Şüphesiz Allah katında İsa’nın (yaratılış) durumu, (sulu bir topraktan yaratılmış bulunan) Âdem’in durumu gibidir. Onu bir (sulu) topraktan yarattı, sonra onun için “Ol!” dedi. O da (Allah’ın dilediği şekilde) hemen oluşmaya başladı.*
(*) Hıristiyanların iddia ettikleri gibi İsa ne Allah’ın oğlu ne de ondan bir parçadır. O da tıpkı Âdem ve diğer insanlar gibi toprak menşeli, toprak orijinli bir varlıktır. Ayette bu yönüyle benzetilme yapılmıştır. Yani burada şöyle bir mesaj veriliyor: İsa sizin için bir mucize gibi görünebilir; ama buradan hareketle onu tanrılaştırmayın, zira benim indimde, İsa’nın durumunun sizin durumunuzdan bir farkı yok, o da bir Âdem’dir/beşerdir, toprak menşelidir, tanrı değildilr, o da Âdem gibi ol emrimle yaratılmıştır. Allah’ın, Âdem’i topraktan yaratması, köken itibariyledir. Gerek insanın gerek tüm canlıların kökeni topraktır. Yüce Allah ilk yaratılışta toprağı birtakım istihalelerden geçire geçire insan ve öteki canlıların yaratılma aşamasına gelinmiştir. İlk insan da temelde topraktan yaratılmıştır, ama insan henüz o durumda sorumkluluk makamında değildi. Ne zaman ki düşünsel olgunluğa ulaşmış, o zaman içinde olgunluğun doruğuna ulaşmış olan biri halife seçilmiştir. İşte ilk Halîfeye, yine yeryüzü anlamına gelen, yani toprağı çağrıştıran "Âdem" adı verilmiştir. Âdem’in topraktan yaratılması köken itibariyledir. Çünkü o da topraktan yaratılmış olan ilk insana dayanmaktadır. Ayrıca her insanın da yine temeli topraktır. Çünkü insan tohumu topraktan alınan besinlerden oluşur. Eğer insan toprağın besinleriyle beslenmese ne tohum oluşur ne de ondan insan gelişir. İşte bu bakımdan Kur’an, her insanın topraktan yaratıldığını da vurgulamaktadır. Bu nedenle Kur’an, Necm-32, Mü’min: 67 ve Rum: 20. âyetlerinde insan tohumunun kökenine işaret buyurarak insanların topraktan yaratıldığını belirtmektedir: Bu âyetlerde Kur’an, bütün insanlara hitaben "Allah sizi topraktan yarattı" buyurmaktadır. Bu âyetlerden mevcut insanların toprağın çamurundan yaratıldığını mı anlayacağız? Bu sakat bir anlayış olur? O halde âyetlerin amacı, insanın kökeninin yani sperm ve yumurtanın topraktan çıkan besinlerle yaratıldığını anlatmaktır. Nasıl bu âyetten her insanın çamura biçim verilerek insan yapıldığı anlaşılmazsa Âdem’in topraktan yaratıldığını ifade eden âyetten de onun bizzat kendisinin toprağın çamurundan yaratıldığı anlaşılmamalıdır. Ayetlerin kastı, gerek Âdem’in, gerek tüm insanların ve hatta tüm canlıların temel itibariyle toprağa dayandığı gerçeğini anlatmaktır. (İLK YARATILIŞ - Seta www.suleyman-ates.com) Konuyu yine ilgili ayete getirirsek, İsa, ilk yaratılıştaki gibi, Allah’ın yaratma gücüyle, babasız olarak meydana gelmiş, dünya bir nedensellikler gezegeni olduğu, kendi kuralları olduğu için, babasız olabilmiş, fakat dünyaya ana rahminden gelmiştir. O da Hz. Meryem’dir. Allah istese, Hz. İsa’yı pat diye bir birey olarak yaratabilirdi. Fakat Allah bu dünya şartlarını yaratıp, bu dünyaya gelen ve gelecekleri, dünya şartlarından bağımsız kılmamıştır. Hz. İsa’nın da durumu budur. Yine yaratılış orijini Hz. Âdem’le aynıdır ve yine aynı orijinden halk edilmiş, Meryem’den doğurulmuştur. Dolayısıyla topraktandır. Bu ayet üzerinde mantık (akıl) yürütme ayette, İsa’nın yaratılışı Adem’in yaratılışına benzetilmiştir. Mademki Âdem topraktan yaratılmıştır, öyleyse; İsa’nın yaratılışı da bu yönüyle, yani topraktan yaratılış yönüyle Adem’kine benzetilmiştir. Bu ayet, Âdem ve İsa’nın yaratılışlarının açıkça aynı olduğunu bildiriyor. Fakat biz biliyoruz ki İsa topraktan bir heykel şeklinde yaratılmadı, annesinin karnında oluştu. Ama genetik kodu bir mucize olarak dizilendi. Bu nedenle Hz. İsa topraktan bir heykel olarak yaratılmadığı gibi, Âdem de topraktan bir heykel olarak yaratılmamış olması gerekir. Yoksa ikisi arasında benzetme yapılamaz. Bu nedenle toprak Adem’in ham maddesidir. Fakat anne karnında oluşmasına engel değildir. Yani Âdem direk topraktan bir heykel olarak yaratılmış değildir. O da bir anne karnında olmuştur (الله اعلم). Zira İsa’nın oluşumu Adem’in oluşumu gibiyse, Adem’in oluşumu da İsa’nın oluşumu gibidir. Buna göre düşünülmeli bu konu. (A. Hulusi Meal Açıklaması.) Ama en doğrusunu yüce Allah bilir. Ayrıca eğer ikisinin arasındaki, benzetme babasız olmalarından dolayı olsaydı, ayet şu şekilde olması gerekirdi (إِنَّ مَثَلَ عِيسَى عِندَ اللّهِ كَمَثَلِ آدَمَ خَلَقَهُ بلا أب (‘’Şüphesiz İsa’nın durumu Adem’in durumu gibidir, onu da babasız yaratmıştır.’’ şeklinde olmalıydı. Yani ikisi arasındaki benzetme babasız olmaları cihetiyle olacaktı, topraktan yaratılış cihetiyle değil. Hâlbuki ((خلقه من تراب ’’onu topraktan yarattı’’şeklindeki ifadeyle iksinin de topraktan yaratıldığına vurgu yapılmıştır. İşte bu ayette Hz. Âdem ile Hz. İsa’nın da Hûd 11:61, Necm 53:32 ve Nûh 71:17 gereği bütün insanlar gibi topraktan yaratıldığı dile getirilmektedir. ثُمَّ قَالَ لَهُ }: يعني لعيسى.{ كُن فَيَكُونُ }: يعني فكان (الكشف والبيان - الثعلبي) {ثمَّ قالَ له} لعيسى، أى ثم قال لعيسى كن فى بطن أمك فيكون. (هميان الزاد إلى دار المعاد) قوله تعالى: (ثم قال له) ... وقيل أي (قال لعيسى) مجمع البيان في تفسير القرآن - زاد المسير في علم التفسير- ابن الجوزي – تفسير البغوي) وقال ابن عطية: "ولا يجوزُ أن يكون "خلقه" صلةً لآدم ولا حالاً منه، (الدر المصون) ..عن السدي ، عن أبي مالك قوله: كن فيكون فهو أمر عيسى والقيامة (تفسير ابن أبي حاتم) {ثُمَّ قَالَ لَهُ} لعيسى {كُن فَيَكُونُ}( تفسير القرآن – الفيروزابادي) كمثل ءادم تعني ككل البشر والبشر كلهم من تراب (قل انما انا بشر مثلكم ) واصل الادمية مرت باربع مراحل ولم تستوي خليقتها البشرية والصيفاتية الا بعد المرحلة التناسلية اي المرحلة الثالثة وهنا بدء الله تعالى ينفخ فيها روح الوحي وليس شيأ ءاخر ( وكذالك اوحينا اليك روحا من امرنا ) اي الوحي- لماذا لايكون تفسير الاية عكسيا اي خلق عيسى كأدم من تراب ثم نفخ على السيدة مريم وبث فيها الروح وهذا التفسير ابلغ واوضح، والنطفة التي منها خلق عيسى من تراب دون تدخل بشري) يبين الله بهذا النص الكريم مكان خلق عيسى عليه السلام من قدرته سبحانه وتعالى، بجوار خلق آدم من تراب،(زهرة التفاسير) . كيف يقول الله للشىء كن، ثم لا يكون واقعا فى الحال، كما يدل على ذلك قوله تعالى: «فَيَكُونُ» التي تدل على المستقبل المتراخى، ولو كان ما أمر الله به واقعا فى الحال، لكانت صياغة الآية على غير هذا، ولكانت تلك الصياغة مثلا: «ثم قال له كن فكان» .. فكيف يكون هذا؟ وهل أمام قدرة القادر العظيم حواجز وحوائل، تحول بين القدرة وبين إمضاء ما قدرت، على الفور، وفى الحال؟ والجواب على هذا.. هو أنّ قول الله للشىء «كن» لا يقتضى وقوع هذا الشيء فى الحال، إذ قد يكون الأمر موقوتا بوقت، أو متعلقا بأسباب، لا بد أن يقترن حدوثه بها،.( التفسير القرآني للقرآن) الثاني: أن تكون الكائنات بأسبابها في أوقاتها التي أراد كونها على ما أراد، (تأويلات أهل السنة) أن الآية تقول صراحةً وليس دلالة أن كلاً من آدم وعيسى، عليهما السلام، خلقا من تراب - ولنعد الآن إلى الآيه ٥٩ من سورة آلِ عمران لإستعراض التشبيه التمثيلي فيها:إِنَّ مَثَلَ عِيسَى عِندَ اللَّهِ كَمَثَلِ آدَمَ خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُن فَيَكُونُ: فالمشبه هو عيسى والمشبه به هو آدم فقد تم التصريح بوجه الشبه وهو خلقهما من تراب: "خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ". ونحن نعلم أن التصريح هنا قطعي ولابد من الأخذ به، فلا مجال أن نأخذ بالدلالات التي هي من وحي فهمنا الذي قد يكون ناقصاً فقد ورد في القرآن أن آدم لم يكن الإنسان الوحيد الذي خلق من طين أو تراب. فالإنسان كما ورد فيه خلق أيضاً من تراب ومن طين، كما أن عيسى خلق من تراب مثله : (من هو آدم، عليه السلام؟) قوله: { خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ } في هذه الجملة وَجْهَانِ: أظهرهما: أنها مفسِّرة لوجه الشبه بين المثلين، فلا مَحَلَّ لَهَا حينئذٍ مِنَ الإعْرَابِ (اللباب في علوم الكتاب – الدر المصون) { خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ ثِمَّ قَالَ لَهُ كُن فَيَكُونُ } جملة مفسرة للتمثيل ببيان وجه الشبه بينهما (محاسن التأويل – محمد جمل الدين القاسمي)..