close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 64. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ ehle-lkitâbi te’âlev ilâ kelimetin sevâ-in beynenâ vebeynekum ellâ na’bude illa(A)llâhe velâ nuşrike bihi şey-en velâ yettaḣiże ba’dunâ ba’dan arbâben min dûni(A)llâh(i)(c) fe-in tevellev fekûlû-şhedû bi-ennâ muslimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey kitap ehli, gelin aramızda eşit olan tek söze: Ancak Allah'a kulluk edelim, ona hiçbir şeyi eş ve ortak etmeyelim, Allah'ı bırakıp da bazılarımız, bazılarımızı Tanrı tanımayalım. Gene de yüz döndürürlerse deyin ki tanık olun, özümüzü Tanrıya teslim edenleriz biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey Ehl-i Kitap! Bizimle sizin aranızda müsavi (eşit ve müşterek) olan bir kelimeye gelip (şunları kabul edin): (Ki) Yalnız Allah’a ibadet yapalım, O’na hiçbir şeyi (ve hiçbir şekilde) ortak koşmayalım; birbirimizi de Allah’tan başka rabler (yani; kullarını hukuken ve ahlâken terbiye etmek üzere, Hakk Dine aykırı kanun ve kural koyucular) edinip (sapmayalım)." Eğer (hâlâ) yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz gerçekten Müslüman kimseleriz."
[Not: Bu ayette, Ehl-i Kitap’la sadece "Allah, Peygamber, Kitap, Ahiret ve Hesap" gibi kelimeler üzerinde müşterekliğimiz bulunduğuna; ancak bu kavramların içeriği konusunda çok farklı ve aykırı inançlarımız olduğuna dikkat çekilmektedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Ey; Allah bize de kitap gönderdi diyenler, sizinle bizim aramızda şu ortak ilkeye gelin: “Allah'tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, Allah'la birlikte başka şeylerin ilahlığını kabul etmeyeceğiz, Allah'ın yanısıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyeceğiz.” Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: “Şahit olun ki, biz müslümanlarız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, sizinle bizim aramızdaki, benzer, doğru, ortak temel değerlere, ilkelere, kelime-i tevhide, kelime-i şehadete, İslâm dinine gelin: Yalnızca Allah'ı ilâh tanıyalım. Candan müslümanlar olarak Allah'ın hükmüne teslim olalım. Saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edelim, yalnız Allah'ın şeriatına bağlanalım, Allah'a boyun eğelim. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O'na, kanunlarının üzerinde câri olduğu hiçbir varlığı ortak koşmayalım, bir kısmımız, Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki bazılarını helâller ve haramlar ortaya koyan itaati zaruri otoriteler kabul ederek, ilâh haline getirmesin” de. Eğer onlar, bu tekliflere yüz çevirirlerse, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ederlerse: “Öyleyse siz, bizim İslâm'ı yaşayan müslümanlar olduğumuza, İslâm dininde sebat edeceğimize şahit olun” deyin.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/7, 80; 5/48; 9/31; 26/196; 35/31; 42/13; 46/9; 98/5; Tirmizî, Kur’ân-ı Kerim Tefsirleri bâbı, Tevbe sûresi.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey kitap ehli! [11] Aramızda eşit olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş koşmayalım ve Allah'ı bırakıp birbirlerimizi Rabb edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse: "Şahit olun ki, biz Müslümanlarız" deyin.
11."Kitap ehli" kendilerine daha önce peygamber gönderilmiş ve vahiyle kitap verilmiş toplumlardır. Buna göre hıristiyanlar ve yahudiler kitap ehlidir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda ortak (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim.' Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: 'Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Râsûlüm), de ki: “- Ey kitap ehli (olan Hristiyan ve Yahudî'ler)! Bizimle sizin aranızda müsavî bir kelimeye gelin. Şöyle ki: Allah'dan başkasına tapmayalım, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da birbirimizi Rab'lar edinmiyelim”. Eğer kitap ehli bu kelimeden yüz çevirirlerse, (o halde) şöyle deyin: “- Şâhid olun, biz gerçek müslümanlarız. (Bu ayet-i kerime, Yahudiler: İbrahim Yahudî'dir ve biz onun dinine bağlıyız, demeleri üzerine nâzil olmuştur.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey ehl-i kitap! Aramızda müşterek olan bir söze gelelim: Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim. Hiçbir şeyi O’na eş koşmayalım. Birbirimize Allah’ın dışında rabler (mabudlar) edinmeyelim.” Eğer yüz çevirirlerse: “Siz şahit olun, gerçek Müslümanlar biziz.” deyin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da birbirimizi tanrılaştırmayalım.” Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “Şâhit olun, biz Müslümanlarız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Deyesin ki: «Ey kitaplı olanlar! Ancak Allaha tapmamız, hiçbir şeyi ona eş koşmamamız, içinizden bir nicesi Allahtan başkasını Tanrı edinmemek gibi şeyler üstüne, aramızı düzelten, bir söze gelesiniz», eğer yüz dönerlerse: «Tanık olun, biz islâmız» diyesiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey Ehli-i Kitab (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah'la beraber kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, (iman edenler olarak onlara) deyin ki: “Şahit olun/bilin ki bizler gerçek Müslümanlarız.”
Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün peygamberlerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk yaratılan kişi ve peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse bütün âlemlere rahmetin bir vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur.  
Cemil Said
swap_vert close
Ehl-i kitâba di ki: "Geliniz bir kelime-i vahdeti kabûl idiniz sizinle bizim beynimizde müsâvât olsun hepimiz yegâne Allâh’a ’ibâdet itdiğimizi ve âna şerîk koşmadığımızı ve Allâh’ın yanında ba’zılarımız ba’zılarımızı ma’bûd ittihâz itmesun." Eğer tereddüd iderler ise ânlara di ki: "Siz bizim müslim oldığımıza şâhid olunuz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na bir şeyi eş koşmamak, Allah'ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin". Eğer yüz çevirirlerse: "Bizim müslüman olduğumuza şahid olun" deyin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93]
Bu âyet inince, önce hristiyan iken sonra müslüman olan Adiy b. Hâtem, “Ya Resûlallah, biz din büyüklerimize tapmazdık” dedi. Hz.Peygamber, “Onlar size bir şeyi helâl veya haram kılar, siz de onların dediklerine uymaz mıydınız? İşte bu, onlara tapmak demektir” buyurdu.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey Ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin: Yalnız Allah’a tapalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp da içimizden bazıları diğer bazılarını rab edinmesin.” Eğer yine yüz çevirirlerse, “Şahit olun ki biz Müslümanlarız” deyin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Kitaplılar! Bizimle sizin aranızda aynı olan bir ilkeye geliniz: ALLAH'tan başkasına kulluk etmeyelim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birimiz diğerini ALLAH'tan sonra rabler edinmesin." Kabul etmezlerse, "Şahit olun, biz müslümanlarız!," deyin.
Bu ilkeyi benimseyen herkes müslümandır. Dinadamları tek merkezli dinleri çok merkezli rakip dinler haline çevirmişlerdir. Astronomide "Kopernik Devrimi" dediğimiz devrimin bir benzeri tüm dünya dinleri için gereklidir. Buda, İsa, Muhammed vs. merkezli dinler yerine Tanrı merkezli bir din...  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun biz müslümanlarız".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: Ey ehli kitab! gelin: Sizinle bizim aramızda müsavi bir kelimeye, şöyle ki: Allahdan başka ma'bud tanımıyalım ona hiç bir şey'i şerik koşmıyalım, ve ba'zımız ba'zımızı Allahdan beride Rab ittihaz etmesin, eğer buna karşı yüz çevirirlerse o vakit şöyle deyin: Şahid olun ki biz hakikaten müslimiz: müsalemetkârız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim,) de ki: “Ey ehl-i kitap! Bizimle sizin aranızda ortak olan bir kelimeye (söze) gelin. Şöyle ki, Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’tan başka, kimimiz kimimizi Rab edinmesin. Eğer (haktan) yüz çevirirlerse (onlara), “şahit olun ki şüphesiz biz, müslümanlarız!’ deyin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi Rabb'ler edinmeyelim.” Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: “Tanık olun, biz gerçek Müslüman olanlarız.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey Kitablılar (Yahudiler, Hıristiyanlar), hepiniz bizimle sizin aranızda müsâvî (ve âdil) bir kelimeye gelin, (şöyle) diyerek: «Allahdan başkasına tapmayalım. Ona hiç bir şey'i eş tutmayalım, Allahı bırakıb da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanımıyalım». (Buna rağmen) eğer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: «Şâhid olun, biz muhakkak müslümanlarız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey ehl-i kitab! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin!(1) Şöyle ki: 'Allah'dan başkasına ibâdet etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da bazımız bazımızı rabler edinmesin!' ” Buna rağmen (onlar yine de) yüz çevirirlerse artık: “Şâhid olun ki gerçekten biz Müslümanlarız” deyin!
(1)“Beşerin âsâr (eserleri) ve kānunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdîl ediliyor(değiştiriliyor). Fakat Kur’ân’ın hükümleri ve kānunları, o kadar sâbit ve râsihtir (köklüdür) ki, asırlar geçtikçe daha ziyâde kuvvetini gösteriyor. Evet, en ziyâde kendine güvenen ve Kur’ân’ın sözlerine karşı kulağını kapayan şu asr-ı hâzır ve şu asrın ehl-i kitab insanları, Kur’ân’ınياَ اَهْلَ الْكِتابِ۞يَا اَهْلَ الْكِتَابِ [Ey ehl-i kitab! Ey ehl-i kitab!] hitâb-ı mürşidânesine (yol gösteren hitâbına) o kadar muhtaçtır ki, güyâ o hitab doğrudan doğruya şu asra müteveccihtir (yöneliktir) ve يَا اَهْلَ الْكِتَابِ lâfzı يَا اَهْلَ الْمَكْتَابِ [Ey ehl-i mekteb!] ma‘nâsını dahi tazammun eder (içine alır). Bütün şiddetiyle, bütün tâzeliğiyle, bütün şebâbetiyle: يَا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْااِلٰي كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ [Ey ehl-i kitab! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin!] sayhasını âlemin aktârına (her tarafına) savuruyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 37)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: «Ey kendilerine kitap verilenler! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin (tevhid konusunda birleşelim): Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na (ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde ve tasarruflarında) hiçbir varlığı ortak koşmayalım ve Allah’ın yanı sıra kimimiz kimimizi Rabler (Allah’ın yanı sıra, kulları durumundaki bazılarını helâller ve haramlar ortaya koyan itaati zaruri otoriteler kabul ederek, ilâh haline getirip, İslama aykırı kanun ve kural koyucular) edinmesin!» Eğer bundan yüz çevirirlerse: «Bizim gerçekten müslüman olduğumuza şahitlik edin!» deyin.*
(*) “Müşterek olan bir söz” diye tercüme edilen “kelimetin sevâin” tamlaması tefsirlerde, “âdilâne, dosdoğru, orta yolun ifadesi olan bir söz, adalet ve insaf ölçülerine uygun bir söz” şeklinde açıklanmaktadır. Âyetin bu tamlamaya bağlı olarak yer alan “sizinle bizim aramızda”anlamındaki “beynenâ ve beyneküm”kısmı âyetin devamında bu sözün ne olduğuna dair yapılan açıklama dikkate alındığında, burada müslümanlar ile aslî hüviyeti itibariyle tek Tanrı inancının savunucusu olan din mensupları arasındaki ortak ilkelerin özünün kastedildiği açıkça anlaşılır. Âyette bu ilkelerin en temel noktası “yalnız Allah’a kulluk etme” şeklinde belirtilmiştir. Fakat bu ilkenin zedelenmeden varlığını koruyabilmesi iki ön şarta bağlı sayılmıştır: a) Hiçbir şeyi Allah’a ortak saymamak, b) Allah’ın dışında hiçbir merci, kişi veya gücü rab kabul etmemek. Böylece bir taraftan Ehl-i kitap, peygamberlerin tebliğ faaliyetinin ortak çizgisine çağrılmakta, bir taraftan da onların anılan iki şarta riayet etmemeleri sebebiyle tevhid inancının safiyetini ihlâl ettikleri hatırlatılmış olmaktadır… Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri C: 1 S: 592-597) Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün nebilerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda eşit olan bir kelimeye gelin. Yalnızca Allah’a kulluk edelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Kimimiz kimimizi Allah’dan başka rabler edinmesin. Eğer yüz çevirirseniz, sizde şahit olun ki biz (Allah’a teslim olanlarız) müslümanlarız.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: Ey Kitap’lılar! Gelin, sizin için de, bizim için de doğru olan şu söz üzerine birleşelim: «Allah’tan başkasına tapmayız, Allah’a eş koşmayız, Allah’ı bırakıp da içimizden bir takımını kendimize çalap edinmeyiz.» Eğer onlar yine de yüz çevirecek olurlarsa: «Siz de tanık olun, bizler kendini Allah’a verenleriz.» deyin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki «Ey ehl-i Kitap! Gelin aramızda birleşeceğimiz bir kelime üzerinde toplanalım: Hiçbirimiz Tanrı/dan başkasına tapmayalım, O/na hiçbir şeyi şerik koşmayalım, Allah/ı bırakıp içimizden bir kısmını Rab edinmeyelim». Şayet bundan yüz çevirirlerse «şahit olun, biz müslümanız» dersiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir ilkeye [kelime] gelin: “Yalnız Allah’a kulluk edelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, Allah’ın dışında ayrıca birbirimizi tanrılar [erbâb] edinmeyelim.”¹⁹ Eğer bundan da yüz çevirirlerse “Şahit olun biz elbette [Allah’a] teslim olanlarız/Müslümanlarız” deyiniz.
19 Kur’an’ın Ehl-i kitapla yapılmasını önerdiği tek diyalog “tevhid” konusunda yapılacak diyologdur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Resulüm!) de ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz. Şöyle ki Allah'tan başkasına tapmayalım, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da birbirimizi rabler edinmeyelim.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman, “Şahit olun ki biz Müslümanlarız!” deyiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed ve onun izinde yürüyen Müslüman! Yahudi ve Hıristiyanlara de ki:“Ey Kitap Ehli! Gelin, bütün Peygamberlerin ve ilahi kitapların ortak çağrısı olan temel prensipleri kendimize rehber edinerek, sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkelerde buluşalım: 1. Allah’tan başka hiç kimseye tapmayalım, kulluk ve ibâdetimizi yalnızca O’na yapalım, bütün hayat prensiplerimizi O’nun kitabına göre oluşturalım.2. Ne kadar Allah’a yakın ve saygıdeğer olursa olsun, hiçbir Peygamberi, din adamını, kısacası hiç kimseyi ve hiçbir şeyi tanrı mertebesine yüceltip ilâhlaştırarak Allah’a ortak koşmayalım.3. Allah’ın yanı sıra, içimizden birilerini her emrine kayıtsız şartsız itaat edilen efendiler ve Rabler edinmeyelim! Eğer bu çağrıya da olumsuz cevap vererek yüz çevirirlerse, deyin ki:“Siz şâhit olun; bizler Allah’ın irâdesine gönülden boyun eğen Müslümanlarız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap ehli! Bizim ve sizin aramızda ortak bir kelimeye (söze) gelin! Şöyle ki; Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim! Bir şeyi O’na ortak koşmayalım! Bizim bazımız bazısını Allah’tan başka rabbler edinmesin!”. Yüz çevirdilerse, deyin ki: -“Bizim müslüman olduğumuza şahid olun!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Deki: " Ey ehlikitap! - Yahudiı ve Hristiyanılar- gelin sizinle bizim aramızda ortak olan bir tek kelimede birleşelim: Allah'tan başkasına kul olmayalım. Allah'a aracı ile ulaşmayalım. Allah'a rağmen birbirimizin kölesi olmayalım. " Kabul etmezlerse: " bari bizim Müslüman. olduğumuza tanıklık edin " de yeter...
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah’ın yasalarına uyarak ona ibadet edelim! Allah’a karşı ilahlık iddia edip, Allah’ın yasalarına karşı yasa yaparak insanları yönetenleri Allah’a ortak yapmayalım. Çünkü yasa yapma, yasalarıyla yönetme, yargılama, cezalandırma hakkı sadece Allah’a aittir. Allah’ı bırakıp kimimiz kimimize yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma hakkı vererek ilah edinmeyelim! Kendi çıkardığımız yasalarla birbirimize üstünlük taslamayalım! Kendi yasalarımızı insanlara dayatmayalım!" Eğer onlar yine yüz çevirirlerse deyin ki: "Şahit olun! Biz Allah’ın yasalarına teslim olan Müslümanlarız!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızdaki eşit (ortak) bir söze gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim; O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Kimimiz kimimizi Allah’ın peşi sıra rabler edinmeyelim!” [*] Yüz çevirirlerse (kitap ehline) “Şahit olun ki biz müslümanlarız” deyin. [*]
Bu ayet ilahî mesajlardaki kaynak-ruh-içerik birlikteliğini göstermektedir. Bu ayet ayrıca En‘âm 6:90 ve Şûrâ 42:13. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Ayetin iniş sebebi şöyledir: “Yahudiler Hz. Muhammed’e şöyle demişti: ‘Hristiyanların Hz. İsa’yı Rab edinmeleri gibi bizim de sadece seni Rab edinmemizi istiyorsun!...’ Hristiyanlar da ‘Ey Muhammed, sen yahudilerin Hz. Üzeyir hakkında söylemiş oldukları şeyi senin hakkında söylememizi istiyorsun’ demişlerdi. İşte bunun üzerine Yüce Allah da bu ayeti indirdi. Bana göre, doğruya en yakın olan görüş, bu ifadeyi Necrân Hristiyanlarına hamletmektir. Çünkü biz, Hz. Muhammed’in önce onlara deliller getirdiğini, sonra da onlarla [mübâhele] istediğini ama bu sırada insaflı olup mücadeleyi ve onları zorunlu olarak susturmayı arzulamayı terke dayanan söze geçtiğini açıklamıştık” (Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], VIII, 85). Bu ayetin Hz. Muhammed’in Medine civarındaki yahudileri İslam’a davet etmesi veya Necran Hristiyanları hakkında indirildiği de ifade edilmektedir (Taberî, [Câmi‘u’l-beyân], III, 302; Zemahşerî, [el-Keşşâf], I, 363).  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) onlara: “Ey kitap ehli!¹ Gelin, sizinle bizim aramızda ortak ilke belirleyelim.² Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın.”³ de. Yok, eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, (îman edenler olarak): “Bizim gerçekten Müslüman olduğumuza (siz de) şâhit olun.” deyin.
1 Ehl-i Kitap: Kendilerine peygamberler vasıtasıyla kitap gönderilen geçmiş ümmetler demektir. Peygamber Efendimizin yaşadığı dönemde ve Arap yarımadasında ehl-i kitaptan anlaşılan, o bölgede yaşayan Yahudiler ve Hıristiyanlar idi. Bu sebeple de Kur’an kimin kastedildiğinin anlaşılması için bu Yahudi ve Hıristiyan toplumlardan önceleri ehl-i kitap olarak bahsetmiştir. Ancak daha sonra gelen ayetlerle bunların içerisinden bir kısım özellikleri taşıyanların ehl-i kitap sayılmayıp kâfir oldukları açıkça beyan edilmiştir. Kur’an’a göre Allah’a inanıp kendilerine gönderilen peygamberlere, peygamber olarak îman edenler, gerçek ehl-i kitaptır. Aslında Allah, Yahudilik ve Hıristiyanlık adı altında bir din göndermemiştir. Zira Allah’ın peygamberleri ile gönderdiği dinlerin genel adı, Kur’an’a göre “İslâm Dini”dir. Yahudilik ve Hıristiyanlık ise daha sonra insanların keyiflerine göre tanımladıkları dinlerin adıdır.2 Âyetin bu bölümü, pek çok meâlde olduğu gibi; “Sizinle bizim aramızda ortak ilkeye gelin” şeklinde tercüme edilirse, kitap ehli olduğu var sayılanlarla, biz Müslümanlar arasında ortak inançların bulunması gerekir. Hâlbuki; Allah, Peygamber ve ibâdet konuları başta olmak üzere onlarla bizim aramızda, hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. “Aynı Allah’a inanıyoruz” diyerek yola çıkan diyalogcular; ya onların nasıl bir Allah’a inandıklarını bilmiyorlar, ya da onlarla aynı tanrıya ianıp münafıklık yapıyorlar yahut da kendilerinin nasıl bir Allah’a inandıklarından haberleri yok. Bu tür yanlış anlaşılmalara sebep olmaması için tercüme yukarıdaki şekilde yapılmıştır.3 Bu ifâdeler; Yahûdîlik ve Hıristiyanlığın İslâm’la bir ilgisinin bulunmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Yani onlara; “gelin Müslüman olun” denilmek istenmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye ⁴⁹ gelin: Allah’tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O’ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz.” ⁵⁰ Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: “Şahit olun ki biz kendimizi O’na teslim etmişiz!”
49 Lafzen, “sizinle bizim aramızda adil (olan) bir kelimeye”. Esas anlamı “kelime” veya “söz” olan kelimeh terimi, çoğunlukla felsefî olarak “öneri” veya “ilke” anlamında kullanılır.50 Lafzen, “Allah’ın yanısıra başka birini rabler olarak kabul etmeyeceğiz”. “Biz” şahıs zamiri, burada bariz bir şekilde insanoğlu için kullanıldığından “başka biri” ifadesi, zorunlu olarak aynı anlama gelir. Daha geniş anlamıyla yukarıdaki çağrı, sadece Hz. İsa’ya tam bir uluhiyet ve azîzlerine de o’nun belli bazı özelliklerini atfeden Hristiyanları değil, aynı zamanda Üzeyr’e (Ezra) ve hatta bazı büyük Talmud bilginlerine yarı tanrısal bir otorite izafe eden Yahudileri de kapsar (karş. 9:30-31).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli, gelin sizinle bizim aramızda ortak bir kelimede anlaşalım. Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğimize, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayacağımıza ve birbirimizi Allah ile aramıza koyup Rabler edinmeyeceğimize dair (söz verelim).” Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: “Şahit olun ki biz, tüm varlığımızla Allah’a teslim olmuş Müslümanlarız.” 41/33, 43/64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle aramızdaki şu ortak ilkeye gelin:[⁶⁰⁸] Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğiz, O’ndan başka hiçbir şeye ilâhlık yakıştırmayacağız, Allah’ın yanı sıra başka birilerini rab olarak kabul etmeyeceğiz!”[⁶⁰⁹] Ve eğer yüz çevirirlerse o zaman deyiniz ki: Şahid olun ki biz, kesinlikle (O’na) teslim olduk.
[608] Zımnen: Biz bize çağırmıyoruz, siz de kendinize çağırmayın! Hep birlikte ilkeler üzerinde buluşalım. Allah’ın koyduğu ilkelere çağırmak Allah’a çağırmaktır: “Ben kayıtsız şartsız Allah’a teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?” (41:33). [609] Bu âyetler İbn Hişam’a göre Necran Hıristiyanlarının ziyareti sırasında nâzil olmuştur. Bu âyetler, din adamlarını haram-helâl koyucu olarak gören, daha da garibi Hz. İsa’yı tanrılaştırarak kendilerini “taptığı tanrıyı atayan makam” konumuna yücelten Pavlusçu Hıristiyanlığın yaman çelişkisini ortaya sermektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, sen onları bir kez daha İslam'a davet et ve) De ki: "Ey kitap ehli, sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze (İbrahim a.s.'in tevhid akidesine) gelin. Allah'tan başkasına ibadet etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz, kimimizi Rabler edinmeyelim (çünkü onlar da birer beşerdir! Eğer bu davetinden de) Yüz çevirecek olurlarsa (ümmetinle birlikte onlara) "Şahit olunuz ki biz müslümanlarız" deyin, (onlar bu davetine karşı da -seni dışlayarak- İbrahim a.s.'e sahip çıkmaya çalışırlar.)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: "Yalnız Allah’a kulluk edelim. O’na hiç birşeyi ortak koşmayalım; birbirimizi Allah’tan başka rabler edinmeyelim. " Eğer yüz çevirirlerse; "Şâhid olun, biz müslümanlarız!" deyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey ehl-i kitap! Bizim ile sizin aranızda müsavî olan bir kelimeye geliniz. Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet etmeyelim. Ve O'na hiç bir şeyi şerik kılmayalım. Ve Allah Teâlâ'dan başka bazımız bazımızı rab ittihaz etmesin.» Eğer yüz çevirirlerse deyiniz ki, «Şahit olunuz, bizler muhakkak müsIümanlarız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ey Ehl-i kitap! Bizimle sizin aramızda birleşeceğimiz, müşterek ve âdil şu sözde karar kılalım: “Allah'tan başkasına ibadet etmeyelim. O'na hiçbir şeyi şerik koşmayalım, kimimiz kimimizi Allah'tan başka rab edinmesin. ” Eğer bu dâveti reddederlerse: “Bizim, Allah'ın emirlerine itaat eden müminler olduğumuza şahid olun! ” deyin.
Bu dâvet, Kur’ân’ın, Hıristiyanlar başta olarak bütün dinlere yönelttiği evrensel bir çağrıdır. Bunda muhtelif milletlerin, farklı dinlerin, çeşitli kitapların temelli bir vicdanda, hak bir sözde nasıl birleşebilecekleri ve İslâm’ın insanlık âlemine ne kadar geniş, ne kadar açık bir hidâyet yolu, bir hürriyet kanunu öğrettiği görülmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: "Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbirşeyi ortak koşmayalım; birbirimizi Allah'tan başka tanrılar edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse; "Şahid olun, biz müslümanlarız!" deyin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) di ki: Ey Ehl-i Kitâb! Sizinle benim aramda müsâvî olan bir kelimeye geliniz. Allâh'ın gayrisine 'ibâdet itmeyelim, ona hiç bir şeyi şerîk kılmayalım, ba'zımız ba'zımızı Allâh'dan başka rab ittihâz iylemeyelim. Eğer onlar (senin bu teklîfinden i'râz iderlerse) Siz şâhid olunuz ki biz müslimleriz diyiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: "Ey Ehl-i Kitap![*] Size göre de bize göre de doğru olan ortak şu söze gelin: Allah'tan başkasına kul olmayalım. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Birimiz, Allah'tan önce birilerini rabler edinmesin.” Yüz çevirirlerse deyin ki: "Şahit olun, biz Allah’a teslim olmuş kimseleriz."
[*] Kitaplarında uzman olan kişiler  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Ey kitap ehli, “Allah'tan başkasına kulluk etmemek, O'na hiç bir şey ortak koşmamak ve birbirimizi Allah'tan başka Rabler olarak benimsememek” üzere bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin! Eğer yüz çevirirlerse:-Bizim, Müslüman olduğumuza şahit olun, deyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey Kitap Ehli! Aramızda ortak olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, hiçbir şeyi Ona ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'ın yanı sıra rab edinmeyelim. Yine de yüz çevirecek olurlarsa, siz deyin ki: “Şahit olun, biz hakka teslim olmuş Müslümanlarız.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey Ehlikitap! Sizin ve bizim aramızda aynı olan şu söze gelin: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ın berisinden birbirimizi rabler edinmeyelim!" Eğer yüz çevirirlerse şöyle söyle: "Tanık olun, biz müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “iy kitāb ehli! gelüñ bir sözdin yaña; berāber urumuzda daħı arañuzda, kim ŧapmayavuz illā Tañrı’ya; daħı ortaķ eylemeyivüz aña nesene. daħı ŧatmaya bir nicemüz bir niceyi çalaplar, Tañrı’dan ayruķ.” pes eger yüz döndüreler eyidüñ “tanuķ oluñ bayıķ biz müsülmānlarüz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed kitāb ehline, Yehūdīlere ve Naṣrānīlere: Gelüñüz birkelimeyi ki berāberdür sizüñle bizüm ortamuzda, ‘ibādet eylemeyelik Tañrı Ta‘ālādan özgeye, daḫı şirk getürmeyelik aña hīç nesne, daḫı idinmesünbir nicemüz bir niçemüzi ma‘būdlar Tañrı Ta‘ālā‐ dan özge. Eger yüz dön‐derseler, pes eydüñüz anlara ki ṭanuḳ oluñuz ki biz Müselmānlar‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Söylə: “Ey kitab əhli, sizinlə bizim aramızda eyni olan (fərqi olmayan) bir kəlməyə tərəf gəlin! ( O kəlmə budur: ) “Allahdan başqasına ibadət etməyək. Ona şərik qoşmayaq və Allahı qoyub bir-birimizi (özümüzə) Rəbb qəbul etməyək!” Əgər onlar yenə də üz döndərərlərsə, o zaman (onlara) deyin: “İndi şahid olun ki, biz, həqiqətən, müsəlmanlarıq (Allaha təslim olanlarıq)!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O People of the Scripture. Come to an agreement between us and you: that we shall worship none but Allah, and that we shall ascribe no partners unto Him, and that none of us shall take others for lords beside Allah. And if they turn away, then say: Bear witness that we are they who have surrendered (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O People of the Book! come to common terms as between us and you: That we worship none but Allah. that we associate no partners with him; that we erect not, from among ourselves, Lords and patrons other than Allah(402)." If then they turn back, say ye: "Bear witness that we (at least) are Muslims (bowing to Allah.s Will).
402 In the abstract the People of the Book would agree to all three propositions. In practice they fail. Apart from doctrinal lapses from the unity of the One True God, there is the question of a consecrated Priesthood (among the Jews it was hereditary also), as if a mere human being-Cohen, or Pope, or Priest, or Brahman-could claim superiority apart from his learning and the purity of his life, or could stand between man and Allah in some special sense. The same remarks apply to the worship of saints. They may be pure and holy, but no one can protect us or claim Lordship over us except Allah. For Rabb, see 1:2, n. 20. Abraham was a true man of God, but he could not be called a Jew or a Christian as he lived long before the Law of Moses or the Gospel of Jesus was revealed.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَٓا
ey
اَهْلَ الْكِتَابِ
ehl-i kitap
تَعَالَوْا
gelin
اِلٰى كَلِمَةٍ
bir kelimeye ki
سَوَٓاءٍ
eşittir
بَيْنَنَا
aramızda
وَبَيْنَكُمْ
ve aranızda
اَلَّا نَعْبُدَ
âbd olmaya- cağımıza
اِلَّا
başka- sına
اللّٰهَ
Allah'
tan
وَلَا نُشْرِكَ
ve şirk koşmaya- cağımıza
بِه۪
O'na
شَيْـٔاً
hiçbir şeyi
وَلَا يَتَّخِذَ
ve edinmeyecek
بَعْضُنَا
bazımız
بَعْضاً
bazısını
اَرْبَاباً
rabler
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِۜ
Allah'tan
فَاِنْ
buna rağ- men eğer
تَوَلَّوْا
yüz çe- virirlerse
فَقُولُوا
artık deyin
اشْهَدُوا
şahid olun
بِاَنَّا
şüphe- siz biz
مُسْلِمُونَ
Müslümanlarız
(Resulüm!) De ki: "Ey ehl-i kitap! Bizimle sizin aranızda ortak bir kelimeye gelin! Allah'tan başkasına âbd ol(up kulluk et)meyelim. O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'tan başka (âlimlerimizi ve) birbirimizi rabler edinmeyelim (onların sözünü Allah'ın âyetlerinin önüne koymayalım)." Buna rağmen (onlar yine de) yüz çevirirlerse, onlara deyin ki: "Şahid olun, biz (kendimizi Allah'a teslim etmiş) Müslümanlarız."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
تَعَالَ
Fiil-IV
ع ل و
Gel, gelin
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كَلِمَة
İsim
ك ل م
Kelime, söz
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren