close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yekfurûne bi-âyâti(A)llâhi veyaktulûne-nnebiyyîne biġayri hakkin veyaktulûne-lleżîne ye/murûne bilkisti mine-nnâsi febeşşirhum bi’ażâbin elîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkar edip haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan, doğruluğu emredenlerin canlarına kıyanlara gelince: Onları elemli bir azapla müjdele.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini (gereksiz ve geçersiz görüp bile bile) inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri (Hakk düzeni gerçekleştirmek ve yürütmek isteyenleri) katledenler (var ya); işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (Ki bunu yakında göreceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın mesajlarını örtbas edenlere, peygamberleri öldürmek gibi bir haksızlık işleyenlere ve adaleti emreden insanların canına kıyanlara gelince, onlara acı bir azabı haber ver.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ını, birliğini gösteren delilleri inkâr edenlere, haklı bir sebep ortada yokken peygamberlerin kanını dökenlere, sosyal adaleti, sosyal güvenliği temin eden, refah payını artırarak dengeli dağıtan, adaleti, nısfeti uygulayarak kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlayan insanları, kamu görevlilerini, sosyal, ekonomik, idarî ve siyasî meselelerle ilgilenenleri, liderleri, uzmanları, âlimleri öldürenlere, işte onlara can yakıp inleten müthiş azabı haber ver.
bk. el-Müfredât.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkar eden, peygamberleri haksız yere öldüren ve insanlardan adaletle emredenleri öldürenler var ya, onları acıklı bir azapla müjdele.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar arasında insaf ve adâletle emredenleri ezip yok edenler var ya! İşte onları çok acıklı bir azâp ile müjdele...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın mucizelerini inkâr edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve insanlardan adaleti ayakta tutmayı sağlayanları öldürenlere elim bir azap müjdele! (Bunlar maddeden başka bir şey bilmeyenlerdir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edenlere, peygamberleri haksız yere öldürenlere ve adaleti emreden insanların canına kıyanlara gelince; onlara acıklı azabı bildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın âyetlerin tanımıyanları, haksızlıkla peygamberleri, insanlar arasından doğruluğu güdenleri öldüren kimseleri acı bir azapla hemen müjdele
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edip peygamberleri haksız yere öldürenleri, adaleti emreden insanların canına kıyanları elem verici bir azapla müjdele!
“Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka peygamber yoktu. Bir de “haksız yere” ifadesi vardır ki, peygamberlerin öldürülmeyi hak etmesi zaten düşünülemez. Bu da bu ifadenin mecâzi olduğunu göstermektedir. Yani peygamber bekleyen bir toplumun gelen peygamberi reddetmesi ve onun getirdiklerine hayat hakkı tanımaması, peygamberliği öldürmesi demektir. Peygamberin öldürülmesi, peygamberlik müessesinin öldürülmesi demektir ki bu da peygamberlerin öldürülmesidir. Burada Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ve peygamberlere hayat hakkı tanımayanlarla, adaleti emreden insanların canına kıyanların aynı kategoride değerlendirilmesi ve aynı cezaya çarptırılacak olması dikkate değerdir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın âyâtına inanmıyanlara bigayr-i hakkın nebilerini ve beyne’n nas adâlet neşr idenleri katl iyleyenlere azâb-ı elîm tebşîr it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adalet isteyen insanları öldürenler var ya, onlara can yakan bir azabı müjdele!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir azabı müjdele!
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve halkın arasında adaleti savunanları öldürenlere acıklı bir azabı müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunlarıacıklı bir azapla müjdele!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her halde onlar: O Allahın âyetlerini tanımıyanlar ve haksızlıkla Peygamberleri katleyliyenler ve insanlar içinde adl-ü insaf emreden kimseleri katledenler şimdi hep bunlara elîm bir azab müjdele
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, *haksız yere peygamberleri öldürenler ve adaleti emreden (iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındıran) insanları öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.
* “…haksız yere peygamberleri öldürenler”; Peygamberlerin öldürülmesi her hâlükârda haksız yere işlenen bir fiil olduğu halde, âyet-i kerîmede “haksız yere” kaydının konması, işlenen günahın, ne kadar büyük bir günah olduğunu vurgulamak içindir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini yalanlayan nankörler, haksız yere nebilerini öldürenler, insanlardan hakkaniyetli¹ olmayı isteyenleri öldürenler var ya, onlara can yakıcı bir azabı haber ver.
1. Hakka ilişkin, Hak ve adalete uygunluk, adil olmak, doğruluk, dürüstlük.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın âyetlerini inkâr ile kâfir olanlar, haksız yere peygamberleri öldürenler ve insanların içinden adaleti emredenlerin canına kıyanlar (yok mu?) onları (Habîbim) pek acıklı bir azâb ile muştula!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere (haksızlıklarını bile bile)peygamberleri öldürenler ve insanlardan adâleti emredenleri öldürenler yok mu, artık onları(pek) elemli bir azâb ile müjdele!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın ayetlerini (mesajlarını) inkâr edip, haksız yere peygamberleri öldürenlere (daha önce mesajlarımızın tebliğini yaparken bazı peygamberleri öldüren kendi atalarının yaptıklarını hâlâ doğru bulanlara) ve insanlardan adaleti, (doğruluk ve hakkaniyete uygun iş yapmayı) emredenleri öldürenlere (davalarını reddedip onları etkisizleştirenlere) gelince, onlara acı bir azabı haber ver. *
(*) “Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka bir peygamber de yoktu. Ama bunlar daha önce atalarının bazı peygamberleri öldürmeleri ve yaptıkları kötülükleri tasvip etmeleri nedeniyle, kendileri de atalarının yaptıklarına iştirak etmiş sayılırlar. Bu nedenle buradaki hitap Kur’an’ın indiği dönemdeki bu tür yahudilere yönelik olmuştır. Çünkü zulme rıza göstermek zulümdür. Bu nedenle peygamberlerin öldürülmesine rıza göstermek de onları öldürmek gibidir. İşte bunların da daha önce bu iğrenç işleri yapan atalarını tasvip etmeleri yüzünden manen söz konusu peygamberleri öldürmüş sayılırlar. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. {فبشرهم بعذاب أليم} الخطاب للنبي صلى الله عليه وسلم، وهو يدل على أن المراد معاصروه لا آباؤهم، فيكون إطلاق قتل الأنبياء مجازاً لأنهم لم يقتلوا أنبياء لكهنم رضوا ذلك وراموه (البحر المحيط – أبو حيان) وقيل: إنه أراد آباءهم الذين قتلوا الأنبياء (تأويلات أهل السنة) يعني يتولون آباءهم بالقتل ويرضون بذلك. (بحر العلوم) والمعنى هنا أنّ اليهود لما كانوا متديّنين يَرجون من أعمالهم الصالحة النفعَ بها في الآخرة بالنجَاة من العقاب، والنفع في الدنيا بآثار رضا الله على عباده الصالحين، فلمّا كفروا بآيات الله، وجحدوا نبوءة محمد، وصوّبوا الذين قَتَلوا الأنبياء والذين يأمرون بالقسط، فقد ارتدُّوا عن دينهم فاستحقّوا العذاب الأليم (التحرير والتنوير) لماذا يكون الحديث بالبشارة موجها لأبناء الذين فعلوا ذلك؟ لأننا نعرف أن الذين قتلوا النبيين وقتلوا الذين أمروا بالقسط من الناس لم يكونوا معاصرين لنزول هذا الآية، إن المعاصرين من أهل الكتاب لنزول هذه الآية هم أبناء الذين قتلوا الأنبياء وقتلوا الذين أمروا بالقسط، ويبشرهم الحق بالعذاب الأليم؛ لأنهم ربما رأوا أن ما فعله السابقون لهم كان صواباً. فإن كانوا قد رأوا أن ما فعله السابقون لهم كان صواباً فلهم أيضاً البشارة بالعذاب. (خواطر محمد متولي الشعراوي) {وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّينَ} يعني يتولون الذين كانوا يقتلون النبيين من آبائهم (تفسير القرآن - الفيروزابادي)،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve insanlardan kendilerine adaletli olmayı emredenleri öldürenlerin hepsine, acıklı bir azabı müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’ın ayetlerini tanımazlar, peygamberlerini haksız yere öldürürler, insanlar arasında doğruluğu istiyenleri de öldürürler, işte onlara acıklı bir azabın müjdesini ver.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın âyetlerini tanımayanlar, peygamberlerini de nahak yere öldürenler, insanlardan hakkaniyet ile emredenleri de öldürenler yok mu, sen onlara acıklı bir azap müjdele.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenleri, haksız yere peygamberleri öldürenleri ve insanlardan adaleti uygulayanları/hakkaniyetle iş görenleri [ye’murûne] de katledenleri, çok acı veren bir azabla müjdele!
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkâr edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve insanlardan adaleti emredenleri katledenlere elem verici bir azabı müjdele.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O zâlimler ki, Allah’ın ayetlerini inkâr ederler, haksız yere Peygamberleri öldürür, adâleti emreden insanlara hayat hakkı tanımazlar. Sen de onlara, can yakıcı bir azâbı müjdele!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Nebiyyler’i haksız yere öldürenler, İnsanlar’dan “Tam Adalet” ile emredenleri (iş yapanları) öldürenler, artık onları acıveren bir azap ile müjdele!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Allah kelâmını inkar edenlere, Tanrı elçilerini haksız yere öldürenlere, halkın adalet hocalarını katledenlere acı haberi duyur yeter.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, Nebileri haksız yere öldürenler, yasalarıma göre adaleti emredenleri öldürenler var ya; onları elem dolu bir azap ile uyar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberleri öldürenler [*] ve adaleti emredenleri [*] öldürenler (var ya), onlara elem verici bir azabı müjdele! [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:61; Âl-i İmrân 3:112, 181; Nisâ 4:155 Yüce Allah kitap ehli ve müşriklerin bir kısmının, adaleti emreden insanları öldürdüklerine dikkat çekmektedir. Bu ifade önceki cümlede geçtiği üzere “peygamberler”le ilişkili olarak anlaşılabileceği gibi daha önce Âl-i İmrân 3:18. ayette geçen ve “Allah’tan başka hiçbir ilahın bulunmadığına şahitlik edenler” bağlamında “adaleti gözeten ilim sahipleri” ifadesiyle de ilişkilendirilebilir. Bu durumda amaç, insanlara adaleti emreden bu ilim sahibi yiğitlerin inkârcı muhatapları tarafından öldürüldüğü mesajını vermektir “Peygamberlerini öldürenler” ifadesi ile kastedilen, Hz. Şuayb, Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya örneklerinde olduğu gibi peygamberleri öldüren yahudilerdir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın âyetlerini inkâr ederek, Peygamberlerini haksız olarak öldürenleri ve insanlar içerisinde adaleti emredenlerin canına kıyanları, acıklı bir azapla müjdele.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’ın mesajlarını inkar edenlere, peygamberleri haksız yere öldürenlere ve adaleti emreden ¹⁵ insanların canına kıyanlara gelince, onlara acıklı azabı bildir.
15 Bkz. sure 2, not 48.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın ayetlerine inanmak istemeyerek kâfir olanlar, nebileri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler, işte onlara acıklı bir azabı haber ver. 2/87-91, 3/183, 4/58-135, 5/8, 6/152, 16/90, 70/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ın mesajlarını tanımayan, nebileri haksız yere öldüren ve insanlara fedakâr olmayı öğütleyenlerin[⁵⁶⁰] kanına girenleri, yürek yakan bir mahrumiyetle müjdele![⁵⁶¹]
[560] Kıstın “feragat etmek ve fedakârca davranmak” anlamı için bkz: 49:9, not 12. [561] ‘Azâba verdiğimiz “mahrumiyet” anlamının ayrıntılı bir gerekçesi için bkz: 68:33, not 29 ve 85:10, not 11. Buradaki “müjdele”, imalı bir ifadedir. Bunun muhtemel bir açılımı da şu olabilir: Onlar kendilerini korumadıkları için iliklerine işleyen mânevî bir hastalığa tutulmuşlardır. Onlara Rablerinin kendilerini cehennem gibi bir yoğun bakım ünitesine alacağını müjdele. Bu bir müjdedir. Zira Allah onlardan vazgeçmemiştir. Eğer vazgeçmiş olsaydı, varlıklarına son verir ve mutlak yokluğa mahkûm ederdi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, peygamberlerini ve adaleti emreden kimseleri haksız yere öldürenlere (ahirette) çok çetin bir azap olduğunu haber ver!
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere Nebileri öldürenler, insanlar arasında bir hak ölçüyle emredenleri öldürenler (var ya), onlara, acı bir azâbı müjdele!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler ki, Allah Teâlâ'nın âyetlerini inkar ve peygamberleri haksız yere katlederler ve nâstan adâletle emredenleri de öldürürler, artık onları elîm bir azap ile müjdele!
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr edenleri, haksız yere peygamberleri öldürenleri, adaleti isteyip yaymak isteyenlerin canlarına kıyanları, can yakıcı bir ceza ile müjdele!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkar edenler, haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar arasında adaleti emredenleri öldürenler (var ya), onlara, acı bir azabı müjdele!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ'nın âyetlerine küfür ve peygamberleri haksız olarak katl iden ve insânlardan doğrı ve 'adâletle emir idenleri öldürenleri pek ziyâde elemli ve acılı 'azâb ile tebşîr it.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelenlere, nebîlerini[1] haksız yere öldürenlere ve dürüstçe davranılmasını isteyen insanları da öldürenlere müjde ver: Acıklı bir azap onları beklemektedir![2]
[*] "nebîlerini haksız yere öldürenlere müjde ver." emrinin ilk muhatabı Muhammed aleyhisselamdır. Onun karşısında nebîsini öldürmüş bir tek ehl-i kitap yoktu. Onlar son nebîyi de öldürmediklerine göre buradaki "öldürme", "nebîliği öldürme" anlamında mecazdır. Önceki nebîlere inananların, son nebîye de inanmaları zorunlu olduğu için (bkz. Al-i İmran 3/81) Muhammed aleyhisselamın Allah'ın nebîsi olduğunu anladıktan sonra nebî olarak kabul etmeyenler, önceki nebîlerin nebîliğini de öldürmüş olurlar. Nebiliğin öldürülmesi nebinin getirdiği mesajı uygulamamak ve yok saymaktır. [*] Onlar nasıl ayetleri hafife aldılarsa Allah da  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, peygamberleri haksız yere öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere, işte onlara, acıklı bir azap müjdesi ver.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın âyetlerini inkâr eden, peygamberleri haksız yere öldüren, insanlardan da hak ve adaleti teşvik edenleri öldüren kimseleri ise, acı bir azapla müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini inkâr edip haksız yere peygamberleri öldürenler ve insanlar içinden adaletle emredenlerin canına kıyanlar var ya, işte onlara korkunç bir azabı muştula.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar Tañrı āyetleri; ne daħı öldürürler peyġamberleri, ḥaķsuz; daħı öldürürler anları kim buyururlar adlı ādemįlerden muştıla anlara 'aźābı aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler kim kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālā āyetlerine, daḫı öldürürlernebīleri ḥaḳsuz, daḫı öldürürler ol kişiler kim buyururlar ‘adl bile kişiler‐den. Pes muştıla anları yürekler acıdıcı ‘aẕāb‐ıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Allahın hökmlərini inkar edənlərə, peyğəmbərləri haqsız yerə öldürənlərə, insanları ədalətə çağıranların canına qəsd edənlərə şiddətli əzab veriləcəyini xəbər ver!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who disbelieve the revelations of Allah, and slay the Prophets wrongfully, and slay those of mankind who enjoin equity: promise them a painful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As to those who deny the Signs of Allah and in defiance of right(363), slay the prophets, and slay those who teach just dealing with mankind(364), announce to them a grievous penalty.
363 Right: haqq has many shades of meaning: (1) right, in the sense of having a right to something; (2) right, in the sense of straight conduct, as opposed to wrong; (3) truth; (4) justice. All these shades are implied here. 364 Examples of the Prophets slain were: "the righteous blood shed upon the earth, from the blood of righteous Abel unto the blood of Zacharias, son of Barachias, whom ye slew between the temple and the altar": Matt. 23:35. Cf. 2:61. n. 75. Again, John the Baptist (Yahya, noble, chaste, a prophet, of the goodly company of the righteous, 3:39 ), was bound, imprisoned, and beheaded, and his head presented to a dancing harlot: Matt. 14:1-11 (Cf. 4:155).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يَكْفُرُونَ
inkâr ederler
بِاٰيَاتِ
âyetlerini
اللّٰهِ
Allah'ın
وَيَقْتُلُونَ
ve öldürürler
النَّبِيّ۪نَ
nebîleri
بِغَيْرِ حَقٍّۙ
haksız yere
وَيَقْتُلُونَ
ve öldürürler
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
يَاْمُرُونَ
emrederler
بِالْقِسْطِ
adaleti
مِنَ النَّاسِۙ
insanlardan
فَبَشِّرْهُمْ
artık onları müjdele
بِعَذَابٍ
bir azap ile
اَل۪يمٍ
elem verici
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, nebîleri haksız yere öldürenler ve insanlardan (Allah'ın hükmüyle) adaleti emredenlerin canlarına kıyanlar yok mu, (Resulüm!) sen onlara elem verici (iç yakan) bir azabı müjdele!
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici