(Akıllı, şuurlu ve özgür bir iradeye sahip bir varlık olan) insanlar, imtihan edilmeden (tutum ve davranışlarıyla kendilerinin nasıl bir insan olduklarını bilfiil ıspatlamadan) sadece iman ettik demeleriyle (başıboş) bırakılacaklarını mı sandılar? *
(*) Ayetin içerdiği anlam ve mesaj süreklidir, evrenseldir; kapsamı da insanoğlunun karşılaşabileceği yoksulluk, hastalık, ölüm, savaş gibi bütün acı olayları, hatta yerine getirmek zorunda olduğu ödev ve sorumluluklara katlanmayı da içine alacak kadar geniştir… İbn Atıyye (IV, 305) Ayrıca 3. âyette geçmiş çağlardaki toplulukların da bu tür fitnelerle imtihan edildikleri, yani düşmanlarının baskı ve zulümlerine mâruz kaldıkları belirtilmek suretiyle bu âyetlerin evrenselliğine işaret edilmiştir. Şu hâlde bu âyetler sadece ilk müslümanları değil, her dönemdeki bütün inançlı insanları, – sadece “inandım” demekle yetinmeyip– kişisel ve toplumsal varlıklarına, değerlerine, hak ve özgürlüklerine, ülkelerine ve bağımsızlıklarına sahip çıkmaya; bu uğurda özveride bulunmaya, zorluklara ve acılara katlanmaya çağırmakta; doğrularla yalancıların, yani gerçekten mümin ve müslüman olanlarla sözde müslümanların bu şekilde ortaya çıkacağını, bunların Allah katındaki değerlerinin de bu imtihandaki başarı derecelerine göre belli olacağını ifade etmektedir. Kayna : (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 252-253) Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır. (E. Aktaş Meali 2. Ayet Açıklaması)