close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 184. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in keżżebûke fekad kużżibe rusulun min kablike câû bilbeyyinâti ve-zzuburi velkitâbi-lmunîr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Seni yalan sayarlarsa senden önce apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitapla gelen peygamberler de yalan sayılmıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Eğer Seni yalanlarlarsa (aldırma, çünkü) Senden önce apaçık belgeler (mucizeler), Zeburlar (hüküm ve hikmet içerikli kutsal sahifeler) ve nurlu kitapla gelen elçileri de yalanlayıp (inkâr ve itiraz etmişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Eğer seni yalanlarlar ise yadırgama, gerçekten senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberleri de yalanlamışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer senin peygamberliğini yalanlarlarsa, senden önceki bütün peygamberler yalanlanmış olur. Senden öncekiler de apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle, hikmet dolu sayfalarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 15/80; 16/44; 25/37; 26/105, 123, 141, 160, 176, 196; 35/4, 25; 54/43; Dirâsât li-üslûbi’l-Kur’âni’l-Kerîm, 3/313, 315; Tefsîru Ebüssuûd, 5/87, 6/218, 254; et-Tefsîru’l-Kebîr, 19/205, 24/81; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 10/46, 13/31, 119; et-Tefsîru’l-vecîz, 267, 364, 372, 373, 374, 375.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce de açık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamber de yalanlanmıştı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık belgeler, Zeburlar ve aydınlık kitapla gelen elçileri de yalanlamışlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Rasûlüm), şimdi seni tekzip ettilerse (yalanladılarsa), senden önce o açık mûcizeleri, hikmetli sahifeleri ve nurlu kitabı getiren peygamberler de tekzip olundu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, muhakkak senden önce gelen nice elçileri de, -mucizeler, sayfalar ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde- yalanladılar. (Peygamberleri ve İlahî mesajları inkâr etmenin asıl sebebi; ahiret hayatına inanmamak, dünyayı ebedî sanmaktır. Hâlbuki:)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar seni yalanlıyorlarsa, senden önce belgelerle, Zeburlarla, nur saçan kitapla gelmiş olan, nice nice peygamberler de yalanlanıldı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resûl!) Şayet onlar senin elçiliğini yalanlarlarsa (aldırma, çünkü) senden önce de hakikatin tüm kanıtlarını, ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan sayfaları getiren elçileri de yalanlamışlardı.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer seni tekzîb iderler ise senden evvel gelen peygamberler mu’cizeler yapmış ve kitâblar getirmiş oldukları halde ânlara dahî kâzib didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Seni yalancı saydılarsa, senden önce belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.[103]
Âyet-i kerimenin meâli şöyle de olabilir: “Seni yalanladıkları takdirde, (bununla) senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren (diğer) peygamberler de yalanlanmış olur.”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Seni yalanladılarsa bil ki senden önce belgeler, sahîfeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalancılıkla suçlanmışlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse (yadırgama); gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa (şaşma), senden önce apaçık deliller, Zeburlar (Tanrı sevgisini dile getiren ilahiler) ve aydınlatıcı kitap getiren elçiler de yalanlanmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
şimdi seni tekzib ettilerse senden evvel de bir çok Resuller tekzib olundu ki o beyyineler ve o hikmetil sahifeler, ve o nurlu kitab ile gelmişlerdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse (üzülme!) Gerçekten, senden önce apaçık mu‘cizeler, hikmetli sahîfeler ve nurlu kitaplar getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Şimdi seni yalanlayanlar; senden önce açık kanıtlarla, zeburlar¹ ve aydınlatıcı kitaplarla gelen resulleri de yalanlamışlardı.
1. Sahifeler, hikmet dolu yazılı metinler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) onlar seni (n tebliğlerini) yalan sayarlarsa senden evvel o apaçık mu'cizeleri, Sahifeleri ve nur verici Kitab (lar) ı getiren peygamberler de yalana çıkarılmışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık seni yalanladılarsa (üzülme ve bil ki), şübhesiz senden önce apaçık mu'cizeler, sayfalar ve nûrlandırıcı kitab getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Eğer seni yalanlarlarsa, (bil ki) senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren nice elçiler de yalanlanmış bulunuyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, senden önce açıklayıcı ayetler, sayfalar ve onları aydınlatıcı kitaplarla gelen elçileri de yalanladılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şimdi seni nasıl yalancı saydılarsa işte senden önce açıklayıcı belgelerle, sayfalarla ışık saçarak gelen elçileri de öylece yalancı saymışlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar seni yalana çıkarırlarsa üzülme; çünkü senden evvel açık mucizeler [⁵], zeburlar [⁶] nuranî bir Kitap [⁷] ile gelen peygamberler de yalana çıkarılmışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer seni yalanladılarsa, bil ki senden önce apaçık deliller, hikmetli sayfalar [zubur] ve aydınlatıcı kitaplar getiren elçiler de yalanlanmıştı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Seni yalancı saydılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Eğer bu insanlar seni yalanladılarsa, bundan dolayı üzülme! Zira, senden önce de, apaçık mûcizeler, hikmet dolu sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getiren nice elçiler yalanlanmıştı. İlâhî hikmet gereğince her Peygamber, böyle zorluklarla imtihân edilegelmiştir. O hâlde, başınıza gelebilecek sıkıntılara sabredin, iyiliklerinizin karşılığının hemencecik verilmesini de beklemeyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Seni yalanladılarsa, kesinlikle, Beyyineler (Açık Belgeler), Zebûrlar ve Aydınlatıcı Kitap ile gelmiş, senden önceki rasûller de yalanlandı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! sana yalancı derlerse, bil ki senden öncekiler de yalanlanmıştı, Hem de, belgeler ve aydınlatıcı kitaplar sundukları halde...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren Elçileri de yalanlamışlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa (üzülme)! Apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren senden önceki elçiler de elbette yalanlanmıştı. [*]
Benzer mesaj: Fâtır 35:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer onlar, seni yalanladılarsa (unutma ki) senden önce apaçık mûcizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getiren Peygamberler de yalanlanmıştı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve şayet seni yalanlıyorlarsa –(bil ki) aynı şekilde, senden önce hakikatin tüm kanıtlarını, ilahî hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan vahyi getiren [diğer] peygamberler de yalanlanmış bulunuyorlar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer seni yalancılıkla suçluyorlarsa, bil ki senden önce apaçık delilleri, hikmet yüklü sahifeleri ve aydınlatıcı vahyi getiren nice elçiler de yalancılıkla suçlanmıştı. 6/34, 41/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve seni yalancılıkla suçladılarsa; unutma ki senden önce hakikatin apaçık delilleriyle, ilâhî hikmet yüklü kitaplarla[⁶⁹⁸] ve aydınlık saçan vahiyle gelen rasuller de yalancılıkla suçlanmıştı.
[698] Zebur “hikmet yüklü kitap” anlamına gelir (Bkz: 16:44; 26:196, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) onlar seni böyle yalan sayarlarsa (tasalanma) senden evvel apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalancı sayılmıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren Resuller de yalanlanmıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi seni tekzîp ederlerse şüphe yok senden evvel de peygamberler tekzîp olunmuşlardı ki, beyyineler ile, hikmet dolu sahifeler ve nûrlu kitap ile gelmişlerdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onlar senin nübüvvetini yalan saydılarsa, üzülme! Zaten senden önce açık deliller, mûcizeler, sahîfeler ve nurlu kitaplar getiren nice resullere de yalancı denilmişti. [16, 44; 26, 196; 35, 25; 54, 43]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer seni tekzîb iderlerse (buna mahzûn olma, sabır it) senden evvel âşikâr mu'cizât ile, suhuflar ve ahkâm ve şerâyi'i beyân iden kitâblarla gelmiş olan rasûller tekzîb olunmuşlardı. (Rasûlün tekzîb olunması yalnız sana mahsûs ve yeni bir şey değildir)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa yalanlasınlar, senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Onlar; mucizeler, hikmet dolu sayfalar[*] ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
[*] (Ali- imran 3/81.) ayete göre nebiler, kitap ve hikmet ile geldiği için bu ayetteki zübür, hikmet dolu sayfalar, anlamında olmalıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlar, senden önceki apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberleri de yalanlamışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar seni yalanladılarsa, senden önce de apaçık delillerle, hikmet dolu sayfalar ve nurlu kitaplarla gelen nice peygamberler de yalanlanmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eger yalan dutarlar-ise seni; bayıķ yalan dutarlar-ise yalavaclar senden ilerü. getürdiler ḥüccetler daħı kitāblar daħı kitāb’ı aydın eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes eger yalanlasalar seni yā Muḥammed, taḥḳīḳ yalanladılar senden burunpeyġamberleri ki geldiler mu‘cizātlar bile, daḫı kitāblardaki buyruḳlar bile,daḫı nūrlu kitāblar bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Əgər onlar səni yalançı sayarlarsa (heç də qəmgin olma)! Çünki səndən əvvəl açıq mö’cüzələr, səhifələr və nur saçan kitab gətirmiş peyğəmbərləri də yalançı saymışdılar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if they deny thee, even so did they deny messengers who were before thee, who came with miracles and with the Psalms and with the Scripture giving light.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then if they reject thee, so were rejected messengers before thee, who came with Clear Signs, Books of dark prophecies, and the Book of Enlightenment.(490)
490 The three things mentioned in the Text are: (1) Clear Signs (bayyinat); (2) Zubur, and (3) al Kitab al Munir. The signification of (1) I have explained in the note to 3:62, as far as they relate to Jesus. In a more general sense, it means the clear evidence which Allah's dealings furnish about a man of God having a true mission; e.g., Moses in relation to Pharaoh, (2) The word Zubur has been translated as scriptures. It comes from the root Zobam which implies something hard. The commentators are not agreed, but the prophetic writings which seemed to contemporaries difficult to understand may well be meant here. David's psalms (Zabur, 4:163 and 21:105) may also come under this description. As to (3), there is no doubt about the literal meaning of the words, "the Book of Enlightenment". But what does it precisely refer to? I take it to mean the fundamental guide to conduct-the clear rules laid down in all Dispensations to help men to lead good lives. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
artık eğer
كَذَّبُوكَ
seni yalan- larlarsa
فَقَدْ
ger- çekten
كُذِّبَ
yalanlan- mıştı
رُسُلٌ
resuller ki
مِنْ قَبْلِكَ
senden önce
جَٓاؤُ۫
geldiler
بِالْبَيِّنَاتِ
apaçık delillerle
وَالزُّبُرِ
ve sahifelerle
وَالْكِتَابِ
ve kitap ile
الْمُن۪يرِ
nûrlandırıcı
(Resulüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ediyorlarsa (üzülme ve bil ki) gerçekten senden önce apaçık deliller (ve mucizeler), (kutsal) sahifeler ve nûrlandırıcı kitap getiren (nice) resuller de yalancılıkla itham edilmişti.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
زُبُر
İsim
ز ب ر
Sahifeler, kitaplar, grup grup
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُنِير
Etken fiil-IV
ن و ر
Nûr saçan, aydınlatıcı, nûrlandırıcı