bulunan) apaçık âyetlerdir. Zâlimlerden başkası, âyetlerimizi bilerek inkâr etmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Aksine, o (sana göndermekte olduğumuz Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde (yer eden) açık ayetlerdir. Zaten zalimlerden başkası ayetlerimizi bile bile inkâr etmez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır, O kitap, kedilerine ilim verilenlerin sinelerinde yer eden (kabullendikleri) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zulmedenlerden başkaları inkâr etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oysa ki Kur’an, kendilerine bilim verilmiş olan kimselerin gönlündeki apaçık belgelerdir. Bizim belgelerimizi yadıgayanlar ise yalnız kıyıcılardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hayır, Kur/an ilim ve irfana sahip olan mü/minlerin kalplerinde yerleşmiş açık ve beliğ âyetlerdir, âyetlerimizi yalnız zalim olan Yahudiler bilerek inkâr ederler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis o (Kur’an’ın ayetleri) kendilerine ilim verilenlerin gönlünde [sudûr] apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi ancak zalimler inkâr ederler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmetmekte olanlardan başkası, bizim ayetlerimizi inkâr etmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır; artık hiç kimse, Kur’an hakkında şüpheye kapılmakta mazur görülemez! Bu mesaj, doğrudan Allah katından gelen ve kendilerine ilim verilen müminlerin gönüllerinde taht kuran apaçık ve anlaşılır ayetlerden ibarettir ve Bizim ayetlerimizi, kibirli, inatçı ve bencil zâlimlerden başkası inkâr etmez!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Aksine o, İlim verilmiş kimselerin göğüslerinde açık âyetlerdir. Zâlimler’den başkası, bizim âyetlerimizi bile bile inkâr etmiyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten bu Kitap, ehlikitabın yakinen bildiği, anlamı açık sözlerden ibarettir. Bizim sözlerimizi, sadece kişiliksiz olanlar inkar ederler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Kur’an’daki vahiyler kendilerine ilim verilenlerin kalplerini aydınlatır. Ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayır! O (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bilakis o (Kur’an), kendilerine ilim verilen kimselerin sinelerinde (parıldayan) apaçık âyetlerdir. Zâten Bizim âyetlerimizi ancak (azılı kâfir olan) zâlimler, inkâr eder.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hayır, ama bu [ilahî kelâm], doğru bilgi ile (anlayıp kavrama yeteneği ile) donatılmış insanların kalplerine kolayca nüfûz eden ⁴⁸ mesajlardan oluşur; [kendilerine] zulmedenler dışında hiç kimse mesajlarımızı bile bile reddetmez.
48 Lafzen, “kendilerine ilim verilenlerin kalplerinde apaçık olan (beyyinât)” -‘İlm terimi, burada, sezgisel, ruhsal kavrayışı ifade eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekte bu Kuran, kendilerine ilahi kelam ile insan sözünü ayırt edebilecek bir kabiliyet verilmiş olanların gönüllerinde yer etmiş bir mesajdır, zira bilinci alt üst olmuşlardan başkası bizim ayetlerimiz karşısında bile bile yanlışta ısrar ederek zalimlik etmezler. 13/43, 30/55-56, 34/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Aksine o (Kitab, sahibine seçip ayırma yeteneği kazandıran) bir ilim,[³⁵³⁴] bahşedilenlerin gönüllerinde yer bulan hakikatin apaçık belgelerinden oluşmuştur:[³⁵³⁵] zaten bilinci altüst olmuş kimselerden başkası âyetlerimizi bile bile inkâra yeltenmiyor.[³⁵³⁶]
[3534] ‘İlme parantez içinde verdiğimiz bu anlamın gerekçesi için bkz: 21:74, not 74. [3535] Âyâtun beyyinâtun, vahyin doğruluğuna ve İlâhi kaynağına atıf olarak gönderilen vahiy dışı ilâhî kudret delilleridir. Bunlar maksat değil, vahyi gösteren araçlardır. Amaç, onların kendisini gösterdiği vahiydir. Bu sûrenin 51. âyetinin delâletiyle açık ve net olarak söyleyebiliriz ki, vahiy tek mucizedir. [3536] Zalimûna verdiğimiz bu anlam için bkz: 7:148 ve krş: 21:65, not 67.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çünkü Kur'an; kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde parıldayan apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası inkar etmez!
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde ki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimize karşı ancak zalimler mücadele ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır. O kendilerine ilim verilmiş kimselerin sinelerinde pek zahir olan âyetlerdir ve Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkar etmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Şüpheye en ufak yer yok) O, kendilerine ilim nasib edilenlerin kalplerini aydınlatan parlak âyetlerdir. Evet, Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez. [10, 96 - 97]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, o (sana vahyedilenler) kendilerine bilgi verilmiş olanların göğüslerinde bulunan açık açık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası inkar etmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Belki o Kur'ân, kendilerine 'ilim virilmiş olanların kalblerinde mahfûz, âşikâr âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi inkârda 'inâd idenler ancak zâlimlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kur’an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hayır, O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Belgelerimizi zalimlerden başkası bile bile inkar etmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğrusu bu Kur'ân, kendilerine ilim verilmiş kimselerin gönüllerinde yer eden apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan-beyan ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkâr etmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki ol āyetlerdür bellüler gögsinde anlaruñ kim virinildiler 'ilm. daħı inkār eylemeye āyetlerümüze illā žālimler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki bu Ḳur’ān bellü ‘aẓīm āyetlerdür. Yüreklerinde maḥfūẓdur ‘ilm viri‐len kişilerüñ. Daḫı inkār eylemezler bizüm āyetlerümüzi, illā ẓālimler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, bu (Qur’an) elm verilmiş kəslərin sinələrində (əzbər) olan açıq-aydın ayələrdir. (Və ya: sənin yazıb oxumaqla məşğul olmadığını kitab əhlindən olan elm sahibləri öz ürəklərində açıq-aşkar bilirlər). Bizin ayələrimizi yalnız zalımlar (kafirlər) inkar edərlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But it is clear revelations in the hearts of those who have been given knowledge, and none deny our revelations save wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay, here are Signs self-evident in the hearts of those endowed with knowledge:(3479) and none but the unjust reject Our Signs.(3480)
3479 "Knowledge" ('ilm) means both power of judgement in discerning the value of truth and acquaintance with previous revelations. It implies both literary and spiritual insight. To men so endowed, Allah's revelations and Signs are selfevident. They commend themselves to their hearts, minds, and understandings, which are typified in Arabic by the word sadr, "breast". 3480 Cf. the last clause of verse 47 above. There the argument was that the rejection of the Qur'an was a mark of Unbelief. Now the argument is carried a stage farther. Such rejection is also a mark of injustice, a deliberate perversity in going against obvious Signs, which should convince all honest men.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلْ
bilakis
هُوَ
o
اٰيَاتٌ
âyetlerdir
بَيِّنَاتٌ
apaçıklar
ف۪ي صُدُورِ
sinelerinde
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اُو۫تُوا
kendileri- ne verildi
الْعِلْمَۜ
ilim
وَمَا يَجْحَدُ
ve inkâr etmez
بِاٰيَاتِنَٓا
âyetlerimizi
اِلَّا
ancak
الظَّالِمُونَ
zalimler
Aksine o, kendilerine (Allah tarafından) ilim verilen (nebîlerin, resullerin, sıddıkların ve şahid)lerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Zalimlerden başkası bizim âyetlerimizi inkâr etmezler.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صَدْر
İsim
ص د ر
Göğüs, sine
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَحَدَ
Fiil-I
ج ح د
İnkâr etti
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden