close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fîhi âyâtun beyyinâtun makâmu ibrâhîm(e)(s) vemen deḣalehu kâne âminâ(en)(k) veli(A)llâhi ‘alâ-nnâsi hiccu-lbeyti meni-stetâ’a ileyhi sebîlâ(en)(c) vemen kefera fe-inna(A)llâhe ġaniyyun ‘ani-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oradadır apaçık deliller ve İbrahim'in durağı ve kim oraya girerse emin olur. İnsanlardan, oraya gitmeye gücü yetene, Allah için gidip o evi ziyaret ederek haccetmesi farzdır. İnkar eden eder, Allah şüphe yok ki bütün alemlerden müstağnidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Orada (Beytullah’ta) apaçık ayetler (hikmet ve ibret dolu alâmetler ve) İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse o güvenliktedir. Ona bir yol bulup (gitmeye) gücü yetenlerin (bu kutsal) Ev’i (Kâbe’yi) haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de (bu hakkı ve Haccın-Umrenin kutsallığını) inkâr ederse, şüphesiz, Allah âlemlere karşı muhtaç olmayan Ğaniy’dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Kâ'be ki apaçık işaretlerle dopdolu olup, İbrahim'in makamı da oradadır. Kim oraya girerse huzur bulur. Bundan dolayı Kâ'be'yi haccetmek, gücü yeten tüm insanların yerine getirmek zorunda oldukları bir görevdir. Kim bu vazifeyi inkâr edip yapmazsa bilsin ki, Allah alemlerden bağımsız olup her bakımdan kendine yeterlidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada apaçık, Allah'a saygıyı çağrıştıran deliller, nişâneler ve Makam-ı İbrahim vardır. Oraya giren emniyet ve huzur bulur. Yoluna gücü yeten herkesin hac ibadetini ifa etme, hayır ve bereket elde etme ümidiyle Beytullah'ı ziyareti Allah'ın insanlar, müslümanlar üzerindeki hakkıdır. Kim bu hakkı inkâr eder, tanımazsa Allah'ın azabından kurtulamaz. Bilmelidir ki, Allah insanlara, âlemlere muhtaç olmayacak kadar zengindir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 29/67; 106/3-4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada apaçık işaretler, İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse güvende olur. Oraya ulaşmaya yol bulabilenin Ev'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim de inkar ederse Allah'ın alemlerden bir şeye ihtiyacı yoktur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Orada apaçık ayetler (ve) İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse o güvenliktedir. Ona bir yol bulup güç yetirenlerin Ev'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz, Allah alemlere karşı muhtaç olmayandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Orada açık alâmetlerle İbrahim'in makâmı vardır. Kim oraya girerse taarruzdan emin olur. Azık ve binek bakımından yoluna gücü yeten her kimsenin o Beyt'i haccetmesi, insanlar üzerinde Allah'ın hakkıdır, farzdır. Kim bu farzı tanımazsa, her halde Allah'ın ihtiyacı yok, O bütün âlemlerden müstağnidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onda açık ayetler (belirtiler) vardır. Makam-ı İbrahim ordadır… Kim oraya girerse, güven içinde kalır. Ve gücü yeten insanların o evi ziyaret etmesi, Allah’tan insanlara verilmiş bir vazifedir. Kim bu vazifeyi inkâr edip yapmazsa, bilsin ki Allah insanlara muhtaç değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Orada apaçık işaretler vardır ve İbrâhim'in makamı oradadır. Oraya giren güvende olur. Oraya gitmeye gücü yetenlerin Beyt'i haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Hakikati inkâr edenlere gelince, bilsinler ki Allah, yarattığı âlemlerden bağımsızdır; her bakımdan kendine yeterlidir.[57]
[57] Mekke ve Kâbe hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IV, 246-257.  
Besim Atalay
swap_vert close
Orda açık belgeler var, İbrahim'in durağı var; oraya her giren emniyettedir, Allah için, insanlara bir yolunu bulunca, haccetmesi borç olmuştur, kim ki kâfir olursa, Allah âlemlerden bir şey beklemez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Orada (Allah'ın kudret ve merhametini hatırlatan) apaçık deliller vardır, (ayrıca) orası İbrahim'in (namaz kılmayı adet edindiği) makamıdır (sizlere emanet ettiği ve şirkten temizlediği tevhid inancının sembolüdür). Oraya giren emniyette olur (huzur ve güven bulur). Oraya gitmeye gücü yeten herkesin (hac veya umre amacıyla) Kâbe'yi ziyaret etmesi Allah'a karşı yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Kim inkâr ederse (sadece kendine zarar vermiş olur). Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir, herkes O'na muhtaçtır).
Cemil Said
swap_vert close
Orada âyât-ı mübeyyinenin ’alâmâtını göreceksiniz, İbrâhîm’in makâmı oradadır. Oraya dâhil olan her tehlikeden masûndur, kudreti olan içün oraya hac itmek Allâh’a karşu bir borcdır. Kâfirlere gelince Allâh ânların ’ibâdetinden ve bütün ’âlemînden müstağnîdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada apaçık deliller vardır, İbrahim'in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim[97] vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)
Makâm-ı İbrahim’le ilgili olarak bakınız: Bakara sûresi, âyet, 125 ve dipnotu.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada apaçık deliller, İbrâhim’in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Gitmeye gücü yetenin o evi ziyaret etmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnîdir.  
 Bu âyet, müslümanlara haccın farz olduğunun delilidir. «Yoluna gücü yetenler,» hacca gitme imkânına kavuşanlar demektir ki, bu imkânın ölçüsünün ne olduğu konusunda mezhepler farklı görüştedirler. İmam Şâfiî’ye göre bu imkân vasıta ve yol masraflarını karşılama kudreti, İmam Mâlik’e göre yürüme ve çalışıp kazanma iktidarı, İmam Ebu Hanîfe’ye göre ise bu söylenenlerin tamamıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada apaçık işaretler var: İbrahim'in (putperestliğe karşı) duruş yeridir. Oraya giren güvenlik içinde olmalı. Halktan yolculuğa gücü yetenler o Ev'i (Kabeyi) ALLAH için haccetmekle yükümlüdür. Kim inkar ederse bilsin ki ALLAH kimseye muhtaç değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onda açık âyetler var, İbrahimin makamı var ve ona dehalet eden eman bulur, yoluna gücü yeten her kimsenin o beyti haccetmesi de insanlar üzerine Allahın bir hakkıdır ve kim bu hakkı tanımazsa her halde Allahın ihtiyacı yok, o bütün âlemînden ganîdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onda apaçık âyetler (hikmet ve ibret dolu alâmetler ve) İbrâhîm’in makamı vardır. Kim oraya girerse o güvendedir. Ona bir yol bulup güç yetirenlerin (şer’an gerekli şartları taşıyanların) Kâbe’yi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır (emridir). Kim (şer’an gerekli şartları taşıyanlar için hac ibadetinin farz olduğunu) inkâr ederse (kâfir olur ve bilsin ki bu inkârı kendi zararınadır), şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada apaçık ayetler vardır.¹ İbrahim'in makamı oradadır. Kim oraya girerse güvende olur. Yoluna gücü yetenin, Beyt'i haccetmesi insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Her kim gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, bilsin ki Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.
1- Mabet olduğunu gösteren kanıtlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada apaçık alâmetler, İbrâhîmin makaamı vardır. Kim oraya girerse (taarruzdan) emîn olur. Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin) Beyti hacc (ve ziyaret) etmesi Allahın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim küfrederse şübhesiz ki Allah âlemlerden ganî (müstağni) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Orada apaçık alâmetler, İbrâhîm'in makamı(4) vardır. Oraya giren ise emniyette olur(ona dokunulmaz). Hem ona (, oraya gitmek için) bir yola gücü yeten bir kimsenin o evi(Kâ'be'yi) haccetmesi, insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse, artık şübhe yok ki Allah, âlemlerden müstağnîdir (hiçbir şeye muhtaç değildir)!
(4)Makām-ı İbrâhîm hakkında bakınız; (sahîfe 18, hâşiye 3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Orada (Allah’ın dini ve O’na ibadet adına, ayrıca o Ev’in ibadet için merkez ve kıble olduğunu gösteren) açık alâmetler, deliller, İbrahim’in Makamı vardır. Ve her kim (daha önce ibadet amacıyla) oraya girmişse, (taarruz ve korkudan) emin olmuştur. Ona yol bulup varmaya gücü yeten herkesin o evi haccetmesi, insanlar üzerinde Allah’ın hakkıdır. Kim de (bunu) inkâr etmişse (bilsin ki), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır). *
(*) Not: Ayette geçen (وَمَن دَخَلَهُ كَانَ آمِنًا)’’her kim oraya girerse, güvende olur’’ şeklindeki mealler hatalıdır. Çünkü ayette bulunan (دخل - كان)’’dehale ve kâne’’geçmiş fiil kipleri olarak kullanıılmıştır. Bu nedenle ayetin meali ‘’Ve her kim (daha önce ibadet amacı ile) oraya girmişse, (taarruz ve korkudan) emin olmştur ‘’ şeklindedir. Yani ayet geçmişten, cahiliye döneminden hikâye ediyor, gelecek zamandan değil. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. // Ayrıca Lafzen, “içinde açık işaretler(in olduğu)” -Kâbe tarafından sembolize edilen Allah’ın birliği ve benzersizliğine, insanlığın dinî tecrübesinin devamlılığına (“insanlık için kurulmuş ilk Mâbed”) ve son olarak, nerede olurlarsa olsunlar, ibadet sırasında yüzlerini bu tek odak noktasına çeviren bütün müminlerin kardeşliğine ilişkin işaretler gibi. (M. Esed. Ayet Açık…) عن قتادة، قوله: {وَمَن دَخَلَهُ كَانَ ءامِناً } قال: كان ذلك فـي الـجاهلـية ...فتأويـل الآية علـى قول هؤلاء: فـيه آيات بـينات مقام إبراهيـم، والذي دخـله من الناس كان آمناً بها فـي الـجاهلـية. (جامع البيان في تفسير القرآن – الطبري) فدل ذلك على أنه كان في الماضي هذا - فكانوا في الجاهلية من دخله ولجأ إليه أمِن من الغارة والقتل؛ على ما يأتي بيانه في «المائدة» إن شاء الله تعالىٰ. قال قتادة: ومن دخله في الجاهلية كان آمناً. وهذا حسن. (الجامع لاحكام القرآن – القرطوبي) واختلف الناس في معنى قوله {كان آمناً} فقال الحسن وقتادة وعطاء ومجاهد وغيرهم: هذه وصف حال كانت في الجاهلية أن الذي يجر جريرة ثم يدخل الحرم، فإنه كان لا يتناول ولا يطلب (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Oradaki İbrahim’in makamında açık işaretler var. Kim güven içerisinde oraya (beyte) girerse, güç yetirenlerin Allah için beyti hac etmeleri, insanlar üzerine Allah’ın yüklediği zorunluluktur. Kimde ret ederse (Haccı inkâr ederse) Allah bütün âlemlerde ihtiyacı olmayandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oranın tapınak olduğunu gösteren apaçık belgeler vardır. İbrahim’in katı da oradadır. Herkim oraya girerse güvenliğe kavuşmuş olur. Yolunu bulan için oraya yüz sürmek Allah’a karşı borçtur. Bunu tanımayan tanımasın. Çünkü Allah kimsenin eline bakmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
96, 97. Halk için ilk önce konulan beyt [⁴], Bekke/deki beyttir [⁵]. Onun hayır ve bereketi çoktur. O, âlemlere ayni hidayettir. Orada hürmete ait açık alâmetler, İbrahim/in makamı [⁶] vardır. Her kim oraya girerse taarruzdan emin olur. Onu haccetmeğe yol bulabilen [⁷] insanlara haccetmek Allah/a karşı bir borçtur. Her kim kâfir olursa [⁸] varsın olsun; Çünkü Allah âlemlerden müstağnidir [⁹].
[4] İbadet için en evvel yapılan mabet, yahut şeref itibariyle birinci olan mabet.[5] Bekke; Mekke'nin adıdır. Bâzılarınca Bekke Beyti Mükerremin yapıldığı yer, Mekke memleketin ismidir. Yahut Bekke Mescid-i Haram'ın tavaf olunan yeri, Mekke bütün haremin adıdır.[6] Veya onlardan biri İbrahim Aleyhisselâmın makamıdır.[7] Azığı, bineği olan, veya yürümeğe kudreti olan.[8] Allah'ı veya haccın farz olduğunu inkâr ederse.[9] Onların ibadetlerine asla muhtaç değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada apaçık deliller ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emniyette olur. Yola (iktisaden ve iktidaren) gücü yetenin o Ev’e gidip haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim de nankörlük [kefere] ederse, bilsin ki Allah bütün âlemlerden Ganîy’dir.²⁴
24 El-Ganîy: Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, hiçbir şeye gereksinim duymayan, çok zengin.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onda (Kâbe'de) apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse güvenlik içinde olur. Oraya yol bulabilen insana Allah için Kâbe'yi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim küfre saparsa (ve haccı terk ederse bilsin ki), doğrusu Allah âlemlerden müstağnidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Orada, Allah’ın kudret ve merhametini hatırlatan, ayrıca geçmiş Peygamberlerin hatıralarını canlandıran nice işâretler, alâmetler, apaçık deliller vardır.Örneğin, İbrahim’in namaz kılmayı âdet edindiği makâmı —ki sizlere emânet ettiği tevhid inancının sembolüdür— oradadır. Tüm Arap Yarımadası’nda vahşet ve anarşi kol gezerken, oraya giren kişi huzur ve güvene kavuşur. Oraya gitmeye gücü yeten herkesin hac veya umre amacıyla Kâbe’yi ziyaret etmesi, Allah’a karşı mutlaka yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Her kim bu görevini terk ederek nankörlük ederse, yalnızca kendisine zarar vermiş olur. Öyle ya, Allah hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir. O’nun lütuf ve merhametine asıl muhtaç olan sizsiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada açık âyetler İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girdiyse, güvenli olmuştur. Yol bulabilen kimsenin Beyt’i (Ev’i / Ka’be’yi) haccetmesi, Allah için İnsanlar’a bir görevdir. Kim de inkâr ettiyse, Allah, Âlemler’den zengindir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
içindeki İbrahim Makamı ispat ediyor. Nitekim buraya giren kendini güvende hissediyor. İmkânı olan varlıklı Müslümanlar, Kabe’yi ziyaret etmelidirler. Buna inanmayan bir zengin, Allah'ın kainat zengini olduğunu unutmamalıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kâbe’de İbrahim’in mücadelesine ait apaçık delillerden olan Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse güvende olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim hac etmeyi inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. Allah’ın haccetmeyenlerin haccına ihtiyacı yoktur. Sadece hac etmeye inananlar Kâbe’yi hac etmek için gelsinler! İnkâr edenlerin Kâbe’ye gelmesine gerek yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onda apaçık deliller, (örneğin) İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren güvende olur. Yoluna gücü yetenlerin o Evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki bir (hakkı)dır. [*] Kim (haccın farz olduğunu) inkâr ederse, şüphesiz ki Allah bütün âlemlerden zengindir (muhtaç değildir).
Hac ibadeti müslümanlar için farzdır. Ancak burada kullanılan [‘ale’n-nâsi] (insanlar üzerinde) ifadesi ile haccın Allah’ın bütün insanlar üzerindeki hakkı olduğu belirtilmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İbrahim’in makamı olan orada apaçık mûcizeler vardır. Ve oraya giren, emniyette olur. Oraya gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi haccetmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.¹ Kim bunu inkâr ederse, şüphesiz Allah, tüm âlemlerde kimseye muhtaç değildir.
1 Ebû Zerr, (r.a) Peygamberimize: “Ey Allah’ın Rasûlü! Yeryüzünde ilk önce hangi mescid yapıldı? dedim. O da: ”Mescid-i Haram.” dedi. “Sonra hangisidir?” dedim. O: “Mescid-i Aksa.” deyince, “aralarında kaç yıl var?” diye sordum. Peygamberimiz: “kırk sene. ”buyurdular diye rivâyet etmiştir.( Kurtubî)2 Bekke (Mekke-i Mükerreme): Müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre, “Bekke”, “Mekke” demektir. Bu şehrin Kur’ân-ı Kerim’de geçen “Bekke, Ümmü’l-Kura ve Beled’ül-Emin” şeklinde değişik isimleri vardır. Kurtubî, Râzî ve Zemahşeri gibi bazı önemli müfessirler; Mekke’nin, beldenin ismi, Bekke’nin de Kâbe’nin bulunduğu yer, anlamına geldiğini ifâde etmişlerdir. Bazıları da; Arapların zaman zaman “mim” harfini “be” harfi ile telaffuz ettiklerini örnek vererek Mekke ile Bekke’nin aynı şey olduğunu söylemişlerdir. Bekke’nin “kalabalık” kökünden, Mekke’nin ise, “suyu az olmak” kökünden türediği de rivâyet edilmiştir. Mekke, Arap yarımadasının Hicaz bölgesinde Kızıldeniz kıyısındaki “Cidde” limanının yüz km. doğusunda olup güneyinde aynı uzaklıkta “Taif” şehri bulunmaktadır. Kâbe ve onu çevreleyen “Mescid-i Haram” şehrin ortasında bulunur. Hemen yanında “Safa” ve “Merve” tepeleri bulunmaktadır. Bu vadide şehrin kurulduğu kısma “Batn-ı Mekke”, Mescid-i Haram’ın bulunduğu çukur yere ise “el-Batha” denilir. Mekke’de tek su kaynağı Zemzem’dir. Mekke’nin tarihi Hz. Âdem (a.s.)’a kadar uzanır. Âdem (a.s.) yeryüzüne indirildiğinde Mekke’de Beytullah’ın bulunduğu bu günkü yerde bir mabet inşa etmekle görevlendirilmişti. Beytullah, insanların ibadet etmesi için yeryüzünde inşa edilen ilk yapı (Âlu İmrân: 96) ve Mekke, şehirlerin anası (Ümmü’l-Kura)’dır (En’am: 92). İbrahim (a.s.), Mekke’ye gelip oğlu İsmail’i ziyaret ediyordu. Yine bir defasında Mekke’ye geldiğinde, Allah kendisine burada beytin temellerini yükseltmesini emretti ve o da oğlu İsmail (a.s.)’la birlikte Kâbe’yi tekrar inşa etti. Rasulullah (s.a.v)’in, Risâlet’le görevlendirilmesinden sonraki on üç sene boyunca Mekke’deki cahilî yaşantıda pek bir değişiklik olmadı. Hicretin sekizinci yılında Resulullah (s.a.v) tarafından feth edilen Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yaşamaya başladı. Allah’ın mübarek kıldığı, İslâm dininin merkezi olan bu belde, şirkten, putperestlikten ve bütün diğer hurafelerden arındırılmış yeni bir hayata kavuştu. Doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
apaçık işaretlerle dopdolu. ⁷⁶ [Orası] bir zamanlar İbrahim’in durduğu yer[dir]; kim içine girerse huzur bulur. ⁷⁷ Bundan dolayı, mâbedi haccetmek, gücü yeten bütün insanların Allah’a karşı yerine getirmek zorunda oldukları bir görevdir. Hakikati inkar edenlere gelince, bilsinler ki, Allah, yarattığı âlemlerden bağımsızdır, her bakımdan Kendine yeterlidir.
76 Lafzen, “içinde açık işaretler(in olduğu)” -Kâbe tarafından sembolize edilen Allah’ın birliği ve benzersizliğine, insanlığın dinî tecrübesinin devamlılığına (“insanlık için kurulmuş ilk Mâbed”) ve son olarak, nerede olurlarsa olsunlar, ibadet sırasında yüzlerini bu tek odak noktasına çeviren bütün müminlerin kardeşliğine ilişkin işaretler gibi.77 Yahut: “emin olur” -“zihinsel dinginlik ve korkudan uzak olma”yı ifade eden emn’in orijinal anlamıyla (karş. Lane I, 100 vd.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Buna delalet eden işaretler orada duruyor, mesela İbrahim’in makamı hala oradadır. Oraya giren, güvendedir. İmkân bulabilenlerin beyti/Kâbe’yi haccetmesi, insanların üzerine Allah’ın hakkıdır. Kim nankörlük eder bundan kaçınırsa, Allah’ın toplumlardan hiçbirinin ibadetine ihtiyacı yoktur. 2/196, 22/25...37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Buna delâlet eden deliller hâlâ orada duruyor; orası İbrahim’in yurdudur: oraya giren herkes emin olur. Ve ona ulaşmaya gücü yeten herkesin mabedi haccetmesi, Allah’ın insanlık üzerindeki hakkıdır.[⁶³⁴] Kim de bu gerçeği inkâr ederse, iyi bilsin ki Allah hiçbir varlığa muhtaç değildir.
[634] Zira Kâbe, insanlığın iman babası Hz. İbrahim’den bir hatıradır. Mümkündür ki insanı yeryüzünde misafir eden ilk toprak parçasıdır. Bu yüzden hacca gitmek, gurbete değil sılaya gitmektir. Bu yüzdendir ki sadece mü’minlere farz olan hac ibadeti için bu âyette ilginç bir biçimde “insanlık üzerine” (‘ale’n-nâs) ifadesi kullanılmaktadır. Bunun en mukni açıklaması da, haccın insanlığın ilk vatanına bir teşekkür olmasıdır. Yani mü’minler hac ibadetini insanlığı temsilen yerine getirmektedir. İnsanlığın farz-ı kifâyesi, mü’minlerin farz-ı aynı mesabesindedir. Mü’minler hacca gitmekle, hem insanlığın “baba ocağı”na ve “ana kucağı”na vefâ borcunu ödemekteler hem de insanlığı temsilen bir mükellefiyeti edâ etmekteler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Orada (Kabe'nin kudsiyeti hususunda) apaçık nişâneler ve İbrahim'in makamı vardır; kim oraya girerse emniyette olur, (taarruzdan emin olur) Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin ki, gücün ölçüsü mezheplere göre değişir) Kabe'yi ziyaret etmesi (Hacca gitmesi, dini bir vecibedir) insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Kim bunu (bunun gerekli olduğunu) inkar ederse, şüphe yok ki, Allah alemlerden gani'dir. (Hiçbir şeye muhtaç olmadığı gibi, kullarının ibadetine de muhtaç değildir, bu dini görevler onların yararına konulmuş hükümlerdir)
Osman Fırat
swap_vert close
Onda apaçık kanıtlar, MakamI İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Hac’a gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir/onlara ihtiyacı yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onda açık alâmetler, İbrahim'in makamı vardır. Ve her kim ona girerse emîn olur. Ve onun yoluna gücü yeten kimseler üzerine de o beyti haccetmek Allah Teâlâ için bir haktır. Ve her kim inkar ederse şüphe yok ki,Allah Teâlâ bütün âlemlerden ganîdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Orada apaçık alâmetler ve deliller, İbrâhimin makamı vardır. Kim Beytullaha girerse korkudan emin olur. Ziyarete gücü yeten herkese Beytullahı ziyaret etmek, Allah'ın onun üzerindeki hakkıdır. Nankörlük edip bu hakkı tanımayana Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur, o bütün âlemlerden müstağnidir. [29, 67; 106, 3-4]
Kâbe’de karşılaşılan birçok işaret ve makbuliyet delili vardır. Verimsiz bir yerde olmasına rağmen, orada rızık sıkıntısı çekilmemesi, her taraftan ziyaretçi gelmesi, bütün Arap yarımadasında m.ö.2500 yıl kadar öncesinden beri etrafta anarşi sürerken yılda dört ay Kâbe ve çevresinde tam güvenliğin hakim olması, M.S. 571 yılında Kâbe’yi yıkmaya gelen Ebrehe ordusunun perişan olması gibi mûcizevi durumlar hatırlatılıyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onda açık açık deliller, İbrahim'in Makamı vardır. Ona giren, güvene erer. Yoluna gücü yeten herkesin, o Ev'e gi(dip haccet)mesi, insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Kim nankörlük ederse şüphesiz Allah, bütün alemlerden zengindir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onda âşikâr 'alâmetler vardır ki: Biri Makâm-ı İbrâhîm'dir [¹] O beyte dâhil olan (her şeyden) emîn olur. Ona yol bulan ve kudreti olan üzerine Allâh içün beytin haccı farz kılındı. Bunı inkâr iden (kendi nefsine zarar virir) Allâh bütün 'âlemlerden ganîdir. (Kimsenin 'ibâdetine muhtâc değildir.)
[1] Sûre-i Bakara'nın 124ünci âyetine bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orada apaçık göstergeler (ayetler)[1], İbrahim'in (ibadet için) durduğu yerler[2] vardır. Oraya kim girerse güvende olur. Bir yolunu bulup gidebilenlerin[3] o Beyt’te, Ka’be’de hac yapması, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim bunu göz ardı ederse bilsin ki Allah’ın kimseye ihtiyacı olmaz. Bunu göz ardı edenler bilsinler ki Allah’ın kimseye ihtiyacı yoktur.
[*] Kâbe'yi insanlar için sevap kazanma ve güvende olma yeri haline getirdik. Siz makam-ı İbrahim'i (İbrahim'in durduğu yerleri) dua yeri yapın." dedik. (Bakara 2/125) İbrahim aleyhisselamın durduğu yerler; Arafat, Müzdelife, Mina ve Kabe'dir. Hac İbadeti buralarda yapılır. Bunların her birinin orada göstergeleri vardır. [*] "Bir yolunu bulup gidebilenlerin" ayetini düşünen her insan, hacca yol bulabilmek için yol güvenliğine, yeteri kadar maddi imkana ve sağlığa ihtiyaç olacağını kolayca anlar. Bir kişi Nebi sallallahu aleyhi ve selleme gelerek; "Ey Allah'ın Elçisi haccı farz kılan nedir, diye sorunca şöyle cevap verdi: «الزَّادُ وَالرَّاحِلَةُ» azık ve binit. (Tirmizi, Hac 22/4) Rasulullah'ın bu sözü hem fıtrattan hem de aşağıdaki ayetlerden çıkardığı hükümdür. Allah Teâlâ Kureyş suresinde şöyle buyurur: "Kureyşliler; yakınlık gördükleri için, kış ve yaz seferlerinde yakınlık gördükleri için bu Beyt'in (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler. Onları açlıktan tokluğa, korkudan güvenliğe kavuşturan Rabbine." Bu sureye göre, Mekkelilerin, Kâbe'nin Rabbine ibadet etmelerini gerektiren iki şeyden biri, Allah'ın onları, "açlıktan kurtarıp doyurması" diğeri de "korku çektirmeyip güvene kavuşturması"dır. Bu sayede onlar, hem yaz ve kış yolculuklarını rahat yapıyor hem de Mekke'de huzur içinde yaşıyorlardı. Yolculuk diye anlam verilen kelime "rihle = رحلة" Rasululah'ın sözünde geçen "râhile = الرَّاحِلَةُ" yolcunun bindiği binittir. Yol güvenliği olmasa yolcu o binite binemez. Dolayısıyla binit kelimesi aynı zamanda güvenliği de ifade etmektedir. Allah Teala, dünyayı yarattığı günden itibaren dört ayı haram kılmıştır. Bunlar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Recep ayı tektir; diğer üçü ise arka arkayadır. Hac, arka arkaya gelen üç haram ayında yapılır. Bunlardan içinde hac ibadetini barındıran ayın adı Zilhicce'dir. Dünya kurulduğu günden beri bu aylar, insanın can düşmanına bile dokunamayacağı aylardır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Bu aylarda kendinizi kötü duruma düşürmeyin. (Tevbe 9/36)" Bu üç ayın birincisinde hac için yola çıkılır. Ortasında hac yapılır ve geri dönülür. Bu ayların kutsallığına riayet etmeyip hacıların yollarını kesen olursa, yapılması gerekeni de şöyle hükme bağlamıştır: "Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer engellenecek olursanız kolayınızda olan bir 'hedy' (kurban) kesin. Hedy, yerine varıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden biri hasta olur yahut başında bir rahatsızlığı bulunur da tıraş olursa, fidye olarak ona; oruç, sadaka veya kurban gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden yararlanan kişi, kolayına gelen bir hedy keser...(Bakara 2/196) Sonuç olarakRasululah, haccı farz kılan şeyin «الزَّادُ وَالرَّاحِلَةُ» azık ve binit" olduğunu yukarıdaki âyetlerden çıkarmıştır. Çünkü o, Kur'an'ı açıklamaz, Allah'ın yaptığı açıklamaları bize bildirir. O açıklamalar, Allah'ın Kur'ân ile birlikte indirdiği hikmettir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada apaçık işaretlerle İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse, güvenliktedir. Oraya yol bulabilen insanların beyti/Kâbe'yi haccetmesi Allah'ın hakkıdır. Kim bunu inkar ederse, Allah'ın hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onda apaçık işaretler ve İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvenlikte olur. Hac için bir yol bulabilenin Beyti ziyaret etmesi ise, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. İnkâr edenlere gelince, Allah'ın âlemlerde hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Açık-seçik deliller, İbrahim'in makamı vardır orada. Oraya giren, güvene ermiş olur. Yoluna gücü yetenin o evi ziyaret etmesi, insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Kim nankörlük ederse hiç kuşkusuz, Allah bütün âlemlere muhtaç olmayacak bir Ganî'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anuñ içinde nişānlardur bellüler; ibrāhįm maķāmı her kim gire aña ola imin. daħı Tañrı’nuñdur 'ādemįler üzere ev ḥaccı ya'nį ķaśdı ol kim güci yite anuñ dapa yoldın yaña. daħı her kim kāfir oldı bayıķ Tañrı ḥācetsüzdür 'ālemlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anda bellü āyetler vardur ki maḳām‐ı İbrāhīmdür, daḫı kim girse imin olurnefsine. Daḫı Tañrı Ta‘ālā farż eyledi ḫalḳ üstine ḥac eylemegi Mek‐keye, kimüñ güci yitişse ol yola varmaġa. Daḫı kāfir olsa ḥac eylemese pesTañrı Ta‘ālā ġanīdür barça ‘ālemlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Orada aydın nişanələr – İbrahimin məqamı vardır. Ora daxil olan şəxs əmin-amanlıqdadır (təhlükədən kənardır). Onun yoluna (ərzaq, minik, və sağlamlıq baxımından) gücü çatan hər bir kəsin həccə gedib o evi ziyarət etməsi insanların Allah qarşısında borcudur. Kim bunu (bu borcu) inkar edərsə (özünə zülm etmiş olar). Əlbəttə, Allah aləmlərə (heç kəsə) möhtac deyildir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wherein are plain memorials (of Allah's guidance); the place where Abraham stood up to pray; and whosoever entereth it is safe. And pilgrimage to the House is a duty unto Allah for mankind, for him who can find a way thither. As for him who disbelieveth, (let him know that) Lo! Allah is Independent of (all) creatures.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In it are Signs Manifest; (for example), the Station of Abraham(424); whoever enters it attains security(425); Pilgrimage thereto is a duty men owe to Allah,- those who can afford the journey; but if any deny faith, Allah stands not in need of any of His creatures.
424 Station of Abraham: see 2:125 and n. 125. 425 See reference in last note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ف۪يهِ
orada vardır
اٰيَاتٌ
nişaneler
بَيِّنَاتٌ
apaçık
مَقَامُ
makamı
اِبْرٰه۪يمَۚ
İbrâhîm'in
وَمَنْ
ve kim
دَخَلَهُ
oraya girerse
كَانَ
oldu
اٰمِناًۜ
güven-de
وَلِلّٰهِ
ve Allah için (hak vardır)
عَلَى النَّاسِ
insanlar üzerinde
حِجُّ
haccetmesi
الْبَيْتِ
o evi
مَنِ
o kimse için ki
اسْتَطَاعَ
gücü yetti
اِلَيْهِ
ona
سَب۪يلاًۜ
yolca
وَمَنْ
ve kim
كَفَرَ
inkâr ederse
فَاِنَّ
artık şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
غَنِيٌّ
müstağ- nidir
عَنِ الْعَالَم۪ينَ
âlemlerden
Orada apaçık nişaneler, (ayrıca) İbrâhîm'in makamı vardır. Oraya kim girerse emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim (bu hakkı) inkâr ederse bilmelidir ki Allah bütün âlemlerden müstağnidir (O'nun hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyacı yoktur).
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مَقَام
İsim
ق و م
Makam
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامِن
Etken fiil
ا م ن
Güvende, emniyetli
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
حِجّ
İsim
ح ج ج
Haccetme
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَنِىّ
İsim
غ ن ي
Ğaniyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Zengin, kerim ve her şey kendisine muhtaç olan demektir), zengin, müstağni
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler