close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yetteḣiżi-lmu/minûne-lkâfirîne evliyâe min dûni-lmu/minîn(e)(s) vemen yef’al żâlike feleyse mina(A)llâhi fî şey-in illâ en tettekû minhum tukâ(ten)(k) veyuhażżirukumu(A)llâhu nefseh(u)(k) ve-ila(A)llâhi-lmasîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar iman edenleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Bu işi yapan, Allah'tan bir şey beklemesin, fakat kafirlerden çekinmeniz gerekse o başka. Allah, kendisinden sakınmanızı emretmektedir ve dönüp varılacak yer de Allah tapısıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sakın ha!) Mü’minler (Kur’an’a inanan ve hükmünü uygulayan) mü’minleri bırakıp da, (İslami hükümleri inkâr ve emirlerine itiraz eden) kâfirleri kesinlikle dost edinmesin ve idareci seçmesinler. Her kim böyle yaparsa, (artık onun) Allah’la hiçbir şekilde alâkası kalmış değildir. (Mevlâ’sı ile gerçek iman irtibatı kesilmiştir.) Ancak (kâfir ve zalimlerden) gelecek (kendisini ve yakın çevresini; öldürme, ağır işkence etme, sakat hale getirme, namuslarını kirletme, emeğini, ekinini ve evini yakıverme gibi) bazı korku ve baskılardan sakınmak ve (tehlikeleri atlatmak) durumu hariçtir. ("İkrah-ı mülci" denen bu zorlayıcı tehditler karşısında; kalben mü’min kalmak şartıyla, dil ile küfrü gerektiren ve belayı defeden sözler söylenebilir. Ama) Allah sizi (öncelikle) Kendisinden sakındırıp (uyarıverir. Zira son) varış Allah’adır. (Hesap vermek üzere O’na dönülecektir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mü'minler inananları bırakıp da, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile bağını koparmış olur, kendinizi onlardan gelecek tehlikelerden korumak için bu yola başvurmanız hariç. Ancak Allah sizi kendi emirlerine karşı gelmekten sakındırıyor. Çünkü bütün yollar Allah'a varır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler, şuurlu ve kâmil mü'minleri bırakıp da kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri, kamu görevlerini icraya yetkili kılmasınlar, candan dost, müttefik edinmesinler. Kimler böyle yaparsa, Allahtan gelen hiçbir dînî-şer'i esasla ilgileri kalmaz, Allah ile bütün velâyet-himaye bağlarını koparmış, Allah'ın rahmetinden, yardımından uzaklaşmış olurlar. Ancak onlar tarafından gelmesi muhtemel bir zarardan gerçekten korunmanız için yaptığınız dostluk-ittifak müstesnâdır. Allah sizi, asıl kendisinin azabından korunmanız, emirlerine yapışmanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmanız, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmanız gerektiği konusunda uyarıyor. Sonuçta Allah'ın huzuruna varıp hesap vereceksiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendilerine dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la bir ilişiği kalmamış olur. Ancak onlardan kendinizi korumak gayesiyle sakınmanız müstesnadır. Allah size kendi zatından korkmanızı emrediyor. Dönüş Allah'adır.
28.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Ka`b bin Eşref`in yakın dostu Haccac bin Amr, Ebu`l-Hakik ve Kays bin Zeyd ensardan bazı kimseleri dinlerinden alıkoymak için onlarla yakın ilişki içine girmişlerdi. Rifa`a ibnu`l-Munzir, Abdullah bin Cubeyr ve Sa`d bin Haseme bu yahudi adamlardan uzak durmaları için ensardan söz konusu kişilere uyarıda bulundular. Ama onlar yine de bu yahudilerle dostluk ilişkilerini sürdürmekte direttiler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah'adır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler, müminlerden ayrılıp kâfirleri dost edinmesin. Bunu her kim yaparsa artık Allah'dan ilişiği kesilmiş olur. Meğer ki, onlardan gelebilecek bir tehlikeden dolayı sakınmış bulunasınız. (Bu takdirde zararlarından korunmak için görünüşte dostluk yapabilirsiniz.) Allah size kendinden korkmanızı emrediyor. Nihayet dönüş Allah'adır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah’ın böyle değişim kanunları olduğu ve ehl-i kitabın dindarlıkları bozulduğu için, gerçekten) inanmış Müslümanlar, hakikati (Kur’an mesajlarını) inkâr eden o kâfirleri Müslümanlara karşı olarak dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah’la hiçbir (müsbet) ilişkisi kalmamıştır. Fakat onlardan sakınmak için yaptığınız bir durum varsa, o müstesnadır. Allah sizi azabından sakındırıyor. Her şeyin mercii, dönülecek yeri Allah’tır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesinler; çünkü kendinizi onlardan korumak için bu yola başvurmanız hariç, kim bunu yaparsa, Allah ile bütün bağını koparmış olur. Ancak Allah, kendisine karşı dikkatli olmanız konusunda sizi uyarıyor; çünkü dönüş Allah'adır.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış bulunanlar, imanlılardan başka, kâfirlerle dost olmasınlar, böyle yapan Allahtan hiçbir nesne ummasın, meğer, onlardan sakınmak korkusu olanlar başka, Allah korkutuyor sizi kendinden, Allahadır yöneyiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'minler, inananları bırakıp da (Allah'tan gelen hakikatleri inkâr eden ya da onları alay konusu yapan) kâfirleri evliya (yandaş, koruyucu, yardımcı) edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la irtibatını koparmış olur, O'nun yanında hiçbir değeri kalmaz. Ancak kendinizi onlardan (gelebilecek olan bir tehlikeye karşı) korumak için (dostça görünmenizde) bir sakınca yoktur. Allah, kendisine karşı dikkatli olmanızı emrediyor. (Unutmayın ki) dönüş yalnız Allah'a olacaktır. 
Bkz. 4/139, 144, 5/51, 57, 9/23, 19/81, 29/25, 58/22, 60/1Ayette yer alan “evliya” kelimesi “veli” sözcüğünün çoğuludur. “Veli” sözcüğüne klasik tefsirciler genelde “dost” manası vermişlerdir. Oysa Kur’an’da geçtiği yerlerin çoğunda siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, desteklemeyi, gözetmeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bakara suresi 257. ayette “Allah müminlerin velisidir” ifadesi; “Allah onların koruyucusudur, yardımcısıdır, destekleyicisidir” demektedir. Âraf suresi 3. ayette de “Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını veli edinip onlara uymayın” buyruluyor. Yani “hayatınızı değiştirecek, daha güvenli, huzurlu yaşamanız için size yardımcı olacak, sizi kötülüklerden koruyarak güzelliklerle destekleyecek olan Allah’ın gönderdiği öğretilere uyun, onlardan yani öğretilerden başkası sizin için belirleyici olmasın” demek isteniyor. İnsanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaştığı ve bu yakınlığın her geçen gün daha da kuvvetlendiği bir dünyada dini, ırkı, düşüncesi ve siyasi yapısı ne olursa olsun insanların birbirinden uzak yaşaması mümkün değildir. Hele 21. Yüzyılın internet, teknoloji ve iletişim çağı olması hasebiyle dünya artık küresel bir köye dönüşmüştür. Bu köyde yaşayan insanların olup bitenlere ilgisiz kalması, problemlere duyarsız davranması, her koyun kendi bacağından asılır demesi mümkün değildir. Ticari anlaşmalar ya da İslam’ı anlatmak ve İslami yaşantıyı göstermek için kurulan diyaloglar ve komşuluk ilişkileri ayette geçem “evliya” kapsamının dışındadır. Mümtehine sûresinin 60/9-10. âyetlerine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Mü’minler mü’minlere tercîhan kâfirler ile ittihâd itmesünler, böyle yapanlar Allâh’dan bir şey ümîd idemezler. Meğer ki kâfirlerden korkarak zâhiren ânlar ile ittihâd idesiniz, Allâh size kendinden korkmanızı ihtâr ider. Ânın nezdine rücû’ ideceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp kafirleri dost edinmesinler; kim böyle yaparsa Allah katında bir değeri yoktur, ancak, onlardan sakınmanız hali müstesnadır. Allah sizi Kendisiyle korkutur, dönüş Allah'adır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminler müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa artık Allah’la olan bağını koparmış demektir. Ancak onlardan gelebilecek bir tehlikeden korunmanız başkadır. Allah kendisi hakkında sizi uyarıyor. Sonunda dönüş Allah’adır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah'adır.  
 Âyette yasaklanan dostluk, kâfirlere karşı gönülden bağlanma ve müminleri bırakıp onlara ilgi ve sevgi gösterme manasındaki dostluktur. Buna karşılık bir müslüman devletin -başka müslümanların aleyhine olmamak şartıyla- kâfirlerle barış imzalaması ve başka bir gayri müslim devlete karşı işbirliği yapması caizdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa ALLAH ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali başka... ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. Dönüş ALLAH'adır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilişiği kesilmiş olur, ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihâyet gidiş Allah'adır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıb da kâfirleri dost edinmesin, ve onu her kim yaparsa Allahdan ilişiği kesilmiş olur ancak onlardan bir korunma yapmanız başka, maamafih Allah sizi kendisinden tahzir buyurur, nihayet de gidiş Allahadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Ve (her) kim böyle yaparsa, Allah ile bir şeyi kalmaz (Allah’ın rahmetinden/yardımından mahrum olur). Ancak onlardan (kâfirlerden), gelebilecek (ciddi) bir tehlikeden korunma (maksadıyla ve müslümanlara zarar vermemek şartıyla, kalben onlardan uzak durup, zahiren onlara dost görünme) hâliniz müstesnadır. Allah, sizi kendisinden (emir ve yasaklarına muhalefetten) sakındırır. (Düşmanlarını dost edinmek sûretiyle Allah’ın gazabına uğramayın. Unutmayın ki hiç şüphesiz hesap vermek üzere) dönüşünüz (zaman ve mekândan münezzeh olan) Allah’(ın manevi huzurun) adır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da gerçeği yalanlayan nankörleri evliya¹ edinmesinler. Gerçeği yalanlayan nankörleri evliya edinenin, Allah'la bir bağı kalmaz. Ancak onlardan korunmanız başka. Allah, sizi, kendisine karşı gelmekten sakındırır. Dönüşünüz yalnızca Allah'adır.
1. Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüklerin tamamına dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıb da kâfirleri dostlar edinmesin. Kim bunu yaparsa (ona) Allahdan hiç bir şey (hiç bir yardım) yokdur. Meğer ki onlardan, gelebilecek bir tehlikeden dolayı, sakınmış olasınız. Allah size (asıl) kendisinden korkmanızı emrediyor. Nihayet gidiş de ancak Allahadır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmesin! O hâlde kim böyle yaparsa, artık (o kişi,) Allah'dan (dostluk olarak göreceği) bir şey içinde değildir; ancak (dost görünerek) onlardan (gelebilecek) bir tehlikeden sakınmanız müstesnâ! Bununla berâber Allah, sizi kendisin(e karşı gelmek)den sakındırır! Dönüş ise ancak Allah'adır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnananlar, inananları bırakıp da (Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edip reddeden) inkârcıları veliler (kendilerine koruyucu, yönetici, temsilci ve önderler) edinmesinler. O hâlde her kim böyle yaparsa, (bilsin ki onun) Allah ile hiçbir alakası kalmamıştır. (Mevlâ’sı ile gerçek iman irtibatı kesilmiştir.) Ancak (inkârcı, azgın ve zalim kimselerden) gelecek (kendisini ve yakın çevresini; öldürme, ağır işkence etme, sakat hale getirme, emeğini, ekinini ve evini yakıverme gibi) bazı korku ve baskılardan korunmak (ve tehlikeleri atlatmak) için bu yola başvurmanız müstesnadır. (İkrah-ı mülci” denen bu zorlayıcı tehditler karşısında; gönülden mü’min kalmak şartıyla, bu tür tehlikeleri hâl ve hareketleriyle def edebilir.) Oysa Allah, sizi kendine (emirlerine) karşı (gelmekten) uyarır. Ve (unutmayın ki, hesap vermek üzere) dönüş, yalnız Allah’adır.*
(*) Bu vb. ayetlerle islam toplumuna gayri müslimlerin buyruk yapılmaması, yönetici ve lider konumuna getirilmemesi, islam ve müslümanların aleyhine onlarla işbirliği ve ittifak hâlinde olunmaması istenmektedir. Yoksa onlarla her türlü dostane ve insanı ilişkilerde bulunmamıza, dost ve arkadaş olmamıza hiçbir engel yoktur. Zaten Kur’an da geçen (ولي-اولياء)’Veli, evliya’ yönetici, idareci, temsilci ve önder gibi anlamlara gelir. Veli, dost ve arkadaş gibi anlamlara gelmez. Yani bu sözcük, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Bu nedenle Kur’an’da yer alan “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüklerin tamamına dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Ama maalesef birçok mealde bu hatayı görebiliyoruz. Ayrıca Kur’an’da dost kelimesinin karşılığı (خليل - خلة)’’halil’’, masdarı ise, hullet’’tir. Örneğin; Furkan süresinde kıyamet günü zalimlerin şöyle diyecekleri haber verilmektedir. يَٰا وَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (الفرقان 28))’’ya veyleta leyteni lem ettehiz fülanen halila’’yani’’yazıklar olsun bana keşke falanı dost edinmeseydim’’ İşte gerek burada, gerek diğer bazı ayetlerde dost kelimesinin karşılığı (خليل)’’halil’’ ifadesi geçer. Ayrıca Mumtehine-8. ayette de yüce Allah şöyle buyurmaktadır.’’İnanc(ınız)dan dolayı size karşı savaşmayan (size saldırmayan) ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen (inkârcılara) gelince, Allah onlara iyilik yapmanızı, (nezaketle ve) adaletle davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah adil davrananları sever.’’ Demek ki, bize saldırmayan ve bizi yurdumuzdan çıkarmayan gayri müslimlerle her türlü insani ve dostane ilişkilerimizi kurabilir ve onlara her türlü yardım ve desteğimizi sağlayabiliriz, zira bütün ilişkilerimizde de onlara adil davranmalıyız.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnanç sahipleri, kendileri gibi inananları bırakıp, doğruları inkâr edenlerin himayelerine (veliler edinmesin) girmesinler. Kim bunu yaparsa, ancak kendilerini onlardan korumaları dışında, Allah’dan bekleyecekleri hiçbir şeyleri yoktur. Allah sizi kendisiyle uyarıyor, dönüşünüz Allah’a olacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın inananlar inananları bırakıp da Allah’ı tanımayanları kendilerine koruyucu edinmesinler. Herkim böyle yapacak olursa artık o Allah’tan hiçbir yardım beklemesin. Meğer ki bunu onlardan korkup da sakınmak için yapmış olasınız. Allah sizi Kendisinden sakındırır. Sonunda ancak Allah’a dönülecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler; mü/minlerden gayrı, kâfirleri dost edinmesinler. Herkim bunu yaparsa Allah/tan ilişiği kesmiş olur [⁵]. Meğer ki onlardan sakınılacak bir şey ile sakınıla [⁶]. Allah sizi kendinden hazer ettirir [⁷]. Son varış ancak Allah/adır.
[5] Allah'ın dostluğu kalmaz. Yahut bu dostluk Allah'ın dininden değildir.[6] Aralarında bulunmak gibi. Canını, malını kurtarmak için dil ile müdarat caizdir.[7] Yâni Zat-ı Bâriye âsi olmaktan, menahiyi irtikâptan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlar, inananları bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa, onun Allah’la hiçbir şeyi/bağı kalmaz. Ancak, onlardan (gelebilecek tehlikelerden) korunma [tettekû] durumunuz hariç. Allah sizi kendisi(nin emirlerine karşı gelmekten) sakındırıyor. Çünkü dönüş Allah’adır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri veliler (yönetici ve önderler) edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah ile ilişiğini kesmiş olur; ancak onlardan sakınmanız hali müstesnadır. Allah sizi kendisiyle korkutur ve dönüş Allah'adır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnananlar, din kardeşleri olan müminleri bir tarafa bırakıp da, kâfirleri kendilerine samîmî bir dost, koruyucu, yönetici, yandaş, müttefik, veli edinmesinler. Her kim bunu yapacak olursa, Allah ile bütün bağlarını koparmış olur. Ancak onlardan gelebilecek bir tehlikeye karşı korunmak amacıyla —Müslümanlara zarar vermemek şartıyla— zâlimlerle iyi geçinip onlara dost görünerek kötülüklerinden sakınabilirsiniz. Bununla birlikte, Allah asıl kendisinden korkmanızı size öğütlüyor! O hâlde, zâlimlerin tehditlerinden korkmayın, asıl Allah’ın emirlerini çiğnemekten sakının! Unutmayın ki, eninde sonunda dönüş, Allah’adır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müminler, Müminler’i bırakıp Kâfirler’i veliyyler edinmesin! Kim bunu yaparsa, Allah’tan ilişiği kesilmiş olur; ancak bir biçimde onlardan sakınıp korunmanız başka! Allah, kendisinden sakınmanız için sizi uyarıyor. Gidip Varış Allah’adır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Müminler, kardeşleri dururken, inkarcıları dost edinmesinler. Bunu yapanlar, Allah’tan bir iyilik ummasınlar. Sadece kendi çıkarlarınızın güvenliği açısından dostluk ilişkisi kurabilirsiniz. Allah sizi, kendisine karşı uyarıyor. Çünkü nasıl olsa bütün yollar ona çıkacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Müminler Müminleri bırakıp Müminler aleyhine inkârcıları dost edinmesin! Kim böyle bir şey yaparsa Allah ile ilişiği kalmaz. Ancak, onlardan gelebilecek tehlikeden korunmanız başkadır. İnkârcılara karşı korunmak için insanca dostluklar oluşturabilirsiniz. Çünkü Rabbinizin emrettiği İslam dininde asıl olan savaş değil barıştır. İnkârcılarla barış içinde yaşamak için barış amacıyla elinizi uzatmanızda sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Unutmayın ki dönüşünüz Allah’adır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin! [*] Kim bunu yaparsa, artık Allah ile bir şeyi (ilgisi) kalmaz. Ancak onlardan (kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. [*] Dönüş, yalnızca Allah’adır.
Bu ayet Nisâ 4:144, Mâide 5:51, 54, Mücâdele 58:22 ve Mümtehine 60:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Âl-i İmrân 3:30’da da geçen bu cümle “Allah sizi kendisine isyan edip böylece O’nun azabına layık olmaktan sakındırıyor” veya “Allah size kendisine karşı dikkatli olmanızı hatırlatmaktadır” şeklinde de anlaşılabilir. Yüce Allah kimlerin kimleri niçin ve hangi şartlarda dost edindiğini gayet iyi bildiği için, asıl korkulması gerekenin başkaları değil de kendisi olduğunu hükme bağlamakta, bu noktada uyarıda bulunmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Müslümanlar sakın mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden korunmak dışında¹ kim böyle yaparsa, Allah adına (sayılabilecek) bir şey üzerinde, değildir.² Allah, sizi sadece kendisinden korunmanız hususunda uyarır. (Unutmayın ki) dönüş, yalnız Allah’adır.
1 Takıyye: Korunmak, saklamak, ihtiyat tedbiri almak demektir. Güçlü olan kâfirlerin karşısında can, mal, ırz, namus ve her türlü kutsal değerleri tehlike altında olan Müslümanların, söz konusu durumdan kendilerini kurtarmak veya zarara uğramamak için imanlarını gizlemelerini ifaden eden ve özellikle Şiilerce benimsenen bir ilkedir. Kur’an ve sünnette de açık ifadelerle izin verilen takiyye bütün mezhepler tarafından helal kabul edilmiştir. Bu zorlamanın; canına veya vücudundan bir uzvuna zarar verebilecek şekilde olması gerekir. Böyle bir durumda dil ile inkâr, bir ruhsattır. Bu durumlarda, “takıyye” yaparak îmanı gizlemenin bir sakıncası yoktur. Bunu abartıp da takıyye yapacakmışım diye, ömür boyu kâfirlere kölelik yapmanın bir anlamı olmadığı gibi dinde yeri de yoktur. Azimet bunu da yapmamaktır. Babası Yasir ile annesi Sümeyye işkenceyle şehid edilip kendisi de ölümle karşı karşıya gelen Ammar b. Yasir (r.a)’ın işkenceye dayanamayınca, müşriklerin istediğini söyleyip kendisini ölümden kurtarmasına Rasulullah (s.a.v) karşı çıkmamıştır. Hatta aynı durumla karşılaşması halinde yine böyle davranmasına da izin vermiştir. Diğer mezheplerden farklı olarak Şiiler arasında takiyye çok yaygınlık kazanmış, hatta iman esaslarından sayılarak; "takiyye vacibdir ve onu terk eden, namazı terk etmiş gibi olur" denilmiştir. Takiyye, kâfirlere karşı kullanılacak bir silahtır. Ancak ayrı anlayışta olan bir başka Müslüman kesime karşı kullanılamaz. Tıpkı şiilerin, Sünnilere karşı kullandıkları gibi… Takıyye’nin sınırları ile ilgili olarak Bk. (Nahl: 106 ve dipnotları.)2 Yani, hayır gibi görünse de yaptığı işlerinin her birinin Allah katında bir değeri ve sevabı yoktur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
MÜMİNLER, müminleri bırakıp hakikati inkara şartlanmış olanları dost edinmesinler ¹⁹ -çünkü bunu yapan, Allah ile bütün bağını koparmış olur- kendinizi onlardan korumak için bu yola başvurmanız hariç. ²⁰ Ancak Allah, Kendisine karşı dikkatli olmanızı ihtar eder, çünkü bütün yollar Allah’a varır.
19 Yani, bu “hakikat inkarcıları”nın çıkarları ile müminlerin çıkarlarının çatıştığı durumlarda (Menâr III, 278). “Dostlar” (evliyâ’) teriminin daha geniş kapsamlı anlam îmaları hk. bkz. 4:139 ve ilgili not.20 Lafzen, “korkulacak bir şeyden dolayı onlardan korkmanız hali müstesna”. Zemahşerî, bu ibareyi, “sakınılması gereken bazı şeyleri yapabileceklerinden korkmanız için yeterli sebep bulunmadıkça” şeklinde açıklar -bu (ayet), “hakikati inkar edenler”in Müslümanlardan daha güçlü olduğu ve bu nedenle, politik yahut ahlakî anlamda kendilerine “dost” olmadıkça Müslümanlara zarar verebilecek konumda bulundukları durumlara işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müminler, inananları bırakıp kâfirleri evliya/dost ve müttefik edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah’tan hiçbir bağlantısı kalmamıştır. Ancak, onlardan korunmak için geliştirdiğiniz bir taktik olması hariçtir. Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız için uyarıyor. Son varış Allah’adır. 5/51, 60/2, 5/51, 4/144, 16/106
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mü’minler mü’minleri bırakıp da kâfirleri (askerî) müttefik[⁵⁶⁴] edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah’tan bütünüyle kopmuş olur; ancak kendinizi onlara karşı korumak için (bilinçli bir tercihse), o başka:[⁵⁶⁵] Ne ki Allah, kendisine karşı dikkatli olmanızı ihtar eder; çünkü eninde sonunda varış Allah’adır.
[564] Evliyâ’ bu bağlamda “askerî müttefik” anlamına gelmektedir (Krş: 5:51, not 63). Yasak hem politik velayeti, hem ahlâkî velayeti kapsar. Birincisi, çıkarlar çatıştığında onları tercih; ikincisi, onlara yaranmak ve benimsenmek için hayat tarzlarını benimseme vurgusu taşır. [565] Burada aslî manası “insanın korunması” olan takiyyenin Kur’anî tarifi yapılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp da kafirleri (içli dışlı) dost edinmesin, Kim böyle bir davranışta bulunursa artık o Allah'ın yardımına nail olmaz. Meğerki, onlardan gelebilecek bir tehlikeden sakınmak için ola! (onların hakim olduğu yerde, -şerlerinden korunmak için- onlarla zahiren dostane bir ilişki kurabilirsiniz, elverir ki böyle bir davranış başka müslümanların zararına olmasın) Allah, emirlerine karşı gelmekten sizi sakındırıyor, dönüş ancak Allah'adır!
Osman Fırat
swap_vert close
Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden dolayı dost görünmeniz) başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mü'minler, mü'minlerden başka kâfirleri dostlar edinmesinler. Her kim onu edinirse Allah Teâlâ'dan (nusrete nâiliyet) ilgisi kalmamış olur. Meğer ki, onlardan bir korunma için çekinecek olasınız. Allah Teâlâ ise sizi Zât-ı Ulûhiyyeti hakkında tahzir buyurur. Ve nihâyet gidiş de Allah Teâlâ'yadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler! Kim böyle yaparsa, Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka! Allah sizi, Kendisine isyan etmekten sakındırır. Dönüş yalnız Allah'adır.
Velî: Hâmi, koruyucu, dost, yönetici, bir kimsenin işlerini deruhde eden, destekleyip yardım eden anlamlarına gelir. Yasaklanan dostluk, kâfirlere gönülden bağlanmak, müminleri bırakıp onlara sevgi beslemektir. Bu, Müslüman yöneticilerin, diğer Müslümanların aleyhine olmamak şartıyla, kâfirlerle anlaşma imzalamalarına ve meşrû maksadlarda işbirliği yapmalarına mani değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mü'minler, inananları bırakıp, kafirleri dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir dostluğu kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başka. (Şerlerinden korunmak için dost gözükebilirsiniz). Allah sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırır. (Sakın hükümlerine aykırı davranarak, düşmanlarını dost tutarak O'nun gazabına uğramayın. Çünkü) dönüş Allah'adır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minler, mü'minlerden gayrı, kâfirleri dost idinmesünler. Bunı (kâfirleri dost idinmeyi) yapanlar Allâh Te'âlâ hazretlerinden bir şeyde değildirler. (Allâh'ın dostluğından nasîbleri yokdur) Ancak onlardan takiyye [¹] içün sakınır iseniz (böyle değildir) Allâh sizi (bu şeyden) bizzat tahzîr ider. En son gidecekleri yer Allâh Te'âlâ'dır. [²]
[1] Takıyye bir şeyden sakınmak ma'nâsınadır. Lisân-ı şer'ide zarar gelmesinden korkarak, aralarında bulunmak hasebiyle şerlerine uğramamak maksadıyla küffâra lisânen medâr ve izhâr-ı mevâlât iylemekdir. Harâmı helâl 'add itmeksizin ve mü'minlerin gizli hallerini izhâr ve icbâr iylemeksizin onların zarar ve 'adâvetlerinden sakınmak kasdıyla dostluk göstermek câiz olur. [2] 'Abdullah bin Übey ile rüfekâsı müşrikler ve yahûdîlerle dostluk iderler ve onlara müslümanların haberlerini virirlerdi. Bu âyet-i kerîme nâzil olarak müslümanlar onlarla dostlukdan nehiy buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler kâfirleri kendilerine, müminlerden yakın tutmasınlar. Onlardan bir şekilde korunma haricinde bunu yapanın Allah’tan bir beklentisi olamaz. Allah, sizi kendine karşı uyarır. Dönüp varacağınız yer, Allah’ın huzurudur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp kafirleri veli / dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah'tan hiç bir şey beklemesin. Ancak, onlardan (gelebilecek bir tehlikeden korkarsanız) korunma gayesiyle, sakınmanız hariçtir. Allah, asıl kendisinden korkmanız için sizi uyarıyor. Dönüş Allah'adır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri veli edinmesinler.(8) Kim böyle yaparsa, Allah'ın dostluk ve yardımından bir nasibi kalmamış olur. Ancak onlardan gelebilecek bir zarardan korkarsanız, o başkadır. Allah, kendisinden gelecek bir azaptan sizi sakındırıyor. Sonunda herkesin gidişi Allah'ın huzurunadır.
(8) Genellikle “dost ve yardımcı” olarak tercüme ettiğimiz “veli” sözcüğünde, lisanımızda da kullanıldığı gibi, bir kimsenin işlerini yürütmek, onun üzerinde tasarruf sahibi olmak gibi anlamlar da bulunmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Müminler, müminleri bırakıp da küfre sapanları gönül dostu edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la ilişiği kesilir. Ancak bir sakınma ile onlardan korunmanız müstesna. Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[27a] dutmasun mü’minler kāfirleri dostlar, mü’minlerden ayruķ. daħı her kim işler-ise śunı, degül Tañrı’dan nesene içinde; illā kim ķorķasız anlardan, ķorķmaķ. daħı ķorķıdur sizi Tañrı, gendüzinden. daħı Tañrı dapadur dönecek yir.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mü’minler kāfirleri dost idinmesünler mü’minlerden özge. Daḫı anuñ gibiişlese Allāh ḥażretinde hīç naṣībi yoḳdur. Līkin anlardan ṣaḳlanuñuz, daḫıTañrı Ta‘ālā ḳorḳudur sizi özinden. Daḫı varaçaḳ yir Tañrı Ta‘ālā ḥażretidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’minlər mö’minləri buraxıb kafirləri dost tutmasınlar! Bunu edən (kafirləri özünə dost tutan) kəs Allahdan heç bir şey gözləməsin (onun Allah dərgahında heç bir qədir-qiyməti olmaz). Ancaq onlardan gələ biləcək bir təhlükədən qorxmanız (çəkinməniz) müstəsnadır. Allah sizi Öz əzabından çəkindirir. Axır dönüş Allaha tərəfdir! (Hamı Allahın hüzuruna qayıdacaqdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Let not the believers take disbelievers for their friends in preference to believers. Whoso doeth that hath no connection with Allah unless (it be) that ye but guard yourselves against them, taking (as it were) security. Allah biddeth you beware (only) of Himself. Unto Allah is the journeying.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Let not the believers Take for friends or helpers Unbelievers rather than believers: if any do that, in nothing will there be help from Allah. except by way of precaution, that ye may Guard yourselves from them(373). But Allah cautions you (To remember) Himself; for the final goal is to Allah.
373 If Faith is a fundamental matter in our lives our associations and friendships will naturally be with those who share our faith. "Evil communications corrupt good manners": and evil company may corrupt faith. In our ordinary everyday affairs of business, we are asked to seek the help of Believers rather than Unbelievers. Only in this way can our community be strong in organisation and unity. But where there is no question of preference, or where in self-defence we have to take the assistance of those not belonging to our faith, that is permissible. In any case we must not weaken our brotherhood: we must try to make it stronger if possible.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يَتَّخِذِ
edinmesin
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
الْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
اَوْلِيَٓاءَ
dostlar
مِنْ دُونِ
başka
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
mü'minlerden
وَمَنْ
ve kim
يَفْعَلْ
yaparsa
ذٰلِكَ
bunu
فَلَيْسَ
artık de- ğildir
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
ف۪ي شَيْءٍ
bir şey içinde
اِلَّٓا
ancak
اَنْ تَتَّقُوا
korunmanız
مِنْهُمْ
onlardan
تُقٰيةًۜ
bir tehli- keden
وَيُحَذِّرُكُمُ
bununla beraber sizi sakındırır
اللّٰهُ
Allah
نَفْسَهُۜ
kendisinden
وَاِلَى اللّٰهِ
ve Allah'adır
الْمَص۪يرُ
dönüş
Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler! Kim bunu yaparsa artık onun Allah nezdinde hiçbir (değeri) kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikelerden) korunma(k için böyle görünme)niz başkadır. Bununla beraber Allah sizi, kendisin(e karşı gelmek)ten sakındırır! Çünkü dönüş (ancak) Allah'adır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تُقٰيةٌ
İsim fiil
و ق ي
Korunma
حَذَّرَ
Fiil-II
ح ذ ر
Sakındırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri