close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 92. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Len tenâlû-lbirra hattâ tunfikû mimmâ tuhibbûn(e)(c) vemâ tunfikû min şey-in fe-inna(A)llâhe bihi ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kesin olarak hayır ve ihsan mertebesine erişmezsiniz sevdiğiniz şeyleri harcamadıkça ve şüphe yok ki Allah, harcadığınız şeyleri bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sizler sevdiğiniz (kıymet ve önem verdiğiniz) şeylerden (Allah yolunda ve ihtiyaç karşılayıcı oranda) infak edinceye kadar, asla iyiliğe (ve en iyi mertebeye) eremezsiniz. (Hayır olarak) Her ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Size gelince ey mü'minler! Sevdiğiniz şeylerden Allah rızası için başkalarına harcamadıkça, gerçek erdemliliğe ve hayra ulaşmış olamazsınız. Ve her ne harcarsanız mutlaka Allah onu bilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sevdiğiniz değerli şeylerden Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcamadıkça, gerçek iyiliğe, hakiki müslümanlığa, kâmil, yiğit insan olma (fütüvvet) derecesine eremezsiniz. Yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcadığınız her şeyi Allah bilir, karşılıksız bırakmaz.
bk. el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 4/132-136. Buhari, Kitâbü’l-Ahkâm. Ali r.a.’dan. Rasulullah şöyle buyurdu: “- Eğer o ateşe girselerdi bir daha ebediyyen çıkamazlardı. İtaat yalnızca maruf olan hususlardadır.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sevdiklerinizden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden sadaka vermedikçe, siz cennete eremezsiniz. Allah yolunda her ne harcarsanız muhakkak Allah onu bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Siz en sevdiğiniz şeyi bağışlamadıkça (ki nefsin en sevdiği şey mal ve maddedir) gerçek iyilik ve sevaba kavuşmuş olamazsınız. Bir şey nafaka verdiğinizde mutlaka Allah onu bilir.
[Özellikle yiyecekler konusunda ne nefsinizden ne de fakirlerden esirgemeyin. Şu yenilir, şu yenilmez demeyin. Allah’ın emri olmadan şu helaldir, şu haramdır, demeyin.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden başkaları için harcamadıkça iyiye ulaşamazsınız; her ne harcarsanız şüphesiz Allah ondan tamamıyla haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Sevdiğiniz şeyden yedirmedikçe iyiliğe ermezsiniz, bir şey yedirirseniz, Allah onu bilicidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sevdiğiniz (kıymet verdiğiniz ve önemsediğiniz) şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Hayır olarak her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir.
Bkz. 2/168, 172, 5/88, 16/114İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Fazîlet-i kâmileye ancak en sevdiğiniz şeyden infâk itmekle nâil olabilürsiniz, Allâh sizin virdiğinizi bilir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça «iyi»ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.  
 «İyi» şeklinde tercüme edilen âyetteki «birr» kelimesi, hayrın, iyiliğin kemal noktası, Allah’ın rahmeti, rızası ve cenneti manalarında anlaşılmıştır. Bakara sûresinin 177. âyetinde «birr»in etraflı bir izahı verilmiştir ki, buna göre «birr», imanda, ibadette ve ahlâkta en doğru ve en güzel bir hayatı yaşamaktır. Yukarıdaki âyete göre böyle bir hayata ve Allah’ın lütuf ve inayetine ulaşmanın şartlarından biri, kişinin sahip olduğu ve sevip bağlandığı şeyleri Allah yolunda kullanmasıdır. Müfessirlere göre bu şeyler, servet, mevki, ilim ve beden kuvveti gibi maddi ve manevi imkânlardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden ekonomik yardım olarak vermedikçe erdemli bir kişi olamazsınız. Her neyi verirseniz ALLAH mutlaka onu bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe siz birre eremezsiniz, maamafih her ne infak eyleseniz şüphesiz Allah onu da bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infak edinceye kadar, asla iyiliğe (hayra, takvaya) eremezsiniz. (Allah yolunda) her ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu (hakkıyla) bilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak¹ etmedikçe asla birr'e¹ erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.
1. Hayırlı işlere harcamadıkça, ihtiyaç sahiplerine yardım etmedikçe. 2. Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, sevgi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz, sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcayıncaya kadar asla iyiliğe ermiş (birr-ü taat etmiş) olmazsınız. Her ne infak ederseniz şübhesiz Allah onu bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sevmekte olduğunuz şeylerden (Allah yolunda) sarf etmedikçe, (gerçek) iyiliğe aslâ erişemezsiniz. O hâlde her ne sarf ederseniz, artık şübhesiz ki Allah, onu hakkıyla bilendir.(1)
(1)Ensârdan Ebû Talha (ra), bu âyet nâzil olduğunda Resûl-i Ekrem (asm)’ın huzûruna gelerek: “Yâ Resûlallah! Şu âyete göre, ben de en çok sevdiğim bu arâzimi Allah için infâk ediyorum, dilediğin gibi kullan!” dedi. Resûl-i Ekrem (asm) da: “Sana ne mutlu!” buyurarak, o arâziyi Ebû Talha (ra)’ın akrabâsından olan fakirlere taksîm etti. (İbn-i Kesîr, c. 1, 299)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (ihtiyaç sahiplerine) harcamadıkça, hayra (ve gerçek erdemliliğe) ulaşmış olamazsınız. Ve her ne harcarsanız mutlaka Allah onu bilir.*
(*) Müfessirler kişinin sevdiği şeyleri “servet, mevki, ilim ve beden kuvveti gibi maddî ve mânevî imkânlar”şeklinde açıklamışlardır. Âyet-i kerîme, sadaka veya Allah yolunda yapılan diğer harcamaların işe yarar, kıymetli şeylerden yapılmasının gereğine işaret etmekte, aksi takdirde yapılan harcamada hedeflenen gayeye ulaşılamayacağını bildirmektedir. Bu tür sosyal harcamalarda verilen şey, bireyin veya toplumun bir ihtiyacını karşılayacak ve onu sıkıntıdan kurtaracak mahiyette olmalıdır…) Yani ‘’İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır.’’ (C. Külünkoğlu Meali 92. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden ihtiyaç sahiplerine harcamadıkça, Allah’ın değer verdiği iyiler (birr) arasına giremeziniz. Siz herhangi bir şeyden ne harcarsanız, Allah onu bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz en çok sevdiğiniz nesnelerden yoksullar için harcamadıkça olgunluğa erişemezsiniz. Geçimlik olarak her ne verirseniz işte Allah onu bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden harcetmedikçe asla iyiliğe nâil olamazsınız. Her ne harcederseniz karşılığını görürsünüz; çünkü Allah onu hakkiyle bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden Allah için ayırıp harcamadıkça erdeme [birr] eremezsiniz. Bir şeyden ne ayırıp harcarsanız Allah onu en iyi bilendir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, işte şüphesiz Allah onu bilir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden bir kısmını Allah yolunda harcamadıkça, asla iyiliğe ulaşamazsınız. Açgözlülük ve cimrilik hastalığından kurtulup da servetinizi, sağlığınızı, canınızı... Allah yolunda fedâ etmeye hazır olmadığınız sürece, O’nun hoşnutluğuna asla kavuşamaz, gerçek erdemliliğe ulaşamazsınız.Öyleyse az çok demeyin, Allah yolunda harcayın. Unutmayın ki, her ne harcarsanız, Allah hepsini bilir ve mükâfâtını mutlaka verir. İsrail Oğulları, Tevrat’taki bütün toplumsal ve hukûki düzenlemelerin, yani şerîatın evrensel kanunlar olduğunu öne sürüyorlar. Bu yüzden, Tevrat’ta geçici olarak yasaklanmış bazı yiyeceklerin helâl olduğu gerçeğini ortaya koyan Kur’an’ın, önceki ilâhî şerîatlere aykırı hüküm verdiğini, dolayısıyla, ‘kendisinden önceki ilâhî kitapları onayladığı’ iddiasıyla çeliştiğini öne sürüyorlar. Oysa ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe Birr’e / Ergin İyiliğe erişmeyeceksiniz. Bir şeyden ne infâk ederseniz / harcarsanız, onu Allah bilmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden fedakârlık edemediğiniz sürece iyiliğe eremezsiniz. Allah, yaptığınız her iyiliği hakkıyla bilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sevmediğiniz, gözden çıkardığınız şeyleri Allah için iyilik olsun diye hayır olarak vermeyin! Unutmayın ki! Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) [infak] edinceye (verinceye) kadar asla iyiliğe ulaşamazsınız. [*]Şüphesiz ki Allah her neyi [infak] ederseniz (verirseniz) onu bilendir. [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:267.,[İnfâk], kişiye bir servet ahlakı ve mal-mülk bilinci verir; mala sahip olmayı, mala ait olmamayı öğretir. Mala sahip olanlar onu gerekli şekillerde ve doğru yere verebilirler; ancak mala ait olanlar malının kölesi olacakları için malını veremezler. Elbette efendisini azad edebilen bir köleden söz edilemez. “Tünel kazmak” anlamından hareketle, [infâk] kavramı “fakir müslümanın gönlüne gizlice yol bulmak” demektir. infakta esas olan husus, onu muhatabın gönlü ve gururu kırılmadan gerçekleştirmek, kimsenin görmeyeceği bir şekilde onu fakire ulaştırmaktır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe¹ asla ulaşamazsınız. (Allah yolunda) harcadığınız her şeyi Allah, hakkıyla bilir.²
1 Birr: İhsan, geniş hayır, en mükemmel hayır, hayra ulaşan ve kastedilmiş bulunan fayda demektir. Ancak müfessirler bu kelimeye; cennet, salih amel, dinin şerefi, takva ve sevap anlamları vermişlerdir. “Birr” ile “hayır” arasında fark vardır. Birr; hayra ulaşan ve kastedilmiş olunan fayda, hayır ise; sehven de olsa mutlak faydadır. Rasûlullah (s.a.v)’e “birr” nedir diye sorulduğunda: “(Ey insanlar!) Sizin yüzlerinizi doğuya veya batıya çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba, Peygamberlere îman eden, mallarını sevmelerine rağmen; akrabalara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara, dilencilere ve kölelere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, söz verdikleri zaman sözlerinde duran, zorda, darda ve savaş zamanında sabreden kimselerin iyilikleridir…” (Bakara: 177) ayetini okumuşlardır.2 Bu âyetten, soyut îmanın gerçek hayra ulaşmak için yeterli olamayacağı, îman ve ilimden sonra kişinin onu hayatına uygulaması ve malının sevdiği kısmından bir miktarını Allah yolunda harcamasının gerektiği, anlaşılmaktadır. Îman dinin başlangıcı, birr ise gayesidir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Size gelince ey müminler,] kendiniz için özenle ayırdığınız şeylerden başkaları için harcamadıkça gerçek erdeme ulaşmış olamazsınız; ve her ne harcarsanız kuşkusuz, Allah ondan tamamiyle haberdardır. ⁷²
72 Kur’an, hakikati bilinçli bir şekilde inkar edenlere, yaşarken cömertçe harcadıkları çabaların ve malların Hesap Günü kendilerine yararı olmayacağını söyledikten sonra müminlere de, Allah’a imanlarının, kendilerini kardeşlerinin maddî ihtiyaçlarına karşı duyarlı hale getirmedikçe kamil bir iman sayılamayacağını hatırlatmaktadır (karş. 2:177).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça, iyiliğe ve gerçek dindarlığa erişemezsiniz. Her ne harcarsanız şüphesiz Allah onu bilir. 2/177, 76/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEVDİĞİNİZ şeylerden infak etmedikçe erdeme ulaşamazsınız; zaten ne infak ederseniz edin, kesinlikle Allah onu ayrıntısıyla bilir.[⁶³⁰]
[630] Öncesiyle bağlantılı okunduğunda, imandan sonra infakın geldiği görülecektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça asla; Rabbinize gönülden itaat etmiş olamazsınız, (hayır olarak) her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyle bilir. (Bkz. Bakara ¹⁷⁷.)
(Yahudiler, Resulullah s.a.s.'a: "Sen İbrahim'in tevhid dininde olduğunu iddia ediyorsun, oysa o, senin gibi deve eti yemez, deve sütü içmezdi!" dediler, oysa)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar birre nâil olamazsınız ve her ne şey infak ederseniz şüphe yok ki, Allah Teâlâ hakkıyla bilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sevdiğiniz mallarınızdan Allah yolunda harcamadıkça “fazilet” mertebesine ulaşamazsınız. Bununla beraber her ne infak ederseniz, Allah mutlaka onu bilir.
Birr: “fazilet, iyilik, hayır” demektir. Bu vasfı haiz olan kimseye berr (çoğulu: ebrar) denir. Müminin ibadetinin özünde Allah sevgisi olup O’nun rızasını her şeyden üstün tutmalıdır. Ebrar defterine kaydedilmek için, kişinin sevdiği şeyleri Allah yolunda harcaması gerekir. Yoksa takvâ, bazı şeklî tarafları tamamlamakla elde edilmez.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Siz, sevdiğiniz şeylerden infâk itmedikce (Allâh yolunda muhtâclara virmedikce) birre (eyi hasletlere, hayır ve hasenâta, sevâb ve cennete) nâil olamazsınız. [²] İnfâk iylediğiniz her şeyi Allâh Te'âlâ bilir.
[2] Bir çokları işlerine yaramayan en fenâ şeyleri seçer ve onı sadaka virirlerdi. Bu âyet-i kerîme ile bu yolda hareket men' buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden hayra harcamadıkça bolluğa ve refaha[*] kavuşamazsınız. Yaptığınız her harcamayı bilen Allah’tır.
[*] البِرُّ (القاموس المحيط) البِرُّ: الصِّلَةُ، والجَنَّةُ، والخَيْرُ، والاتِّساعُ في الإِحْسانِ، والحَجُّ، ?  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) vermedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden bağışta bulunmadıkça hayra ermiş olmazsınız. Sizin hayır için harcadığınız herşeyi ise Allah bilir.(17)
(17) Kur’ân medeniyetinin çıkar değil, erdem üzerine kurulu olduğunu ve Kur’ân terbiyesi altında insanî meziyetlerin nasıl bir hedefe doğru gelişebileceğini en güzel bir şekilde gösteren âyetlerden birisi de bu âyettir. 2:177, 59:9, 76:8 gibi âyetlerde de aynı husus vurgulanmış ve inananlar, canlarının en ziyade çektiği şeylerde bile başkalarını kendilerine tercih edebilecek bir asalete teşvik edilmişlerdir. İslâm tarihi, bu âyetlerin inişinden itibaren insanların giriştiği erdem yarışının sayısız örnekleriyle doludur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe hayırda erginliğe/dürüstlüğe asla ulaşamazsınız. İnfak etmekte olduğunuz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
hergiz bulımayasız eylügi, tā nafaķa viresiz andan kim seversiz. daħı her ne kim nafaķa viresiz nesene bayıķ Tañrı anı bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yitişmezsiz yaḫşılıġa daḫı cennete siz ṣadaḳa virmeyince siz sevgennesneden. Daḫı ne kim ḫarc itseñüz māldan Tañrı Ta‘ālā anı bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sevdiyiniz şeylərdən (haqq yolunda) sərf etməyincə savaba çatmarsınız. Şübhəsiz ki, Allah (Onun yolunda) xərclədiyiniz hər bir şeyi biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ye will not attain unto piety until ye spend of that which ye love. And whatsoever ye spend, Allah is aware thereof.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By no means shall ye attain righteousness unless ye give (freely) of that(419) which ye love; and whatever ye give, of a truth Allah knoweth it well.
419 The test of charity is: do you give something that you value greatly, something that you love? If you give your life in a Cause, that is the greatest gift you can give. If you give yourself, that is, your personal efforts, your talents, your skill, your learning, that comes next in degree. If you give your earnings, your property, your possessions, that is also a great gift; for many people love them even more than other things. And there are less tangible things, such as position, reputation, the well-being of those we love, the regard of those who can help us, etc. It is unselfishness that Allah demands, and there is no act of unselfishness, however small or intangible, but is well within the knowledge of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَنْ تَنَالُوا
asla erişemezsiniz
الْبِرَّ
iyiliğe
حَتّٰى
ta ki
تُنْفِقُوا
infak etme- nize dek
مِمَّا
o şeyler- den ki
تُحِبُّونَۜ
seviyorsunuz
وَمَا
ve her neyi
تُنْفِقُوا
infak ederseniz
مِنْ شَيْءٍ
bir şeyden
فَاِنَّ
muhak- kak ki
اللّٰهَ
Allah
بِه۪
onu
عَل۪يمٌ
hakkıyla bilendir
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infak etmedikçe iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz de muhakkak ki Allah, onu hakkıyla bilir.
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
نَال
Fiil-I
ن ي ل
Erişti, başarılı oldu, nail oldu, ulaştı, elde etti
بِرٌّ
İsim
ب ر ر
İyilik
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim