close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yeşterûne bi’ahdi(A)llâhi veeymânihim śemenen kalîlen ulâ-ike lâ ḣalâka lehum fî-l-âḣirati velâ yukellimuhumu(A)llâhu velâ yenzuru ileyhim yevme-lkiyâmeti velâ yuzekkîhim velehum ‘ażâbun elîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve onun adına, etmiş oldukları yeminleri, değeri az bir mataha değişenler yok mu, onlardır ahirette nasibi olmayanlar ve Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmaz, yüzlerine bile bakmaz, onları arıtmaz ve onlar içindir elemli bir azap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın ahdini (ve Hakk davasına bağlı kalacakları hususundaki sadakat) yeminlerini, (sonradan makam ve menfaat hırsıyla) az bir paha (yani dünyalık değersiz şeyler) karşılığı satanlar (var ya), işte onlar için ahirette hiçbir pay (paye ve şeref) olmayacaktır, kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar (dinlerini ve davalarını dünyalık çıkarına satanlar) için çok acı ve alçaltıcı bir azap vardır. (Dünyada zillet ve hezimeti, ahirette ise cehennemi hak etmişlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğrusu Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminleri az bir menfaat karşılığında değiştirenler var ya; işte onlar öteki dünyanın nimetlerinden faydalanamayacaklardır. Allah kıyamet günü onlarla ne konuşacak, ne yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a verdikleri taahhütlerini ve yeminlerini, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişenlerin, işte onların âhirette, ebedî yurtta nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onların yüzüne de bakmayacaktır, onları günahlarından arındırmayacak, vicdanlarını temizlemeyecektir. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a vermiş oldukları ahidleri ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, onların ahirette bir nasipleri yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve kendilerini temize çıkarmaz. Onlar için acıklı bir azap vardır.
77.Buhari ve Müslim`in rivayet ettiklerine göre Eş`as (r.a.) şöyle söylemiştir: "Benimle yahudilerden bir adam arasında bir arazi meselesi vardı. Meseleyi Resulullah (a.s.)`a götürdük. Resulullah (a.s.): "Senin bir delilin var mı?" diye sordu. Ben: "Yok" dedim. Bu kez, yahudiye: "Yemin et!" diye buyurdu. Ben de: "Ey Resulullah (a.s.)! O zaman o yemin eder ve benim malım da gider" dedim. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Buhari`nin Abdullah bin Ebi Evfa`dan naklettiği bir başka rivayete göre de bu ayeti kerime bir yahudinin çarşıda malını satmak için bir Müslümana karşı yemin etmesi üzerine indirildi. İbnu Hacer el-Askalani bu iki rivayet arasında herhangi bir zıtlık olmadığını, ayeti kerimenin her iki olayla da bağlantısının olabileceğini ifade etmiştir.İbnu Cerir`in İkrime`den rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime yahudilerden, Tevrat`taki Allah tarafından vahyedilmiş bilgileri değiştirerek sonra kendi koydukları şeylerin Allah tarafından vahyedilmiş olduğuna yemin eden Hayy bin Ahtab, Ka`b bin Eşref vs. gibi yahudiler hakkında inmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiç bir pay yoktur, kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat, Allah'ın ahdini (kitaplarındaki peygambere iman sözünü) ve kendi yeminlerini birkaç paraya satan kimseler (var ya!) işte onların ahirette hiç bir nasîbi yoktur. Allah onlara kelâmiyle hitap etmiyecek ve kıyamet günü onlara merhamet nazarıyla bakmıyacak ve kendilerini temize çıkarmıyacaktır. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah namına verdikleri söz ile ve yeminlerle az bir dünya menfaatini satın alanların ahirette nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onların yüzüne bakmaz, onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya, onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenmeyeceklerdir; Allah kıyamet günü ne onlarla konuşacak, ne yüzlerine bakacak/ilgilenecek, ne de onları günahlarından arındıracaktır; onları acıklı bir azap beklemektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın ahdini, antlariyle birlikte az faydaya satanların, işte bunların ahrette payları yoktur, Allah konuşmaz onlarla, kıyamet günü bakmaz da, onları temizlemez, onlar için ağrıtıcı azap var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya), işte onlar, âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a karşu ’ahidlerini ve îmânlarını menfa’at-i hasîse ile tebdîl idenler âhiretde hiç bir şeye nâil olamıyacaklardır. Kıyâmet güninde Allâh ânlara bir lakırdı söylemiyecek ve hiç bakmıyacakdır. Günâhlarını afv itmiyecekdir, azâb-ı elîm ânlar içündir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle satanlara gelince, işte onların âhirette hiç nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem veren bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata değişenlerin ahirette bir payları yoktur. ALLAH onlarla konuşmaz, Diriliş Gününde onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar için acıklı bir azap var.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat onlar, o Allahın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satanlar işte onların Ahırette hiç nasıbi yoktur, Allah onlara kelâmiyle hitab etmiyecek ve kıyamet günü nazar buyurmıyacak, ve kendilerine temize çıkarmıyacaktır, onların hakkı elîm bir azabdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini (âhiret nimetlerine nispetle, değersiz ve) az bir bedel (olan, geçici dünya menfaatlerin) e satanlar var ya, işte onların âhirette (rahmetimden) hiçbir payları yoktur. Allah, hesap gününde, onlarla (rahmetiyle) kelâm etmeyecek, onlara (rahmetiyle) nazar buyurmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, Allaha olan ahidlerine ve yeminlerine bedel az bir bahâyı (hasis bir menfeati) satın alanlar (yok mu?) İşte onlar: Onlar için âhiretde hiç bir nasıyb yokdur. Allah kıyaamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz. Onlar için pek acıklı bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu (peygambere îman husûsunda) Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata (dünyalık menfaate) satanlar var ya, işte onlar, âhirette kendileri için bir nasib olmayanlardır. Hem Allah onlarla konuşmaz; hem kıyâmet günü onlara (rahmet nazarıyla)bakmaz ve onları (günahlardan) temizlemez! Ve onlar için (pek) elemli bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz, Allah’ın ahdini ve yeminlerini (makam ve menfaat hırsıyla) ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya; İşte onların ahirette hiçbir payı yoktur. Allah, Kıyamet günü, onlara (lütufta bulunup, onları sevindirecek bir tarzda) ne hitap edecek, ne (merhamet nazarıyla) yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır ve onlar için acıklı bir azap vardır. *
(*)…Burada âhiret inancına sahip olan herkese, Allah’ı kendi sözüne kalkan yaparak hak gasbetmeye çalışmanın ağır sonuçları üzerinde düşünme çağrısı yapılmaktadır. Bu âyette Allah’a verilen sözü ve O’nun yüce adı ortaya konarak yapılan beyanları dünyevî çıkarlar uğruna satma eylemi hakkında yer alan ifadeler dikkatle incelenirse, bunun haram kılınan diğer birçok fiile göre çok daha vahim sonuçları olduğu anlaşılır. Gerçekten, insanoğlu nefsinin tutkularına esir düşerek günah ve cezayı mûcip olduğunu bildiği halde bazı yasak eylemlerden uzak duramasa bile, bu âyetteki ikaza rağmen, âhiret hayatının varlığına inanan hiçbir akıl ve iz’an sahibi geçici bazı dünyevî çıkar ve hazlar uğruna ebedî âhiret nimetlerinden yoksun kalmayı, üstelik Allah’ın kendilerini muhatap kabul etmeyip yüzüne bile bakmayacağı kimselerden olmayı, dolayısıyla O’nun engin af ve mağfiretinin kapılarını kendi eliyle kendi suratına kapatmayı, sonunda da elem verici bir azaba çarptırılmayı göze alma anlamına gelen bu çirkin yola tevessül etmez. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:1 Sayfa:609-610)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah ile yaptığı antlaşmayı ve yemin ettikleri halde, yeminlerini az bir değere satanlar var ya, işte onların ahirette alacakları hiçbir pay yoktur ve Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet günü onların yüzüne bakmayacak ve onları temizlemeyecek. Onlar için acıklı bir azap var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’a karşı verdikleri sözü, ettikleri andı az bir değere değiştiler, onların ne bu dünyada, ne de öbür dünyada hiçbir payları yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmıyacak, onlara bakmıyacak, onları arıtmıyacaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah ile olan ahitlerine ve andlarma bedel az bir şey satın alanlar yok mu, işte onların âhirette nasipleri yoktur. Allah kıyamet gününde onlar ile konuşmaz, kendilerine bakmaz, onları günahtan pâk kılmaz [⁶]. Onlar için acıklı bir azap vardır.
[6] Veya sena etmez.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini basit bir değere satanların elbette ahirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz ve onların yüzlerine bakmaz ve onları temize çıkarmaz/arındırmaz ve onlar için çok acı veren bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlarla kıyamet günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap da onlar içindir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’a olan ahitlerini ve yeminlerini, âhiret nîmetlerine göre pek küçük bir kazanç olan servet, makam, şöhret gibi dünyalık çıkarlarla değiştirenler var ya, onlar için âhiret nimetlerinden bir pay yoktur. Diriliş Günü Allah, onlarla rahmet lisanıyla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları günahlarından arındırmayacaktır. İşte onlara, can yakıcı bir azap vardır! Yahudi din adamlarının en belirgin özelliği, kutsal kitaplarını kendi hevâ ve hevesleri doğrultusunda yorumlamalarıdır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeminlerini ve Allah’ın ahdini az bir bedele (değere) değiştirenlere gelince; işte onlar için Âhiret’te hisse (nasip / pay) yoktur; Allah onlarla konuşmaz, Kıyâmet günü onlara bakıp gözetmez, onları temize çıkarmaz. Onlar için acıveren bir azap da vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın adını ağızlarına alarak verdikleri sözleri ve ettikleri yeminleri beş paraya satanlar, ahiretteki şanslarını kaybetmiştir: Çünkü Allah, onlarla konuşmayacak, onların yüzlerine bakmayacak ve onları temyize de sevketmeyecektir. Dahası, cezaları çok acı verecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz! Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedel karşılığında değişenler var ya; işte onların ahirette cezadan başka bir payı yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak, onları af ederek temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değer karşılığında satanlar (var ya), onların ahirette hiçbir payı yoktur. Allah kıyamet gününde onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak [*] ve onları temize çıkarmayacaktır. [*] Onlar için elem verici bir azap vardır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Âl-i İmrân 3:88; Nahl 16:85; Enbiyâ 21:40; Secde 32:29.,Benzer mesaj: Bakara 2:174.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah adına verdikleri sözü ve yeminleri, ucuza¹ satanların, âhirette hayırdan bir payları yoktur. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmayacak, onların yüzüne bakmayacak ve günâhlarını affetmeyecektir. Ve onlar için orada, acıklı bir azap vardır.
1 Yani; Allah adına verdiğiniz sözü, dünyalıklara değişmeyin. Zîrâ âhirete göre dünyanın tamamı ucuzdur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya; onlar, öteki dünyanın nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir; Allah, Kıyamet Günü, onlarla ne konuşacak, ne yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır; ve onları acıklı bir azap beklemektedir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’a verdikleri ahdi ve yeminleri basit dünya menfaati için değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onların yüzüne bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır. 2/174, 3/187, 11/15, 42/20, 18/103…106
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’a karşı taahhütlerini ve yeminlerini[⁶¹⁷] az bir pahaya satanlar var ya: onların âhirette payı olmayacak, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet günü Allah onların yüzüne bakmayacak ve arındırmayacak onları: nihayet onların hakkı, acıklı bir azaba mahkûm olmaktır.[⁶¹⁸]
[617] Her ne kadar burada, ümmi bir toplumda yapılan yeminli ticari sözleşmelerden söz ediliyorsa da, ahdullahın çift boyutlu anlamından yola çıkarak bir nükteyi paylaşmak isterim: Ahdullah hem “Allah’ın verdiği taahhüd” hem de “Allah’a verilen taahhüd” anlamına gelir. Vicdan ve fıtrata delâlet eder. Her sapma, aslında vicdan ve fıtrata ihanettir. Fıtrat ve vicdana her ihanet ise, özünde Allah’ın ahdine ve Allah’a verilen söze ihanettir. Elbette Allah’a verilen söz kiminle ilgili olursa olsun mutlaka yerine getirilmelidir. [618] Şu âyetle birlikte okunmalıdır: “Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onları temizlemeyecek, işte onların hakkı can yakıcı bir azaba dûçar olmaktır!” (2:174).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O kimseler ki, Allah'a verdikleri sözü yerine getirmezler. (Elest’de "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ sorusuna "Evet' dedikleri halde Rablerinin peygamberlerini ve ayetlerini inkar ederler; indirdiği hüküm, emir ve yasakları hiçe sayarlar) Ve az bir menfaat mukabilinde yeminlerine sadık kalmazlar, ahirette onlar için hiç nasip yoktur, kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onlara rahmet nazarı ile bakmaz, onları günah kirlerinden temize çıkarmaz, (aksine cehenneme atılmalarını emreder) Onlar için çok çetin bir azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Fakat Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların âhirette bir payı yoktur; Allâh kıyâmet günü onlarlam konuşmayacak, onlara nazar etmeyecek, onları (temize çıkarmayacak) tezkiye etmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır. ?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki Allah Teâlâ'nın ahdini ve yeminlerini az bir şey mukabilinde değiştiriverirler. İşte onlar için ahirette bir nâsip yoktur. Ve Allah Teâlâ onlar ile konuşmaz ve Kıyamet gününde onlara nazar buyurmaz ve onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elîm bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Önemsiz bir menfaat karşılığında, Allah'a verdikleri ahdi ve yeminlerini bozanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak. Onların yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onların hakkı çok acı bir azaptır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları yüceltmeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Tela'ya olan 'ahidleri ve îmânları ile değeri az şeyleri (metâ-'ı dünyâyı) satın alırlar. (Îmânlarını ve Allâh ile olan 'ahidlerini dünyâ huzûzâtına fedâ iderler) Onlara âhiretden nasîb yokdur. Allâh Te'âlâ onlara kıyâmet güni tekellüm buyurmaz ve rahmet nazarıyla bakmaz ve onları (günâhlardan ve çirk-i 'isyândan) tathîr itmez. Onlara elemli 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yemini, tükenecek bir bedelle değişenler, ahiretteki paylarından olurlar. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz ve onları aklamaz. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri az bir değere değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet gününde Allah ne onlarla konuşur, ne yüzlerine bakar, ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı acı bir azaptır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini basit bir bedel karşılığı satanlar var ya, işte onlar için âhirette hiçbir nasip yoktur. Allah onlarla konuşmayacaktır, kıyamet günü onlara bakmayacaktır, onları temizleyip arıtmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim śatun alurlar Tañrı 'ahdı-y-ıla daħı andları- y-ıla az bahā şunlar ülü yoķdur anlaruñ āħiretde. daħı söylemeye anlara Tañrı daħı baķmaya anlara ķıyāmet güni daħı arıtmaya anları. daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler kim ṣatun alurlar Tañrınuñ ahdi‐y‐le ve andların bozmaġ‐ıla az bahā, ya‘nī dünyā metā‘ını, anlaruñ hīç naṣībi yoḳdur āḫiretde. Söy‐lemezler daḫı anlara Tañrı Ta‘ālā raḥmet naẓarın daḫı eylemezler anlaraḳıyāmet güninde, arıtmaz daḫı anları ma‘ṣiyetden. Daḫı anlar‐ıçun yürek‐ler acıdıcı ‘aẕāb vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah ilə olan əhdlərini və andlarını ucuz bir qiymətə satan şəxslərə axirət ne’mətlərindən heç bir pay yoxdur. Allah qiyamət günündə onları dindirməz, onlara nəzər salmaz və onları (günahlarından) pak etməz (təmizə çıxarmaz). Onları şiddətli bir əzab gözləyir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who purchase a small gain at the cost of Allah's covenant and their oaths, they have no portion in the Hereafter. Allah will neither speak to them nor look upon them on the Day of Resurrection, nor will He make them grow. Theirs will be a painful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As for those who sell the faith they owe to Allah and their own plighted word for a small price(412), they shall have no portion in the Hereafter: Nor will Allah (Deign to) speak to them or look at them on the Day of Judgment, nor will He cleans them(413) (of sin): They shall have a grievous penalty.
412 All our duties to our fellow creatures are referred to the service and faith we owe to Allah. But in the matter of truth an appeal is made to our own self-respect as responsible beings: is it becoming that we should be false to our own word, to ourselves? And then we are reminded that the utmost we can gain by falsifying Allah's word or being untrue to ourselves is but a miserable price. We get at best something very paltry as the price for selling our very souls. 413 Even on sinners—ordinary sinners—Allah will look with compassion and mercy: He will speak words of kindness and cleanse them of their sins. But those who are in active rebellion against Allah and sin against their own light—what mercy can they expect?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يَشْتَرُونَ
satarlar
بِعَهْدِ
verilen sözü
اللّٰهِ
Allah'a
وَاَيْمَانِهِمْ
ve yeminlerini
ثَمَناً
bir pahaya
قَل۪يلاً
az
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
لَا خَلَاقَ
bir nasip yoktur
لَهُمْ
onlar için
فِي الْاٰخِرَةِ
âhirette
وَلَا يُكَلِّمُهُمُ
ve onlarla konuşmaz
اللّٰهُ
Allah
وَلَا يَنْظُرُ
ve bakmaz
اِلَيْهِمْ
onlara
يَوْمَ الْقِيٰمَةِ
kıyamet günü
وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ
ve onları temize çıkarmaz
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
اَل۪يمٌ
elem verici
Şüphesiz ki Allah'a verdikleri (O'na âbd olacaklarına dair) sözü ve yeminlerini (dünya malı gibi) az bir pahaya satanlar var ya, işte onlar için âhirette bir nasip yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne onlara bakacak ve ne de onları(n günahlarını mağfiret edip onları) temize çıkaracaktır. (Orada) Onlar için elem verici (iç yakan) bir azap vardır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
ثَمَن
İsim
ث م ن
Paha, bedel
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَلَاق
İsim
خ ل ق
Nasip, pay, hise
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَلَّمَ
Fiil-II
ك ل م
Konuştu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
زَكّٰي
Fiil-II
ز ك و
Temizledi, temize çıkardı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici