close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 76. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Belâ men evfâ bi’ahdihi vettekâ fe-inna(A)llâhe yuhibbu-lmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yok, öyle değil iş. Kim ahdine vefa eder ve ondan sakınırsa bilsin ki gerçekten de Allah sakınanları sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır (söyledikleri doğru değildir), kim ahdine vefa eder (emanetini yerine getirir) ve Allah’tan korkarsa (zulüm, kötülük ve nankörlükten sakınırsa) şüphesiz Allah takva sahiplerini sever.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah kendisine karşı verilen sözde duranları ve yolunu Allah ve kitabıyla bulanların farkındadır. Çünkü Allah yolunu kitap ve kendisiyle bulanları sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kesinlikle vebale giriyorlar ve yalan uyduruyorlar. Kimler taahhüdünü, sözünü yerine getirir, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunurlar, takvâ esaslarını benimserlerse, bilsinler ki, Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minleri sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Aksine, kim ahdine tam olarak uyar ve fenalıktan sakınırsa şüphesiz Allah fenalıktan sakınanları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır, öyle inandıkları gibi değil, kim ahdini ve emanetini yerine getirir, Allah'dan korkarsa, şüphe yok ki, Allah takva sahiplerini sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır, hiç şüphesiz Allah sözünü yerine getirenleri ve korunanları gerçekten sever.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hayır, gerçek onların dediği gibi değil; her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever.
Besim Atalay
swap_vert close
Evet, kim sözünde durursa, sakınç olursa, Allah sever sakınçları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır! (Gerçek, onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz ki Allah, sakınanları sever.
Cemil Said
swap_vert close
Ta’ahhüdâtını îfâ idenleri ve Allâh’dan korkanları Allâh sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır, öyle değil; ahdini yerine getiren ve günahtan sakınan bilsin ki, Allah sakınanları şüphesiz sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır, öyle değil! Her kim ahdine vefa gösterir ve günah işlemekten sakınırsa, bilsin ki Allah o sakınanları sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır! (Gerçek onların dediği değil.) Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim sözünü yerine getirir ve erdemli bir yaşam sürerse, bilsin ki ALLAH erdemlileri sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hayır yol var, Allah var, her kim ahdine vefa eder ve korunursa şüphe yok ki Allah o muttekileri sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır, (gerçek o kâfirlerin söyledikleri gibi değil,) kim (Allah’a verdiği) ahdini yerine getirir de (şirkten uzak durursa) ve günahlardan da sakınırsa (bilsin ki) şüphesiz Allah, (harâmlardan) korunanları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır!¹ Kim sözünü yerine getirir ve takvalı² olursa, kuşkusuz Allah, takvalı olanları sever.
1- Gerçek öyle değil. 2- Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır, kim ahdini yerine getirir ve sakınırsa şübhesiz Allah da o sakınanları sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! Kim sözünü yerine getirir ve (günahlardan) sakınırsa, hiç şübhesiz ki Allah, takvâ sâhiblerini sever.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Doğrusu! Gerçek, onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve (inkâr, ihanet ve kötülükten) sakınmışsa, (bilsin ki) şüphesiz Allah sakınanları sever.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Evet! Kim ahdini yerine getirir ve kimde kendini korursa, Allah (azabına uğrayacak şeyleri yapmaktan) korunanları sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyle değil, herkim sözünü yerine getirir, Allah’tan sakınırsa gerçekten Allah da sakınanları sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öyle değil, belki herkim ahtini yerine getirir ve sakınırsa Allah sakınanları sever.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis, kim ahde vefa gösterir ve sorumluluk bilinci taşırsa, Muhakkak ki Allah sorumluluk bilinciyle hareket edenleri [muttekîn] sever.
Kadri Çelik
swap_vert close
Evet, ahdini yerine getiren ve günahtan sakınan (kimseler bilsin ki), Allah şüphesiz sakınanları sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır, doğrusu şudur ki, hangi dinden ve hangi ırktan olursa olsun, her kim Allah’a vermiş olduğu söze bağlılık gösterir ve kötülükten, isyankârlıktan sakınırsa, hiç kuşkusuz Allah, sakınanları sever!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Evet, kim ahdini yerine getirdiyse ve sakınıp korunduysa, şüphesiz Allah, Müttakîler’i / Sakınıp Korunanlar’ı sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sözünü tutup kendini sağlama alana can feda. Çünkü Allah sağlamcılara bayılır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Gerçek onların dediği gibi değil. Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz Allah sakınanları sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Aksine kim sözünü yerine getirir ve [takvâ]lı (duyarlı) davranırsa, şüphesiz ki Allah [muttakî]leri (duyarlı olanları) sever.
Mehmet Türk
swap_vert close
Evet! (onlara, yaptıklarından dolayı bir sorumluluk vardır.)¹ Kim sözünde durur ve Allah’tan hakkıyla sakınırsa şüphesiz Allah, kendisinden hakkıyla sakınanları sever.
1 Bu parantez (بَلَى)’nın içerdiği anlamdan dolayı konulmuştur. (Celâleyn)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama [Allah,] Kendisine karşı taahhütlerine sadık kalanlar[ın] ⁵⁹ ve Kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanlar[ın farkındadır]: ve Allah, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanları sever.
59 Bazı müfessirler, ‘ahdihî’deki şahıs zamirini burada sözü edilen kişi veya kişilere ircâ ederler ve bu nedenle de ‘ahd’i “vaad etme” anlamında alırlar -böylece, “vaadini yerine getiren[e gelince]...” şeklinde anlarlar. Ancak bir sonraki ayetten açıkça anlaşılacağı gibi, ‘ahdihî’deki zamir Allah’a râcidir. Sonuçta bu ibare, ya “O’na karşı sorumluluklarını yerine getirenler”, yahut “O’na karşı taahhütlerine sadık olanlar” şeklinde çevrilmelidir -ki, ikincisi bana göre daha tercihe şayandır. (İnsanın “Allah’a karşı taahhüdü”nün anlamı için bkz. sure 2, not 19.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet, kim ahdini yerine getirir ve emanete riayet ederse, şüphe yok ki, Allah emanete riayet eden muttakileri sever. 3/57, 7/169
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bilakis, kim taahhütlerine sadık kalır ve sorumluluk bilinci taşırsa, iyi bilsin ki Allah sorumluluk bilinciyle hareket edenleri sever.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır!., (gerçek onların dediği gibi değildir.) Kim (emanete hıyanet etmez) sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa bilsin ki, Allah sakınanları sever, (fakat onların kullara karşı ahidlerinde durdukları gibi Rablerine karşı ahidlerinde de sadık kalmaları gerekir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve (günâhtan) korunursa, şüphesiz Allâh da korunanları sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır. Kim ahdini ifâ eder ve ittikada bulunursa şüphe yok ki Allah Teâlâ o muttakîleri sever.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hakikat öyle değil, kim ahdini yerine getirir ve haramlardan sakınırsa, bilsin ki Allah da o sakınanları sever.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, kim sözünü yerine getirir ve (günahtan) korunursa, şüphesiz Allah da korunanları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evet, onlara bu işlerden dolayı günâh ve vebâl vardır. Allâh Te'âlâ'nın 'ahdine vefâ idüb hıyânet ve nakz-ı 'ahd ve küfürden sakınan kimseyi Allâh sever.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hayır! Kim sorumluluğunu yerine getirir ve kendini bozmazsa bilsin ki Allah, kendini bozmayanları[*] sever.
[*] Müttakiler, kendini koruyanlardır. (Bkz. Bakara 2/2 ve dipnotu)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Evet, kim verdiği sözü yerine getirir ve Allah'tan sakınırsa, şüphe yok ki, Allah muttakileri sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hayır! Kim ahdine vefa gösterir ve kötülükten sakınırsa, Allah da o takvâ sahiplerini sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İş öyle değil! Kim ahdine vefa eder, takvaya sarılırsa hiç kuşkusuz, Allah takvaya sarılanları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
evet, her kim vefā eyleye ķavlına daħı śaķına; bayıķ Tañrı sever śaķnıcıları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Evet, ‘ahdi kim tamām eylese, ve Tañrıdan ḳorḳsa, Tañrı Ta‘ālā müt‐taḳīleri sever.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr (elə deyildir). Hər kəs öz əhdinə vəfa etsə və pis əməllərdən çəkinsə (əmanətə xəyanət etməsə), şübhəsiz ki, Allah (belə) müttəqiləri sevər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but (the chosen of Allah is) he who fulfilleth his pledge and wardeth off (evil); for lot Allah loveth those who ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay.- Those that keep their plighted faith and act aright,-verily Allah loves those who act aright.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلٰى
hayır
مَنْ
kim
اَوْفٰى
yerine getirirse
بِعَهْدِه۪
sözünü
وَاتَّقٰى
ve takvâlı olursa
فَاِنَّ
hiç şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُتَّق۪ينَ
muttakileri
Hayır (hakikat onların dediği gibi değil)! Her kim (Allah'a verdiği âbd olma) sözünü yerine getirir ve takvâ sahibi olursa bilsin ki Allah da muttakileri (O'na karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanları) sever.
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَوْفٰى
Fiil-IV
و ف ي
Yerine getirdi, tam yaptı, vefa gösterdi
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri