close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 185. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kullu nefsin żâ-ikatu-lmevt(i)(k) ve-innemâ tuveffevne ucûrakum yevme-lkiyâme(ti)(s) femen zuhziha ‘ani-nnâri veudḣile-lcennete fekad fâz(e)(k) vemâ-lhayâtu-ddunyâ illâ metâ’u-lġurûr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Herkes ölümü tadacak ve hiç şüphe yok ki cennete giren, gerçekten de kurtulmuştur, muradına ermiştir. Dünya yaşayışı, zaten aldatıcı bir matahtan ibaret.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Mutlaka) Her nefis ölümü tadıverecektir. Kıyamet günü ise elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Yoksa, dünya hayatı (makam ve çıkar hırsı), aldatıcı meta’dan başka bir şey değildir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacaktır. Böylece kıyamet günü yapıp ettiklerinizin karşılığı size tam olarak ödenecektir. Orada ateşten uzaklaştırılıp cennete konulacak olanlar, gerçek kurtuluşa ermişlerdir. Zira bu dünya hayatına düşkünlük, aldatıcı bir zevkten başka birşey değildir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Herkes ölümü tadacaktır. Ancak, kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tamı tamına verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa, o mutluluğa ermiştir. Dünya hayatı yalnızca aldatıcı zevklerden ibarettir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 28/60; 55/26-27; 87/16-17.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır. Kıyamet gününde ecirleriniz eksiksiz olarak verilecek. Kim ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulursa kurtuluşa ermiş olur. Dünya hayatı aldatıcı geçinmeden başka bir şey değildir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacak ve ecirleriniz (mükâfatlarınız) ancak kıyamet günü tamamlanacak. O vakit, kim ateşten uzaklaştırılır da Cennete konursa işte o muradına ermiştir. Yoksa dünya hayatı aldatıcı menfaattan başka bir şey değil...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacaktır. Ve ücretleriniz ancak kıyamet günü size verilecektir. Artık kim ateşten uzaklaşsa ve Cennete sokulsa, gerçek kazançlı odur. Dünya hayatı ise, aldatıcı zevklerden başka bir şey değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Zira bu dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ölümü herkes tadar, sevabınız kıyamette ödenir, ateşten kurtulup da, cennete giren, kurtuluşa ermiştir, bu dünyanın dirliği, ancak aldanma metaıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.
Bkz. 21/35, 29/57“Her canlı ölümü tadacaktır” ifadesi, Kur’an’da üç yerde geçmektedir. Âyette “her canlının ölmesi” yerine, “her canlının ölümü tatması” ifadesinin kullanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira bir şeyin tadına bakmakla o şeyi yemek aynı şey değildir. Ölüp yok olmakla ölümü tatmak farklı şeylerdir. Ölümü tatmak anestezi almak gibidir. Anestezi alanlar belli bir müddet sonra kendilerine gelerek hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler ama ölüm anestezisini alanlar hayatlarına gittikleri yerde devam ederler. Demek ki ölüm, kişinin yok olup gitmesi değil, yeni ve farklı bir hayatla ölümsüzlüğe adım atmasıdır. Ayrıca bu ifade, herkesin ölümünün farklı olacağı anlamına da gelmektedir. Nitekim yenecek şeyin tadı, rengi, kokusu ve lezzeti ne kadar aynı olsa da yiyen kişinin algısına ve tat alma zevkine göre değişir. Herkes ölümü tadacaktır ama herkesin ölümü ve ölümden sonraki hayatı, yaşadıklarına göre farklı olacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacakdır. Kıyâmet gününde mükâfâta veyâ cezâya nâil olacaksınız. Ateşden kurtulub da cennete dâhil olan çok bahtiyârdır. Zîrâ bu dünyânın hayâtı aldadıcı bir zevkdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Her insan ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kimse artık kurtulmuştur. Dünya hayatı, zaten, sadece aldatıcı bir geçinmeden ibarettir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Herkes ölümü tadacaktır; yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak ancak kıyamet gününde verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılır da cennete konursa artık kurtulmuştur. Dünya hayatı zaten aldatıcı şeylerden ibarettir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise aldatma metâından başka bir şey değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Herkes ölümü tadacaktır. Diriliş günü ödülleriniz size eksiksiz olarak verilir. Kim ateşten kurtarılıp cennete sokulursa, zafer kazanmış olur. Dünya hayatı ancak aldatıcı bir zevkten ibarettir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
her nefis ölümü tatacak, ecirleriniz ancak kıyamet günü tamamlanacak, o vakit kim ateşten uzaklaştırılır da Cennete konulursa işte o murada erdi, yoksa dunyâ hayât aldatıcı bir meta'dan başka bir şey değil
Emrah Demiryent
swap_vert close
Her nefis (her canlı) ölümü tadacaktır. Ve hiç şüphesiz, ecirleriniz (dünya hayatında iken yaptıklarınızın karşılıkları), hesap gününde size, eksiksiz olarak verilecektir. (O gün) kim ateşten (cehennemden) uzaklaştırılır da cennete konulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı, ancak aldatıcı bir metâ (geçici zevk ve faydalanma) dan ibarettir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet Günü'nde yaptıklarınızın karşılığı, tam olarak verilecektir. Her kim Cehennem'den uzaklaştırılıp Cennet'e konursa, kuşkusuz o kurtulmuştur. Zaten dünya hayatı, aldatıcı geçimlikten başka bir şey değildir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Her can ölümü tadıcıdır. Ecirleriniz (yapdıklarınızın karşılıkları) muhakkak kıyaamet günü tastamam verilecekdir. (O vakit) kim o ateşden uzaklaşdırılıp cennete sokulursa artık o, muhakkak muraadına ermiş olur. (Bu) dünyâ hayaatı aldanma metâından başka (bir şey) değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır!(3) Amellerinizin karşılığı ise, ancak kıyâmet günü size tam olarak verilecektir. Artık kim ateşten uzaklaştırılıp Cennete sokulursa, işte (o kişi)gerçekten kurtulmuş (murâdına ermiş)tir. Hâlbuki dünya hayâtı, aldatıcı menfaatten başka bir şey değildir.(4)
(3)“İhlâsı kazanmanın ve muhâfaza etmenin en müessir (te’sirli) sebeblerinden birisi, râbıta-i mevttir. Evet ihlâsı zedeleyen ve riyâya (gösterişe) ve dünyaya sevk eden tûl-i emel (uzun süreli arzular) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, râbıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fânî olduğunu mülâhaza edip (anlayıp), nefsin desîselerinden (hîlelerinden) kurtulmaktır. Evet ehl-i tarîkat ve ehl-i hakīkat, Kur’ân-ı Hakîm’in كُلِّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ [Her nefis ölümü tadıcıdır] *اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَ [Şübhesiz sen de ölecek olan bir kimsesin, onlar da ölecek olan kimselerdir!] (meâlindeki) gibi âyetlerinden aldığı ders ile, râbıta-i mevti sülûklarında (mesleklerinde) esas tutmuşlar; tûl-i emelin menşei (kaynağı) olan tevehhüm-i ebediyeti (ebedî yaşama zannını) o râbıta ile izâle etmişler (gidermişler). (...) Bu râbıtanın fevâidi (faydaları)pek çoktur. Hadîste:فاَكْثِرُوا ذِكْرَ هاَدِمِ اللَّذَّاتِ Yani: ‘Lezzetleri tahrîb edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz!’ diye bu râbıtayı ders veriyor.” (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 170)Ayrıca bakınız; (sahîfe 100, hâşiye 2)(4)“Dünyanın üç yüzü var. Birinci yüzü: Cenâb-ı Hakk’ın esmâsına (isimlerine) bakar. Onların nukūşunu (nakışlarını) gösterir. Ma‘nâ-yı harfiyle (yaratanına bakan yönü ile), onlara (o isimlere) âyinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektûbât-ı Samedâniyedir. Dünyanın bu yüzü gāyet güzeldir. Nefrete değil, aşka lâyıktır. İkinci yüzü: Âhirete bakar. Âhiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir(çiçekliğidir). Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir. Tahkīre (hakārete) değil, muhabbete lâyıktır. Üçüncü yüzü: İnsanın hevesâtına (heveslerine) bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel‘abe-i hevesâtı(heveslerinin oyun yeri) olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünki fânîdir, zâildir (geçicidir), elemlidir, aldatır.” (Sözler, 32. Söz, 290)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır: Böylece Kıyamet Günü (yapıp ettiklerinizin) karşılığı size tam olarak ödenecektir; (dünyada iken kötülükleri terk edip iyi işleri yaptıkları nedeniyle) orada ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulacak olanlar, gerçekten başarıya (ebedi kurtuluşa) ulaşmış olacaklardır: Ve (kesin bilin ki) bu dünya hayatı(na düşkünlük), kendi kendini aldatma zevkinden başka bir şey değildir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır. Şüphesiz her nefse yaptıklarının karşılığı ödenir. Kim ateşten uzaklaştırılırsa, cennete atılır, artık o kurtulmuştur. Dünya hayatı yalnızca aldatma aracıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Herkes ölümü tadacaktır. Gerçekten karşılıklarınızda kıyamet günü verilecektir. Herkim ateşten uzaklaştırılıp da Cennet’e sokulacak olursa doğrusu o kimse umduğuna ermiş olacaktır. Yoksa bu dünya yaşayışı olsa olsa aldatıcı bir gönenmedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Herkes ölümü tatacaktır. Mükâfatlarınız kıyamet günü tamamiyle verilecektir. Kim ki ateşten uzaklaştırılır, cennete de sokulur ise artık o kimse muradına ermiş olur. Dünya diriliği aldanma metaıdır [⁸].
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her can ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü ecirleriniz size tastamam olarak verilir. Kim ateşten uzaklaştırılır [zuhziha] ve cennete sokulursa işte o kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı bir zevkten/faydalanmadan başka bir şey değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Her insan ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kimse, bu durumda artık kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, sadece aldatıcı bir metadan ibarettir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacak ve kazandığınız ödüller, size ancak Diriliş Gününde verilecektir. O hâlde, her kim ateşten kurtarılıp cennete konulursa, işte o, gerçek anlamda başarıyı elde etmiş ve kurtuluşa ermiş demektir. Yoksa şu dünya hayatı, cezbedici, fakat aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her kişi Ölüm’ü tatmaktadır. Doğrusu Kıyâmet günü size ücretleriniz / ödülleriniz ödenir. Kim Ateş’ten uzak tutulduysa ve Cennet’e girdirildiyse, kesinlikle kurtuldu. Dünya Hayatı ancak Ğurûr’un / Aldatıcılar’ın geçimliğidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacaktır. Hepiniz emeklerinizin karşılığını, kıyamet gününde alacaksınız. O gün ateş yolundan alınıp cennet yoluna sokulanlar kurtuldu demektir. Dünya hayatı, tam bir aldatmacadan ibarettir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa kurtuluşa ermiştir. Bilin ki; dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Her [nefis] (can), ölümü tadıcıdır. [*] Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size elbette tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa, elbette o kurtulmuştur. Dünya hayatı, aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:35; ‘Ankebût 29:57; Zümer 39:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Her canlı, ölümü tadacaktır¹ ve kıyamet günü, yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulan kimse ise gerçekten kurtuluşa ermiştir. Zîrâ dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.
1 Nefis: Arapçada bir şeyin özünü, kendisini belirten zamir olarak kullanıldığı gibi, ruh, benlik, kalp, kimse, cevher anlamlarına da gelir. İslami terim olarak şahıs, rûh ve ölümsüz olan rûh, anlamına da gelmektedir. Çünkü tatmak, hayat eseridir ve ölümün tadını alanın da ölümsüz olması gerekir. Yoksa zevk, tasavvur olunamaz. Buna göre bu ayet; “her nefis, bedeninin ölümünü tadacaktır.” şeklinde de anlaşılabilir. Bu da; rûhun, bedenin ölümüyle ölmeyeceğini ifâde eder. Bundan da ölümün, sadece bedene mahsus olduğunu, rûhun yok olmayacağını anlamak mümkündür. Ayrıca bu ayetten, insanlarla birlikte cinlerin ve meleklerin de öleceği anlaşılmaktadır. Hicrî ikinci asırdan itibaren Müslüman düşünürler, Yunan felsefe metinlerinin Arapçaya çevrilmesinden sonra nefis konusunda tartışmaya ve çeşitli düşünceler ileri sürmeye başladılar. Aristo ve Yeni Eflatun’cular tarafından yorumlanan biçiminin etkisiyle bu tartışmalar sırasında nefsin mahiyeti, hakkında çok sayıda nazariyeler ortaya attılar. Kelamcılarla Müslüman olduğunu söyleyen filozoflar ve mutasavvıfların bir bölümü de nefsin soyut bir cevher olduğunu savunarak; “insanın mahiyeti ne cisimdir, ne de cisimseldir. Nefis, maddeden ayrık bir cevherdir” demeye başladılar. Bir kısmı da üstad-ı evvelleri Aristo’nun izinden giderek nefsin üç türü, derecesi ya da durumu olduğunu kabul ettiler. Buna göre nefsi, nebatî, hayvani ve insani nefis olmak üzere üçe ayırdılar. Böylece Allah’ın Kur’an’da yaptığı nefis tanımının içini boşaltarak yerine Yunan Felsefesinin yaptığı tanımı yerleştirip, kendi felsefi sistemlerini dinmiş gibi Müslümanlara benimsettiler. Bilhassa sufilerce yapılan nefsin (emmare, levvame, mülhime gibi…) çeşitlerinin ise Kur’an’la hiçbir alakası yoktur. Bk. (Enbiya: 35, Ankebût: 57)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır: Böylece Kıyamet Günü [yapıp-ettiklerinizin] kar-şılığı size tam olarak ödenecektir; orada ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulacak olanlar, gerçek bir zafer kazanmış olacaklardır: Zira bu dünya hayatı(na düşkünlük), kendi kendini aldatma zevkinden başka bir şey değildir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır. Kıyamet günü de ancak yaptıklarınızın karşılığı size ödenecektir. Kim ateşten uzak tutulur ve cennete sokulursa, o kurtulmuştur. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir. 21/34, 29/57
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Her can[⁶⁹⁹] ölümü tadıcıdır.[⁷⁰⁰] Ve kıyamet gününde, karşılıklarınız size tam olarak ödenir. Ve kim ateşten uzaklaştırılır da cennete alınırsa, işte o murada ermiş olur. Bu dünya hayatıysa, aldatıcı bir tatmin aracından başka bir şey değildir.[⁷⁰¹]
[699] Bu âyette olduğu gibi, genellikle Kur’an âhiret hayatını ele alırken, cinsiyet, sınıf, milliyet gibi fizikî ve sosyal tanımlamaların ötesine geçen nefs kelimesini kullanır. Bu kullanım, âhiretteki ceza ve ödülün cinsiyet de dahil her tür fizikî ve sosyal farklılığın ötesinde, insanın özü ve aslı bağlamında ele alındığının göstergesidir. Buna karşın Allah asla ölmez (25:58). Tekrar dirilecek olan da nefstir ve kendi inanç sınıfındaki diğer nefislerle eşleştirilecektir (81:7, not 4). [700] “İsm-i fail devam eden fiildir” diyen Kûfe okuluna istinaden şöyle de çevrilebilir: “Her can ölümü her an tadıcıdır”. Veya izafet istikbal belirtir kuralına dayanarak “tadacaktır”. Bu takdirde ölüm, bedenin içinde her an milyarlarcası ölüp yerini milyarlarca yeni hücrenin doldurduğu o muhteşem tavafa delâlet eder. Bir özneye bir vasıf fiil olarak değil de ism-i fail olarak isnat edilirse o vasfın öznenin cevheriyle ilişkili olduğuna delâlet eder. Burada ölüm insana fiil ile (yezûku) değil de ism-i fail ile (zâikatun) isnat edilmiştir. Dolayısıyla bu ölümün insan için daha yaratılışının başlangıcında cevherine yerleştirilmiş ilâhî bir yasa olduğu anlamına gelir. [701] Zımnen: Servet iftihar için değil imtihan içindir. Serveti iftihar gibi gören servete ait olur, serveti imtihan gibi gören servete sahip olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır; (bu arada sizlere de), kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz verilecektir. O zaman kim cehennem ateşinden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, ancak o kimse kurtuluşa ermiştir, dünya hayatı aldatıcı zevk ve süsten başka bir şey değildir, (onun geçici zevklerine aldanmamalı, ahiret için gerekli salih ameller işlemelidir)
Osman Fırat
swap_vert close
Her nefis ölümü tadacaktır. Kıyâmet günü ecirleriniz size eksiksiz verilecektir. Kim ki hemen ateşin elinden çekilip kurtarılır da cennete sokulursa, işte o, kurtuluşa ermiştir. Dünyâ hayâtı, aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır. Ve şüphe yok sizlere ecirleriniz Kıyamet gününde ödenecektir. Artık kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete girdirilirse necât bulmuş olur. Ve dünya hayatı ise bir aldatıcı metadan başka değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Her canlı ölümü tadacaktır. Siz ey insanlar, çalışmalarınızın ücretini ancak kıyamet günü tam bir şekilde alacaksınız. O vakit, kim ateşten uzaklaştırılıp cennete yerleştirilirse, işte o muradına ermiştir. Yoksa bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. [87, 16-17; 28, 60; 55, 26-27]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz verilecektir. Kim ki hemen ateşin elinden çekilip kurtarılır da cennete sokulursa, işte o, kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Her nefis (her adam) mevti tadıcıdır (ölmek mukarrerdir) Yevm-i kıyâmetde (hayır ve şer işlediklerinizin) icrâ (mükâfât veyâ cezâsı) size tamâmen tesviye ve i'tâ olunur. Cehennemden uzaklaşdırılub cennete sokulan kimse fevz ve felâhı bulmuşdur. Bu dünyânın hayâtı ancak metâ-'ı gurûr ve hayâldir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Her beden ölümü tadar. Yaptıklarınızın karşılığı, sadece kıyamet günü tam olarak ödenir. Kim ateşten çıkarılır da cennete konursa[*] kurtulmuş olur. Bu hayat, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir.
[*] Bunlar; tartıları hafif gelmiş, büyük günahlardan işlemiş, ancak Allah'a ortak koşmamış(müşrik olmayan) kimselerdir. (Bkz. Nisa 4/48 ve dipnotu.) Bu gibi kimselerin önce cehenneme götürülüp daha sonra oradan çıkarılacakları (Araf 7/46-47) ve (Meryem 19/64), (Meryem 19/71,72) ayetlerde bildirilmiştir. Müşriklere yapılacakları bildiren ayetlerden biri şöyledir: "Sizler, kendini doğrulara kapamış inatçıların hepsini cehenneme atın. İyiliğe karşı duran, saldırgan ve şüphe içinde olanları da atın. Allah ile beraber başka bir ilâh oluşturanı ise en ağır azaba atın." (Kaf 50/24-26)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Her can ölümü tadacaktır. Kıyamet günü de ancak yaptıklarınızın karşılığı size ödenecektir. Kim ateşten uzak tutulur ve cennete sokulursa, o kurtulmuştur. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet gününde ise ücretlerinizi tam olarak alırsınız. O gün kim ateşten kurtulup da Cennete girmişse, işte o muradına ermiştir. Dünya hayatı ise aldatıcı bir menfaatten başka birşey değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Her benlik ölümü tadacaktır. Hak ettiğiniz karşılıklar size, kıyamet günü, eksiksiz bir biçimde mutlaka verilecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kesinlikle kurtulmuş olacaktır. İğreti-sefil hayat aldatıcı bir yararlanmadan başka şey değildir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
her nefs dadıcudur ölümi. daħı tamām virinilesiz müzdlerüñüzi ķıyāmet güni. pes her kim ıraķ olına oddan daħı givürinile [37b] uçmaķa bayıķ žafer ya'nį ķurtılmaġa. daħı degül yaķın dirlik illā aldamaķ gönenmegi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Her nefs ölümi dadsa gerek. Daḫı siz tamām virilmezsiz ẟevāblaruñuzı illāḳıyāmet güninde. Pes kim ḫalāṣ olsa cehennem odından ve cennete girseḳurtuldı pes ol ‘aẕābdan daḫı. Dünyā dirligi degüldür illā aldanmaḳ metā‘ ve ġāfillıḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Hər bir kəs (canlı) ölümü dadacaqdır. Şübhəsiz ki, mükafatlarınız qiyamət günü tamamilə veriləcəkdir. Oddan (Cəhənnəmdən) uzaqlaşdırılıb, Cənnətə daxil edilən kimsə muradına çatacaqdır. Dünya həyatı isə aldadıcı həzzdən (əyləncədən) başqa bir şey deyildir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Every soul will taste of death. And ye will be paid on the Day of Resurrection only that which ye have fairly earned. Whoso is removed from the Fire and is made to enter Paradise, he indeed is triumphant. The life of this world is but comfort of illusion.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Every soul shall have a taste of death:(491) And only on the Day of Judgment shall you be paid your full recompense. Only he who is saved far from the Fire and admitted to the Garden will have attained the object (of Life): For the life of this world is but goods and chattels of deception.(492)
491 The soul will not die; but the death of the body will give a taste of death to the soul when the soul separates from the body. The soul will then know that this life was but a probation. And seeming inequalities will be adjusted finally on the Day of Judgement (Cf. 21:35 and 29:57). 492 Cf. Longfellow's Psalm of Life: "All this world's a fleeting show, For man's illusion given". The only Reality will be when we have attained our final goal.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كُلُّ
her
نَفْسٍ
nefis
ذَٓائِقَةُ
tadıcıdır
الْمَوْتِۜ
ölümü
وَاِنَّمَا
ve ancak
تُوَفَّوْنَ
tastamam verilecek
اُجُورَكُمْ
yaptıklarınız karşılığı
يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ
kıyamet günü
فَمَنْ
artık kim
زُحْزِحَ
uzaklaş- tırılırsa
عَنِ النَّارِ
ateşten
وَاُدْخِلَ
ve sokulursa
الْجَنَّةَ
cennete
فَقَدْ
işte ger- çekten
فَازَۜ
kurtuluşa ermiştir
وَمَا
ve de- ğildir
الْحَيٰوةُ
hayatı
الدُّنْيَٓا
dünya
اِلَّا
ancak
مَتَاعُ
metadır
الْغُرُورِ
aldatıcı
Her nefis ölümü tadacaktır. Böylece yaptıklarınızın karşılığı kıyamet günü size tastamam verilecektir. (O gün) Kim (cehennem) ateş(in)den uzaklaştırılıp cennete konursa işte (o) gerçekten kurtuluşa (ve saadete) ermiştir. (Bu) Dünya hayatı ise aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ذَائِقَةٌ
Etken fiil
ذ و ق
Tadıcı, tadan
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَفّٰى
Fiil-II
و ف ي
Tastamam verdi, tastamam ödedi, vefa gösterdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
زُحْزِحَ
Fiil-I
ز ح ز ح
Uzaklaştı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
اَدْخَلَ
Fiil-IV
د خ ل
Soktu, dâhil etti, koydu, girdirdi, kattı
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
فَازَ
Fiil-I
ف و ز
Kurtuluşa erdi, kazandı, kurtuldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَتَاع
İsim
م ت ع
Geçimlik, menfaat, eşya, yararlanma, bir ticaret malı
غُرُور
İsim
غ ر ر
Aldatmak