Ey kitap ehli! Tevrât¹ da İncil² de kendisinden sonra indirildiği halde siz, ne diye İbrahim hakkında tartışıyorsunuz? Bunu hâla anlamayacak mısınız?³
1 Tevrat: Allah’ın Hz. Musa (a.s)’a gönderdiği ve Kur’an’da ismi zikredilen dört büyük kitaptan ilkidir. Tevrat kelime olarak; kanun, birlik, anlaşma, gibi anlamlara gelir. Kur’an’ın yedi ayrı suresinin 16 ayetinde Tevrat kelimesi geçer. Cenab-ı Hak, Tevrat ve İncil’in Kur’an-ı Kerim’den önce indirildiğini (Âlu İmrân: 3), Hz. İsa’ya yazı, hikmet, Tevrat ve İncil’in öğretildiğini (Âlu İmrân: 48), Tevrat ve İncil’in Hz. İbrahim’den sonra indirildiğini (Âlu İmran: 65), beyan buyurmuştur. Hz. Musa (a.s)’a gönderilen Tevrat daha sonra Yahudilerce bozulmuş, hatta kaybolmuş ve onu tekrar Uzeyr yazmıştır. Bu sebeple de Uzeyr’e Allah’ın oğlu denilmiştir. Bugün ellerinde Tevrat diye dolaştırdıkları kitap Yahudilerin uydurduğu ve Tevrat olduğu varsayılan bir kitaptır. İslamiyet açısından hiçbir değeri yoktur.2 İncil: Allah tarafından Hz. İsa (a.s)’a gönderilen, Kur’an-ı Kerîm tarafından doğrusu söylenen ve “yol gösterici, aydınlatıcı” anlamına gelen (Maide: 46-48), Kur’an’da ismi zikredilen dört büyük kitaptan birisidir. Her ne kadar Kur’an, İsa (a.s)’a gönderilen İncil’den bahsederse de, bugünkü İncil denilen kitapların İsa (a.s)’a gönderilen İncil’le hiçbir alakası yoktur. Geçmiş peygamberlerde olduğu gibi, İsa (a.s)’ın sağlığında da İncil, yazılı kitap hâline getirilmemiştir. Çünkü İsa (a.s)’ın tebliğ süresinin kısa oluşu ve yaşadığı devrin şartları buna elvermiyordu. En erken yazılan İncil, İsa (a.s)’dan sonra 70’li yıllarda kaleme alınmıştır. Dolayısıyla İsa (a.s)’dan sonra yazılan ve İncil olduğu söylenen kitabla birlikte gerçek İncil’in aslı tahrife uğramıştır. Bugün İncil diye kabul edilen kitapların isimleri, onları yazan ve kendilerine “İncilciler” denilen şahıslara aittir.(Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazılıp, İncil denildiği gibi.) 3 Necran Hıristiyanları ve Yahûdî âlimleri, Peygamberimizin huzurunda tartıştılar. Yahûdî âlimleri: “İbrahim Yahûdî idi.” dediler. Hıristiyanlar da: “Hayır! İbrahim Hıristiyan idi.” dediler. Bu olay üzerine bu âyet nâzil oldu. (Suyûtî)