close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ ta’budûne min dûni(A)llâhi evśânen vetaḣlukûne ifkâ(en)(c) inne-lleżîne ta’budûne min dûni(A)llâhi lâ yemlikûne lekum rizkan febteġû ‘inda(A)llâhi-rrizka va’budûhu veşkurû leh(u)(s) ileyhi turce’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de Allah'ı bırakıp da putlara tapıyor, yalanlar uyduruyorsunuz; Allah'ı bırakıp taptığınız şeylerin, size bir rızık vermeye güçleri yetmez; rızkı, Allah katında arayın ve kulluk edin ona ve şükredin ona; dönüp onun tapısına varacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Halbuki) "Siz ancak Allah’tan başka birtakım putlara tapıyor (ve bunu meşru ve mazur göstermek için ‘bunlar şefaatçilerimiz ve aracılarımızdır’ gibi) bir sürü yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye (ve her türlü ihtiyacınızı temin etmeye) güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah’ın katında (meşru, doğru ve doğal metotlarla) arayın, sadece O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz O’na döndürüleceksiniz." (Bunu asla unutmayın.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve devamla “Siz Allah'ı bırakıp cansız putlara tapıyorsunuz ve böylece yalanlar uydurup durmaktasınız. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse rızkı Allah katında arayın, yalnızca O'na kulluk edin, O'na şükredin, çünkü sonunda yine O'na döndürüleceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Siz Allah'ı bırakıp, yarattıkları içinden taştan yontularak yapılan heykellere, putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakıp yarattıkları içinden taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde, Allah'a kulluk ederek rızkı Allah'tan isteyin. O'nu ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak O'na teslim olun, saygıyla O'na kulluk ve ibadet edin, O'nun şeriatına bağlanın, O'na boyun eğin, O'na şükredin. O'nun huzuruna götürülerek hesaba çekileceksiniz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz Allah'ı bırakıp yalnızca birtakım putlara tapıyor ve yalan uyduruyorsunuz. Doğrusu sizin Allah'tan başka taptıklarınız size rızık verme gücüne sahip değildirler. O halde rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Siz, Allah'ı bırakıb da ancak bir takım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Gerçekten Allah'ı bırakıb da taptıklarınızın, size rızık vermeye güçleri olamaz. O halde bütün rızıkları Allah katında arayın; ve O'na ibadet edin, O'na şükredin (kıyamette) hep O'na döndürüleceksiniz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Siz, Allah’ın dışında bazı putlardan başka bir şeye tapmıyorsunuz. Ve Allah namına yanlış şeyler uyduruyorsunuz. Hiç şüphesiz, Allah dışında ibadet ettiğiniz şeyler, size rızık vermeye sahip değiller. Artık Allah’ın katından rızık isteyin, O’na kulluk edin, O’na şükredin. En sonunda O’na döneceksiniz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyorsunuz ve aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayınız. O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz. Siz O'na döndürüleceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Bu sizinçin hayırlıdır, Allahı bırakarak, putlara taparsınız, yalan yaratırsınız, Allahı bırakarak, taptığınız nesneler size azık veremez, isteyin azığı Tanrı katından, ona tapasınız da, ona şükür de edin, ona geri dönersiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Sizler Allah'tan başka birtakım putlara da tapıyor, düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah'tan başka taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz. Çünkü sonunda siz O'na döndürüleceksiniz.”
Cemil Said
swap_vert close
16,17. Ândan sonra İbrâhîm’i gönderdik. İbrâhîm kavmine "Allâh’a ’ibâdet idiniz eğer aklınız var ise Allâh’dan korkınız bu hakkınızda daha hayırlıdır. Allâh’ın yerine putlara tapıyorsunuz ve yalan söylüyorsunuz, halbuki yegâne Allâh’ın yerine tapdığınız Allâhlar sizin rızkınızı virmeğe kâdir değildirler. Siz o rızkı Allâh’dan taleb idiniz. Âna ’ibâdet ve âna şükür iyleyiniz âna rücû’ iyleyeceksiniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Siz Allah'ı bırakıp sadece bir takım putlara tapıyor, aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. O'na şükredin. Siz O'na döneceksiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Siz, Allah’ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Siz Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız inançlar uyduruyorsunuz. Kuşkusuz Allah’ı bırakıp da taptığınız bu şeyler size rızık vermekten âcizdirler. O zaman rızkınızı Allah’ın katında arayın, O’na kul olun, O’na şükredin; sonunda O’na döneceksiniz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yalan uydurup ALLAH'tan başka putlara tapıyorsunuz. ALLAH'ın dışında taptıklarınız size hiç bir rızık veremez. Öyleyse rızkınızı sadece ALLAH'ın yanında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin; dönüşünüz O'nadır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. Ancak O'na döndürüleceksiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz, Allahı bırakıp da sâde bir takım evsâna tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz haberiniz olsun ki o sizin Allahdan beride ma'bud diye taptıklarınız sizin için bir rızka malik olamazlar, onun için rızkı Allah yanında arayın ve ona kulluk edip ona şükreyleyin, hep döndürülüb ona götürüleceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sizler, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, (ilâh diye uydurduğunuz) birtakım putlara tapıyorsunuz ve (putlar da ilâhtır, onlara tapılıp, onlar için de ibadet yapılır diyerek) yalan şeyler uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, Allah’tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde, rızkı (sadece) Allah’tan isteyin. Ve yalnızca O’na kulluk edin. O’na şükredin. (Hiç şüphesiz ki, âhirette, hesap vermek üzere) On (un manevi huzurun) a döndürüleceksiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Siz ise, Allah'tan başka, birtakım putlara kulluk ediyorsunuz ve yarattığınız putlarla iftira ediyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, Allah'tan başka kulluk ettikleriniz, size bir rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse, rızkı Allah'tan isteyin. Ve yalnızca O'na kulluk edin. O'na şükredin. Eninde sonunda O'na döndürüleceksiniz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Siz ancak Allâhı bırakıb putlara tapıyor, yalan uydurub düzüyorsunuz. Hakıykat, sizin Allâhı bırakıb tapdıklarınız size bir rızık vermiye muktedir olamazlar. O halde rızkı Allah katında arayın. Ona ibâdet edin. Ona şükredin. Siz ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“(Siz) ancak Allah'dan başka birtakım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Şübhesiz ki, Allah'dan başka tapmakta olduklarınız, size bir rızık vermeye mâlik olamazlar; öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın ve O'na kulluk edin, hem O'na şükredin! (Çünki sonunda) ancak O'na döndürüleceksiniz.”(1)
(1)“İnsanın öldükten sonra Hâlık-ı Rahmân-ı Rahîme rucû‘u (dönmesi) hakkında i‘lânât yapan Kur’ân’ın şu وَ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ [Ancak O’na döndürüleceksiniz] (...) gibi âyetlerinde büyük bir beşâret(müjde) ve tesellî olduğu gibi ehl-i isyâna da büyük tehdidlere îmâ vardır. Evet bu âyetlerin sarâhatine(açık ma‘nâsına) göre ölüm, zevâl ve firak (ayrılık) ve adem (yokluk) kapısı ve zulümât (karanlıklar) kapısı olmayıp, ancak sultân-ı ezel ve ebedin (ezel ve ebed sultânı olan Allah’ın) huzûruna girmek için bir medhâldir (giriş yeridir). Bu beşâretin işâretiyle kalb adem-i mutlak (yok olmak) korkusundan ve eleminden kurtulur.” (Mesnevî-i Nûriye, Şemme, 203)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Siz ancak Allah’ın yanı sıra birtakım putlara kulluk ediyorsunuz ve bir iftira meydana getiriyorsunuz! Şüphesiz ki, Allah’ın yanı sıra o kulluk ettikleriniz; size bir rızık vermeye güç yetiremezler! Öyleyse siz, rızkı Allah’ın yanında (onun yarattığı tabiat kanunlarında) arayın. (Allah’ın kâinatında çalışıp üreterek gereğini yapın.) O’na kulluk edin ve O’na şükredin. (Hepiniz bir gün ölecek ve hesap vermek üzere yalnız) O’nun huzuruna döndürüleceksiniz.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ancak Allah’dan başka kulluk ettikleriniz, yalnızca ellerinizle yarattığınız uydurma putlardır. Sizin Allah’dan başka kulluk ettiğiniz putlar, size rızık verme gücüne sahip değiller. Rızkı Allah’dan isteyin, O’na kulluk edin ve yalnızca O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz Allah’ı bırakıp da putlara tapıyorsunuz. Böylece yalan uydurup duruyorsunuz. İşte Allah’ı bırakıp da taptıklarınız sizi azıklandırmıya güçleri yetmez. Onun için azığı yalnız Allah katında arayın. Yalnız Ona tapın, yalnız Ona şükredin. Sizler ancak Ona döndürüleceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Siz, Allah/ı bırakarak yalnız putlara tapıyorsunuz, onlara mâbut diyerek yalan uyduruyorsunuz. Allah/ı bırakarak taptıklarınız yok mu, onlar size hiçbir rızk vermeye kaadir olamazlar. Artık rızkı Allah yanında arayın, O/na ibadet edin, O/na şükredin. Yalnız O/na döneceksiniz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Siz, ancak Allah’ı bırakıp putlara tapıyorsunuz ve yalanlar uyduruyorsunuz [tahlukûne ifken]. Muhakkak ki Allah dışında taptıklarınız size rızık veremezler. O hâlde siz rızkı Allah katında arayınız. O’na kulluk ediniz ve O’na şükrediniz. Döndürülüşünüz yalnız O’nadır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapmakta ve birtakım yalanlar uydurmaktasınız. Şüphesiz sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bakın, siz Allah’ın yanı sıra birtakım putlara tapıyorsunuz ve O’ndan başka varlıkların da itaate lâyık olduğunu iddia ederek, Allah’a karşı bile bile yalan uyduruyorsunuz! Çünkü sizin Allah’ın yanı sıra kulluk ettiğiniz kimseler, size gökten ve yerden rızık veremezler; öyleyse, rızkı sadece Allah’ın yanında arayın, yalnızca O’na kul olun vebunca nîmetlerine karşılık O’na kulluk ederek şükredin! Unutmayın ki, hepiniz bir gün ölecek ve hesap vermek üzere O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu, Allah’ı bırakıp putlara kulluk ediyorsunuz ve iftira yaratıyorsunuz (üretiyorsunuz). Allah’tan başka kulluk ettiğiniz şeyler, sizin için rızka mâlik değildir. Rızk’ı Allah katında arayın! O’na kulluk edin! O’na şükredin! O’na döndürülüyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah’a rağmen putlara hizmet ediyor ve olmadık şeyler söylüyorsunuz. Allah'a rağmen hizmet ettiğiniz bu putlar, size bir şey veremez. Rızkı Allah'tan isteyin. Ona hizmet edin. Ona teşekkür edin. Çünkü önünde sonunda ona döneceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Siz Allah’ı bırakarak bir takım putlara tapıyorsunuz. Üstelik sürekli yalan uyduruyorsunuz. İnsanlardan bazılarına yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma hakkı vererek onları ilahlaştırıyor, yasalarına uyarak onlara tapmış oluyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınız size rızık verme gücüne sahip değildir. Rızkı Allah’ın katında arayın! Allah’ın yasalarına uyarak sadece Allah’a kulluk edin! Verdiği rızık için sadece Allah’a şükredin. Unutmayın Allah’ın hesabına döndürüleceksiniz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz Allah’ın peşi sıra birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Şüphesiz ki Allah’ın peşi sıra taptıklarınız, size rızık veremezler. Rızkı Allah katında arayın! O’na kulluk edin ve O’na şükredin! Yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Siz kesinlikle Allah’ı bırakıp birtakım putlara¹ tapmaktan ve sadece yalan üretmekten² başka bir şey yapmıyorsunuz.³ (Gerçek şu ki) sizin Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık (bile) veremezler. Öyleyse rızkı Allah’ın katında arayın, kulluğu ve şükrü sadece Ona yapın. (Sonunda) Ona döndürüleceksiniz.” dedi.
1 Evsân: Tekili “vesen”dir. Vesen taş vesaireden yapılıp tapınılan her hangi bir şey, put, fetiş anlamına gelir. Fetiş, asnam’dan daha geneldir. Meselâ dikili putlar, haç, Yahudi yıldızı ve şamdanı, anıtlar, tapınılan heykellerin tamamı evsan türündendir.2 Buradaki (خَلَقَ) fiili, “yaratmak” anlamında değil, “iftira etmek” anlamındadır. Zâten iftira, aslı astarı olmayan yani yoktan meydana getirilen söz, demektir. “Yalan yaratmak” demek, “yalan yere hayalden ibaret olan birilerine mabut veya şefaatçi diyor, onlara tapıyor, onlardan şefaat bekliyorsunuz” demektir. 3 Hep iftira ve yalan söylüyorsunuz, yalan yere birer hayâl oldukları halde onlara tanrı diyorsunuz, bunu açıkça söylemeseniz bile uygulamalarınızla onları ilâh konumuna getiriyorsunuz. İşte böyle hayâl olan fânîlere ilâhlık payesi vermek, büyük bir küfürdür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve devamla] “Siz Allah’ı bırakıp [cansız] putlara tapıyorsunuz ve böylece bir yalandan örnekler veriyorsunuz! ¹³ Kuşkusuz, Allah’ı bırakıp taptığınız [o şeyler ve varlıklar] size rızkınızı verebilme gücüne sahip değildirler: O halde bütün rızkınızı Allah katında arayın, [yalnız] O’na kulluk edin ve O’na hamd edin: çünkü sonunda yine O’na döndürüleceksiniz!”
13 Lafzen, “yalan uyduruyorsunuz”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Siz ancak, Allah ile arazına koyup putlaştırdıklarınıza kulluk ediyor ve onlara asılsız nitelikler yakıştırıyorsunuz. Ama şunu iyi bilin ki Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, size bir rızık/lokma bile veremezler. O halde siz tüm rızkınızı Allah katında arayın ve yalnız O’na kulluk edin ve O’nun verdiği nimetlere şükredin zira sonunda O’na döndürüleceksiniz. 35/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Baksanıza siz, Allah’ı bırakıp da birtakım heykellere[³⁴⁸⁹] tapıyorsunuz ve (onlara) düzme koşma birtakım (nitelikler) yakıştırıyorsunuz. Gerçek şu ki, Allah’tan başka kulluk ettikleriniz size rızık verecek güce sahip değiller; o halde tüm rızkınızı Allah katında arayın ve yalnız O’na kulluk edin; dahası hep O’na şükredin: (zira) O’na döndürüleceksiniz.”
[3489] Evsân (t. vesen), madenden yapılanlara verilen sanem (Bkz: 7:138, not 99) adından farklı olarak taş ya da taş cinsi malzemeden yapılmış heykeller, büstlerdir (İbn Fâris ve Râğıb). Kur’-an’da kullanıldığı üç yerde de Hz. İbrahim’in kavmine atfedilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Siz -nasıl oluyor da- Allah'ı bırakıp putlara tapıyor, aslı astarı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'tan başka taptıklarınız size asla hiçbir rızık veremezler. O halde rızkı, Allah katında arayın, sadece O'na kulluk edin ve O'na şükredin ki -sonunda- ancak O'na döndürüleceksiniz" diyerek onları uyardı. (Fakat kavmi bu uyarılara hiç aldırış etmedi)
Osman Fırat
swap_vert close
Siz Allah’tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan şeyler uyduruyorsunuz. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermezler. Siz rızkı Allâh’ın yanında arayın, O’na tapın ve O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Siz ancak Allah'ın gayrı olan putlara ibadet ediyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz, Allah'tan başka kendilerine tapındığınız şeyler, şüphe yok ki, Sizin için bir rızka malik olamazlar. Artık rızkı Allah'ın indinde arayınız ve ona ibadet ediniz ve ona şükreyleyiniz, siz (ancak) O'na döndürüleceksiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz Allah'tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz. Bunları Allah'a şerik yapmakla, açıkça yalan uyduruyorsunuz. Oysa Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar, sizin rızıklarınızı yaratıp sizi rızıklandırmaya güç yetiremezler. O halde rızkınızı Allah nezdinde arayın, yalnız O'na ibadet edin ve O'na şükredin, sonunda yine O'nun huzuruna götürüleceksiniz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz Allah'tan başka bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan şeyler uyduruyorsunuz. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermezler. Siz rızkı Allah'ın yanında arayın, O'na tapın ve O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizin Allâh'dan gayrı 'ibâdet itdiğiniz şeyler putlardır ve yalan uydurırsınız. Allâh'dan başka 'ibâdet iylediğiniz şeyler size rızık virmeğe kâdir değillerdir. Rızkı Allâh'dan isteyin, O'na 'ibâdet ve O'na şükür idin, O'na râci' olursunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz hurafe üreterek sadece, Allah ile aranıza koyduğunuz putlara kulluk ediyorsunuz. Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, size rızık verecek güçte değillerdir. Siz rızkı Allah katında arayın, ona kul olun; ona teşekkür edin; çünkü ona döndürüleceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Siz, Allah'ı bırakıp, ancak uydurarak yarattığınız putlara kulluk ediyorsunuz. Allah'tan başka kulluk ettikleriniz size bir rızık sağlayamazlar, rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin, O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Siz ise Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve yalan uydurup duruyorsunuz. Oysa Allah'tan başka taptıklarınızın size bir rızık verecek halleri yoktur. Siz rızkınızı Allah'ın katında arayın; Ona kulluk edin ve Ona şükredin. Sonunda Onun huzuruna döneceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Allah'ın berisinden; bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan/iftira üretiyorsunuz. Sizin Allah dışında kulluk/kölelik ettikleriniz size hiçbir rızık veremezler. Rızkı Allah katında arayın; O'na kulluk edin, O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ [212b] ŧaparsız Tañrı’dan ayruġa butlara daħı eydürsiz yalanı. bayıķ anlar kim ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ mālik olmazlar sizüñ içün rūzıya. pes isteñ Tañrı ķatında rūzį daħı ŧapuñ aña daħı şükr eyleñ aña. andın yaña döndürilesiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz ‘ibādet eylemezsiz Tañrı Ta‘ālādan özge, illā aṣnāma ve yalansöylersiz. Taḥḳīḳ ol nesneler ki ṭaparsız Tañrıdan özge. Ellerinden gelmezsize rızḳ virmek. Pes rızḳı Tañrıdan dileñüz ve aña ṭapuñuz. Daḫı aña şükreyleñüz, rücū‘ñuz añadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz Allahı qoyub ancaq bütlərə ibadət edir, (onlara tanrı deməklə) yalan uydurursunuz. Sizin Allahdan başqa ibadət etdikləriniz sizə ruzi verməyə qadir deyillər. Ruzini Allahdan diləyin. Ona tapının, Ona şükür edin. Siz (qiyamət günü) Onun hüzuruna qaytarılacaqsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ye serve instead of Allah only idols, and ye only invent a lie. Lo! those whom ye serve instead of Allah own no provision for you. So seek your provision from Allah, and serve Him, and give thanks unto Him, (for) unto Him ye will be brought back.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"For ye do worship idols besides Allah, and ye invent falsehood. The things that ye worship besides Allah have no power to give you sustenance: then seek ye sustenance(3439) from Allah, serve Him, and be grateful to Him: to Him will be your return.
3439 Sustenance: in the symbolic as well as the literal sense. Seek from Allah all that is necessary for your upkeep and development, and for preparing you for your future Destiny. Lay all your hopes in Him and in no one else. Dedicate yourselves to His worship. He will give you all that is necessary for your growth and well being, and you should show your gratitude to Him by conforming your will entirely to His ( Cf. n. 3412).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
تَعْبُدُونَ
tapıyorsunuz
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'tan
اَوْثَاناً
birtakım putlara
وَتَخْلُقُونَ
ve uyduru- yorsunuz
اِفْكاًۜ
yalan
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
onlar ki
تَعْبُدُونَ
tapıyorsunuz
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'tan
لَا يَمْلِكُونَ
güç yetiremezler
لَكُمْ
sizin için
رِزْقاً
bir rızka
فَابْتَغُوا
öyle ise arayın
عِنْدَ
katında
اللّٰهِ
Allah'ın
الرِّزْقَ
rızkı
وَاعْبُدُوهُ
ve O'na  âbd olun
وَاشْكُرُوا
ve şükredin
لَهُۜ
O'na
اِلَيْهِ
ancak O'na
تُرْجَعُونَ
döndürüle- ceksiniz
"Siz ancak Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve (Allah'a iftira edip) yalan uyduruyorsunuz. Şüphesiz ki Allah'tan başka taptıklarınızın size (herhangi) bir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın! O'na âbd ol(up kulluk ed)in ve O'na şükredin! (Çünkü sonunda) Ancak O'na döndürüleceksiniz."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَوْثَان
İsim
و ث ن
Putlar
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اِفْك
İsim
ا ف ك
İftira, yalan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü