İsrâil’in (Yâkûb’un),¹ Tevrât’ın indirilişinden önce kendisine yasakladıkları dışında kalan tüm yiyecekler, İsrâil oğulları’na helâl idi.² (Ey Muhammed!) onlara: Eğer doğru söylüyorsanız, Tevrât’ı getirip okuyun.” de.
1 İsrâil: Hz. Yakub (a.s.)’ın lâkabı veya diğer adıdır. Bk. (Bakara: 40, Meryem: 58) İsrâil kelimesi, İbranice bir kelime olup; safvetullah (Allah’ın seçkini) veya “Abdullah” yani “Allah’ın kulu” anlamına gelir. Buradaki “İsrail” kelimesi hakkında her ne kadar bazıları, bununla İsrâil Oğulları kastedilmektedir demişlerse de çoğunluk bununla kastedilenin, Yâkûb (a.s) olduğu kanaatindedir.2 Tevrât’tan önce Hz. Yâkûb’un kendine haram kıldığı şeyler dışında diğer yiyecekler, İsrâil oğullarına haram değildi. Hz. Yâkûb da bunları, ya adak olarak, ya da hastalığından dolayı kendisine yasaklamıştı. Ancak, En’am: 146. âyette İsrâil oğullarının yemeleri yasaklanan; sığır ve davar (koyun-keçi) dışındaki tüm tırnaklı hayvanların (ister geviş getirsin isterse getirmesin deve, at, eşek, kuşlar… gibi) etleri ve iç yağıyla böbrek yağları, esasen haram olduklarından dolayı değil de onlara sadece azgınlıklarının bir cezâsı olarak yasaklanmıştı. Bk. (En’am: 146)