close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elem tera ilâ-lleżîne ûtû nasîben mine-lkitâbi yud’avne ilâ kitâbi(A)llâhi liyahkume beynehum śumme yetevellâ ferîkun minhum vehum mu’ridûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Görmez misin kitaptan, kendilerine bir pay verilenleri; aralarında hakemlik etsin diye Allah'ın kitabına çağrılırlar da sonra onların bir kısmı arkalarını çevirir; onlar zaten bunu adet edinmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerine kitaptan (kutsal kaynaklardan) biraz nasip verilmiş olanları görmez misin: Ki onlar, aralarında hükmü uygulansın diye Allah’ın Kitabına çağırıldıklarında (işlerine gelmediğinden itiraz etmekte), sonra onlardan bir grup (Hakk’tan ve hayırdan) dönüp kaytarıvermektedir; ve onlar (gerçeklerden) yüz çevirmeyi âdet edinmişlerdir.
[Not: Bu tanıma sadece Yahudi ve Hristiyan bilginler değil, bir kısım Müslüman âlimler ve yöneticiler de dahildir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Daha önce vahiyden kendilerine pay verilenleri bilmez misin? Onlara aralarında hüküm verirken Allah'ın kelamına başvurmaları yolunda çağrı yapılmıştır, ama onlardan bir gurup yüz çevirerek dönüyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan yahudi âlimlerini görmüyor musun? Aralarındaki ihtilâflı konularda hakem olması, idarî düzene esas teşkil etmesi için Allah'ın kitabına imana, tamamını uygulamaya davet ediliyorlar, teşvik ediliyorlar da içlerinden bir kısmı tebliğ faaliyetine karşı tedbirler alarak yüz çevirip, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ediyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine Kitab'dan bir pay verilenleri görmedin mi! Aralarında hüküm vermesi üzere Allah'ın Kitab'ına çağrılıyorlar, sonra içlerinden bir topluluk yüz çeviriyor. Onlar zaten sürekli yüz çeviricidirler.
23.İbnu Ebi Hatim`in ve İbnu`l-Munzir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.), yahudilerden bir topluluğun ders gördükleri bir eve girdi ve onları Allah`ın dinine davet etti. İçlerinden Nu`aym bin Amr ve Haris bin Zeyd: "Sen hangi din üzeresin ey Muhammed?" diye sordular. Resulullah (a.s.): "İbrahim`in milleti ve dini üzereyim" diye buyurdu. Onlar: "Ama İbrahim yahudiydi" dediler. Resulullah (a.s.): "Gelin Tevrat`ın hükmüne başvuralım, bizimle sizin aranızda o var" diye buyurdu. Onlarsa bundan kaçındılar. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tevrat'dan kendilerine bir miktar nasip verilenleri görmez misin ki, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına dâvet olunuyorlar da sonra onlardan bir zümre, o Tevrat'ın hükmüne arkasını çeviriyor. Onlar böyle hakikatlerden yüz çevirmeyi âdet edinenlerdir. (Bu âyet-i kerime, zina eden iki yahudi hakkında nâzil olmuştur: Hazreti Peygamber Efendimizin hakemliğine müracaat etmişler ve Rasûlü Ekrem Aleyhisselâm Tevrat ahkâmına göre recmedilmelerine “taşlanarak öldürülmelerine” hüküm verince kızmışlar ve Tevrat'ın hükmünü tanımıyarak çekip gitmişlerdi.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir miktar bilgi verilenleri gördün mü? Yargı için Allah’ın kitabına çağrılırlar. Sonra onlardan bir grup, sırt çevirip haktan vazgeçiyorlar. (Yani, Ehl-i kitap oldukları halde Allah’a ve ahirete tam inanmadıkları için Allah’ın yargısını kabul etmiyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olmak için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı dönüp yüz çeviriyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Görmedin mi, kitaptan payını almış olan kimselerin, araların bulmakçin, Allahın kitabına çağrılacak olurlarsa, bir bölüğü yine yüz döndürür, bunlar haktan kaçanlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat'ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler.  
Cemil Said
swap_vert close
Ehl-i kitâb olanlardan bir kısmının beynlerindeki ihtilâfın halli içün kitâbu(A)llah’a inkıyada da’vet olundukları vakit bir kısmı i’tirâz idüb uzaklaşmadı mı?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hakem olması için Allah’ın kitabına çağrılıyorlar da, içlerinden bir grup yüz çevirip gerisin geri gidiyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağırılıyorlar da, sonra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hükmetmeleri için ALLAH'ın kitabına çağrılıyorlar da onlardan bir grup yüz çevirip geri dönüyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Görmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Baksan â o kendilerine kitabdan bir nasıb verilmiş olanlara, aralarında hakem olması için Allahın kitabına da'vet olunuyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüb gidiyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm,) kendilerine Kitap’tan (Tevrât’tan) bir pay verilenleri (yahûdîleri) görmedin mi? (Onlar,) aralarında hüküm verilmesi için, Allah’ın Kitabı’na (Tevrât’ın hükümlerine) çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (inandıklarını iddiâ ettikleri Tevrat’ın hükümlerinden bile) yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kitap'tan nasiplenmiş¹ olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a² çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.
1. Ehl-i Kitap/Yahudiler. 2. Tevrat'ın hükümlerine uymaya. Yahudiler, aralarındaki anlaşmazlığın çözülmesinde, kendi kitapları Tevrat'ın hükümlerine de itibar etmiyorlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kitabdan (Tevratdan) kendilerine bir nasıyb verilmiş olanları görmedin mi ki Allahın Kitabı — aralarında hakem olmak için — çağırılıyorlar da sonra onlardan bir zümre (o Kitaba) arkasını çeviriyor. Onlar böyle (hakıykatlerden) yüz çevirmeyi âdet edinmiş kimselerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine Kitab'dan (Tevrât'tan) bir nasib verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitâbı'na da'vet olunuyorlar da, sonra onlardan bir kısmı, kendileri (hakkı kabûlden) kaçınan kimseler olarak geri dönüyorlar.(1)
(1)Bu âyet-i celîle, zinâ eden iki yahudi hakkında hakem olması için, bir kısım yahudilerin Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a mürâcaatta bulunmaları üzerine nâzil olmuştur. Resûlullah Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, Tevrât’a göre recmedilmelerine hükmedince kızmışlar ve bu kararı tanımayarak dönüp gitmişlerdi. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 390)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Bakmaz mısın şu kendilerine Kitap’tan bir pay verilenlere! Aralarında (baş gösteren meselelerde) hükmetmek üzere Allah’ın Kitabı’na davet ediliyorlar da, sonra onlardan bir grup, inatla yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.*
(*) Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Hz. Peygamber, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kitaptan kendilerine bir pay verilenlere bakar mısın, aralarındaki ihtilaflı meseleleri Allah’ın kitabıyla çözümlemeye çağrıldıklarında, onlardan bir gurup, doğrulardan yüz çevirerek dönüp giderler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Görmüyor musun, kendilerine Kitap’ın bir kısmı verilen o kimseleri ki aralarında yargılanmak üzere Kitap’a uymıya çağrılıyorlar da içlerinden bir takımı ondan yüz çeviriyorlar. Onlar dönek kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendilerine Kitaptan bir miktar nasip verilenleri görmüyor musun ki beyinlerinde hükmolunmak için Allah/ın Kitabına davet olunurlar da yine onların bir kısmı yüz çevirirler. Onlar dönek kimselerdir [¹].
[1] Yahut dönerek yüz çevirirler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kitaptan kendilerine bir nasip verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın kitabına çağrılırlar sonra onlardan bir kısmı [ferîk] yüz çevirip geri dönerler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Görmüyor musun o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanları? Aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da içlerinden bir kısmı, yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Vaktiyle kendilerine Tevrat, Zebur, İncil gibi Kitaptanbir pay verilmiş olanlara bir baksana, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağırılıyorlar, fakat yine de içlerinden bazıları, inandıklarını iddia ettikleri Kitap’tan bile ısrarla yüz çevirip geri dönüyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap’tan nasip / pay verilmiş kimselere bakıp görmedin mi? Aralarında hüküm vermek için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar; yine onlardan bir grup, sırt dönmüş olarak yüz çeviriyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! İlahî Kitab'a sahibolma şerefine nail olanların halini görüyor musun? Hem aralarını bulması için Kelâmullah'a başvuruyorlar hem de içlerinden bir kısmı, burun kıvırarak çekip gidiyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar. Sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? [*] Aralarında hükmetmesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup dönüp yüz çeviriyor.
Bu ifade “vahiyden biraz da olsa pay verilenler” anlamına gelmekte, kastedilen Medine döneminde Hz. Muhammed’in civarında yaşayan kitap ehlinden kişiler olarak belirlenmektedir. Onlar itiraf etmeseler de kitaptan istifade edip hakikatleri görmek istemeseler de sonuçta bir kısmı tahrif edilmiş de olsa ellerinde ilahi bir metin bulunduğu veya öyle bir metinden kendilerine bilgi ulaştığı anlaşılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin (hallerini) görmüyor musun?¹ Onlar, aralarında hükmetmeleri için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar fakat sonra aralarından bir kısmı bu kitaba sırt çevirerek dönüp gidiyor.²
1 Âyetin bu bölümü; “(Ey Muhammed!) Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin (hallerine) bir bak!” şeklinde de tercüme edilebilir. 2 Peygamberimiz, Allah’a îmana davet etmek için bir gün Yahûdîlerin bulundukları yere gider. Onlardan, Nuaym b. Amr ve Haris b. Zeyd, Peygamberimize: “Ey Muhammed! Sen hangi dindesin?” diye sorar. O da: “Ben İbrahim’in dini üzereyim” buyurur. Bunun üzerine Yahûdîler: “İbrahim Yahûdî idi.” deyince Peygamberimiz: “Haydi öyleyse gelin Tevrât aramızda hakem olsun.” der. Onlar, bundan çekinirler ve bu olay üzerine bu âyet nâzil olur. Ayrıca bu âyetin (Mâide: 41) de bahsedilen olay üzerine indirildiği hakkında da rivâyetler vardır. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Daha önce] vahiyden kendilerine pay verilenleri bilmez misin? Onlara aralarında hüküm verirken Allah’ın kelâmına başvurmaları yolunda ¹⁶ çağrı yapılmıştır; ama bazısı, inatla [ondan] yüz çevirir;
16 Lafzen, “aralarındaki [tüm ihtilaflar] hakkında hüküm vermesi için” -burada kasdedilen Allah kelâmı, Tevrat’tır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendilerine kitaptan pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm versin diye Allah’ın kitabı Kuran’a çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı arkalarına dönüp yüz çevirip gidiyorlar. 4/105, 24/47-48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Baksana şu kendilerine daha önce vahiyden bir pay verilenlere! Aralarını bulmak için Allah’ın kitabına çağrıldılar; fakat onlardan bir kısmı itiraz ederek yüz çevirdiler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin (yahudilerin) halini görüyorsun ki, aralarında hakem olması için, Allah'ın kitabına (Tevrat'a) çağırıyorlar da, içlerinden bir gurup cayarak geri dönüp gidiyor. İşte onlar böyle gerçeklerden yüz çevirmeyi adet edinmiş kimselerdir!
(Nitekim, Resulullah s.a.s. yahudilerin dershanelerine gitti. Onları imana davet etti. Ona "sen hangi dindensin?" diye sordular. Resulullah s.a.s. "İbrahim dini üzerindeyim" cevabını verince onlar: "İbrahim, yahudi idi" dediler. Bunun üzerine Peygamber: "Haydi aramızda Tevrat hakem olsun, ona başvuralım" deyince, bu teklifi kabul etmediler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir pay/ bilgi verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş olanları ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunurlar da sonra onlardan bir zümre yüz çevirir. Ve onlar kaçınan kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere! Aralarında hakem olması için Allah'ın kitabına dâvet ediliyorlar da, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.
Burada şu hâdiseye işaret edilmektedir: Yahudilerden, soylu aileye mensup bir erkekle bir kadın zina etmişlerdi. Kendi şeriatlarına göre recmetmeleri gerekiyordu. Onları kurtarma ümidiyle, daha hafif bir ceza verir düşüncesiyle dâvayı Hz. Peygamber (a.s.)’a getirince o da recim hükmünü verdi. Kabul etmeyip “Bize göre cezaları yüzlerine kara çalıp dolaştırmaktır.” dediler. Hz. Peygamber Tevrat’ı getirip okumalarını istedi. Gerçek ortaya çıkınca Tevrat’a göre recmedildiler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Baksana Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlar, aralarında hüküm versin diye Allah'ın Kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir topluluk yüz çevirerek dönüyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kitâbdan kendilerine nasîb virilenleri (Ehl-i Kitâb'ı) görmez misin ki aralarında hüküm itmesi içün Allâh'ın kitâbına da'vet olunurlar. Sonra onlardan bir fırka bundan (kabûl iyledikleri bu da'vetden) dönerler. Onlar (hakkı kabûlden) yüz çevirici bir kavimdirler. [¹]
[1] Hayber yahûdîlerinen bir cemâ'at ileri gelenlerinden bir zânî ve zâniyeyi Tevrât mûcibince recm itmekden imtinâ' ile haklarında hüküm virmesi içün Hazret-i Rasûl-ü Ekrem'e mürâca'at itmişlerdi. Cenâb-ı peygamber Tevrât mûcibince recm ile hüküm iyledikde Tevrât'da böyle şey yokdur diyerek hükmi kabûl itmedikleri üzerine nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın Kitabı’ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Aralarında kararı Kitap versin diye Allah'ın Kitabına çağrılınca onlardan bir bölümü yüz çevirerek geri çekiliyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olarak Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir kısmı dönüp uzaklaşıyor. Onlar, işte böyle yüz çevirenlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmedin mi? Onlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar; sonra da onlardan bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu kendilerine Kitap'tan bir pay verilmiş olanlara bak, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da içlerinden bir zümre yüz çevirerek dönüp gidiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bilmedün mi anları kim virinildiler bir ülü kitāb’dan oķınurlar Tañrı kitābı dapa ya'nį tevrįt, tā hükm eyleye aralarında. andan yüz döndürür bir bölük anlardan; daħı anlar yüz döndüricilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Görmez misin yā Muḥammed, anlara naṣīb virildi kitābdan, istenür anlar Tañrı Ta‘ālā kitābına, ḥükm eylemeg‐içün aralarında, andan ṣoñrayüz dönderür bir bölük anlardan i‘rāż eylerlerken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kitabdan (Tövratdan) özlərinə bir pay (qismət) verilmiş kimsələri görmürsənmi? Onlar öz aralarında hökm vermək üçün Allahın kitabına (istinad etməyə) də’vət olunurlar. Sonra onların bir qismi (Tövratın hökmlərindən) üz döndərir. Onlar (həmişə) dönüklük edəndirlər (haqdan üz çevirəndirlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Hast thou not seen how those who have received the Scripture invoke the Scripture of Allah (in their disputes) that it may judge between them; then a faction of them turn away, being opposed (to it)?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Hast thou not turned Thy vision to those who have been given a portion(366) of the Book? They are invited to the Book of Allah, to settle their dispute, but a party of them Turn back and decline (The arbitration)(367).
366 A portion of the Book. I conceive that Allah's revelation as a whole throughout the ages is "The Book". The Law of Moses, and the Gospel of Jesus were portions of the Book. The Qur'an completes the revelation and is par excellence the Book of Allah (Cf. 4:44 ). 367 The Commentators mention a particular incident when a dispute was submitted by the Jews for arbitration to the Prophet. He appealed to the authority of their own books, but they tried to conceal and prevaricate. The general lesson is that the People of the Book should have been the first to welcome in Muhammad the living exponent of the Message of Allah as a whole, and some of them did so; but others turned away from guilty arrogance, relying on corrupted texts and doctrines forged out of their own fancies, though they were not conformable to reason and good sense.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَمْ تَرَ
görmedin mi
اِلَى الَّذ۪ينَ
o kimseleri ki
اُو۫تُوا
kendile- rine verildi
نَص۪يباً
bir nasip
مِنَ الْكِتَابِ
kitaptan
يُدْعَوْنَ
çağırılıyorlar
اِلٰى كِتَابِ
Kitâb'ına
اللّٰهِ
Allah'ın
لِيَحْكُمَ
hüküm ver- mesi için
بَيْنَهُمْ
aralarında
ثُمَّ
sonra
يَتَوَلّٰى
geri dönüyor
فَر۪يقٌ
bir grup
مِنْهُمْ
onlardan
وَهُمْ
onlar iken
مُعْرِضُونَ
yüz çevirenler
(Resulüm!) Kendilerine kitaptan bir nasip verilen (Yahudi)leri görmedin mi? (Onlar) Aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitâb'ına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup (haktan) yüz çevirerek dönüp gidiyor.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُعْرِضُون
Etken fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirenler