(Allah’ım!) Sen (yaratmış olduğun fizik ve doğa kanunuyla, dünyayı hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafında döndürerek) geceyi gündüze geçirir (dönüştürür), gündüzü de geceye geçirirsin (dönüştürürsün). Cansızdan (cansız maddelerden, atomlardan) canlıyı çıkarır, canlıdan da cansızı çıkarırsın, (gereğince çalışıp çaba göstermeleri sonucunda) dilediklerine de hesapsız rızık (yaşam gıdasını) verirsin. *
(*) Seyit Kutub, bu âyete derin bir mana katarak şöyle diyor: "Başlangıçtan beri Allah ölüden diriyi çıkarmaktadır. Önceleri bu kainât veya bu arz vardı, fakat ortada hayat yoktu. Sonra hayat var edildi. Allah hayatı ölü maddelerden çıkardı...Nasıl? Bilemiyoruz! O zamandan beri hayat ölü varlıklardan çıkıyor ve her ân ihyâ yoluyla organik maddelere dönüşüyor. Asılları ölü zerreler/atomlar olduğu halde, canlı hücrelere dönüşüyor. Bunun aksi de cereyan ediyor. Her ân canlı hücreler ölü zerrelere dönüşüyor. Bu durum bir gün canlı varlığın tamamen ölü zerrelere dönüşmesine kadar devam eder!". Bu ve benzeri âyetler ifâde ediyor ki, yaratma ve yeniden iâde etme, bütün kâinatta, bitkiler ve hayvanlar âleminde, insanların bünyesinde devamlı olarak cereyan etmektedir. Nitekim insan vücudunda 60 trilyon hücrenin bulunduğu tahmin edilmektedir ve bunlardan her dakikada tam 300 milyon tanesi ölüyor. Yeni doğan hücreler ölenlerin yerine geçiyor. Eğer hücrelerin kendini yenileme diye bir programı olmasaydı, vücudumuzdaki hücrelerin hepsinin birden ölümü için 139 gün yeterli olacaktı. Sadece kana geçen alyuvarlardan her biri 100-120 gün kadar vazife gördükten sonra ölür. Kandaki alyuvar sayısını korumak için vücut her saniye 10 bin alyuvar üretmek zorundadır. Böylece insanlar ömürleri boyunca, hatta her yıl, hatta her gün haşr ve neşre mazhar oluyor, bir elbiseyi sabah giyip akşam çıkarır gibi, Ölü nutfeden canlı şeyleri ve canlı şeylerden de ölü nutfeleri çıkarır, Hurmayı hurma çekirdeğinden, hurma çekirdeğini de hurmadan çıkarır. (5. Bkz. Yıldırım, s. 137. // 6.Taberî, III, 225.// 7.Bkz.Taberî, III, 226; Salah Abdulfettah el-Halidî, Letâifu Kur’âniyye, Dımeşk, 1992.// 8. Seyit Kutub, II,1154.)