close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 174. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fenkalebû bini’metin mina(A)llâhi vefadlin lem yemses-hum sû-un vettebe’û ridvâna(A)llâh(i)(k) va(A)llâhu żû fadlin ‘azîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine hiçbir kötülük erişmeksizin Allah'ın nimetlerine ve ihsanına nail olarak geri döndüler ve Allah rızasına da uymuş oldular; Allah, pek büyük lütuf ve ihsan sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bundan dolayı, Allah’ın nimet ve faziletiyle kendilerine hiçbir zarar ve kötülük dokunmaksızın bir inkılâba (büyük devrim ve değişim imkânına) uğramış (ve zafere ulaşıp geri dönmeyi başarmış)lardı. Böylece Allah’ın rızasına ve rıdvanına uymuşlardı. Zira Allah, çok büyük üstünlük ve iyilik sahibidir. (Sadık kullarına sayısız ihsan ve ikramda bulunandır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah'ın lütfu ve nimeti ile savaştan bir zarara uğramadan döndüler, çünkü onlar, Allah'ın rızası için çabalıyorlardı ve Allah büyük lütuf sahibidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu durumda savaşa gidenler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah'ın nimeti ve lütfuyla sağ salim geri döndüler. İmanları, Kur'ân ve sünneti uygulamaları sebebiyle Allah'ın rızasına ulaşma mertebesine mazhar oldular. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece kendilerine bir kötülük dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve lütufla ile geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allah'dan bir nimet ve kazançla Bedir'den döndüler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş bulundular. Allah çok büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir. (Uhud savaşından dönüşte Ebû Süfyan, daha önce yapılan Bedir savaşının intikamını almak maksadıyla Hz. Peygamber Aleyhisselâm Efendimize şöyle demişti: “- Bedir savaşının yıl dönümünde yine aynı yerde buluşalım ve savaşalım.” Peygamber Efendimiz; “İnşallah”, buyurmuştu. O gün gelince, Ebû Süfyan ordusu ile savaşa çıktı, fakat Allah kalbine bir korku vermekle Bedir mevkiine varamayıp geri döndüler. Müslümanlar Bedir'de düşmanı bekledilerse de onlarla karşılaşamadılar. Ancak, orada alış-veriş yaparak, bir hayli kâr ve ticaret yaptılar ve böylece selâmetle geri döndüler, Peygamberin emrini dinlediklerinden de Allah'ın rızâsına kavuştular. İşte, bu âyet-i kerime, bu olay üzerine nâzil oldu. Bu sefere “Küçük Bedir Seferi” denir).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun için onlar, Allah’ın nimet ve fazlıyla geri döndüler. Hiçbir kötülük onlara dokunmadı. Onlar Allah’ın rızasına uydular. Allah ise büyük fazl ve ikram sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah, büyük kerem sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın nimetiyle, Allahın erdemiyle, bir kötülük gelmeden yerlerine döndüler, uydular Allahın hoşnutluğuna, Allah ulu erdem sahibidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve lütufla (başlarına hiçbir kötülük gelmeden) geri döndüler ve (böylece) Allah'ın rızasını da kazanmış oldular. Hiç kuşkusuz Allah, (müminlere karşı) son derece cömert, son derece lütufkârdır.
Hz. Peygamber’in komutasındaki yetmiş kişilik süvari birliği, en ufak bir cesaret kaybına ve korkuya kapılmadan, yaklaşık bir hafta Bedir Savaşı’nın yapıldığı yerde bekledi. Ancak askerleriyle yola çıkan Ebu Süfyan savaşmaktan korkarak geri dönünce, Müslümanlar da Medine’ye geri döndüler.  
Cemil Said
swap_vert close
173, 174. Düşmanların külliyetle tecemmu’ iyledikleri ve korkunç oldukları, kendilerine söylendiği zamân îmânlarını bir kat daha artdırub da "Allâh bize kâfîdir. Allâh en a’lâ bir hâmîdir" diyenler Allâh’ın ni’metlerine müstağrak olarak ’avdet itdiler. Hiç bir felâket ânlar içün değildir. Allâh’ın rızasına hidmet itmişlerdir. Allâh’ın lutfı ’azîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu yüzden kendilerine bir fenalık dokunmadan, Allah'tan nimet ve bollukla geri döndüler; Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük, bol nimet sahibidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah’ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine Allah’ın lütuf ve keremiyle kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler Allah’ın rızasına da uymuş oldular. Allah büyük lütuf sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah büyük kerem sahibidir.
 Hz. Peygamber’in komutasındaki birlik, Ebu Süfyân ile bir yıl önce sözleşilen yerde onları bir hafta kadar bekledi; ancak bir miktar asker ile yola çıkan Ebu Süfyân’ın savaşmaktan korkarak geri dönmesi üzerine müslümanlar da kârlı alış-verişler yaparak tekrar Medine’ye geldiler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, ALLAH'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler. . ALLAH'ın rızasını gözetmişlerdi. Büyük lütfun sahibi ALLAH'tır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'ın nimeti ve lütfuyla geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
sonra da kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allahdan bir ni'met ve bir fazl ile avdet ettiler ve Allahın rızası ardınca gittiler, daha çok büyük bir fazlın sahibidir Allah
Emrah Demiryent
swap_vert close
173-174. (Bir kısım) insanlar mü’minlere, “(Düşmanınız olan) insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!” dediklerinde, bu söz onların îmânını (n kemâlâtını daha da) artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler. (Böyle îmân ederek, cihada gidenler) kendilerine hiçbir fenalık/kötülük dokunmadan, Allah’tan bir nimetle (sağ sâlim) ve lütuf ile geri döndüler. (Ve böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine kendilerine hiç bir fenalık dokunmadan Allahdan ni'met (afiyet ve selâmet) ve fazl (-u ticâret) ile geri geldiler. (Bu suretle) Allah'ın rızaasına da uymuş bulundular. Allah, çok büyük lutf-ü inayet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah'dan bir ni'met ve bir ihsân ile (Bedir'den) geri döndüler;(1) böylece Allah'ın rızâsına tâbi' oldular. Allah ise, pek büyük ihsan sâhibidir.
(1)Müşrik ordusu Uhud’dan ayrılırken Ebû Süfyân: “Yâ Muhammed! Gelecek sene Bedir’de tekrar karşılaşalım!” demişti. Bu meydan okumaya karşı “İnşâallah!” diye cevab veren Peygamber Efendimiz (asm), ertesi yıl bir kısım sahâbelerle birlikte (radıyallâhü anhüm ecmaîn) Bedir’e geldi. Onları bir hafta kadar burada bekledi ise de, bir mikdar askerle yola çıkmış olan Ebû Süfyân harb etmekten korkarak geri dönmüştü. Bunun üzerine sahâbe ordusu, sâlimen Medîne’ye döndüler. (Nesefî, c. 1, 173)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiçbir kötülük (zarar) dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütufla (salimen) geri döndüler ve (böylece) Allah’ın rızasına uymuş oldular. Allah ise (kullarına karşı) pek büyük lütuf sahibidir. *
(*) Rivayete göre, Uhud Savaşından sonra saldırgan müşrikler Müslümanları tehdit ederek ertesi yıl yine tekrar savaşacaklarını ahdetmişlerdi. Ertesi yıl söz verilen zamanda ve mevkide Müslümanlar yerlerini alıp beklemeye başladılar. Müşrikler ise Mekke’den yola çıktıktan sonra, cesaret edemeyerek geri döndüler ve Medine’ye adam yollayarak kendilerinin çok büyük bir kuvvetle gelmekte olduğuna dair haberler yaydılar. Buna kulak asmayan Müslümanlar bir hafta bekledikten sonra, oradaki panayırdan kârlı alışverişler yaparak Medine’ye döndüler. (Ü. Şimşek Meali 174. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah yolunda savaşanlar, Allah’ın nimeti ve lütfu ile kendilerine bir kötülük isabet etmeden dönmüşler ve Allah’ın rızasına tabi olmuşlardır. Allah büyük lütuf sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Allah’ın iyiliği, vergisinin bolluğu yüzünden yerlerine döndüler. Kendilerine hiç bir kötülük gelmedi. Çünkü onlar Allah’ın dileğine uymuşlardı. Allah’ın vergisi pek boldur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendilerine hiçbir fenalık [¹] dokunmaksızın Allah/ın nimet ve inayeti ile [²] geri döndüler. Allah/ın rızasına tâbi oldular [³]. Allah büyük inayet sahibidir.
[1] Korku, katil, cerh, düşman hilesi gibi.[2] Selâmet ile, ticaretle.[3] İtaat ve sebat ve besaletle Allah'ın hoşnutsuzluğunu kazandılar.[1] Yahudiler veya içlerinden biri.[2] Veya hıfzedip ihmal etmiyeceğiz.[3] İrtikâp ettiğiniz amellerden nâşidir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla geri döndüler; kendilerine hiçbir kötülük dokunmadı ve Allah’ın rızasına/hoşnutluğuna tâbi oldular. Çünkü Allah çok büyük bir lütuf sahibidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu yüzden kendilerine bir kötülük dokunmadan, Allah'tan nimet ve bollukla geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük bir bolluk sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, Allah’a tam bir teslimiyetle bağlanarak savaşa çıktılar. Fakat o büyük ordular, onların karşısına çıkmaya bile cesaret edemedi. Sonuçta, Allah’ın lütuf ve nîmeti sayesinde, başlarına hiçbir kötülük gelmeden sağ salim ve üstelik yaptıkları kârlı ticâretlerle zengin olarak yurtlarına geri döndüler. En önemlisi de, böylece Allah’ın hoşnutluğunu kazanmış oldular. Hiç kuşkusuzAllah, müminlere karşı son derece cömert, son derece lütufkârdır.Allah’ın lütuf ve yardımı sayesinde savaşta karşınızda duramayan düşman, yalan haber ve propagandalarla sizi yıldırmaya çalışacaktır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’tan bir nimet ve lütuf ile döndüler; onlara bir kötülük de dokunmadı. Allah’ın rızasına uydular. Allah çok büyük bir lütuf sahibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hattâ, Allah'ın özel ilgi ve ikramı sayesinde Bedir'den kayıp vermeden dönüp Allah'ın sevgisine mazhar olanlara da ödüller var... Allah, muhteşem bir erdeme sahiptir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler. Allah’ın rızasına uydular. Allah’ın yasalarına göre yaşamaya devam ettiler. Münafıkların sözleri onları hiç etkilemedi. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunun üzerine), kendilerine hiçbir sıkıntı dokunmadan, Allah’ın nimet ve iyiliğiyle geri dönmüş, Allah’ın rızasına uymuşlardı. Allah büyük iyilik sahibidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(İşte o kimseler,) Allah’ın rızasına uyduklarından doayı Allah’tan gelen bir nîmet ve lütufla kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan geri döndüler.¹ Şüphesiz Allah, sınırsız lütuf sahibidir.²
1 Bu âyette Müslümanların bir zarara uğramadan döndükleri savaş, müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre; “Bedr-i Suğra” savaşıdır. Konu ile ilgili olarak Bk. (Nisâ: 84) Ancak bu savaşın, Uhud savaşı olma ihtimâli de vardır. En doğrusunu Allah bilir.2 Peygamberimiz, Uhud savaşının sonunda Ebû Süfyân’la bir sene sonra “Bedr-i Suğra” mevsiminde savaşmak üzere sözleşmişti. Günü gelince insanları savaşmaya davet etti. Fakat bazı Müslümanlar, bu savaştan çekindiler. Bunun üzerine bu âyet indirildi. Peygamberimiz: “Ben, yalnız başıma kalsam yine giderim.” buyurdu ve yetmiş kadar atlı ile hareket etti, Allah da kâfirlerin kalbine bir korku verdi ve caydırdı. Peygamberimiz Bedr-i Suğra’da sekiz gün kaldı ve ticaret yaptı. Bedr-i Suğra: Kinane Oğullarına ait pazar yeri olarak kullanılan ve Arapların her sene sekiz gün toplanıp alış veriş yaptıkları bir sudur. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Allah’ın lütfu ve nimeti ile [savaştan] bir zarara uğramadan ¹³² döndüler: Çünkü onlar, Allah’ın rızası için çabalıyorlardı; ve Allah, yüceliğinde ve lütfunda sınırsızdır.
132 Yani, cesaret kaybından ve iman zayıflığından kaynaklanan ahlakî sapkınlığa kapılmadan: Uhud’da birçok Müslümanın başına gelenlere işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O müminler Allah’ın esirgemesi ve nimeti ile hiçbir zarar görmeden yurtlarına döndüler. Ve Allah’ın rızasını kazandılar. Allah muhteşem bir ikram sahibidir. 3/162, 60/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar, Allah’ın nimeti ve lütfu sayesinde kendilerine hiçbir zarar dokunmadan geri döndüler.[⁶⁹¹] Zira onlar Allah’ın rızasına taliptiler: zira Allah sınırsız lütuf sahibidir.
[691] Âyet Uhud’dan bir gün sonra gerçekleşen bir takip operasyonu olan Hamrau’l-Esed’e işaret etmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan (savaşmaya gerek kalmadan) Allah'tan bir nimet ve bollukla (bir kervan satın alarak) geri döndüler. Bu suretle Allah'ın rızasına da uymuş oldular! (onlara da mükafat vardır) Allah, büyük kerem sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah'ın nimet ve fazladan verdikleriyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah büyük kerem sahibidir
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiçbir fenalık dokunmamaksızın Allah Teâlâ'nın bir nîmetiyle ve bir fazlı ile geri döndüler ve Allah-ü Azîmüşşan'ın rızasına tâbi oldular. Allah Teâlâ ise azîm bir fazl sahibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra da kendilerine hiç bir fenalık dokunmadan, Allah'tan bir âfiyet, selâmet ve lütuf ile geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah çok büyük lütuf ve inâyet sahibidir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bundan dolayı Allah'tan bir ni'met ve bollukla geri döndüler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadı. Ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lutuf sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara hiç bir fenâlık hâsıl olmaksızın Allâh'ın ni'meti ve keremi ile (kazanç ve kâr ile) döndiler ve Allâh'ın rızâsına tâbi' oldılar. Allâh Te'âlâ pek büyük kerem ve fazl sâhibidir.[¹]
[1] Bu ve bundan evvelki iki âyet-i kerîmede işâret buyurulan vak'a şöyledir: Ebû Süfyân ile berâberindeki müşrikler Uhud'dan 'avdet iderlerken Ebû Süfyân: "Ey Muhammed gelecek sene Bedir'de buluşalım." diye bağırmakla Rasûlullah "İnşâallah" buyurdı. Zamânı geldikde Ebû Süfyân müşrikîn Mekke'den bir çok adamlarla çıkub "Merruzzahrân" nâm mahalle gelerek kondı. Allâh Te'âlâ kalblerine korku virdiğinden ileri gitmekden vaz geçüb geri döndiler. Yolda " 'Abdu'l Kays" kabîlesinden Medîne'ye gitmekde olan bir adama rast geldiler. Ebû Süfyân bu adama bir deve yüki kurı üzüm virmeği va'd ile Medîne'ye vusûlünde müslümânları korkudub harb içün çıkmalarına mâni' olmağı tenbîh iyledi. Bu adam Medîne'ye gelince mü'minlere: Ebû Süfyân büyük bir ordu ile harbe çıkmışdır. Eğer üstüne giderseniz hiç biriniz kurtulamaz ve telef olursunuz dimekle ashâb-ı kirâma futûr geldi, tereddüde başladılar. Bunun üzerine Rasûl 'aleyhisselâm "Ben her halde gideceğim. Benimle kimse gelmese bile yalnız giderim" buyurmakla ashâb "Hasbunallah" diyerek yola çıkdılar ve Bedir mevki'ine vâsıl olub orada Ebû Süfyân ordusunı beklediler, onun "Merruzzahrân"dan dönmüş oldığını haber alan mü'minler berâberlerinde götürmüş oldukları emti'ayı orada satub ticâret iyleyerek Medîne'ye 'avdet itdiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra Allah’ın nimeti ve ikramı ile bir sıkıntı görmeden geri döndüler. Onlar, Allah’ı razı etmeye çalışıyorlardı. Allah, büyük ikram sahibidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara bir kötülük dokunmadan Allah'tan olan bir nimet ve fazilet ile döndüler. Allah'ın rızasına uydular. Allah, fazilet ve azamet sahibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra da, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah'ın nimeti ve lütfuyla döndüler ve Allah'ın rızasına eriştiler. Allah ise pek büyük lütuf sahibidir.(34)
(34) Uhud Savaşından sonra Müslümanlarla müşrikler ertesi yıl tekrar buluşarak savaşmak üzere anlaşmışlardı. Ertesi yıl sözleşilen zamanda ve sözleşilen mevkide Müslümanlar yerlerini alıp beklemeye başladılar. Müşrikler ise Mekke’den yola çıktıktan sonra, cesaret edemeyerek geri döndüler ve Medine’ye adam yollayarak kendilerinin çok büyük bir kuvvetle gelmekte olduğuna dair haberler yaydılar. Buna kulak asmayan Müslümanlar bir hafta bekledikten sonra, oradaki panayırdan kârlı alışverişler yaparak Medine’ye döndüler.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Böyle olduğu içindir ki, Allah'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler, hiçbir kötülük dokunmamıştı onlara. Allah'ın rızasını izlediler. Allah çok büyük bir lütfun sahibidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes döndiler ni'met-ile Tañrı’dan, daħı eylüg-ile; yoķanmadı anlara yavuzlıķ. daħı uydılar Tañrı ħoşnūdlıġına. daħı Tañrı eylük issidür ula.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Döndiler Medīneye Tañrı Ta‘ālā ni‘metleri‐y‐le hīç zaḥmet görmediler, daḫıuydılar Tañrı Ta‘ālā rāżīlıġına. Tañrı Ta‘ālānuñ fażlı, keremi uludur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra da Allahın ne’məti və lütfü sayəsində özlərinə heç bir əziyyət toxunmadan geri döndülər və Allahın razılığını qazanmış oldular. Həqiqətən, Allah böyük mərhəmət sahibidir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So they returned with grace and favour from Allah, and no harm touched them. They followed the good pleasure of Allah, and Allah is of infinite bounty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they returned with Grace and bounty from Allah. no harm ever touched them: For they followed the good pleasure of Allah. And Allah is the Lord of bounties unbounded.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَانْقَلَبُوا
bunun üzerine geri döndüler
بِنِعْمَةٍ
bir nimet ile
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
وَفَضْلٍ
ve bir kerem
لَمْ يَمْسَسْهُمْ
kendilerine dokunmadı
سُٓوءٌۙ
bir kötülük
وَاتَّبَعُوا
ve tabi oldular
رِضْوَانَ
rızasına
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَاللّٰهُ
ve Allah
ذُو
sahi- bidir
فَضْلٍ
lütuf
عَظ۪يمٍ
büyük
Bunun üzerine kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan Allah'ın nimet ve keremiyle geri döndüler. Böylece Allah'ın rızasına tabi oldular. Allah, büyük lütuf sahibidir.
اِنْقَلَبَ
Fiil-VII
ق ل ب
Geri döndü, dönüp gitti, dönüverdi
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
رِضْوَانٌ
İsim
ر ض و
Razı olma, rıza
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam