close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feenceynâhu veashâbe-ssefîneti vece’alnâhâ âyeten lil’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu, alemlere ibret olarak yaptık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece Biz onu ve gemi(deki inançlı) arkadaşlarını kurtardık ve bunu âlemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir ibret) kılmış olduk (ki bu bir uyarı ve hatırlatmadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz Nuh'u ve O'nunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu hatırlayıp ders almaları için, bütün insanlığa bir ibret kıldık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Fakat biz Nûh'u ve gemilerdekileri kurtardık. Bunu âlemlere, insanlara ibret ve uyarı haline getirdik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 36/41-44; 54/15; 69/11-12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu ve gemi halkını ise kurtardık ve bunu alemler için bir ibret kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz de onu (Nûh'u) ve gemi arkadaşlarını kurtardık; ve gemiyi alemlere bir ibret yaptık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, onu ve geminin içindekileri kurtardık. O gemiyi de insanlar için bir belge ve delil yaptık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat Nûh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, Nuh'u da kurtardık, gemide bulunanları da, bunu âlemlere ibret ettik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânı ve ânınla berâber sefînede bulunanları kurtardık bu sefîne bütün âleme ’ibret idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz de onu (Nûh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat biz Nûh’u ve gemidekileri kurtardık ve bunu bütün insanlık için bir ibret yaptık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık.
Bak 11:40-44  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Binnetice onu ve gemi arkadaşlarını netâca çıkardık ve o gemiyi âlemlere bir âyet kıldık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onu (Nûh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere ibret vesilesi kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece onu ve gemilerdeki arkadaşlarını kurtardık. Onu¹ cümle âleme bir ayet² yaptık.
1- Gemiyi veya olayı. 2- İbret, belge.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat biz onu da, gemi arkadaşlarını da selâmete erdirmiş ve bunu aalemlere bir ibret yapmışızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat onu ve gemi halkını kurtardık ve onu (o gemiyi ve o tûfânı) âlemlere bir ibret kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonunda Nuh’u ve onunla birlikte gemide bulunanların tümünü kurtardık ve onu, (o gemiyi ve hadiseyi) insanlar için bir ayet (ibret) belgesi kıldık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’u ve gemide olanları kurtardık ve bu kurtarma olayını bütün zamanlara (âlemlere) bir ibret yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine onu da, gemide olanları da kurtardık. İşte Biz bu olayı bütün insanlara öğrwnce yaptık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz de, onu ve gemide bulunanları kurtardık, bu hâdiseyi cihana ibret kıldık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu ve gemi yolcularını kurtardık ve bunu âlemler için bir ibret [âyet] kıldık.¹¹
11 Krş. Hûd, 11/36-45; Hâkka, 69/11-12  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece biz onu da gemi halkını da kurtardık ve bunu âlemlere bir ayet kılmış olduk.
(İbn-i Abbas Hz. Resulullah’ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Ey Ali! Senin ve evladından olan imamların benden sonraki misali, binenin kurtulduğu ve terk edenin de boğulup helak olduğu Nuh’un gemisi gibidir.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onu ve onunla birlikte gemiye binen tüm müminleri tufandan kurtardık ve bu olayı, kıyâmete kadar gelecek tüm insanlık için bir ibret belgesi kıldık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu ve Gemi arkadaşlarını kurtardık. Bunu Âlemler için bir âyet yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nûh'u, gemideki yolcularla birlikte kurtardık. Bu olayı da bütün insanlığa destan eyledik...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz de O’nu ve inananları gemiyle kurtardık. Yaşamlarını bütün âlemlere ibret kıldık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onu ve gemideki halkı kurtarmış ve onu âlemlere ibret yapmıştık. [*]
Buradaki amaç, geminin yani onun içindekilerle gemiye binmeyip boğulanların yaşadığı olayların sonrakiler için bir ders olduğuna dikkat çekmektir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonunda Biz onu da gemidekileri de kurtardık ve bu (olayı)¹ akıllılar âlemine ibret (alınacak bir olay) kıldık.
1 Bundan maksat, gemi de olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
fakat Nûh’u ve o’nunla birlikte gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu, [hatırlayıp ders almaları için] bütün insanların önüne [rahmetimizin] bir işareti olarak koyduk.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz de Nuh’u ve gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu insanlığa bir ibret vesilesi kıldık. 11/25...49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat onu ve gemi yârânının tümünü kurtardık; ve bunu[³⁴⁸⁸] bütün bir insanlığa (ibretlik) bir delil kıldık.
[3488] “Gemiyi” ya da “ukubeti/cezalandırma olayını”. Uluslararası bir araştırmanın sonuçlarına göre Guatamala yerlileri ve Avustralya Aborijinlerine kadar, yeryüzünün en kapalı kültürlerinde dahi mutlaka birkaç tufan hikâyesi bulunmaktadır. Bu da bu felaketin insanlığın ortak hafızasına kazındığının göstergesidir. ‘İnsanlığa bırakılan belge’den kasıt bu olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat biz; onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve bu kıssayı alemlere ibret kıldık.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz de onu (Nûh’u) ve gemide bulanlar] kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat Biz onu ve gemi arkadaşlarını necâta erdirdik ve onu (O hadiseyi) âlemler için bir ibret kıldık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onu ve gemide bulunanları kurtarıp o gemiyi ve o hadiseyi bütün insanlara ibret vesilesi yaptık. [54, 15; 69, 11-12; 36, 41-44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret yaptık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nûh'ı ve gemide bulunanları kurtardık ve onı 'âlemler içün kudretimize delâlet ider bir âyet kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh’u ve gemide olanları kurtardık; onu herkes için bir belge yaptık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ibret kıldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nuh'u ve gemi ahalisini ise kurtardık; o gemiyi de âlemlere bir âyet yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, Nûh'u ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi âlemlere ibret yaptık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķurtarduķ anı. daħı gemi islerini daħı eyledük anı nişān 'ālemlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳurtarduḳ Nūḥı, gemide olanları daḫı. Daḫı anı bir āyet ḳılduḳ ‘ālemle‐re.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onu (Nuhu) və onunla birlikdə gəmidə olanları (tufan bəlasından) qurtardıq və bunu (bu hadisəni) aləmlərə (insanlara, sonrakı nəsillərə) bir ibrət etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We rescued him and those with him in the ship, and made of it a portent for the peoples.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We saved him and the companions of the Ark, and We made the (Ark) a Sign for all peoples!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَنْجَيْنَاهُ
ama onu kurtardık
وَاَصْحَابَ
ve halkını
السَّف۪ينَةِ
gemi
وَجَعَلْنَاهَٓا
ve onu kıldık
اٰيَةً
bir âyet
لِلْعَالَم۪ينَ
âlemler için
Ama Biz, onu ve gemide bulunanları kurtardık ve onu âlemler için bir âyet (ibret ve mucize) kıldık.
اَنْجٰي
Fiil-IV
ن ج و
Kurtardı
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
سَفِينَة
İsim
س ف ن
Gemi
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler