close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kuli(A)llâhumme mâlike-lmulki tu/tî-lmulke men teşâu vetenzi’u-lmulke mimmen teşâu vetu’izzu men teşâu vetużillu men teşâ(u)(s) biyedike-lḣayr(u)(s) inneke ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Allah'ım, mülkün sahibi sensin, mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın. Dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. Senin elindedir hayır, sensin her şeye gücü yeten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey mülkün (cümle kâinatın ve bütün varlıkların) gerçek sahibi olan Allah’ım!.. Sen mülkü (devlet ve serveti) dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü (nimet ve fazileti) çeker alırsın... (Allah’ım, Sen) Dilediğini (ve layık gördüğünü) aziz eder, yüceltirsin; dilediğini (ve hak edeni) de zelil eder alçaltırsın. Ve her türlü hayır ve iyilik Senin elindedir. Gerçekten Sen her şeye Kâdir’sin."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ey mutlak egemenlik sahibi Allah'ım! Sen egemenliği kime dilersen ona verirsin, dilediğinden de alırsın, dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler senin elindedir. Şüphesiz sen herşeye gücü yetensin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allahım, ey mülkün, devletin, saltanatın gerçek sahibi! Sen mülkü, devleti, saltanatı sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradenin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere verir, mülkü, devleti, saltanatı sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradenin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselerden de çeker alırsın. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradenin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri aziz eder, güçlendirir yüceltirsin, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradenin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri de zelil eder, zayıflatır, alçaltırsın. Hayırlı olanı seçmek de, sınırsız hayır da senin elindedir. Çünkü sen şeriatının, kanunlarının cari olduğu her şey üzerinde gücünü kudretini kullanır, düzenlemeni yaparsın.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir. Sen her şeye güç yetirirsin."
26.İbnu Ebi Hatim`in Katade`den rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) Rum ve İran krallarının kendi ümmetinden olmasını Allah`tan diledi Yüce Allah da bu ayeti kerimesini indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, her şeye güç yetirensin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rasûlüm, şöyle de: “- Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen, dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil edersin; hayır, yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kâdirsin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen de ki (bildir:) “Allah’ım! İdare, iktidar, mülkiyet, tasarruf sahibi Sen’sin! İktidarı istediğine verir, istediğinden sökersin. İstediğini aziz, istediğini zelil, edersin. Bütün iyilik ve güzellikler, Sen’in elindedir. Şüphesiz Sen, her şeye gücü yetensin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey mutlak egemenlik sahibi Allahım! Sen egemenliği dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın; dilediğini yüceltirsin, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler senin elindedir. Doğrusu, senin her şeye gücün yeter.
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Allahım! mülkün sahibi sensin, verirsin mülkü istediğine, alırsın elinden dilediğinin, dilediğin kimseyi aziz kılarsın, dilediğin kimseyi de horlarsın, iylik senin elindedir, her nesneye gücün yeter
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün sahibi ve tasarruf yetkisini elinde tutan Allah'ım! Sen mülkünden dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü alırsın; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltirsin, dilediğini (de kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) alçaltırsın. (İmkân, mal ve nimet gibi) bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen, istediğini yapmaya güç yetirensin.”
Cemil Said
swap_vert close
Di ki? "Allâh’ım sâhib-i kudretsin, kime ister isen kuvvet virirsin, kimden ister isen kuvveti alırsın, kimi ister isen yükseltirsin, kimi ister isen alçaltırsın, hayır senin elindedir, sen her şeye kâdirsin"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Mülkün sahibi olan Allah'ım! Mülkü dilediğine verirsin; dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; iyilik elindedir. Doğrusu Sen, her şeye Kadir'sin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok sen her şeye kādirsin.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Yöneticilerin Yöneticisi olan Tanrım, yönetimi dilediğine verir, dilediğini de yönetimden indirirsin. Dilediğini yükseltir, dilediğini de alçaltırsın. Tüm iyilikler senin elinde. Sen her şeye gücü yetensin!"
Bak 57:22-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her şeye kâdirsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki: ey mülkün sahibi Allahım! Dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın, ve dilediğini azîz edersin, dilediğini zelil edersin, hayır yalnız senin elindedir, muhakkak ki sen her şey'e kadirsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: Ey bütün mevcudatın (mutlak) sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü (yeryüzünde hâkimiyet, savaşlarda zafer, yönetme gücü/iktidar ve zenginlik gibi imkânları) dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü (bu nimetleri geri) alırsın. Dilediğini (lütfunla) yüceltir, dilediğini (müstahak olduğundan dolayı, adaletinle) alçaltırsın. (Her türlü) hayır (iyilik ve nimet) senin tasarrufundadır. Şüphesiz ki sen her şeye kâdirsin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün¹ sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine² verirsin, mülkü dilediğinden³ çekip alırsın. Dilediğini⁴ aziz, dilediğini5 zelil edersin. Hayır,6 senin elindedir. Kuşkusuz Sen Her Şeye Güç Yetiren'sin.”
1. Gücün. 2. Hak edene/uygun gördüğüne. 3. Hak edenden/uygun gördüğünden. 4. Hak edeni/uygun olanı. 5. Hak edeni/uygun olanı. 6. Nimet, iyilik, mülk.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) de ki: «Ey mülkün saahibi Allah, Sen mülkü kime dilersen ona verirsin, mülkü kimden dilersen ondan alırsın. Kimi dilersen onun kadrini yükseltir, kimi dilersen onu alçaltırsın. Hayr, yalınız Senin elindedir. Şübhesiz ki Sen her şey'e hakkıyle kaadirsin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Ey mülkün (gerçek) sâhibi olan Allah! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın! Hem dilediğini azîz edersin, dilediğini de zelîl kılarsın! (Her) hayır (ancak senin) elindedir! Şübhesiz ki sen, herşeye hakkıyla gücü yetensin!”(3)
(3)“İşte şu âyet, Cenâb-ı Hakk’ın, nev‘-i beşerin hayât-ı ictimâiyesindeki tasarrufâtını şöyle gösteriyor ki, izzet ve zillet, fakr ve servet doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın meşîetine (dilemesine) ve irâdesine bağlıdır. Demek kesret-i tabakātın (sebebler âleminin) en dağınık tasarrufâtına (işlerine) kadar, meşîet ve takdîr-i İlâhiye iledir, tesâdüf karışamaz. Şu hükmü verdikten sonra, insâniyet hayâtında en mühim iş, onun rızkıdır. Şu âyet, beşerin rızkını doğrudan doğruya Rezzâk-ı Hakīkī’nin (hakīkī rızık verici olan Allah’ın) hazîne-i Rahmetinden gönderdiğini, bir-iki mukaddeme ile isbât eder. Şöyle ki, der: ‘Rızkınız, yerin hayâtına bağlıdır. Yerin dirilmesi ise, bahara bakar. Bahar ise, şems ve kameri teshîr eden (emri altında çalıştıran), gece ve gündüzü çeviren Zât’ın elindedir. Öyle ise bir elmayı, bir adama hakīkī rızık olarak vermek, bütün yeryüzünü bütün meyvelerle dolduran O Zât verebilir. Ve O, ona hakīkī Rezzâk olur.’ ” (Zülfikār, 25. Söz, 46)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün (kâinatın ve bütün varlıkların) sahibi olan Allah’ım! (Uygun gördüğünde) Sen mülkü dilediğine verebilirsin, (uygun gördüğünde) dilediğinden yine alabilirsin; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltebilirsin, dilediğini de (inkâr, zulüm ve kötülüklerinden dolayı) alçaltabilirsin. Her türlü hayır (ve iyilik) senin elindedir. Doğrusu, sen her istediğini yapmaya güç yetirensin. (*)
(*) Bu ayet daha çok milletlerin hayatıyla ilgilidir. En yüksek saltanata ve en noksansız tasarrufa sahip olan, her şeyi has tedbiri ile örneksiz ve modelsiz olarak yürüten, varlık âlemini en ince hesaplarla ölçülü ve dengeli biçimde kuran yüce Allah, bu ezeli ve ebedi sıfatlarıyla milletlerin hayatını, ömrünü ve devresini yine âlemin dengesinden yana değişmeyen kanunlarıyla düzenlemektedir. Bu ayet aynı zamanda yücelme ve alçalmalara işaret ediyor. İnsanlık yürüyüşünde ki hem maddi hem manevi alçalış ve yükselişlere dikkat çekiyor. Allah’a nispet edilen tüm fiiller gerçekte bir kurala, bir kanuna, bir sünnete bağlanmıştır. İşte insanoğlunun eylemlerine, insanoğlunun davranış ve tavırlarına endekslenen, bağlanan fiillerde tarih içerisinde Allah’a nispet edilir. Bu, o fiilleri, bizatihi insanın hiç katkısı olmadan Allah’ın gerçekleştirdiği anlamını vermez. Bu neyi verir? İnsanlık tarihindeki bu alçalış ve yükselişlerin insanın davranışlarına bağlı olduğu, yani bu kanunu koyanın Allah olduğu gerçeğini verir bize. تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧﴾  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey her şeyin sahibi Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin ve dilediğini de rezil edersin. Çünkü hayır senin elindedir ve senin her şeye gücün yeter.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: « Ey hakanlığının hakanı olan Allah’ım! Sen hakanlığı kime dilersen ona verirsin, hakanlığı kimden dilersen ondan alırsın. Sen kimi dilersen onu yükseltirsin, kimi dilersen onu da alçaltırsın. İyilik etmek yalnız Senin elindedir. Çünkü Senin gücün her nesneye yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki «mülkün sahibi olan Allah/ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de çekip alırsın; dilediğini aziz kılarsın, dilediğini de zelil edersin. Hayır senin elindedir [³], sen her şeye tamamiyle kadirsin»,
[3] Yahut hayır da, şer de senin elindedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen hükümranlığı/iktidarı [mulk] dilediğine verirsin ve dilediğinden de hükümranlığı geri alırsın. Dilediğini yükseltirsin ve dilediğini de alçaltırsın. Hayır, Sen’in elindedir. Muhakkak ki Sen, her şeye gücü yetensin [Kadîr]!”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Mülkün sahibi olan Allah'ım! Mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler senin elindedir. Doğrusu sen, her şeye kadirsin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın verdiği güç, servet ve saltanatla şımarıp azgınlaşan ve bunlara sahip olmayı doğru yolda olmanın göstergesi sayan o kâfirlere karşılık, sen Rabb’ine tevazu ile yalvararak de ki:“Ey mülkün ve her türlü güç, kudret, saltanat, egemenlik ve otoritenin gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen yeryüzünde mülkü ve egemenliği dilediğine verirsin; dilediğinden de çekip alırsın! Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın! Her türlü iyilik, nîmet, imkân ve güzellik, yalnızca Senin elindedir. Hiç kuşku yok ki, Senin her şeye gücün yeter!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey Mülk’ün mâliki Allah’ım! Mülk’ü dileyeceğin kimseye veriyorsun; Mülk’ü dileyeceğin kimseden çekip alıyorsun. Dileyeceğin kimseyi azîz kılıyorsun / yüceltiyorsun; dileyeceğin kimseyi zelîl / rezil ediyorsun. Hayırlar sadece senin elindedir. Sen, her şeye güç yetirensin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Habibim dua et: " Mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü istediğine verir, istediğinden alırsın. Dilediğini aziz, dilediğini rezil edersin. Tüm iyilikler senin elinde, artık her şeye kadir olan sensin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen onların dediklerini boş ver. Rabbine dönerek de ki: "Ey mülkün (iktidarın) sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü (iktidarı) dilediğine verirsin! Dilediğinden iktidarı çeker alırsın! Dilediğini aziz eder dilediğini zelil edersin! İnsanlara yarayacak hayırlı şeyler senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey mülkün (otoritenin) gerçek sahibi (olan) Allah’ım! Sen dilediğine Mülk (otorite) verirsin ve dilediğinden mülkü (otoriteyi) geri alırsın. Dilediğini yükseltir; dilediğini de alçaltırsın. (Bütün) iyilik yalnızca senin elindedir. Şüphesiz ki sen her şeye gücü yetensin.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Sen Rabbine): “Ey hükümranlığın gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen hâkimiyeti dilediğine verdiğin gibi, dilediğinden de hâkimiyeti geri alırsın. Dilediğini şereflendirdiğin gibi, dilediğini de rezil edersin. Çünkü her türlü iyilik senin elindedir. Senin gücün her şeye yeter.”
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “Ey mutlak egemenlik sahibi Allahım! Sen egemenliği dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın; dilediğini yüceltirsin, dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu, Sen istediğini yapmaya kâdirsin”.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Ey hükümranlığın gerçek sahibi Allah’ım, mülkü çalışıp hak edene verirsin, yanlış yapandan da mülkü çekip alırsın. Hak edeni yüceltir aziz edersin, yanlış yapanı da alçaltır zelil edersin. Bütün hayır senin elindedir, şüphesiz sen her şey için bir ölçü koyan ve her şeye gücü yetensin. 11/9, 89/15-16, 53/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DE Kİ: “Ey mutlak iktidar sahibi olan Allah’ım! Sen istediğine iktidar verir istediğinden de iktidarı çeker alırsın, istediğini aziz eder istediğini de zelil edersin; hayır yalnızca Senin elindedir: Elbette Sen her bir şeye kadirsin.[⁵⁶³]
[563] Allah hayrı ve şerri birlikte zikretmiştir. Çünkü, bir kimseye nisbetle mülkünün elinden çekilip alınması ve alçaltılması şerdir. Fakat, âyetin devamında “hayır ve şer yalnız Senin elindedir” yerine “hayır yalnız Senin elindedir” denilmiştir. Âyet “Elbette Sen her şeye kadirsin” diye bitmektedir. Burada ve Kur’an’ın hiçbir yerinde “şerrin” Allah’a nisbet edilmediği bir gerçektir (Bkz: 4:79; not 99; 10:11, not 20).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Ey mülkün (gerçek) sahibi olan Allahım; Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden (İsrailoğullarından aldığın gibi) çekip geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de zelil kılarsın, hayır; ancak senin kudretinin elindedir, şüphe yok ki Sen her şeye kadirsin!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Allâh’ım... Ey mülkün sâhibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın; dilediğini güçlü kılar, dilediğini alçaltırsın. Her hayır senin elindedir. Sen her şeye kadirsin!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden çeker alırsın ve dilediğini azîz edersin, dilediğini de zelil kılarsın. Hayır (iyilik), Senin Yed-i Kudretindedir. Şüphe yok ki, Sen her şeye ziyâdesiyle kâdirsin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ey mülk ve hakimiyet sahibi Allah'ım! ” Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden onu çeker alırsın! Dilediğini aziz, dilediğini zelil kılarsın! Her türlü hayır yalnız Sen'in elindedir! Sen elbette her şeye kadirsin!
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah'ım, (ey) mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın; dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. Hayır (mal), senin elindedir. Sen her şeye kadirsin!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Söyle! Yâ Rabbî sen mâlikü'l mülksün. (Bütün mevcûdât ve mahlûkâtın sâhibi ve mâlikisin) Mülki istediğin kimseye virir dilediğin kimseden alırsın. İstediğini 'azîz ider dilediğini zelîl iylersin. Hayrın kâffesi senin elindedir. Sen her şeye kâdirsin. [²]
[2] Hendek gazâsından evvel, Medîne'nin etrâfına hendek kazıldığı sırada Rasûl-u Ekrem İran'ın, bilâd-ı Rûm'un ve Yemen'in İslâmlara kısmet olacağını bi'l münâsebe ashâbına haber virmişdi. Münâfıklar bunı medâr-ı tenkîd 'add iderek "Vah bîçâreler! görmüyor mısınız ki Muhammed sizi aldadıyor. Medîne'de korkusundan hendek kazdığı esnâda size İran'dan, Rûm'dan ve Yemen'den bahs idiyor" didiler. Bu âyet-i kerîme nâzil olarak Allâh'ın dilediğine mülki vireceği beyân buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Ey tüm yetkileri elinde tutan Allah’ım! Tercih ettiğin[*] kişiye yetki verir, tercih ettiğinden yetkiyi alırsın. Tercih ettiğin kişiyi üstün konuma getirir ve yine tercih ettiğin kişiyi değersizleştirirsin. Bütün iyilikler Senin elindedir. Sen her şeye bir ölçü koyarsın.
[*] "Şâe = شاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir. (Müfredât) Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip yaptı", Allah olursa "tercih edip yarattı" anlamına gelir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Ey hakimiyetin yegane sahibi Allah'ım, mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın, dilediğini yükseltir / aziz kılarsın, dilediğini de alçaltır / zelil edersin. Bütün hayır senin elindedir, şüphesiz senin her şeye gücün yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey mülkün sahibi olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden de çekip alırsın. Dilediğini aziz eder, dilediğini hor ve hakir kılarsın. Bütün hayır Senin elindedir. Senin herşeye gücün yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle yakar: "Ey mülkün/saltanatın Mâlik'i/sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü/saltanatı dilediğine verir, mülkü/ saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltip aziz edersin, dilediğini alçaltıp zelil kılarsın. İmkân, mal ve nimet senin elindedir. Sen, her şeye kadirsin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “iy Tañrı, issi pādişāhlıguñ! virürseñ pādişāhlıġı aña kim dilerseñ; daħı dartarseñ, pādşāhlıġı andan kim dilerseñ. daħı 'azįz eylerseñ anı kim dilerseñ; daħı ħor eylerseñ anı kim dilerseñ. elündedür eylük. bayıķ sen her nesene üzere güci yiterseñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed eyit: Benüm Tañrım ki yirler ve gökler mülkine pādişāhsın, mülki virürsin kime dilese[ñ], daḫı mülki alursın özgeye virür[sin] kimden di‐lese[ñ], kimi dileseñ ‘azīz eylersin ve kimi dileseñ ẕelīl eylersin, ḫayr senüñelüñdedür, taḥḳīḳ sen barça nesneye ḳādirsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Ey mülkün sahibi olan Allah! Sən mülkü istədiyin şəxsə verər, istədiyin şəxsi yüksəldər və istədiyin şəxsi alçaldarsan. Xeyir yalnız Sənin əlindədir. Həqiqətən, Sən hər şeyə qadirsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O Allah! Owner of Sovereignty! Thou givest sovereignty unto whom Thou wilt, and Thou withdrawest sovereignty from whom Thou wilt. Thou exaltest whom Thou wilt and Thou abasest whom Thou wilt. In Thy hand is the good. Lo! Thou art Able to do all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O Allah. Lord of Power (And Rule), Thou givest power to whom Thou pleasest, and Thou strippest off power from whom Thou pleasest: Thou enduest with honour whom Thou pleasest, and Thou bringest low whom Thou pleasest: In Thy hand is all good(369). Verily, over all things Thou hast power.
369 Another glorious passage, full of meaning. The governing phrase in it all is: "In Thy hand is all Good." What is the standard by which we may judge Good? It is Allah's Will. Therefore when we submit to Allah's Will, and real Islam illuminates us we see the highest Good. There has been and is much controversy as to what is the Highest Good. To the Muslim there is no difficulty: it is the Will of Allah, He must ever strive to learn and understand that Will. But once in that fortress, he is secure. He is not troubled with the nature of Evil.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلِ
de ki
اللّٰهُمَّ
Allah'ım
مَالِكَ
Mâlik'i
الْمُلْكِ
mülkün
تُؤْتِي
verirsin
الْمُلْكَ
mülkü
مَنْ
o kim- seye ki
تَشَٓاءُ
dilersin
وَتَنْزِعُ
ve çeker alırsın
الْمُلْكَ
mülkü
مِمَّنْ
o kim- seden ki
تَشَٓاءُۘ
dilersin
وَتُعِزُّ
ve aziz edersin
مَنْ
o kim- seyi ki
تَشَٓاءُ
dilersin
وَتُذِلُّ
ve zelil edersin
مَنْ
o kim- seyi ki
تَشَٓاءُۜ
dilersin
بِيَدِكَ
Senin elindedir
الْخَيْرُۜ
hayır
اِنَّكَ
muhak- kak Sen
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
قَد۪يرٌ
Kadîr'sin
(Resulüm!) De ki: "Mülkün Mâlik'i (gerçek sahibi) olan Allah'ım! Sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz ed(ip yücelt)ir, dilediğini de zelil ed(ip alçalt)ırsın. (Her türlü) Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki Sen her şeye Kadîr'sin (kudretiyle her şeyi hükmü altında tutansın)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّهُمَّ
Özel İsim + İyelik eki
ا ل ه
Allah'ım, ey Allah'ım, ey Allah'ımız
مَالِك
Etken fiil
م ل ك
Mâlik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek sahip ve idare edici demektir), sahip
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
نَزَعَ
Fiil-I
ن ز ع
Çekip aldı, soydu, söküp attı
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَعَزَّ
Fiil-IV
ع ز ز
Aziz kıldı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَذَلَّ
Fiil-IV
ذ ل ل
Zelil etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
يَد
İsim
ي د ي
El
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)