İşte onlar dünyada da ahirette de amelleri (çabaları) boşa gitmiş kimselerdir. Ve (ahiret günü) kendilerine yardım edeceklerden hiçbir kimse de yoktur. (*)
(*) İnsanlığın hidayet, huzur ve mutluluğu için Allah tarafından vahyidilmiş olan hakikat mesajları tanımayan, insanları hakka, doğruya, iyiliğe ve evrnesl adalete davet eden hak peygamberleri ile bu uğurda mücadele verenlerin canlarına haksızca kıyanların insanlığa yönelik yaptıkları iyilikler hariç dünyadaki amelleri kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır, hepsi heder olacaktır. Zaten onlar evreni yaratanın mesajlarını da inkâr etmişlerdir. Bu nedenle bunlar ahiret gününde sevap alamazlar, ama insanlara iyilikleri olmuşsa, buna karşılık cezalarından sadece bir hafiflenme olabilir. Bunun detaylı açıklaması şöyle olur: Bunlar hem inkâr etmeleri hem de peygamberleri, hak ve adalet davetçilerini öldürdükleri veya bunların hak davalarına daima engel oldukları için, kitap ehlinden bu tür suçları işleyenelerin inanç, ibadet, kulluk, dua vs. gibi ahirete yönelik amelleri boşa gider, fakat bu arada insanlara yaptıkları iyiliklerin karşılığı boşa gitmez, bilakis cezalarının hafif olmasına sebep olabilir. Çünkü, Zilzal-6. ayet, kesin bir dille ( فمن يعمل مثقال ذرة خيرا يره) Yani ‘’Her kim olursa bir zerre (bir atom) kadar en ufak bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını görecektir. ’’diyor. Demek ki insanlara iyilik yapan kim olursa olsun, onun o iyiliği karşılıksız kalmayacaktır. Bu nedenle inancı ne olursa olsun Müslüman olmayan biri, eğer insanlığa faydalı hizmetler sunmuş veya onlara iyilik yapmışsa, inkârdan dolayı çekeçek azaptan değil de bunun dışında kalan diğer günahlarının azabından kurtulması veya azabının haififletilmesi söz konusu olabilir. Yani bunların yaptıkları iyilikler, sadece cezalarının hafifletilmesine sebep olur. Böylece Zilzal- 6. ayette belirtilen hüküm gereği herkes yaptığı iyiliğin karşılığını almış olur. Örneğin: İnkârcılardan biri, insanalara iyilik yapmış ve onlara faydalı hizmetler sunmuş, ama öbür yandan bunun gibi diğer bir inkârcının insanlığa hiçbir iyiliği olmamışsa, işte bu ikisinin cezası aynı olmayacatır. Çünkü insanlara iyilik yapmış olanın cezası diğerine göre daha hafif olacaktır. İşte bu vb. bütün ayetleri birlikte değerlendirdiğimizde böyle bir sonuçla karşılaşırız. (الله اعلم) ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’{حَبِطَتْ أَعْمَـٰلُهُمْ فِي ٱلدُّنْيَا } أن ما يريدونه بعد الردة من الإضرار بالمسلمين ومكايدتهم بالإنتقال عن دينهم يبطل كله، فلا يحصلون منه على شيء لإعزاز الله الإسلام بأنصاره فتكون الأعمال على هذا التأويل ما يعملونه بعد الردة، وأما حبوط أعمالهم في الآخرة فعند القائلين بالإحباط معناه أن هذه الردة تبطل استحقاقهم للثواب الذي استحقوه بأعمالهم السالفة، وعند المنكرين لذلك معناه: أنهم لا يستفيدون من تلك الردة ثواباً ونفعاً في الآخرة بل يستفيدون منها أعظم المضار (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)، هل يخفف العذاب عن الكافر في الآخرة لما قدم من عمل فيه خير ونفع للإنسانية ؟... و الثاني: يمكن أن ينفعه الله به تفضلا وإلى هذا ذهب الحافظ البيهقي ومال إليه ابن حجر . وسئل الشيخ محمد الرملي : هل يثاب الكافر على القرب التي لا تحتاج إلى نية كالصدقة والهدية والهبة ؟فأجاب: نعم يخفف الله عنه العذاب في الآخرة أي عذاب غير الكفر ...وعليه فلو تتبع الكافر ما لا تشترط له النية من الأعمال وعمل به فإنه ينتفع به في الدنيا وقد ينفعه بتخفيف العذاب في ا الآخرة (هل ينتفع الكافر بعمل الخير في الآخرة؟ - رابطة العلماء السوريين) والفريق الثاني: يرى أن الكافرين ينتفعون في الآخرة بما عملوا من صالح دنياهم، بتخفيف العذاب عن جرائمهم التي ارتكبوها غير الكفر، ويمثله البيهقي ... وإلى هذا الرأي يميل الحافظ ابن حجر : المصدر : (كتاب فتح المنعم شرح صحيح مسلم )