close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veleya’lemenna(A)llâhu-lleżîne âmenû veleya’lemenne-lmunâfikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Allah elbette inananları da bilir, münafıkları da bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kesinlikle) Allah iman edenleri de bilmektedir; münafıkları da (kimler olduklarını ve neler yaptıklarını) elbette bilmektedir (ve herkesin ayarını gösterecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Evet, elbette Allah inananları da bilir, iki yüzlüleri de.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, elbette kendisine gönülden iman edenleri de bilir; müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıkları, ikiyüzlüleri de bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah elbette iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, iman edenleri elbette bilir ve münâfıkları da elbette bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Allah, inananları da ortaya çıkaracaktır, münafık olanları da ortaya çıkaracaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah kesinlikle kimlerin gerçekten inandığını ve kimlerin de münâfık olduğunu bilmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah inananlarla, münafıkları herhalde iyi bilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, elbette (gönülden) iman edenleri de bilir, (samimi olmayan) münafıkları da bilir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh îmân idenleri de münâfıkları da bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah elbette inananları bilir ve elbette ikiyüzlüleri de bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, gerçekten iman edenleri de bilir, inanmış gibi görünenleri de bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de bilir, iki yüzlüleri de bilir (ortaya çıkaracaktır).
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH elbette inananlarla ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de, iki yüzlüleri de bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve elbette Allah iyman etmiş olanları her halde bilecek ve elbet münafıkları da behemehal bicek
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, elbette kendisine (kalben) îmân edenleri de bilir ve elbette munâfıkları da bilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, elbette inananları bilir ve elbette kimlerin de münafık¹ olduğunu da bilir.
1- Nüzul sırasına göre, münafık sözcüğü ilk kez bu ayette geçmektedir. Münafık: “nfk” (nefeka), mastar olarak, tükenmek, bitmek, kalmamak demektir. Münafık, içten “bitmiş,” “tükenmiş” ve imanı “kalmamış,” omurgasız, onursuz ve ikiyüzlü kimse demektir. “Münafık sözcüğü, tarla faresi ve Arap tavşanın durumu için kullanılan bir sözcüktür. Arap tavşanının ve tarla faresinin yer altında birçok yuvası bulunur. Bir tehlike söz konusu olduğu zaman, bu tehlikeye göre yuva değiştirirler. Birinde tehlike olunca diğerine geçerler. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince inanan, işlerine gelince inanmayan kimselerdir.”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah îman edenleri de elbet bilir, münafıkları da elbet bilir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, elbette (samîmi olarak) îmân edenleri de bilir, elbette münâfıkları da bilir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, elbette (gönülden) iman edenleri de bilir, (samimi olmayan) münafıkları da bilir.*
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz Allah, iman edenler de bilir, ikiyüzlü davrananları da bilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah inanaları da iyice bilir, iki yüzlüleri de iyice bilir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Allah mü/minleri de bilir, münafıkları da bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah elbette kendisine inananları da bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah muhakkak iman edenleri de bilip ortaya çıkaracak ve muhakkak münafıkları da bilip ortaya çıkaracaktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte böylece Allah, sizleri bu tür sınavlardan geçirerek gerçekinanç sahiplerini mutlaka seçip belirleyecek ve iman iddiasında bulunan ikiyüzlüleri de kesinlikle deşifre edip ortaya çıkaracaktır. İşte bu sınavlardan biri:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, elbette iman etmiş olanları da bilir, Münâfıklar’ı da bilir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, elbetteki inananları da, münafıkları da bilmektedir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah gerçekten iman edenleri bilir. Elbette münafıkları da bilir. Hiç düşünmüyor musunuz? Sizler Allah’ı kandıramazsınız. Hem ben Allah’a inanıyorum, Allah’ın dini İslam’dan yanayım diyeceksiniz, hem yasalarımıza karşı çıkacaksınız öyle mi? İnsanların yasalarına uyacak, soranlara dinimizden sana ne diyeceksiniz öyle mi? İmanda gizli ibadette gizli diyeceksiniz öyle mi? Böyle Müslümanlık mı olur? Bugün insanların sorduğu soruyu, hesap günü Allah size soracak! Madem Müslümandın niye yasalarımıza uymadınız? Niye insanların yasalarına uydunuz? Niye benim ibadetim bana senin ibadetin sana diyerek, Müslüman olduğunu iddia ettiğin halde kâfirler gibi yaşadınız? Niye yasalarımı birbirinden ayırıp dünya işleri ahiret işleri dediniz? Yasalarımız içinde ahiret işleri mi var? Siz hepsini dünyada işlemektesiniz? Yasalarımızda ahiret işleri diye diye bir şey yok! Bilmiyor musunuz? Emrettiğimiz her şey dünya işidir! Sizler işlerinizi dünyada yapar, ahirette karşılığını alırsınız! Ey Münafıklar! Müslümanım dediğiniz halde kâfirler gibi yaşayarak kimi kandırıyorsunuz? Hesap günü bütün bunlar size sorulunca; dünyada insanlara söylediğiniz gibi, Allah’a da sana ne mi diyeceksiniz? Allah’a da benim ibadetimden sana ne mi diyeceksiniz? Mümin kardeşlerinizin sorularına dikkat edip kendinizi düzeltseydiniz olmaz mıydı? Şımarık, bencil, kibirli bir şekilde, sana ne benim ibadetimden dediniz! Sanki biz de Müslümanız deyip kâfirler gibi yaşamanızı Allah kabul edecek! Nasıl böyle hükümler veriyorsunuz? Size verdiğim aklı böyle mi kullanıyorsunuz? İşte size cehennem; kibrinize, ukalalığınıza, bencilliğinize, soytarılığınıza, hadsizliğinize karşılık dediğimiz gün ne yapacaksınız?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah iman edenleri elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır); [*] iki yüzlüleri de elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır). [*]
Bu ayetteki “Allah bilsin!” ifadeleri, 4. ayette de olduğu gibi “Allah’ın bildirmesi ve/veya ortaya çıkarması” demektir. Benzer mesajlar: Bakara 2:143; Âl-i İmrân 3:140, 142, 166, 167; Tevbe 9:16; Kehf 18:12; ‘Ankebût 29:3; Sebe’ 34:21; Muhammed 47:31; Hadîd 57:25.,Ankebût suresinin 10 ve 11. ayetlerinde münafıklardan söz edildiği için bu ayetlerin Medine dönemi ayetlerinden olduğunu anlaşılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hâlbuki Allah (ileride) kimin gerçekten îman ettiğini, kimin münâfık olduğunu, kesinlikle bildirecektir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Evet!] Allah, [gerçekten] imana erenlerin de, ikiyüzlülerin de kimler olduğunu mutlaka gösterecektir. ⁷
7 Bu, muhtemelen, münâfık teriminin Kur’an’da kronolojik olarak ilk geçtiği ayettir. Terim, deyimsel olarak, nefak isminden türetilmiştir. Nefak da, girişi dışında bir de çıkış noktasına sahip olan ve özellikle tarla faresi, kertenkele ve benzeri hayvanların kolaylıkla girip çıkabilecekleri veya kendilerini kovalayanları atlatabilecekleri karmaşık yuvaları gösteren nefak isminden türetilmiştir. Münâfık terimi, mecazî olarak da, “ikiyüzlü” olan, hayatını içinde bulunduğu şartlarda kendisine pratik faydalar sağlayacak vaadlere göre düzenleyerek manevî ve sosyal yükümlülüklerinden her zaman kolayca sıyrılma yolları arayan bir kişilik yapısını anlatır. Böyle bir karaktere sahip olan kişi, genellikle, ahlaken olduğundan daha iyi görünmeye çalıştığından münâfık sıfatı, yaklaşık olarak “ikiyüzlü” (hypocrite) şeklinde çevrilebilir. Ancak şu farklılığın da gözden kaçırılmaması gerekir: Bu Batı kökenli terim (hypocrite) başkalarını kandırmayı amaçlayan bilinçli bir gizlenmeyi ifade ettiği halde, Arapça’daki münâfık terimi, -Kur’an’da da zaman zaman rastlandığı gibi- inançlarında ve ahlakî sorumluluklarında zayıf veya kararsız olan ve yalnızca kendisini kandırmaktan öteye geçmeyen kişileri anlatır. Bu sebeple, Kur’an metnini çevirirken alışılmış “ikiyüzlü” (hypocrite) kelimesini kullandığımda, mümkün olan ve gerekli görülen yerlerde açıklayıcı dipnotlarla yukarıdaki farklılığa işaret etme yolunu seçtim.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah, gerçekten iman edenleri bilir ve inanmadıkları halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkları da. 9/64, 47/29, 63/1...4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Allah her halükârda imanda sebat edenleri[³⁴⁷⁹] de elbet seçip ayıracak, ikiyüzlü olup çıkanları da elbet seçip ayıracaktır.[³⁴⁸⁰]
[3479] Ellezîne âmenûdaki geçmiş zaman kipi, çeviriye “sebat edenler” olarak yansımıştır. Bu, sonradan ikiyüzlü olanların önceden iman edenler arasında bulunma ihtimalini gündeme getirmektedir. İmanda sebat edenlerin karşısında yer alanlar, aynı form olan ellezîne nâfekû olarak değil de isim olarak el-münafikin formunda gelmiştir. Bu, ikiyüzlülüğün kişide sabit bir hal alması, onda nifakın ikinci kişilik olması anlamına gelir. [3480] Lafzen: “bilecektir” (Bkz: Âyet 3, not 3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah elbette inananları da bilir, o münafıkların da kimler olduğunu bilir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve elbette ki, Allah imân edenleri bilir ve münafık olanları da bilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elbet, Allah iman edenleri bilip ortaya çıkaracak, elbette, münafıkları da bilip ortaya çıkaracaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, elbette inananları da bilir, ve elbette iki yüzlüleri de bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Allâh Te'âlâ hakîki îmân idenleri ve münâfıkları bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah inananları elbette bilecektir. İki yüzlüleri de elbette bilecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Elbette Allah iman edenleri de ortaya çıkaracak, münafıkları da ortaya çıkaracaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah iman edenleri elbette bilecektir. Ve münafık olanları da elbette bilecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bile Tañrı anları kim inandılar daħı bile munāfıķları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā bilicidür īmān getürenleri, münāfıḳları daḫı bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, Allah iman gətirənləri də, münafiqləri də çox gözəl tanıyandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Verily Allah knoweth those who believe, and verily He knoweth the hypocrites.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And Allah most certainly knows those who believe, and as certainly those who are Hypocrites.(3434)
3434 Cf. 29:3 above. The general opposition between Truth and Falsehood is now brought down to the specific case of the Hypocrites, who are against the Faith when struggling but swear friendship with it when it seems to be gaining ground. The argument is rounded off with the next two verses.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَيَعْلَمَنَّ
muhakkak ki bilir
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَلَيَعْلَمَنَّ
ve elbette bilir
الْمُنَافِق۪ينَ
münafıkları
Muhakkak ki Allah, (ihlâsla) iman edenleri de bilir, (iki yüzlülük yapan) münafıkları da elbette bilir.
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مُنَافِقُون
Etken fiil-III
ن ف ق
Münafık erkekler