Şüphesiz, Allah’ın ahdini ve yeminlerini (makam ve menfaat hırsıyla) ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya; İşte onların ahirette hiçbir payı yoktur. Allah, Kıyamet günü, onlara (lütufta bulunup, onları sevindirecek bir tarzda) ne hitap edecek, ne (merhamet nazarıyla) yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır ve onlar için acıklı bir azap vardır. *
(*)…Burada âhiret inancına sahip olan herkese, Allah’ı kendi sözüne kalkan yaparak hak gasbetmeye çalışmanın ağır sonuçları üzerinde düşünme çağrısı yapılmaktadır. Bu âyette Allah’a verilen sözü ve O’nun yüce adı ortaya konarak yapılan beyanları dünyevî çıkarlar uğruna satma eylemi hakkında yer alan ifadeler dikkatle incelenirse, bunun haram kılınan diğer birçok fiile göre çok daha vahim sonuçları olduğu anlaşılır. Gerçekten, insanoğlu nefsinin tutkularına esir düşerek günah ve cezayı mûcip olduğunu bildiği halde bazı yasak eylemlerden uzak duramasa bile, bu âyetteki ikaza rağmen, âhiret hayatının varlığına inanan hiçbir akıl ve iz’an sahibi geçici bazı dünyevî çıkar ve hazlar uğruna ebedî âhiret nimetlerinden yoksun kalmayı, üstelik Allah’ın kendilerini muhatap kabul etmeyip yüzüne bile bakmayacağı kimselerden olmayı, dolayısıyla O’nun engin af ve mağfiretinin kapılarını kendi eliyle kendi suratına kapatmayı, sonunda da elem verici bir azaba çarptırılmayı göze alma anlamına gelen bu çirkin yola tevessül etmez. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:1 Sayfa:609-610)