(Ey Muhammed!) “Allah, bize (gökten inen) bir ateşin yiyeceği kurban mûcizesini¹ getirmedikçe, hiçbir Peygambere inanmamamızı emretti” diyen (Yahûdî)lere: “Size, benden önce de (bir takım) mûcizeler ve (özellikle) sözünü ettiğiniz mûcizeyi gösteren nice Peygamberler gelmişti. Eğer siz, gerçekten doğru insanlarsanız onları niçin öldürdünüz?” de.²
1 Bu, “ateşin yiyeceği kurban mûcizesi,” Yahûdîler tarafından uydurulan bir yalandır. Tevrât olduğu iddiâ edilen kitapta, “yakılmış kurbanlardan” bahsedilmesi, Peygamberliğin işareti olarak böyle bir mûcizenin gerekliliğini Allah’ın emretmesini, asla gerektirmez. Yalnız âyetin son bölümü, bazı Peygamberlerin sağlıklarında bu şekilde bir mûcize gösterdiklerine işaret olabilir. Aslında Yahûdîler, “bu kurban mûcizesi gösterilirse îman edeceğiz” sözlerinde samimi değildirler. Çünkü daha önce bu mûcizeyi gösteren Peygamberleri, (Hz. Zekeriyya ve Yahya’yı) hâlâ inkâr etmektedirler. 2 Yahudilerin büyüklerinden, Kâ’b b. Eşref, Malik b. Sayf, Vehb b. Yehuza, Zeyd b. Manuh, Fenhas b. Azura ve Hüyey b. Ahtab Peygamberimize gelip: Ey Muhammed! Sen, Allah’ın seni bize bir Elçi olarak gönderdiğini ve sana bir kitap indirdiğini iddiâ ediyorsun, hâlbuki Allah bize Tevrât’ta, Allah tarafından gönderildiğini iddiâ eden bir Peygambere bize ateşin yiyeceği bir kurban mûcizesi getirmedikçe îman etmememizi emretmiştir. Eğer sen, bu mûcizeyi gösterirsen sana îman ederiz.” demişlerdi. (Vâhidî)