close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Min kablu huden linnâsi veenzele-lfurkân(e)(k) inne-lleżîne keferû bi-âyâti(A)llâhi lehum ‘ażâbun şedîd(un)(k) va(A)llâhu ‘azîzun żû-ntikâm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Evvelce, insanlara hidayet olarak, gerçekle batılı ayırt eden kitabı da indirdi. Tanrı ayetlerine inanmayanlardır çetin azap ve Allah öyle üstün bir kudret sahibidir ki aman vermez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. (Ardından nurunu tamamlamak ve kıyamete kadar hidayet rehberi olmak üzere) Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah Güçlüdür, intikam sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak; yine kitapları O indirmişti, doğruyla eğriyi birbirinden ayırt ettiren gerçeklik bilgisini de... Allah'ın ayetlerini örtbas edenlere gelince; onlara acı bir azap vardır. Allah daima üstün ve güçlüdür, aynı zamanda intikam da alandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Önceki indirdiği kitaplar, insanların iyiliği, kurtuluşu için bir hidayet rehberi idi. Şimdi de hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriatı, Kur'ân'ı indirdi. Allah'ın, Kur'ân'daki âyetlerini inkârda ısrar edenler, işte onlar için şiddetli bir azap vardır. Allah kudretli ve hükümrandır. Âyetlerini, Kur'ân'ını yalanlayanlara, Rasulüne muhalefet edenlere lâyık oldukları cezayı verir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/53; 5/95; 14/47; 32/22; 39/37; 43/41; 44/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O ikisini daha önce, insanlara bir hidayet rehberi olarak indirmişti. Yine O, doğruyu yanlıştan ayırıcı Kitab'ı (Furkan'ı) indirdi. [1] Şüphesiz Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah yücedir, öç alıcıdır.
1.Furkan, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırdedici demektir. Tefsir alimlerinin ifadelerine göre burada Furkan denilirken hakkı batıldan ayırmaları konusunda insanlara yardımcı olan ilahi kitapların tümü kastedilmektedir. Bu ayeti kerimede de Kur`an-ı Kerim, Tevrat ve İncil`in Allah tarafından indirilmiş kitaplar olduğunun bildirilmesinden sonra Yüce Allah`ın Furkan`ı indirdiğine işaret edilmesi Furkan sıfatının bütün bu kitapların ortak özelliği olduğuna dikkat çekilmesi içindir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
3,4. Allah Tealâ Kur'an'ı, önündeki kitapları da tasdîk edici olarak hak ile sana indirdi. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat'ı ve incîl'i indirmişti. Bir de hakkı bâtıldan ayıran kitaplar indirdi. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler (var ya), muhakkak onlara şiddetli bir azab vardır. Allah Aziz'dir, intikam sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
3,4. (Birliği bildirmek, topluma hayat ve birlik vermek için) gerçeklerle dolu olarak ve mevcud ilahi mesajları doğrulayıcı olarak kitabı peyderpey indirdi. Nitekim daha önce de insanlara yol gösterici olarak Tevrat, İncil ve Furkan’ı indiren O’dur. Allah’ın bu ayetlerini inkâr edenler için, şiddetli bir azap vardır. Allah, güçlüdür ve intikam sahibidir.
(Müslümanlar İncil ve Tevrat’ı kabul ettikleri gibi, Yahudi ve Hıristiyanların da Kur’anı kabul etmeleri gerek. Çünkü Kur’an o kitapların mesajlarını daha güzel bir şekilde ifade ediyor. Kur’an hakikatin bütün yönlerini taşıyor.)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
3,4. Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilâhî kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın âyetlerini inkâra şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kur'anı da indirdi, Allahın âyetlerin tanımıyanlara katı azap var, Allah aziz, Allah alır öcünü
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayetti. Furkan'ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur'an'ı) da (böylece) indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galiptir, (ezilen, sömürülen ve hakları elinden alınmak istenen çaresiz kulları adına) intikam alıcıdır (onların hakkını teslim edicidir).
