Muhakkak ki biz, Nûh’u da kendi kavmine (Sümerlere elçi olarak) gönderdik. O da (onların tufandan önce uyguladıkları takvime göre) bin seneden elli âm (yıl) hariç bir süre aralarında kaldı. Sonunda onlar zulme (şirke ve azgınlığa) devam ettikleri için tufan kendilerini yakalayıverdi.*
(*) 1-Bu ayette aynı cümle içinde hem (سنة)’’sene’, hem de farklı bir kelime olan ( عام)‘’âm’’ifadesi kullanıldığına göre bunların arasında bir anlam farkı olduğunu gösterir, yoksa her ikisi için (سنة) veya (عام) ifadesi kullanılacaktı. Yani sene ile kullanılan ifadeyle bu sûrenin toplumdan topluma değişiklik gösterebileceğine dair vurgu olabilir. Bu nedenle buradaki sene ifadesi ile tufandan önceki kameri takvimine göre (bir ay = bir sene), âm ifadesiyle de tufandan sonraki güneş takvimine göre (12 ay = bir sene) Hz. Nuh’un yaşadığı süreye vurgu yapılmış olabilir. 2- Bir insanın bizim hesabımızla bin yıl yaşaması bilimsel olarak mümkün olmadığından böyle bir durum ancak mucize olur, ama diğer nebilere verilen mucizelerden söz edilirken, Hz. Nuh’a bir mucize olarak böyle bir ömür verildiğinden söz edilmiyor. Bu da gösteriyor ki, 950 sene tufandan önceki Sümer takvimine (yani bir ay = bir sene hesabına) göredir. 3) Mü’minün- 24.ayette ‘’…O da (Nuh) ancak sizin gibi yaşayan bir beşerdir…’’ şeklindeki ifadeleri de Hz. Nuh’un da onlar gibi yaşadığını gösteriyor. Yani bir beşer olarak onlardan bir meziyeti, onlardan çok uzun bir süre gibi yaşamış olması söz konusu değildir, yoksa Hz. Nuh’a sen de bizim gibi bir beşersin, bizden farkın yoktur diyemezlerdi. Eğer Hz. Nuh onlardan daha çok uzun bir süre yaşamış olsaydı, onlara bakınız! Rabbim bir mucize olarak on asırdır beni yaşatıyor, sizi niye o kadar yaşatmıyor? diye bir karşılık verebilirdi, ama onlara böyle bir şey söylememiştir. Ayrıca tufandan önce SİN’e yani ay tanrısına tapan Hz. Nuh’un kavmi Ay’ın Dünya etrafında 1 tam turunu bir sene olarak değerlendirdikleri için, Kur’an da onların bu kültürüne ve uyguladıkları takvime göre Nuh’un 950 sene/yani 950 ay aralarında kaldığını söyleyerek onların bu kültürüne vurgu yapmış olabilir. (الله اعلم Çünkü onlarn ‘’SİN’’ tanrısına, yani Aya taptıkları da bir gerçektir. SENE ifadesi de, o ‘’SİN’’kelimesinden Arapçaya geçmiş olabilir. Örneğin: (سين هو اسم لإله القمر في بلاد بابل وآشور (من ويكيبيديا، ) ‘’ SİN; Babil ve Asur’daki Ay tanrısının adıdır… Kaynak: (Vikipedi) Fakat onların bu takvim anlayışı da tufandan sonra değişmiş, yerine güneş takvimi geçmiştir. Yani Kur’an burada tufan öncesi onların takvim anlayışına uygun olarak 1 ay 1 yıl kabul ederek anlatmış olabilir. Bundan hareketle bugünkü takvime göre tufandan önce Hz. Nuh’un aralarında kaldığı süre 79 yıldır, Yani burada 950 sene olarak aksedilen zaman dilimi, sümer takvimi baz alınarak belirtilmiş olabilir. Çünkü yapılan araştırmalara göre eski Sümer/tufandan önce/ takviminde bir aya, bir sene denilirdi. ( الله اعلم) ‘’Yine en doğrusunu yüce Allah bilir. ’’Kaynak:" Yüce Kur’an ve Açıklamalı Yorumlu Meali" Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, Prof. Dr. M. Cemal Sofuoğlu ve Prof. Dr. Abdulkadir Şener) İşte bundan hareketle eğer Hz. Nuh tufandan önce 950 ay = 79 sene, tufandan sonra da 50 âm (yıl) yaşamışsa, onun toplam yaşı: 79 + 50 = 129 sene gibi oluyor. ((الله اعلم Zira yapılan araştırmalara göre Sümerler tufandan önce 12 ay = 1 sene şeklindeki güneş takvimini kullanmazlardı...Ayrıca buna itiraz edenler diyorlar ki, mademki Kur’an bize hitap ediyor, öyleyse kullandığı 950 sene ifadesi de, bizim bildiğimiz sene olmalıdır. Cevaben deriz ki: Biz, (يوم)’’ yani gün, 24 saatlik zaman birimi olarak biliyoruz, Hâlbuki yüce Rabbimiz Kıyamet ve Ahiret için (يوم القيامة – يوم الاخرة ) ‘’ yevmü-l kıyame ve yevmü-l ahire’’ yani Kıyamet ‘’GÜNÜ’’ veya Ahiret ‘’GÜNÜ’’ diyor. Peki burada kıyamet veya ahiret GÜNÜ bizim bildiğimiz 24 saatlik zaman dilimi midir? Yani o günün süresi 24 saat midir? Hayır! Ayrıca Yüce Allah Secde sûresi 4. ayette kâinatın yaratılışından söz ederken şöyle diyor. Secde - 4: ‘’O Allah ki gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunan her şeyi (bütün evreni), altı günde yaratmış…’’ Peki henüz güneş, dünya ve evren yaratılmadan önce 24 saatlik zaman dilimi olan gece gündüz var mıydı ki, Kur’an bundan söz ediyor? İşte biz (يوم) ’’yevm’’ yani Gün, 24 saatlik zaman dilimi olarak bildiğimiz hâlde birçok yerde yüce Rabbimiz bizi bilimsel araştırmaya, aklımızı kullanıp düşünmeye ve kâinatın sırrını okumaya teşvik etmek amacıyla altı devre ve aşama yerine altı GÜN ifadesini kullanmıştır. Bu nedenle yüce Rabbimiz Hz. Nuh’un kavmi olan Sümerlerden söz ederken de, onun kaldığı süreyi Sümerlerin tufandan önce kullandıkları takvime göre bize bildirmesi gayet doğaldır. Buna göre Hz. Nuh 79 sene tufandan önce, 50 yıl da tufandan sonra yaşamış olabilir. Yani tufandan önce aylar sene sayılırdı, tufandan sonra da Güneşe dayalı takvim olan 365 gün esas alınmış olup tufan öncesi ve sonrası Hz. Nuh’un toplam yaşı 950/12 = 79+50 = 129) yıl olur. ( الله اعلم) Ama en doğrusunu yüce Allah bilir. Ayrıca makul bir görüş de şöyledir. Ayette geçen 1000 sene rakamsal bir sayı ifade etmeyip, çokluktan kinayedir. Yani Hz. Nuh birçok insandan daha fazla, yani 120 veya 130 sene gibi yaşamıştır. Çünkü Arap dil ve kültüründe rakamlarla çokluğu ifade eden kinaye örnekler çoktur. Kur’an ayetlerinde de bunun örnekleri mevcuttur. Örneğin: Tevbe- 80: (Resulüm!) Onlar (o münafıklar) için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş (70) kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir…’’ Bkz (التفسير الميسر) : فلن يغفر الله لهم، مهما كثر استغفارك لهم وتكرر) İşte tefsirlerde de geçtiği gibi buradaki yetmiş kez’’ ifadesi, sayısal olarak ‘’yetmiş’’ anlamında değil, çokluk anlamındadır. Yani her ne kadar onlar için dua ve istiğfarda bulunursa da, yine Allah münafık ve inkârcı olmaları sebebeiyle onları bağışlamayacaktır. Konuyla ilgili (تفسير المراغي – تيسير التفسير) adlı tefsirlere de bakılabilir…İşte Hz. Nuh’un da kavmi arasında 1000 sene kalması bunun gibi uzun bir zamandan kinaye olabilir. (الله اعلم)
(وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا ..": ويفهم من هنا أن مفهوم سنة يختلف عن مفهوم العام، لأنه لو قال سبحانه:"وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ " لكان المعنى تاماً، أي إلا خمسين سنة. فلما قال:"إلا خمسين عاماً" دل ذلك على اختلاف مفهوم عام عن مفهوم سنة.إذن فعمر نوح عندما كانوا يقدرون الزمن تقديرا بالقمر كان 950 /12 = 79عاما و بعدها إكتشف الانسان السنة الشمسية . فحسب باقي عمره الذي قضاه بالاعوام و كانت 50 عاما بعد إكتشاف السنة الشمسية و الجملة 79+50= 129 و ذلك أمر طبيعي لاعمار ذرية آدم في تلك الايام .... و لو كان نوح عاش (950 عام) بصورة إعجازية كل هذه المدة لما بقي في قومه كافر ولآمنوا كلهم !!! المصدر(لا للخرافة..عمر سيدنا نوح عليه السلام ) (الباحث الاسلامي صلاح فيصل) اذن إن الله يقول: (فلبث فيهم ألف سنة إلا خمسين عاما) فلماذا هذا التخالف في التعبير عن المدة؟. (ألف سنة إلا خمسين عاماً) لماذا لم يقل ألف سنة إلا خمسين.٬ إذن فكيف عاش نوحٌ ألف عام في قومه؟ وكيف نفهم آية سورة العنكبوت؟ سنة؟. أو ألف عامٍ إلا خمسين عاماً؟. إن في التخالف مدخلاً لفهمٍ آخر جديد للآية ٬ فكيف نفهم؟ وما هو المفهوم الأسلم .. ؟ (وَجَعَلْنَا اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ آيَتَيْنِ فَمَحَوْنَا آيَةَ اللَّيْلِ وَجَعَلْنَا آيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَد السنين والحساب وكل شيء فصلناه تفصيلا َ) ومن المعروف أن اختلاف الليل والنهار يعرفنا بعدد أيام الشهور فإذا عرفنا الشهور أولاً عرفنا الحساب العام وهو حساب الأعوام ٬ وهكذا نصل إلى أن المراد بالسنين 950 شهر وهي تساوي حوالي ثمانين عاما حسب حسا بانا (4 مارس, 2013 إسماعيل الكبسي) والأغلب أن قوم نوح كانوا يستخدمون الحساب الستيني تماشيا مع الحساب السومري الموجود في تلك الحقبة) من المؤكد أن العام والسنة في الآية يختلفان عما هو في عصرنا الحالي, وعدا عن أن السنة والعام لم يقصد بهما نفس الوحدة الزمنية, والسنة الشمسية التي نعرفها الآن أطلق عليها التنزيل الحكيم “حول” لأنها تعادل دورة الأرض حول الشمس, لذا لا تتصور أن عمر نوح كان “950” عاما !!! المصدر (هل عمر نوح عليه السلام 950 سنة ؟)ً و اذا قرأنا الآية الكريمة بتمعن سنلاحظ أنه - تعالى - استثنى العام من السنة ، وهذا لا يجوز لأن من شروط الإستثناء أن يكون المستثنى و المستثنى منه من جنس واحد . أي لو أنه تعالى قال ( لبث فيهم ألف سنة إلا خمسين ) لكان المعنى أن سيدنا نوح لبث فيهم تسعمائة وخمسين سنة . ولكنه قال: ( إلا خمسين عاما ) وبالتالي فالمقصود هنا شيء آخر . وهذا هو المفتاح الذي سيوصلنا إلى الحل فينبغي علينا أن نعرف ماذا تعني كلا من كلمتي ( عام ) و ( سنة )) في عصر سيدنا نوح عليه السلام وفي عصر نزول القرآن. إذا عدنا بالتاريخ إلى عصر سيدنا نوح عليه السلام ، أي الى فجر البشرية ، وبحثنا عن أصل كلمة سنة في اللغات العربية القديمة - السامية - فسنجد أن " سين " هو إله القمر عند الديانات المحلية ديانة عشتار و من ثم أطلق على القمر نفسه اسم (( سين )) ومنها طور سينين أي جبل الأقمار وبمرور الوقت تحولت (( سين )) لتدل على الشهر القمري ومن هنا أتت كلمة سنة . فكلمة سنة في اللغة العربية القديمة كانت تعني الشهر.فعندما نسأل أحد هؤلاء القدامى ما سنك ؟ فسيقول لك عن عدد الأقمار التي مرت عليه في حياته -أي كم شهرا عاش حتى الآن أما التقويم الشمسي الذي يعتمد على الفصول فهو غير معروف في الجزيرة العربية في تلك الفترة ، وذلك لكون الفصول لا تظهر بشكل واضح في الجزيرة العربية ، وذلك بسبب القرب من خط الاستواء والذي يرافقه ميلان بسيط لأشعة الشمس الساقطة على الارض فالشمس طيلة العام تبقى بنفس القوة تقريبا ، وعليه فلا يوجد فرق بين الأشهر ، فلا يمكن معرفة متى يبدأ العام ومتى ينتهي. فالوسيلة الوحيدة المتاحة لقياس الأزمنة هي الشهر القمري " السنة -" أما السنة القمرية - اثنا عشر شهرا كما هي بمفهومنا الحالي فلم تكن معروفة وذلك لعدم امكانية معرفة بداية العام من نهايته كما أسلفنا....الخ !!! المصدر (هل ) سورة يونس - والنص يقول بوضوح أن الله تعالى قد قدر حركة القمر لنتعلم منها عدد السنين. إذن وحدة قياس الزمن التى ربطها النص القرءانى بدورة القمر سماها بوضوح السنين ومفردها سنة.
ودورة القمر حول الأرض لا نتعلم منها دورة كاملة للقمر حول لأرض.وهذه الدورة هى وحدة الزمن التى تحدث عنها النص القرءانى، فدوران القمر مرتين حول الأرض هما وحدتين أى سنتين ودورانه ثلاث مرات تسمى ثلاث سنين وهكذا وأحب أن أضيف هنا أنه لو كان نوح وأيضًا قومه قد عاشوا 950 عامًا كما يعتقد الكثيرون،فإن هذه ءاية عظيمة تفوق ما جاء به الكثير من الأنبياء من سوى أنها تستمر 29 ونصف يوم. فهذه هى الوحدة الزمنية التى سماها القرءان سنة - السنة =29, 53 يومًا =ءايات.ولسوف تكون هذه هى حجة نوح عند دعوته لقومه أن الله تعالى قد غير في خلقتهم الجسمانية من عظام وأجهزة ومفاصل لتتحمل هذه العمر الهائل. ولكن القرءان لم يتحدث بالمرة أن نوح قد ذكر لقومه أن.يتقوا الله الذي أمد في أعمارهم بهذه الطريقة المعجزة وهم يرون غيرهم من أهل القرى المجاورة لهم يتساقطون موتى على مدى 9 قرون ونصف.كما أنه ليس هناك دليل فى القرءان الكريم يذكر أن هناك نوع من الناس قد منحهم الله هذه الأعمار الطويلة، كما أن دراسة حفريات عظام البشر التى عمرها ملايين السنين حتى الآن لم تثبت وجود بشر قد عاشوا هذه الأعمار الطويلة؟ (العام فى القرءان الكريم ) الخلاصة .. مفهوم تعبير السنة القرءانى ورد على أنه وحدة لقياس الزمن مرتبطة بدورة القمر حول الأرض.وهذه الوحدة الزمنية سماها القرءان الكريم السنة. وهذه الدورة يراها سكان الأرض كفترة زمنية بين ميلاد قمر وآخر ومقدارها 29 ونصف يوم.السنة = 29,53 يوم - أما مفهوم تعبير العام فى القرءان فهو مطابق لما هو معروف لدى الجميع بأن العام هو وحدة زمنية تنقسم إلى إثنا عشر شهرًا. والعام هو دورة الأرض حول الشمس وليس للقمر هنا علاقة بهذه الوحدة الزمنية العام = 365 وربع اليوم - والله أعلم !!! المصدر (الفرق بين العام والسنة في القرءان الكريم) الوقت وحدات بسيطة بدورات القمر فكان الشهر يعتبر (سنة)... اذا فعمر نوح عليه السلام عندما يقدرون الزمن تقديرا بالقمر كان يساوي 95012=79عاما. وبعدها اكتشف الانسان السنة الشمسية . فحسب باقي عمره الذي قضاه بالاعوام وكانت 50 عاما بعد اكتشاف سنة الشمسية والمجموع سيكون 79 +50 =129 (عالم نوح – عمر سيدنا نوح هل حقا عاش 950 سنة وما ذا يقول...) انطر في الانترنت : (لا للخرافة..عمر نوح عليه السلام - صحيفة الراكوبة) وانطر أيضا (عمر سيدنا نوح هل حقاً عاش 950 سنة وماذا يقول العلم والمنطق ...) والمراد بالألف (في سورة السجدة الاية -5) الزمن المتطاول، وليس المقصد منه حقيقة العدد، إذ هو عند العرب منتهى المراتب العددية، وأقصى غاياتها، وليس هناك مرتبة فوقه إلا ما يتفرع منه من عداد مراتبها (تفسير المراغي –تيسير التفسير)