close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Nezzele ‘aleyke-lkitâbe bilhakki musaddikan limâ beyne yedeyhi veenzele-ttevrâte vel-incîl(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitabı, sana gerçek ve ellerinde bulunanı gerçekleyici olarak indirdi, Tevrat ve İncil'i de indirdi
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sana Kitap (Kur’an) Hakk ile indirilmiştir ve kendinden öncekileri tasdik edici olarak gelmiştir. O, Tevrat’ı ve İncil’i de inzal edip göndermişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Geçmişte vahyedilenlerden bu güne ulaşan, doğru haberleri doğrulayıcı olarak, bu kitabı sana parça parça indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O toplu halde indirmişti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O sana sorumluluklarını tevdi ederek, önceki kutsal kitaplara âit içinde nakledilenleri tasdik eden kitabı, Kur'an'ı, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için bölüm bölüm indirdi. Yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/41.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sana hak üzere kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak Kitab'ı indirdi. Tevrat ile İncil'i de O indirmişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
3,4. Allah Tealâ Kur'an'ı, önündeki kitapları da tasdîk edici olarak hak ile sana indirdi. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat'ı ve incîl'i indirmişti. Bir de hakkı bâtıldan ayıran kitaplar indirdi. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler (var ya), muhakkak onlara şiddetli bir azab vardır. Allah Aziz'dir, intikam sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
3,4. (Birliği bildirmek, topluma hayat ve birlik vermek için) gerçeklerle dolu olarak ve mevcud ilahi mesajları doğrulayıcı olarak kitabı peyderpey indirdi. Nitekim daha önce de insanlara yol gösterici olarak Tevrat, İncil ve Furkan’ı indiren O’dur. Allah’ın bu ayetlerini inkâr edenler için, şiddetli bir azap vardır. Allah, güçlüdür ve intikam sahibidir.
(Müslümanlar İncil ve Tevrat’ı kabul ettikleri gibi, Yahudi ve Hıristiyanların da Kur’anı kabul etmeleri gerek. Çünkü Kur’an o kitapların mesajlarını daha güzel bir şekilde ifade ediyor. Kur’an hakikatin bütün yönlerini taşıyor.)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
3,4. Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilâhî kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın âyetlerini inkâra şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Önceden geleni gerçekleyici — hak olan bir kitabı — sana indirdi, insanlara kılavuzluk etmekçin, daha önceden Tevratla, İncili de indirmişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah) Kendisinden önceki kitapları(n asıllarını) tasdik eden bu ilâhi kelâmı (Kur'an'ı) sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat'ı ve İncil'i indirmişti.
Cemil Said
swap_vert close
3, 4.- Yâ Muhammed! Evvelce gönderilenleri tasdîkan sana bir hak kitâb gönderilmişdir. Allâh insânları tarîk-i hidâyete sevk içün Tevrat ve İncil’i inzâl iylemişdi. Şimdi bu Kur’an’ı inzâl itdi. Allâh’ın âyâtına îmân itmeyenler azâb-ı şedîde dûçâr olacaklardır. Allâh azîz ve müntakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
3,4. Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
3,4. O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı[83] da indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Furkan, Kur’an’ın diğer bir adı olup “hak ile batılı birbirinden ayıran” demektir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
3-4. O sana kitabı, gerçeğin ta kendisi ve öncekileri doğrulayıcı olarak indirmiştir; daha önce insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ve İncil’i indirmişti; furkanı da indirdi. Bilinmeli ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
3, 4. (Resûlüm!) O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş; daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ile İncil'i indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Bilinmeli ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.  
 «Furkan», hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ve iyiyi kötüden ayırdeden hükümler demek olup Kur’an-ı Kerim’in isimlerindendir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
3,4. O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O sana kitabı bihakkın indirmekte: önündekileri bir musaddık olmak üzre, ki önceden nasa hidayet için Tevratı ve İncili indirmişti.
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, sana (yüce) Kitâb’ı (Kur’ân’ı), kendinden öncekileri (nin aslını) tasdik edici olarak, hak ile vahyetti. Daha önce insanlara (hak) yol (u) göstermek için Tevrât’ı (Mûsâ’ya) ve İncîl’i (de Îsâ’ya) vahyetmişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
3,4. (Habîbim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incîli indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidâyetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allah'ın (hak olan, mahz-ı hidâyet olan) âyetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azâb vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
3,4. (O,) sana Kitâb'ı (Kur'ân'ı), kendinden öncekileri (diğer kitabları) tasdîk edici olarak hak ile indirdi; daha önce de, insanlara bir hidâyet olarak Tevrât ile İncîl'i indirdi, böylece Furkan'ı (hak ile bâtılı ayıran bütün kitabları) indirdi. Şübhesiz Allah'ın âyetlerini inkâr edenler yok mu, onlar için pek şiddetli bir azab vardır. Hâlbuki Allah, Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, intikam sâhibi (yapılan haksızlıkları cezâsız bırakmayan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
3 - 4. (O zatım olan Allah), sana Kitab’ı (Kur’an’ı), kendinden öncekileri (diğer kitapları asli hâlleri, hâlâ ihtiva ettikleri gerçekler ve İlahi kaynakları itibariyle) tasdik edici olarak hak ile indirdi; daha önce, insanlara birer hidayet rehberi olarak Tevrat ile İncil’i de indirmişti, böylece Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran bütün kitapları) indirdi. Şüphesiz Allah’ın ayetlerini (insanlığın ebedi huzur ve mutluluğu için Allah’ın gönderdiği hakikatleri) inkâr etmiş olanlara pek şiddetli bir azap vardır. Ve Allah güçlüdür, (ezilen, sömürülen, maddi ve manevi hakları ellerinden alınan mazlum ve çaresiz kulları adına) intikam alandır. *
(*) Müslümanlar ayırım gözetmeksizin Allah’tan gelen İncil, Tevrat ve diğr ilahi mesajları kabul ettikleri gibi, Yahudi ve Hıristiyanların da Kur’anı kabul etmeleri gerekir. Çünkü Kur’an’ı kerim o kitapların aslini ve özünü tasdik ediyor, tahrif edilip edilmeyenleri de açıklığa kavuşturuyor… Ayrıca Kur’an son ve evrensel ilahi bir kitap olduğundan hakikatin bütün yönlerini taşıyor. Furkan, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırdedici demektir. Tefsir âlimlerinin ifadelerine göre burada Furkan denilirken hakkı batıldan ayırmaları konusunda insanlara yardımcı olan ilahi kitapların tümü kastedilmektedir. Bu ayeti kerimede de Kur`an-ı Kerim, Tevrat ve İncil`in Allah tarafından indirilmiş kitaplar olduğunun bildirilmesinden sonra Yüce Allah`ın Furkan`ı indirdiğine işaret edilmesi Furkan sıfatının bütün bu kitapların ortak özelliği olduğuna dikkat çekilmesi içindir. (A. Varol Meali 4. Ayet Açıklaması) {وَأَنزَلَ ٱلْفُرْقَانَ } يريد به جنس الكتب الإِلهية، فإنّها فارقة بين الحق والباطل. ذكر ذلك بعد ذكر الكتب الثلاثة ليعم ما عداها (انوار التنزيل واسرار التأويل - البيضاوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendinden önce inenleri doğrulayan kitabı sana Allah doğru bir amaç için indirmiş olup, Tevrat’ı ve İncil’i de indiren O’dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah sana Kitap’ı gerektiği gibi, kendinden önceki Kitap’ları doğrulayıcı olarak bildirdi. Daha önce de doğru yolu göstermek için Tevrat ile İncil’i bildirmişti. Doğru ile iğriyi ayırıcı olan Kitap’ı da bildirdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
3, 4. O, sana Kitabı evvelki Kitapları tasdik etmek üzere doğru olarak indirdi. Bundan evvel insanları doğru yola götürmek için Tevrat ile İncil-i inzâl etmişti, hak ile bâtılı ayıran Kitabı [²] de inzal etti. Allah/ın âyetlerini tanımayanlar yok mu, onlar için şiddetli bir azap vardır, Allah galib-i yektadır, intikam sahibidir [³].
[2] Kur'an-ı veya inzâl olunan Kitapları veya mucizeleri veya Zebur'u. [3] Yâni bilfiil ukubet eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, gerçeği içeren kitabı/Kur’an’ı, ellerindekilerini (tahrif edilmemiş yerlerini) tasdik edici olarak sana indirdi. O Tevrat’ı ve İncil’i de indirdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendisinden öncekileri onaylayan kitabı, hak olarak sana indirdi. (Nitekim önceden de insanlara yol gösterici olarak) Tevrat ve İncil'i de indirmişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu Kitabı sana hak ile, yani hak ve hakîkati ortaya koymak üzere, kendisinden önceki kitapları ve ilâhî metinleri onaylayıcı ve değiştirilmiş, tahrif edilmiş kısımlarını düzeltici olarak gönderen O’dur.İnsanlığa doğru yolu göstermek üzere, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i de O indirmişti. İşte, doğruyu yanlıştan ayırt etmenin şaşmaz ölçüsü olan hak ve batılı farkettiren bu kitabı, Furkân’ı da indiren O’dur.Artık bunca açık delillerin gönderilmesinden sonra:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Önündekileri tasdik edici (onaylayıcı) olmak üzere Kitab’ı sana Hakk ile indirdi, Tevrat’ı ve İncil’i de indirdi;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sana bu Kitabı, bir denge unsuru olarak indirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah sana Kitabı hak ve hakikat olarak; daha önce gönderilen sahifeleri ve kitapları tasdik ederek gönderdi. Unutmayın ki daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet rehberi olarak göndermişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
3,4. O, sana Kitab’ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i de indirmişti. [Furkân]’ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an’ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. [*]
Yüce Allah’ın “intikam sahibi oluşu” hakkında geniş bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
3,4. (Ey Muhammed!) O (Allah) bu Kitabı sana, gerçekleri açıklamak ve kendisinden önceki (kitapları) doğrultmak¹ için peyderpey indirdi.² O (Bu kitaptan) önce, insanlara doğru yolu göstermek için Tevrât’ı ve İncil’i indirdiği gibi hakkı bâtıldan ayırt eden³ hükümleri de indirdi. Şüphesiz Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için, çok şiddetli bir azap vardır. Çünkü Allah daima üstündür, intikam sahibidir.
1 Musaddık: Tasdik eden, doğrulayan, doğrultan, doğrusunu söyleyen demektir. Tasdik kelimesi Türkçede “onaylayan” anlamında kullanıldığı için, tercümede kullanılmamıştır. Buna göre (مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ) ifâdesi: a- Kur’an, kendisinden önceki kitaplardan ve Peygamberlerden bahsederek onların asıllarının meşruluğunu yani, uyduruk şeyler olmadığını ortaya koymuştur. b- Kur’an, kendisinden önceki kitaplar ve Peygamberlerin, daha sonra insanlar tarafından bozulan dinlerinin doğrusunu getirmiştir. Yani Kur’an, “kutsal kitaplar”dır diye piyasada dolaşan, aslı bozulmuş Tevrat ve İncil diye uydurulmuş kitapları onaylamak, onların gerçek olduğunu ifâde etmek için gönderilmemiştir. Sonuç olarak; “bizden öncekilerin şeriatları, Allah ve Rasûlü tarafından nakledilmek şartı ile bizim de şeriatımızdır.” Bk. (Mâide: 43, 48, En’am: 91, Yûnus: 37, Fâtır: 31, Hâkka: 43)2 Tenzil: İndirmek demektir, çokluk ifâde eder. Toptan indirmeye “inzal”, birçok defada indirmeye “tenzil” denir. Bk. (Bakara: 186)3 Furkan: Ayırmak, ayırt etmek anlamında mastardır. Terim olarak, Hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ayıran demektir. Önemli davaları halleden kesin delil ve mucizelere de furkan denilir. Bu mana ile Kur’an’ın bir ismi de “el-Furkan"dır. (Furkan: 1) Ancak Allah (Enbiyâ: 48) de Tevrât için de bu ifâdeyi kullanmıştır. Zemahşeri’ye göre Furkan: “Hz. Musa’ya verilen Tevrat’tır. O Tevrat ki, hem ilâhî bir kitap, hem de hak ile bâtılı birbirinden ayırt edendir. Veya ayette geçen Furkân; hüccet, âsâ, yed-i beyzâ (ışık saçan el) ve diğer mucizeler demektir. Furkân, helâl ile haramı birbirinden ayırt eden ilâhî kanunlar” anlamına da gelir. Yukarıdaki tercüme bu durum dikkate alınarak yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Geçmişte vahyedilenlerden] bugüne ulaşan doğru haberleri ² tasdik eden bu ilahî kelâmı sana safha safha indiren O’dur. ³ Tevrat’ı ve İncil’i de O indirmişti;
2 Müfessirlerin çoğu, mâ beyne yedeyhi ibaresiyle -lafzen, “elleri arasındaki”- burada “ondan (yani, Kur’an’dan) önce gelen vahiyler”in kasdedildiği görüşündedirler. Ancak bu yorum, fazla ikna edici değildir. Her ne kadar mâ zamirinin, bu bağlamda, daha önceki vahiylere ve özellikle Kitâb-ı Mukaddes’e işaret ettiğinde (yukarıdaki ibarenin Kur’an’ın diğer ayetlerindeki paralel kullanımlarından da anlaşılacağı gibi) en küçük bir şüphe yoksa da, mâ beyne yedeyhi deyimi, bizâtihî, “ondan -zaman olarak- önce gelen” değil, tersine, (2. surenin 247. notunda işaret ettiğim gibi,) “onun önüne konulmuş olan” anlamına gelir. Çünkü “o” zamiri burada Kur’an’a yönelik olduğundan, “onun elleri arasında” veya “ondan önce” mecazî ifadesi, “bilgi”ye işaret ediyor olamaz (2:255’de olduğu gibi). Ama Kur’an’ın “karşı karşıya bulunduğu” bir nesnel gerçekliğe, yani Kur’an’ın nazil olduğu dönemde onunla bir arada yaşayan şeylere işaret ettiği açıktır. Şimdi bunu, (a) Kur’an’da sık sık vurgulanan ve objektif bilimsel araştırmaların da tesbit ettiği, Kitâb-ı Mukaddes’in, binlerce yıllık zamanın akışı içinde büyük ve çoğu zaman keyfî değişikliklere maruz kaldığı gerçeği, ve (b) Kur’an’da öngörülen kanunların çoğunun Kitâb-ı Mukaddes’in kanunlarından farklı olduğu gerçeği ile birlikte ele aldığımızda zorunlu olarak şu sonuca varırız: Kitâb-ı Mukaddes’in Kur’an tarafından “tasdik”i, yalnızca, öncekinde geçerliliğini hâlâ sürdüren temel hakikatleri kapsar, yoksa onun zamanla kayıtlı düzenlemelerini yahut şimdiki metnini değil -başka bir deyişle, onun temel hakikatlerinden, Kur’an’ın nazil olduğu dönemde geçerliliği devam edenlerin tasdiki: işte, mâ beyne yedeyhi ibaresinin, bu bağlamda ve 5:46-48 yahut 61:6’da ifade ettiği anlam budur (ki burada Hz. İsa’nın, “Tevrat’tan [kendi yaşadığı dönemde] geçerliliğini hâlâ sürdüren kısımların” doğruluğunu tasdik etmesine işaret edilmektedir).3 Kur’an vahyinin tedricîliği, burada nezzele gramatik kalıbı ile vurgulanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendinden öncekileri tasdik eden hak olan bu kitabı Kuran’ı sana O indirmiştir. Tevrat’ı ve İncil’i de O indirmiştir. 5/48, 12/111, 35/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O, önceki (vahiy)lerden bugüne ulaşan hakikatleri doğrulayan bu ilâhî kelâmı sana sapasağlam indirmiştir; üstelik, Tevrat’ı ve İncil’i de O indirmiştir[⁵⁵²]
[552] Kur’an’ın indirilişi tenzîl ile ifade edilirken, Tevrat ve İncil’in indirilişinin inzâl ile ifade edilmesi dikkat çekicidir. Tenzîlin aşamalılık ifade ettiğini söyleyen Zemahşerî’ye Ebu Hayyan’ın yaptığı itiraz gayet yerindedir. Zira Kur’an’ın inkârcıların dilinden naklettiği “Tek seferde indirilseydi ya!” (25:32) itirazında kullanılan kelime de aynıdır. İnzâlden farklı olarak tenzîl, eylemin güç ve takviyesine delâlet eder. Bu fark çeviriye “sapasağlam” şeklinde yansımıştır (İnzâl ve tenzîl farkı için bkz: 12:2, not 3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
3-4. (Ey Muhammed) Allah sana Kur'an'ı hak ile ve kendinden öncekileri tasdik edici olarak (tedricen) indirdi, bundan evvel Tevrat ile İncil’i indirmişti ki onlar insanlar için birer hidayetti! Furkan’ı da (Kur’an'da hak ile batılı birbirinden ayıran hükümleri de) indirdi, (ki nitekim Bakara suresinin ²⁵⁶. ayetinde artık hak ile batıl birbirinden ayrılmıştır..." buyurulmuştur) Allah'ın ayetlerini inkar edenler için çok çetin bir azap vardır; çünkü Allah, herşeye gücü yetendir ve (ayetlerini inkar edenlere hiç acımadan) çok şiddetli ceza verendir.
Kur'an, önceki kitapların iman ve Allah'ın birliğine davet eden, adaleti ve ihsanı emreden, peygamberlerin ve eski ümmetlerin yaşayış ve tarihlerinin, haber ve eserlerinin başka başka olmasıyla değişmeyecek olan temel hükümler gibi muhkem ilkelerini güçlendirerek ve genişleterek yeni baştan yürürlüğe koymuş ve hikmet-i teşriî gereğince zamanların ve mekânların ve yükümlü milletlerin özelliklerine uygun düşecek şekilde hak ve hayır açısından onların işlerine yarayacak hükümleri ve şer'î ayrıntıları yeniden tanzim ve ta'dil ederek hak dini, bütün zaman ve mekanlarda ve bilcümle ümmet ve toplumların hayatında geçerliliğini sağlayan geniş kapsamlı bir teşrî ilmi de öğretmiştir. Böylece ilâhî kitapları öncekinden sonrakine aralıksız olarak birbirlerinin tasdikinden ve yürürlük alanından geçirerek süzmek suretiyle hepsinin doğru ilkelerini hakkıyla kendi uhdesine almış ve yüklenmiş bulunduğundan, önceki kitaplardan ve şeriatlardan Kur'ân'ın şehadeti ile tasdik edilmedikçe ne peygamberliklerinde, ne de o kitapların delaletlerinde hak oldukları tasdik edilemez. Yani geçmiş devirlerde yaşamış olan önceki peygamberlere gönderilmiş olan ilâhi temyiz ve tefrik açısından son tasdik mercii Hatemü'l-enbiya Hz. Muhammed Mustafa ile Kur'ân-ı Hakim'in, muhkem âyetlerle ortaya konmuş hükümleridir. Bu mânâ, Fıkıh Usûlü ilminde şu teşriî kaidesi ile ifade olunur: "Bizden öncekilerin şerîatleri bizim de şerîatimizdir. Fakat Allah ve Resulü tarafından tasdik edilmiş olarak nakledilmek şartıyla." Hasılı Allah, Furkan'ı da indirmiş, hakkı batıldan hayrı şerden ayırmış, yollarını, kanunlarını tayin etmiş; alâmetler, işaretler, deliller, âyetler de ortaya koymuş, her birinin hükmünü, gerekli sonucunu başka başka yapmış, uygulamasını kendi gözetimi ve denetimi demek olan kayyûmiyetiyle iradesi ve meşiyeti altına almıştır. Bundan dolayı اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ şüphesiz ki, böyle hakkı batıldan ayıran, temyiz edip ayıklayan ve hak yolu gösteren, aklî ve naklî delilleri içeren âyetleri, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, özellikle de Allah Teâlâ'nın birliğine ve münezzeh olan yüceliğine veya peygamberlerin ismet ve haysiyetine saldırıp hücuma geçen kâfirler de kesinkes şiddetli bir azaba mahkumdurlar. وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ Hakkı batıldan ayırd eden Allah, zillet şaibesinden münezzeh ve öyle yenilmez, öyle güçlü bir. Allah'dır ki, O'nun dehşetli ve korkunç bir intikamı vardır. Emrini ve hükmünü mutlaka yürütür ve yerine getirir. İradesine karşı gelenleri, izzetinin hududuna tecavüz edenleri mutlaka tepeler, ezer. Hakkı aşağılamaya uğraşanlara bir müddet hilmiyle mühlet verse bile, bir gün gelir onları tuttukları batıl yolda akla hayale gelmez felaketlere uğratıp perişan eder. Hakka hayat tanımayanlara mutluluk vermez. Bire iki, üç, vara yok, yoğa var, olura olmaz, olmaza olur, doğruya eğri, eğriye doğru, iyiye kötü, kötüye iyi, hakka batıl, batıla hak, zulme adalet, adalete zulüm, cehle ilim, ilme cehalet, nura zulmet, zulmete nur diyenler bu yanlışlarının ve cürümlerinin cezasını herkesten önce kendileri çekerler ki, bütün bunlar Allah'ın intikamının eserleri demek olur. Tek ümid ve tek sığınak olan Allah'ın nimet ve rahmetine ermek için Allah'a doğru gitmelidir. Hak ve hakikatin kanunlarını tanımayanlar rahmetin zıddı olan nıkmete ve gazaba mahkum olurlar.  
Osman Fırat
swap_vert close
Sana Kitabı hak ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve Incil’i de indirmişti
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O Mabûd-i Kerîm, senin üzerine kitabı, kendisinden evvel (kitapları) musaddık olarak bihakkın tenzil etti. Tevrat ile İncil'i de inzal buyurmuştu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sana kitabı, gerçeğin ta kendisi ve daha önce indirilen kitapları tasdik edici olarak indiren O'dur. Bundan önce de, insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat ve İncîl'i indirmişti. [2, 41]
Âyetteki bi’l-hakk: Gerçeğin ta kendisi, gerçek ile, yani akıl, adalet, doğruluk gereklerine uygun, gerçeğe mutabık olarak, gerçek bir gaye ile gönderdi demektir. Maksat şunu belirtmektir. Kur’ân, hakikatin, aklın ve adaletin icaplarını, insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak üzere gönderilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrat ve İncil'i de indirmişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh sana Kur'ân'ı hak olarak ve ondan evvel gelen kitâbları (Tevrat ve İncil ve Zebur ve suhuf-ı enbiyâyı) tasdîk idici oldığı halde indirdi. Bundan evel insânlara hidâyet yoluna rehber olarak Tevrat ve İncil'i ve hak ile bâtıl arasını ayıran kitâbları irsâl buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gerçekleri içeren ve kendinden öncekileri tasdik eden[*] bu Kitab’ı sana, O indirmiştir. Tevrat’ı ve İncil’i de O indirmiştir.
[*] Bakara 2/136, Al-i İmran 3/81-84 ve En'âm 6/90. âyetlere göre bütün nebîlere kitap verilmiştir. Bunlardan her biri diğerlerini tasdikle görevlidir. Kur'an son kitap olduğu için o da önceki kitapların hepsini tasdik etmektedir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
O, sana, önceden indirdiği Tevrat ve İncil'i tasdik eden kitabı hak olarak indirmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O, sana kitabı hak ile ve daha önceki kitapları doğrulayıcı olarak indirmiştir. Tevrat ve İncil'i de O indirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O, sana Kitap'ı, önündekileri tasdikleyici olarak hak bir yoldan indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
indürdi üzerüñe kitāb’ı ŧoġrulıġ-ıla girçek dutıcı-y-iken anı kim ileyindedür daħı indürdi tevrįt’i daħı incįl’i;
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Saña indürdi kitābı, ḥaḳḳ‐ıla girçekleyicidür ileyince gelen kitābları,daḫı indürdi Tevrātı, İncīli daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sənə özündən əvvəlkiləri (səmavi kitabları) təsdiq edən Kitabı (Qur’anı) haqq olaraq O nazil etdi. Tövratı da, İncili də O endirdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He hath revealed unto thee (Muhammad) the Scripture with truth, confirming that which was (revealed) before it, even as He revealed the Torah and the Gospel
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who sent down to thee (step by step), in truth, the Book, confirming what went before it; and He sent down the Law (of Moses) and the Gospel(344) (of Jesus) before this, as a guide to mankind, and He sent down the criterion(345) (of judgment between right and wrong).
344 In some editions the break between verses 3 and 4 occurs here in the middle of the sentence, but in the edition of Hafiz 'Uthman , followed by the Egyptian Concordance Path al Rahman, the break occurs at the word Furqan. In versedivisions our classicists have mainly followed rhythm. As the word Furqan from this point of view is parallel to the word Intiq a m, which ends the next verse, I have accepted the verse-division at Furqan as more in consonance with Qur'anic rhythm. It makes no real difference to the numbering of the verses, as there is only a question of whether one line should go into verse 3 or verse 4. (R). 345 Criterion: Furqan: for meaning see 2:53 n. 68,  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
نَزَّلَ
indirdi
عَلَيْكَ
sana
الْكِتَابَ
Kitâb'ı
بِالْحَقِّ
hak ile
مُصَدِّقاً
tasdik edi- ci olarak
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ
kendisinden öncekileri
وَاَنْزَلَ
ve indirdi
التَّوْرٰيةَ
Tevrât'ı
وَالْاِنْج۪يلَۙ
ve İncîl'i
(Resulüm!) O, sana (bu) Kitâb'ı hak ve kendisinden önceki (kitap)ları tasdik edici olarak indirdi. Tevrât'ı ve İncîl'i de (O) indirmişti.
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مُصَدِّق
Etken fiil-II
ص د ق
Tasdik edici, doğrulayıcı, tasdik eden
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
التَّوْرٰية
Özel isim
التَّوْرٰية
Tevrât. Hz. Musa (a.s.)'a indirilen kitap
اِنْجِيل
Özel isim
اِنجِيل
İncil (Hz. İsa (a.s.)'a indirilen kitap)