Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe¹ asla ulaşamazsınız. (Allah yolunda) harcadığınız her şeyi Allah, hakkıyla bilir.²
1 Birr: İhsan, geniş hayır, en mükemmel hayır, hayra ulaşan ve kastedilmiş bulunan fayda demektir. Ancak müfessirler bu kelimeye; cennet, salih amel, dinin şerefi, takva ve sevap anlamları vermişlerdir. “Birr” ile “hayır” arasında fark vardır. Birr; hayra ulaşan ve kastedilmiş olunan fayda, hayır ise; sehven de olsa mutlak faydadır. Rasûlullah (s.a.v)’e “birr” nedir diye sorulduğunda: “(Ey insanlar!) Sizin yüzlerinizi doğuya veya batıya çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba, Peygamberlere îman eden, mallarını sevmelerine rağmen; akrabalara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara, dilencilere ve kölelere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, söz verdikleri zaman sözlerinde duran, zorda, darda ve savaş zamanında sabreden kimselerin iyilikleridir…” (Bakara: 177) ayetini okumuşlardır.2 Bu âyetten, soyut îmanın gerçek hayra ulaşmak için yeterli olamayacağı, îman ve ilimden sonra kişinin onu hayatına uygulaması ve malının sevdiği kısmından bir miktarını Allah yolunda harcamasının gerektiği, anlaşılmaktadır. Îman dinin başlangıcı, birr ise gayesidir. (Elmalılı)