Cemil Said
swap_vert close
3, 4.- Yâ Muhammed! Evvelce gönderilenleri tasdîkan sana bir hak kitâb gönderilmişdir. Allâh insânları tarîk-i hidâyete sevk içün Tevrat ve İncil’i inzâl iylemişdi. Şimdi bu Kur’an’ı inzâl itdi. Allâh’ın âyâtına îmân itmeyenler azâb-ı şedîde dûçâr olacaklardır. Allâh azîz ve müntakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
3,4. Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
3,4. O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı[83] da indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
3-4. O sana kitabı, gerçeğin ta kendisi ve öncekileri doğrulayıcı olarak indirmiştir; daha önce insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ve İncil’i indirmişti; furkanı da indirdi. Bilinmeli ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
3, 4. (Resûlüm!) O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş; daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ile İncil'i indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Bilinmeli ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.  
 «Furkan», hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ve iyiyi kötüden ayırdeden hükümler demek olup Kur’an-ı Kerim’in isimlerindendir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, Öc Alandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
3,4. O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de ayırd eden fürkan indirdi. Allahın âyetlerini tanımıyanlar, şüphesiz onlara şiddetli bir azab var, öyleya Allahın ızzeti var, intikamı var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bundan (Kur’ân’dan) önce (peygamberlere vahyedilenler) insanlar için bir (er) hidâyet (kaynağı) idiler. (Ancak hakkı inkâr edenler, vahyedilen kitapları tahrif ettiler. Allah, Furkân’ı (Kur’ân’ı) da (insanlar için, kıyamete kadar hidâyet rehberi olmak üzere sana) vahyetti. Şüphesiz ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah, zâlimin/kâfirin müstahak olduğu cezayı verendir, her işinde mutlak galip olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı¹ indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın âyetlerini küfredenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.
1- Doğru ile yanlışı ayırt eden ölçü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
3,4. (Habîbim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incîli indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidâyetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allah'ın (hak olan, mahz-ı hidâyet olan) âyetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azâb vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
3,4. (O,) sana Kitâb'ı (Kur'ân'ı), kendinden öncekileri (diğer kitabları) tasdîk edici olarak hak ile indirdi; daha önce de, insanlara bir hidâyet olarak Tevrât ile İncîl'i indirdi, böylece Furkan'ı (hak ile bâtılı ayıran bütün kitabları) indirdi. Şübhesiz Allah'ın âyetlerini inkâr edenler yok mu, onlar için pek şiddetli bir azab vardır. Hâlbuki Allah, Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, intikam sâhibi (yapılan haksızlıkları cezâsız bırakmayan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
3 - 4. (O zatım olan Allah), sana Kitab’ı (Kur’an’ı), kendinden öncekileri (diğer kitapları asli hâlleri, hâlâ ihtiva ettikleri gerçekler ve İlahi kaynakları itibariyle) tasdik edici olarak hak ile indirdi; daha önce, insanlara birer hidayet rehberi olarak Tevrat ile İncil’i de indirmişti, böylece Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran bütün kitapları) indirdi. Şüphesiz Allah’ın ayetlerini (insanlığın ebedi huzur ve mutluluğu için Allah’ın gönderdiği hakikatleri) inkâr etmiş olanlara pek şiddetli bir azap vardır. Ve Allah güçlüdür, (ezilen, sömürülen, maddi ve manevi hakları ellerinden alınan mazlum ve çaresiz kulları adına) intikam alandır. *
(*) Müslümanlar ayırım gözetmeksizin Allah’tan gelen İncil, Tevrat ve diğr ilahi mesajları kabul ettikleri gibi, Yahudi ve Hıristiyanların da Kur’anı kabul etmeleri gerekir. Çünkü Kur’an’ı kerim o kitapların aslini ve özünü tasdik ediyor, tahrif edilip edilmeyenleri de açıklığa kavuşturuyor… Ayrıca Kur’an son ve evrensel ilahi bir kitap olduğundan hakikatin bütün yönlerini taşıyor. Furkan, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırdedici demektir. Tefsir âlimlerinin ifadelerine göre burada Furkan denilirken hakkı batıldan ayırmaları konusunda insanlara yardımcı olan ilahi kitapların tümü kastedilmektedir. Bu ayeti kerimede de Kur`an-ı Kerim, Tevrat ve İncil`in Allah tarafından indirilmiş kitaplar olduğunun bildirilmesinden sonra Yüce Allah`ın Furkan`ı indirdiğine işaret edilmesi Furkan sıfatının bütün bu kitapların ortak özelliği olduğuna dikkat çekilmesi içindir. (A. Varol Meali 4. Ayet Açıklaması) {وَأَنزَلَ ٱلْفُرْقَانَ } يريد به جنس الكتب الإِلهية، فإنّها فارقة بين الحق والباطل. ذكر ذلك بعد ذكر الكتب الثلاثة ليعم ما عداها (انوار التنزيل واسرار التأويل - البيضاوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kur’an’dan önce insanları doğru yola ulaştıran ve doğru ile yanlışları ayıran kitabı da daha önce O indirmişdi. Elbetteki, Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için, çok şiddetli bir azap vardır. Allah güçlü olan ve intikam sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’ın ayetlerini tanımadılar, onlar için ağır bir azap vardır. Allah erklidir, öc alıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
3, 4. O, sana Kitabı evvelki Kitapları tasdik etmek üzere doğru olarak indirdi. Bundan evvel insanları doğru yola götürmek için Tevrat ile İncil-i inzâl etmişti, hak ile bâtılı ayıran Kitabı [²] de inzal etti. Allah/ın âyetlerini tanımayanlar yok mu, onlar için şiddetli bir azap vardır, Allah galib-i yektadır, intikam sahibidir [³].
[2] Kur'an-ı veya inzâl olunan Kitapları veya mucizeleri veya Zebur'u. [3] Yâni bilfiil ukubet eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Daha önce insanlara yol gösterici olarak O, doğruyla eğriyi birbirinden ayıranı [Furkân] da indirdi. Muhakkak ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere şiddetli bir azap vardır. Allah, Aziz’dir, Zu’ntikâm’dır.¹
1 Zu’ntikâm= El-Muntekîm: Suçluları cezalandıran, hak ettikleri cezayı veren. Kazdıkları kuyuya kendilerini düşürendir. Mazlumların hakkını ve öcünü zalimlerden alıverendir. Zalimlere yaptıkları zulmün acısını kendilerine tattırandır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Önceden insanlara hidayet olarak (Tevrat ve İncil'i indirmişken, şimdi de), Furkan'ı (hakkı batıldan ayıran Kur'an'ı) indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah üstün güç sahibidir, intikam alıcıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için, çetin bir azap vardır! Hiç kuşkusuz, Allah azizdir, mutlak güç ve otorite sahibidir; ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kulları adınaintikam alandır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Önceden İnsanlar için hidayet olmak üzere; Furkan’ı da indirdi. Allah’ın âyetlerini inkâr etmiş olanlar; onlar için şiddetli bir azap vardır. Allah intikâm sahibi azîzdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim Kuran, daha önceleri, insanlığa bir rehber olmak üzere gönderilen Tevrat’ı da İncili de doğrulamaktadır. Ayrıca Kuran kılı kırk yaran bir kitaptır. Allah kelâmını inkar edenler, kendilerini çok ağır cezaların beklediğini bilmelidirler. Çünkü Allah güçlüdür, kimsenin yaptığını yanına koymaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Doğru ile eğriyi, hak ile batılı ayıran Furkan’ı (yasayı) gönderdi. Şüphesiz, Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak güç sahibidir. Ayetleri inkâr ederek, Müminlere tuzak kuranlardan intikamını alır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
3,4. O, sana Kitab’ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i de indirmişti. [Furkân]’ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an’ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. [*]
Yüce Allah’ın “intikam sahibi oluşu” hakkında geniş bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
3,4. (Ey Muhammed!) O (Allah) bu Kitabı sana, gerçekleri açıklamak ve kendisinden önceki (kitapları) doğrultmak¹ için peyderpey indirdi.² O (Bu kitaptan) önce, insanlara doğru yolu göstermek için Tevrât’ı ve İncil’i indirdiği gibi hakkı bâtıldan ayırt eden³ hükümleri de indirdi. Şüphesiz Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için, çok şiddetli bir azap vardır. Çünkü Allah daima üstündür, intikam sahibidir.
1 Musaddık: Tasdik eden, doğrulayan, doğrultan, doğrusunu söyleyen demektir. Tasdik kelimesi Türkçede “onaylayan” anlamında kullanıldığı için, tercümede kullanılmamıştır. Buna göre (مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ) ifâdesi: a- Kur’an, kendisinden önceki kitaplardan ve Peygamberlerden bahsederek onların asıllarının meşruluğunu yani, uyduruk şeyler olmadığını ortaya koymuştur. b- Kur’an, kendisinden önceki kitaplar ve Peygamberlerin, daha sonra insanlar tarafından bozulan dinlerinin doğrusunu getirmiştir. Yani Kur’an, “kutsal kitaplar”dır diye piyasada dolaşan, aslı bozulmuş Tevrat ve İncil diye uydurulmuş kitapları onaylamak, onların gerçek olduğunu ifâde etmek için gönderilmemiştir. Sonuç olarak; “bizden öncekilerin şeriatları, Allah ve Rasûlü tarafından nakledilmek şartı ile bizim de şeriatımızdır.” Bk. (Mâide: 43, 48, En’am: 91, Yûnus: 37, Fâtır: 31, Hâkka: 43)2 Tenzil: İndirmek demektir, çokluk ifâde eder. Toptan indirmeye “inzal”, birçok defada indirmeye “tenzil” denir. Bk. (Bakara: 186)3 Furkan: Ayırmak, ayırt etmek anlamında mastardır. Terim olarak, Hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ayıran demektir. Önemli davaları halleden kesin delil ve mucizelere de furkan denilir. Bu mana ile Kur’an’ın bir ismi de “el-Furkan"dır. (Furkan: 1) Ancak Allah (Enbiyâ: 48) de Tevrât için de bu ifâdeyi kullanmıştır. Zemahşeri’ye göre Furkan: “Hz. Musa’ya verilen Tevrat’tır. O Tevrat ki, hem ilâhî bir kitap, hem de hak ile bâtılı birbirinden ayırt edendir. Veya ayette geçen Furkân; hüccet, âsâ, yed-i beyzâ (ışık saçan el) ve diğer mucizeler demektir. Furkân, helâl ile haramı birbirinden ayırt eden ilâhî kanunlar” anlamına da gelir. Yukarıdaki tercüme bu durum dikkate alınarak yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
geçmişte insanlığa yol gösterici olarak; yine O indirmişti, doğruyla eğriyi birbirinden ayırd etmeye yarayan gerçeklik bilgisini... ⁴ Allah’ın mesajlarını inkara şartlanmış olanlara gelince; onları acı bir azap beklemektedir: Zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
4 Kur’an’da sık sık zikredilen İncil’in bugün Dört İncil olarak bilinen kitaplar ile aynı olmadığına dikkat edilmelidir. Kur’an’ın atıfta bulunduğu İncil, Hz. İsa’ya indirilen ve çağdaşlarınca, Arapçalaştırılmış şekliyle İncîl kelimesinin de kökeni olan Yunanca Evangelion (Müjdeli Haber) terimi ile adlandırılan, o günden beri kayıp orijinal vahye işaret etmektedir. Bunun, Sinoptik İnciller’in (Synoptic Gospels) çoğu malzemesinin ve Hz. İsa’ya izafe edilen bazı öğretilerin kaynağı olduğu söylenebilir. Onun kaybolmuş ve unutulmuş olduğu gerçeğine Kur’an’ın 5:14. ayetinde değinilmektedir. Yukarıda furkân’ı “doğruyla eğriyi birbirinden ayırd etmeye yarayan gerçeklik bilgisi” olarak çevirmem konusunda ayrıca bkz. 2: 53’deki benzer ifade ile ilgili not 38.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Daha önce de, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran Furkan’ı O indirmişti. Allah’ın ayetlerini örtbas eden kâfirlere şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak üstün, yüce olan ve kişiye yaptığının acısını tattırandır. 2/185, 17..107, 25/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
geçmişte insanlığa yol gösterici olarak, yine hakkı bâtıldan kesin hatlarla ayıran Furkân’ı da O indirmiştir. Allah’ın mesajlarını inkâr eden kimselere gelince: Onların hakkı şiddetli bir azaptır; zira Allah üstün ve yüce olandır, insana yaptığının acısını tattırandır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
3-4. (Ey Muhammed) Allah sana Kur'an'ı hak ile ve kendinden öncekileri tasdik edici olarak (tedricen) indirdi, bundan evvel Tevrat ile İncil’i indirmişti ki onlar insanlar için birer hidayetti! Furkan’ı da (Kur’an'da hak ile batılı birbirinden ayıran hükümleri de) indirdi, (ki nitekim Bakara suresinin ²⁵⁶. ayetinde artık hak ile batıl birbirinden ayrılmıştır..." buyurulmuştur) Allah'ın ayetlerini inkar edenler için çok çetin bir azap vardır; çünkü Allah, herşeye gücü yetendir ve (ayetlerini inkar edenlere hiç acımadan) çok şiddetli ceza verendir.
Kur'an, önceki kitapların iman ve Allah'ın birliğine davet eden, adaleti ve ihsanı emreden, peygamberlerin ve eski ümmetlerin yaşayış ve tarihlerinin, haber ve eserlerinin başka başka olmasıyla değişmeyecek olan temel hükümler gibi muhkem ilkelerini güçlendirerek ve genişleterek yeni baştan yürürlüğe koymuş ve hikmet-i teşriî gereğince zamanların ve mekânların ve yükümlü milletlerin özelliklerine uygun düşecek şekilde hak ve hayır açısından onların işlerine yarayacak hükümleri ve şer'î ayrıntıları yeniden tanzim ve ta'dil ederek hak dini, bütün zaman ve mekanlarda ve bilcümle ümmet ve toplumların hayatında geçerliliğini sağlayan geniş kapsamlı bir teşrî ilmi de öğretmiştir. Böylece ilâhî kitapları öncekinden sonrakine aralıksız olarak birbirlerinin tasdikinden ve yürürlük alanından geçirerek süzmek suretiyle hepsinin doğru ilkelerini hakkıyla kendi uhdesine almış ve yüklenmiş bulunduğundan, önceki kitaplardan ve şeriatlardan Kur'ân'ın şehadeti ile tasdik edilmedikçe ne peygamberliklerinde, ne de o kitapların delaletlerinde hak oldukları tasdik edilemez. Yani geçmiş devirlerde yaşamış olan önceki peygamberlere gönderilmiş olan ilâhi temyiz ve tefrik açısından son tasdik mercii Hatemü'l-enbiya Hz. Muhammed Mustafa ile Kur'ân-ı Hakim'in, muhkem âyetlerle ortaya konmuş hükümleridir. Bu mânâ, Fıkıh Usûlü ilminde şu teşriî kaidesi ile ifade olunur: "Bizden öncekilerin şerîatleri bizim de şerîatimizdir. Fakat Allah ve Resulü tarafından tasdik edilmiş olarak nakledilmek şartıyla." Hasılı Allah, Furkan'ı da indirmiş, hakkı batıldan hayrı şerden ayırmış, yollarını, kanunlarını tayin etmiş; alâmetler, işaretler, deliller, âyetler de ortaya koymuş, her birinin hükmünü, gerekli sonucunu başka başka yapmış, uygulamasını kendi gözetimi ve denetimi demek olan kayyûmiyetiyle iradesi ve meşiyeti altına almıştır. Bundan dolayı اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ şüphesiz ki, böyle hakkı batıldan ayıran, temyiz edip ayıklayan ve hak yolu gösteren, aklî ve naklî delilleri içeren âyetleri, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, özellikle de Allah Teâlâ'nın birliğine ve münezzeh olan yüceliğine veya peygamberlerin ismet ve haysiyetine saldırıp hücuma geçen kâfirler de kesinkes şiddetli bir azaba mahkumdurlar. وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ Hakkı batıldan ayırd eden Allah, zillet şaibesinden münezzeh ve öyle yenilmez, öyle güçlü bir. Allah'dır ki, O'nun dehşetli ve korkunç bir intikamı vardır. Emrini ve hükmünü mutlaka yürütür ve yerine getirir. İradesine karşı gelenleri, izzetinin hududuna tecavüz edenleri mutlaka tepeler, ezer. Hakkı aşağılamaya uğraşanlara bir müddet hilmiyle mühlet verse bile, bir gün gelir onları tuttukları batıl yolda akla hayale gelmez felaketlere uğratıp perişan eder. Hakka hayat tanımayanlara mutluluk vermez. Bire iki, üç, vara yok, yoğa var, olura olmaz, olmaza olur, doğruya eğri, eğriye doğru, iyiye kötü, kötüye iyi, hakka batıl, batıla hak, zulme adalet, adalete zulüm, cehle ilim, ilme cehalet, nura zulmet, zulmete nur diyenler bu yanlışlarının ve cürümlerinin cezasını herkesten önce kendileri çekerler ki, bütün bunlar Allah'ın intikamının eserleri demek olur. Tek ümid ve tek sığınak olan Allah'ın nimet ve rahmetine ermek için Allah'a doğru gitmelidir. Hak ve hakikatin kanunlarını tanımayanlar rahmetin zıddı olan nıkmete ve gazaba mahkum olurlar.  
Osman Fırat
swap_vert close
Daha önce de, insanlara yol gösterici olarak ve Furkanı da indirdi, Muhakkak ki Allâh’ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azâb vardır. Allâh dâimâ üstündür ve öc alandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Daha evvel, nâsa hidâyet olarak ve Furkan'ı da inzal buyurdu. O kimseler ki, Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkar ettiler, onlar için şüphe yok ki, şedîd bir azap vardır. Ve Allah Teâlâ azîzdir, intikam sahibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğruyu eğriden, hakkı batıldan ayırd eden Furkanı da indirdi. Allah'ın âyetlerini inkâr edenlere pek çetin bir azap vardır. Öyle ya, Allah daima azîzdir (mutlak galiptir, mazlumların) intikamını alır. [2, 53; 5, 95; 14, 47; 39, 37; 32, 22; 43;41; 44, 16] {KM, Tesniye 32, 35; Mezmurlar 94, 1; Yeremya 51, 56}
Furkan: Hakkı batıldan, hayrı şerden, doğruyu eğriden ayıran anlamında olarak Kur’ân-ı Kerim’in isimlerinden biridir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Daha önce, insanlara yol gösterici olarak, Furkan(doğruyu ve eğriyi birbirinden ayırdeden Kitap)ı da indirdi, Muhakkak ki Allah'ın ayetlerini tanımayanlar için çetin bir azab vardır. Allah daima üstündür ve öc alandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Bütün bunlar mevcûd iken) Hak Te'âlânın âyâtını ve âşikâr beyânatını inkâr ile kâfir olanlara dünyâ ve âhiretde şiddetli 'azâb vardır. Allâh her şeye gâlib ve kâdir ve intikâmını icrâ iylerdir.[²]
[2] Sûre-i şerîfenin ilk seksan âyeti Rasûlullah ile mubâhase-i dîniyede bulunmak üzere Necran'dan gelen hıristiyan hey'et-i meb'ûseye virilecek cevâbları muhtevî olmak üzere nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Önceki insanların rehberi onlardı[1]. Bütün Furkanları (doğruyu yanlıştan ayıran kitapları)[2] O indirmiştir. Allah'ın âyetlerini görmezlikte direnenlerin (kâfirlerin) cezası, suçları ile bağlantılıdır[3]. Üstün olan, hak edildiği[4] kadar ceza veren Allah’tır.
[1] Rehberlik diye çevirdiğimiz hidayet, nazikçe yol göstermektir. Allah'ın hidayeti dört çeşittir: Birincisi varlığını, birliğini ve insana her şeyden yakın olduğunu her vesileyle göstermesidir. Bu yüzden Allah, kendini ikinci sıraya koyup başka bir şeye öncelik vermeyi şirk sayar ve asla bağışlamaz (Nisa 4/48). İkincisi insana, iyiyi kötüden ayırma özelliği vererek doğruyu bulmasına imkân vermesidir. Bir ayet şöyledir: "Doğruları arayanlar için yeryüzünde ayetler vardır, kendinizde de vardır, görmez misiniz?" (Zariyât 51/20-21) Üçüncüsü elçileri aracılığı ile yol göstermesidir. İlgili ayetlerden biri şöyledir: "Sen elbette doğru yolu gösterirsin. (Şûrâ 42/52) Dördüncüsü de doğru tercihte bulunanı yoluna kabul etmesidir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Biz, her elçiyi kendi halkının dili ile gönderdik ki onlara açık açık anlatsın. Bundan sonra Allah, sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder." (İbrahim 14/4) Müfredât'tan yararlanılmıştır. [2] Furkân, doğruyu yanlıştan ayıran anlamındadır. Allah'ın indirdiği bütün kitaplar furkândır. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Musa ile Harun'a o Furkânı, çekinerek korunanlar için aydınlanma ve doğru bilgi kaynağı olsun diye verdik." (Enbiya 21/48) Furkân kelimesinin çoğul kalıbı olmadığı için yerine göre tekil veya çoğul anlam verilir. Türkçeye bu kökten fark, farkındalık kelimeleri geçmiştir. Allah müminlere şöyle demiştir: "Ey inanıp güvenenler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız O, sizde doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği (furkân-farkındalık) oluşturur, kötülüklerinizi örter ve durumunuzu düzeltir. İkramı büyük olan Allah'tır." (Enfal 8/29) [3] Âyetteki = شديد şedîd, sıkıca bağlı demektir. Allah'ın ödülü veya cezası, kulun fiiline bağlıdır: "Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz." (En'âm 6/160) [4] Ayette geçen intikam = انتِقَام suçla ceza arasındaki dengeyi tam kurma anlamına gelir (El-Ayn).  
Şaban Piriş
swap_vert close
Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran /Furkanı da indirmişti. Allah'ın ayetlerini inkâr edenlere/tanımayanlara şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, cezalandırıcıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bunları daha önce insanlar için birer hidayet rehberi olarak indirdiği gibi, hak ile bâtılı birbirinden ayırt eden Furkan'ı da indirdi. Allah'ın âyetlerini inkâr edenlere gelince, onlar için çetin bir azap vardır. Çünkü Allah'ın kudreti herşeye üstündür ve O, zulmü cezasız bırakmayan bir intikam sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Daha önce insanlara bir yol gösterici olarak Furkan'ı da indirdi. Şu bir gerçek ki, Allah'ın ayetlerini örtüp inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Ve Allah hem Azîz'dir hem intikam alıcı...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ilerüden; ŧoġru yol göstermeg-içün ādemįlere. daħı indürdi farķ eyleyiciyi ḥaķdan bāŧılı ya'nį ķur’ān. bayıķ anlar kim kāfir oldılar Tañrı āyetlerine anlaruñdur 'aźāb ķatı. daħı Tañrı beñdeşsüzdür güci yiter ķatı 'azāb eylemek issidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bu kitābdan burun doġru yol göstermeg‐içün ḫalḳa daḫı indürdi ḥaḳḳıbāṭıldan ayırıcı Ḳur’ānı. Taḥḳīḳ ol kişiler kim kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālā āyet‐lerine. Anlara vardur ḳatı ‘aẕāb, Tañrı Ta‘ālā ‘azīzdür, intiḳām idicidür ḳulla‐rına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Daha öncə insanları hidayət etmək üçün. Furqanı da O nazil etdi. Allahın ayələrini inkar edənlər şiddətli əzaba düçar olacaqlar. Allah yenilməz qüvvət, intiqam sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Aforetime, for a guidance to mankind; and hath revealed the Criterion (of right and wrong). Lo! those who disbelieve the revelations of Allah, theirs will be a heavy doom. Allah is Mighty, Able to Requite (the wrong).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then those who reject Faith in the Signs of Allah will suffer the severest penalty, and Allah is Exalted in Might, Lord of Retribution.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
هُدًى
bir hidâyetti
لِلنَّاسِ
insanlar için
وَاَنْزَلَ
ve indirdi
الْفُرْقَانَۜ
furkânı
اِنَّ
muhak- kak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
بِاٰيَاتِ
âyetlerini
اللّٰهِ
Allah'ın
لَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
شَد۪يدٌۜ
şiddetli
وَاللّٰهُ
ve Allah
عَز۪يزٌ
Azîz'dir
ذُو انْتِقَامٍ
Muntakim'dir
(Ki bu kitaplar) Bundan önce insanlar için bir hidâyetti. (Allah, indirdiği bütün kitaplarla aslında hakla bâtılı birbirinden ayıran) Furkân'ı indirdi. Muhakkak ki Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için (kıyamet günü) şiddetli bir azap vardır. Allah Azîz'dir, Muntakim'dir (bütün şeref ve kudretin sahibi olan ve kimsenin yaptığını yanına kâr bırakmayan intikam sahibidir).
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
فُرْقَان
İsim
ف ر ق
Furkân (hak ile bâtılı birbirinden ayıran)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
ذُو انْتِقَام
Fiilimsi-VIII
ن ق م
Muntakim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kimsenin yaptığını yanına kâr bırakmayan intikam sahibi demektir)