48 - 49. Ve Allah ona kitabı (yazmayı), hikmeti, (akıl ve bilim ışığında sorunları çözmeyi), Tevrat ve İncil’i öğretecektir. Ve onu İsrailoğullarına bir elçi olarak gönderecek. (Görevi yerine getirme çağına gelince de onlara şöyle diyecek): «Şüphesiz ki ben size Rabbinizden bir âyet (açık bir belge, belirgin bir mucize) getirdim: Size gerçekten kuş biçiminde çamurdan bir şey meydana getiririm de içine üflerim, (enerji veririm) Allah’ın izniyle o, kuş (gibi uçan bir şey) olur; körü, alatenliyi (tedavi ile) iyi ederim. Mevtaları (kalp krizi geçirip ölmek üzere olanları kalp masajı ve buna bağlı tedavi ile) hayata döndürürüm. Evlerinizde yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi de (Allah’ın bildirmesiyle) size haber verebilirim. Eğer iman eden kimselerseniz bunda size elbette bir ayet/belge vardır. (*)
(*) Yani bunun anlamı (الله اعلم) şöyledir; Hz. İsa, çamurdan mamul ettiği bir kuş maketine üfler (enerji verir) ve Allah’ın izni ile o maket kuş gibi uçan minik bir drone olurdu şeklinde anlaşılmaktadır. ’’Yine en doğrusunu Allah bilir. Ayrıca ayetin detaylı açıklaması şöyledir! Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle uçan bir şey olmuştu; Maide Suresi 110. ayette sözü geçen bu kelimeler bütün meallerde iki yerde de TAYR sözcüğünü gören tefsirciler (uçan bir şey) yerine KUŞ anlamını seçmişlerdir. Yani Hz. İsa çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ve ona üfleyince Kuş olup uçmuş olarak anlatmışlardır. Oysa Hz İsa o günün şartlarında Allah’ın ilmi ile gerçekten kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona (rüzgâr enerjisi) ile çalışacak bir düzenek kurmuş ve o yaptığı kuş şeklindeki şeyde uçan bir şey olunca insanlar bu kadar ağır bir şeyin havada nasıl durduğunu ve nasıl uçtuğuna şaşırıp kalmışlar ve bilinç düzeyinde Acz’e uğramışlardır. Ayetteki (üflemek) müteşabihtir. Örneğin bir balona hava doldurmak için üflersiniz. Yani benzetme yapılmıştır. Yani Hz. İsa bizim bildiğimiz canlı kuşları yaratmuyordu, bilakis yüce Allah’ın ona verdiği ilim ve hikmet sayesinde kuş maketi yapıp üfürmek/ enerji vermek/suretiyle onun kuş gibi uçmasını sağlıyordu? Zaten Arapçada uçan her şeye (طير) denilebilir. (الله اعلم) İşte bugünün teknolojisi ile bunun örneklerini görüyoruz: Kanada Edmonton Havalimanı ve Southampton Havalimanı’nda kuş tehlikesine çözüm olarak kartal görünümlü drone kullanılıyor. Robird ismindeki kartal şeklindeki drone, vahşi görünümüyle havalimanı yakınındaki kuşları kovuyor. Kartal görünümünlü drone. Clear Flight Solutions tarafından 2016 yılında geliştirilen Robird; tıpkı gerçek bir kuş gibi uçuyor, kanat çırpıyor ve ses çıkarıyor. Uzaktan kumanda ile kontrol edilen drone, 80 km/saat hıza ulaşabiliyor. Şahin ve kartal görünümünde olmak üzere iki çeşit kuş türü bulunuyor. Robird’ün kullanılacağı bölgeye uygun kuş türüyle daha başarılı sonuç elde edilebiliyor... Bkz: DonanımHaber! https://www. donanimhaber. com › ... Havalimanlarında kuş tehlikesine çözüm: Kartal görünümünlü. Ayrıca ölüleri diriltme: Kur’an ayetlerinden anlaşılan şey şudur: Hz: İsa mevtaları/ölmek üzere olanları/ diriltmiş, körü iyileştirmiş ve alatenlileri iyileştirmiştir. Bu üç olaya bakınca günümüz dünyasında tam örneklerini TIP dünyasında görüyoruz. Bazı körlük olaylarında gözler açılmış, alatene kısmen çare bulunmuş ve alatenlileri iyileştirmiş ve klinik olarak ölen ve hastaneye geldiği zaman klinik olarak ölü olan fakat şok cihazı ya da kalp masajı tekniği uygulanarak hayata dönen insanlar var. Şimdi bu çerçeveden olaylara bakıp ta DENK lik kurduğumuz zaman olaylar daha da açıklık kazanıyor. Allah İsa’ya İLİM ve HİKMET verdiğini söylüyor. Allah, Hz. İsa’ya Tıp ilminden sadece bu kadarını öğretmiş ve o yüzyılda elde bulunan imkânlarla bitkisel ilaçlar ya da bugün bilmediğimiz TEKNİK bir öğreti ile alatenli insanları iyileştirmiş ve körlerin gözünü açmıştır. Peki, ölüleri nasıl diriltti? Kur’an ölülerin mezardan kaldırılıp diriltildiğinden bahsetmez, bu anlatılar insanların anlatılarıdır. Aslında Hz. İsa’ya “KALP MASAJI” tekniği öğretilmiş ve tarihte ilk kez kalp masajını uygulayan ilk insan Hz. İsa’dır… Zira ilgili ayetlerde (الْمَوتَى) ‘’el-mevta’’ diye geçiyor. Bunun üç anlamı vardır: 1.Ölmek üzere olanlar, (kalp krizi geçirenler gibi.) 2. Ölüler. 3. Aklı, vicdanı ve sağduyusu ölmüş olanlar. İşte Hz. İsa ölmüş olanları değil, ölmek üzere olanları, (zahiren ölmüş sanılanları, kalp krizi geçirenleri) hayata döndürmüştür diye anlaşılıyor. Ayrıca Kur’an’a göre, ölen bir insan bir daha dünyaya gelemez. Bu nedenle (الموتي) ‘’el mevta’’ya ikinci anlamı vermek, yani ‘’Ölmek üzere veya kalp krizi vb. geçirenler’’şeklinde anlamak Kur’an’ın genel mesajıyla daha uyumlu olur. Elmevta (الموتي) ifadesinin anlamı hakkında aşağıdaki Lügat ve tefsir metinlerine de bakılabilir. (KUR’AN KISSALARININ SİSTEMATİĞİ) Ayrıca (الموتي) manen ölmüş olanlara da denir. Eğer böyle ise, o zaman onlara ilahi mesajlarla manevi hayat veriyordu, anlamında olur. Yemekleri konusunda insanlara bilgi vermek meselesine gelince, onlara ne yemelerinin helal olduğunu ne gibi yiyeceklerden uzak durmaları gerektiğini anlatmıştır. (M. C. Şems Meal Açıklaması)
والمَيِّتُ مَن فى حكم الميت وليس به . والجمع : أَمْوَاتٌ ، ومَوْتى(المعجم الوسيط) – ميتا : مَنْ في حكم الميت وليس به {لِنُحْيِيَ بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا} (المعجم: اللغة العربية المعاصرة) ميت : الذي فارق الحياة . 2 - ميت : محتضر لم يمت بعد (المعجم: الرائد) - ميت : الذي فارق الحياة. 2- ميت : محتضر لم يمت بعد. (المعجم: اللغة العربيةالمعاصر .( ميت - ج ، ميتون وأموات وموتى ، ميتة -- وميت ج ، وارواية التي تقول (اقرؤا يس علي موتاكم ) قال الدارقطني هذا حديث ضعيف الإسناد، مجهول المتن، ولا يصح في الباب حديث. وعلى هذا فلسنا في حاجة إلى شرح الحديث؛ لعدم صحته، وعلى تقدير صحته؛ فالمراد به، قراءتها على من حضرته الوفاة ليتذكر، ويكون آخر عهده بالدنيا سماع تلاوة القرآن، لا قراءتها على من مات بالفعل،) - -. والموتى استعارة لمن لا ينتفعون بعقولهم ومواهبهم في أهم الأشياء (التحرير والتنوير): {وأُنبئكم بما تأكلون وما تدخرون في بيوتكم}، وهذا إخبار بالغيب المختص بالله تعالى, ومن خصه من رسله بالوحي؛ وهو آية أُخرى (الميزان في تفسير القرآن)