close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 173. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne kâle lehumu-nnâsu inne-nnâse kad ceme’û lekum faḣşevhum fezâdehum îmânen ve kâlû hasbuna(A)llâhu veni’me-lvekîl(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki halk, kendilerine, bütün insanlar, aleyhinizde birleşti, korkun onlardan dedi de bu söz, onların inancını arttırdı ve Allah yeter bize, ne de güzel vekildir o dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sadık ve sağlam mü’minler) Öyle kimselerdir ki; bir kısım (korkak ve münafık) insanlar (onlara gelip), "Gerçekten (kuvvetli ve tehlikeli düşman olan) insanlar size karşı toplanıp (bir şer ittifakı kurdular.) Aman ha, onlardan korkun (ve kendileriyle uyuşun. Çünkü bunlarla başa çıkmanız ve başarılı olmanız imkânsızdır.)" dediklerinde, bu (tehdit ve teklifler o mü’min ve mücahitlerin) imanlarını artırıp (moral ve maneviyatlarına güç katmıştır; çünkü onlar:) "Allah bize yeter. Ve O ne güzel (ve en mükemmel) Vekîl’dir. (Biz O’nun emrinde, O da bizimle beraber olduktan sonra, O’nun izni ve iradesi dışında hiçbir güç bize zarar veremeyecektir)" diyerek (dik duran sadıklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O inananlar ki, başka insanlar tarafından “Bakın size karşı bir ordu toplanmış, onlardan korkun ve korunun” denince bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye cevap verdiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir kısım insanlar mü'minlere: “İnsanlar, düşmanlarınız size karşı ordu topladı, saygı duyarak onlardan korkun” dediklerinde, bu onların imanlarını artırdı. “Allah bize yeter, o ne güzel hâmi, ne güzel güvencedir” dediler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/102; 11/12; 39/62.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: "İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun" dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: "Allah bize yeter o ne güzel vekildir" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, kendilerine insanlar: 'Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun' dedikleri halde imanları artanlar ve: 'Allah bize yeter, O ne güzel vekildir' diyenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: “- Düşmanlarınız size karşı ordu hazırladı, o halde onlardan korkun.” dedi de bu söz onların imanını artırdı ve üstelik: “- Allah bize kâfidir ve O ne güzel vekildir”, dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyleler ki; insanlar kendilerine: “Toplum sizin için toplanmış; artık onlardan korkun” denildiğinde, imanları artar, “Allah bize yeterdir, en iyi koruyucu sahip O’dur” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir kısım insanlar, müminlere, “Düşmanlarınız size karşı asker topladılar, sakının onlardan!” dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir!” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Herkesin onlara : «Herkes, sizin üstünüze gelmekçin toplanmış, hemencek kaçasınız!» demeleri onların inanların arttırdı, dediler ki : «Bize Allah yetişir, o ne güzel vekildir»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun” dediklerinde, bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”
Uhud savaşından sonra müşrik ordusu savaş alanını terk ederken Ebu Süfyan, Hz. Peygamber’e; “Önümüzdeki yıl Bedir meydanında sizinle tekrar karşılaşacağız” şeklinde tehdit savurmuştu. Ertesi sene, müşriklerin böyle bir savaş için hazırlık yaptığı haberi Medine’ye ulaşınca Hz. Muhammed yetmiş kişilik bir süvari birliği ile Bedir’deki savaş yerine gitti. Fakat Müslümanların azim ve kararlılığını haber alan Ebu Süfyan ve ordusu, geleceklerine dair şayia çıkarmalarına rağmen korkup yola çıkmadılar. Bu âyet, Müslümanların Allah’a olan güvenini ve bu güvene dayalı olarak ortaya koydukları yürekliliği takdir etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
173, 174. Düşmanların külliyetle tecemmu’ iyledikleri ve korkunç oldukları, kendilerine söylendiği zamân îmânlarını bir kat daha artdırub da "Allâh bize kâfîdir. Allâh en a’lâ bir hâmîdir" diyenler Allâh’ın ni’metlerine müstağrak olarak ’avdet itdiler. Hiç bir felâket ânlar içün değildir. Allâh’ın rızasına hidmet itmişlerdir. Allâh’ın lutfı ’azîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanlar onlara: "Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler. Bu, onların imanını artırdı da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Birtakım insanlar onlara, “İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun” dediler de bu, onların imanlarını arttırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diye cevap verdiler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir kısım insanlar, müminlere: «Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!» dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve «Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!» dediler.  
 Rivayete göre Uhud savaşında müslümanların bir ara bozulduktan sonra tekrar toparlanmaları üzerine önemli bir sonuca ulaşmayan düşman ordusunun kumandanı Ebu Süfyân, savaş alanını terkederken Hz. Peygamber’e «Ey Muhammed! Önümüzdeki yıl Bedir meydanında seninle tekrar karşılaşacağız!» tehdidini savurmuş; Hz. Peygamber de: «İnşaallah!» demişti. Ertesi yıl, Ebu Süfyân’ın böyle bir hazırlık içinde bulunduğu haberi Medine’ye ulaşınca, Hz. Peygamber, bir süvari birliği ile düşmanı karşılamaya çıkmıştı. İşte bu âyet, düşman tarafından gelen bu haber karşısında müslümanların azim ve kararlılığını, onların yüksek moral gücünü takdir ve ifade etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki insanlar kendilerine, "Halk size karşı birleşip harekete geçmis; korkun onlardan," dediklerinde, bu onların ancak imanını arttırır ve şöyle derler: "Bize ALLAH yeter; o ne güzel Koruyucudur."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onlar ki nâs kendilerine haberiniz olsun nas sizin için tahşidat yaptılar onun için onlardan korkun dediler de bu kendilerinin iymanlarını artırdı «Allah yetişir bize o ne güzel vekil» dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
173-174. (Bir kısım) insanlar mü’minlere, “(Düşmanınız olan) insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!” dediklerinde, bu söz onların îmânını (n kemâlâtını daha da) artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler. (Böyle îmân ederek, cihada gidenler) kendilerine hiçbir fenalık/kötülük dokunmadan, Allah’tan bir nimetle (sağ sâlim) ve lütuf ile geri döndüler. (Ve böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun.” diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.¹” dediler.
1. Her şeyi kontrol altında tutan, her şeye hak ettiğini veren.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: («düşmanlarınız olan) insanlar size karşı ordu hazırladılar, o halde onlardan korkun» dedi de bu (söz) onların îmaanını artırdı ve: «Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, (bir kısım) insanlar kendilerine: “Şübhesiz insanlar (düşmanlarınız), gerçekten size karşı toplandılar; işte onlardan korkun!” dediler de (bu) onların îmanlarını artırdı ve: “Allah bize yeter! Ve (O) ne güzel Vekîldir!” dediler.(3)
(3)“Îman hem nûrdur, hem kuvvettir. Evet hakīkī îmânı elde eden adam, kâinâta meydan okuyabilir ve îmânın kuvvetine göre hâdisâtın tazyîkātından (hâdiselerin sıkıntılarından) kurtulabilir.*تَوَكَّلْتُ عَلَي اللّٰهِ[Allah’a tevekkül ettim] der, sefîne-i hayatta (hayat gemisinde) kemâl-i emniyetle (tam bir güvenle) hâdisâtın dağlarvârî (dağlar gibi) dalgaları içinde seyrân eder (gezer). Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak’ın (kudreti sonsuz olan Allah’ın) yed-i kudretine emânet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta (kabirde) istirâhat eder. Sonra saâdet-i ebediyeye girmek için Cennete uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse (işlerinde Allah’ı vekil kılmazsa), dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i sâfilîne (aşağıların aşağısına) çeker. Demek îman tevhîdi, tevhid teslîmi, teslim tevekkülü, tevekkül saâdet-i dâreyni (iki cihan saâdetini) iktizâ eder (gerektirir).” (Sözler, 23. Söz, 104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ki, (bazı) insanlar kendilerine: ’’Şüphesiz insanlar (düşmanlarınız), gerçekten size saldırmak için toplandılar; onlardan korkun, geri durun’’ dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı (daha da güçlendirdi) ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir (güvenilir, yardımcı, koruyucudur)! dediler. *
(*) “Bu, onların imanlarını arttırdı” anlamındaki ifadeden ve benzeri âyetlerden hareketle imanın artıp eksilebileceğini iddia edenler ve buna karşı çıkanlar olmuştur. Karşı çıkanlara göre iman ne artar ne de eksilir. Çünkü imanın artması küfrün azalması halinde, küfrün artması ise imanın azalması halinde düşünülebilir. Bu durumda kişi aynı anda iki özelliği bir arada taşıyacağı için hem mümin hem de kâfir olması gerekir, oysa bu imkânsızdır. İman psikolojik bir olaydır. Şartlara göre kuvvetlenmesi veya zayıflaması söz konusu olmakla birlikte, artması veya eksilmesi düşünülemez. Bir mümin, iman esaslarını inkâr etmedikçe ne kadar büyük günah işlerse işlesin ona kâfir denilemez; ona ancak günahkâr denilir. Eğer günah işlemek imanı azaltsaydı günahkâra kâfir denilmesi gerekirdi; oysa günahkâr iman esaslarını inkâr etmediği müddetçe kâfir değildir (bk. Beyâzîzâde Ahmed Efendi, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’nin İtikadî Görüşleri, s. 117) Bize göre bir tasdik psikolojisi olarak imanın, yak^nin (kesinliğin) üst derecelerine doğru yükselmesi bir artıştır; nitekim Kur’an’da da bu yükselişe “artış” denmiştir. Ancak yak^ndeki derece eksikliğine küfür denilemez. Çünkü küfür iman esaslarını (inanılacak şeyleri) bilinçli olarak eksiltmekle gerçekleşir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa):  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar öyle inanmış kimselerdir ki kendilerine “İnsanlar sizin (Bedir yenilgisinin intikamı) için toplanmış, korkun!” diyen insanların propagandalarına karşı, onların imanları artmış ve “Allah bize yeter, O ne güzel güvenilecek bir dayanaktır” diyerek karşı koymuşlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki insanlar kendilerine: "Düşmanlarınız size karşı toplanıyorlar, kendinizi koruyun" deyince inançları artıp dediler : " Allah bize yeter O ne güzel gözeticidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki kendilerine bâzı kimselerin [⁹] «halk [¹⁰] size karşı asker toplamışlardır. Onlardan korkun» demeleri imanlarını [¹¹] artırmıştı. Onlar «Allah bize elverir. O ne güzel vekildir» demişlerdi.
[9] Karşılarına çıkan süvari bölüğü veya münafıklar ve Naim bin Mes'ut namında biri.[10] Ebu Süfyan ve eshabı.[11] İtminanlarını, cesaretlerini.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çünkü onlara, insanlar kendilerine “Düşmanlar [nâs] size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkunuz” dedikleri zaman, bu söz onların imanını artırdı da “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.⁴³
43 Uhud’da istediğini elde edemeyen Ebu Süfyan, Hz. Peygamber’e, “Gelecek yıl Bedir’de tekrar karşılaşacağız” dedi. Ertesi yıl Hz. Peygamber, Ebu Süfyan’ın hazırlığını duyunca 70 kişilik bir süvari birliğiyle Bedir’e gitti. Ebu Süfyan savaşmadan geri döndü. Bu ayet inananların azim ve cesaretini, savaşma iradesini ve Uhud’dan ders alındığını bize anlatmaktadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanlar onlara, “Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun” dediler. Bu, onların imanını artırdı da, “Allah bize yeter. O pek de güzel bir vekildir” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlaröyle yürekten inanmış kimselerdir ki, düşman yurdundan haber getiren bazı kötü niyetli insanlar, kendilerine:“Düşmanlarınız size karşı büyük bir ordu hazırlamış, o hâlde onlardan korkun da, Allah yolunda cihâdı terk edin!” dediklerinde, bu tehditkâr sözler, o yiğitleri yıldırmak şöyle dursun, aksine, onların imanını artırır ve şöyle derler:“Bütün tehlike ve korkulara karşı bize Allah’ın yardımı yeter! O ne güzel yardımcı, ne güvenilir vekildir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsanlar onlara: “Haberiniz olsun, İnsanlar sizin için toplandı; onlardan çekinin!” dediler; derken onların imanını artırdı. “Bizim hesap görücümüz Allah’tır. Ne güzel Vekîl’dir!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Bak düşmanlar size karşı silahlanıyor, onlara karşı güvenlik tedbirinizi alın " şeklindeki uyarılardan güç alıp: " Allah bize yeter, ondan âlâ güvence mi olur " diyenlere bile ödül var.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki; "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırır. "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bir kısım insanlar, müminlere “Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı (asker) topladılar; aman onlardan sakının!” dediklerinde, bu (durum) onların (müminlerin) imanlarını artırmış [*] ve “Allah bize yeter. O, ne güzel [vekil]dir (güven kaynağıdır)!” demişlerdi.
İmanın artması, inanılacak şeylerin artmasıyla elde edilen bir durum olabilir. Kehf 18:13, Meryem 19:76, Muhammed 47:17 ve Müddessir 74:31’de “imanın” ve “hidayet üzere olanların hidayetlerinin artırılacağı”ndan söz edilmektedir. Hidayetin artması ifadesi, onun güçlenmesi, pekiştirilmesi ve sarsılmaz şekilde mukavemetli kılınması anlamlarına gelmektedir. Hidayet artacağına göre, bir çeşit hidayet demek olan iman da elbette artabilir. Bakara 2:2’de Kur’an’ın [muttakî]ler için hidayet kaynağı olması bir anlamda hidayetin arttığını gösterir. Zaten [muttakî] olan bir insanın Kur’an’ın hidayetinden istifade etmesi demek, [takvâ] üzere kalması ve [takvâ] ilkelerinin artışını hayatında uygulaması demektir. Benzer mesajlar: Enfâl 8:2; Tevbe 9:124; Kehf 18:13; Meryem 19:76; Hacc 22:54; Ahzâb 33:22; Muhammed 47:17; Fetih 48:4; Müddessir 74:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü onlar, insanlar kendilerine: “(Bakın) herkes size (saldırmak için) bir araya geldi. Öyleyse onlardan korkun.” dedikçe îmanları daha da güçlenen ve: “Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir.” diyen kimselerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
O inananlar ki başka insanlar tarafından, “Bakın, size karşı bir ordu toplanmış, onlardan kendinizi koruyun!” şeklinde uyarılmışlardı, ¹³¹ ama bu, onların sadece imanını arttırdı ve “Allah bize kafidir; O, ne mükemmel bir koruyucudur!” diye cevap verdiler;
131 Lafzen, “ki onlara insanlar ... demişti”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve yine onlar ki, bazı kimseler onlara: “Bilin ki düşmanlarınız size saldırmak için ordu hazırladılar onlardan korkun!” Dediklerinde, işte bu onların imanlarını artırmış ve şöyle demişlerdi: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.” 4/45, 3/147, 8/2-3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, malum insanlar[⁶⁹⁰] kendilerine “Bakın, düşmanlarınız size saldırı için toplandı, onlardan korkun!” demişlerdi de, işte bu onların imanını artırmış ve şöyle cevap vermişlerdi: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”
[690] en-Nâs kelimelerinin ahd için olan belirliliği çeviriye “malum” şeklinde yansımıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O müminler ki, bir takım kimseler kendilerine: "Düşmanlarınız size karşı kuvvet topladı, onlardan korkun!" dedikleri zaman, bu haber onların imanlarım kat-kat daha artırdı. "Allah bize yeter, O ne güzel yardımcıdır" dediler, (seve seve savaşmaya koştular)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, halktan kendilerine, "İnsanlar size karşı ( ordu )toplanmışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imânını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, nâs onlara: Halk sizin için (kuvvet) topladılar, artık o düşmanlardan korkunuz dediler (de) bu onların imânını artırdı ve «Allah Teâlâ bizlere kâfidir ve O ne güzel vekîldir,» dediler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: “Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun. ” dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve “Hasbunallah ve ni'me'l-vekil” “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir! ” demişlerdir. [6, 102; 11, 12; 39, 62]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O mü'minler ki ba'zı kimseler (onları korkutmak içün) "Müşrikler sizinle harb itmek içün toplanmışlardır. Onlardan korkınız" didiler. Bu haber onların îmânlarını artırdı. Ve "Bize Allâh kâfîdir ve o ne güzel vekîldir" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlara (yolda) bazı kimseler şöyle dediler: "İnsanlar size karşı toparlandı, onlardan korkun". Bu söz imanlarını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O asla güveni boşa çıkarmaz!"
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara bazı kimseler: -İnsanlar sizinle savaşmak için toplandı; onlardan korkun! dediklerinde bu onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye karşılık verdiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki, halk onlara “İnsanlar size karşı toplandı; onlardan korkun” dediği zaman, bu onların imanını arttırdı ve dediler ki: “Bize Allah yeter; ne güzel vekildir O.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O müminler ki, insanlar kendilerine, "Halk size karşı bir araya gelmiş, korkun onlardan!" dediklerinde, bu onların imanını artırdı da şöyle söylediler: "Allah bize yeter. Ne güzel Vekîl'dir O!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim eyitti anlara ādemįler: “bayıķ ādemįler dirildiler sizüñ içün pes ķorķuñ anlardan.” pes arturdı anlara ol söz įmānı; daħı eyittiler “ŧapdur bize Tañrı daħı ne eyü iş süricidür!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar kim kişiler anlara eyitdi ki taḥḳīḳ Mekke ehli kişileri sizüñ‐çün cem‘eylediler, anlardan ḳorḳuñuz, artururdı anlaruñ īmānlarını, daḫı eyitdiler:Tañrı Ta‘ālā bize yitişür, daḫı ne yaḫşı ḥvācedür ol.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, xalq onlara: “Camaat (Əbu Süfyan və tərəfdarları) sizə qarşı (qüvvə) toplamışdır, onlardan qorxun!” - dedikdə, (bu söz) onların imanını daha da artırdı və onlar: “Allah bizə bəs edər. O nə gözəl vəkildir!” – deyə cavab verdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those unto whom men said: Lo! the people have gathered against you, therefor fear them. (The threat of danger) but increased the faith of them and they cried: Allah is sufficient for us! Most Excellent is He in Whom we trust!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Men said to them: "A great army is gathering against you": And frightened them: But it (only) increased their Faith: They said: "For us Allah sufficeth, and He is the best disposer of affairs."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
قَالَ
dedi
لَهُمُ
kendile- rine
النَّاسُ
insanlar
اِنَّ
şüp- hesiz
النَّاسَ
insanlar
قَدْ
ger- çekten
جَمَعُوا
toplandılar
لَكُمْ
size karşı
فَاخْشَوْهُمْ
bu yüzden onlardan korkun
فَزَادَهُمْ
ve onlara arttırdı
ا۪يمَاناًۗق
imanı
وَقَالُوا
ve dediler
حَسْبُنَا
bize kâfidir
اللّٰهُ
Allah
وَنِعْمَ
ve ne güzel
الْوَك۪يلُ
Vekîl'dir
Onlar ki insanlar kendilerine, "(düşmanlarınız olan) insanlar size karşı (ordu) topladılar, onlardan korkun" dediklerinde, (bu) onların imanlarını daha da artırdı ve "Allah bize kâfidir ve (O) ne güzel Vekîl'dir!" dediler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَمَعَ
Fiil-I
ج م ع
Topladı, bir arada bulundurdu, bir araya getirdi, biriktirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
حَسْب
İsim
ح س ب
Yeter, kâfi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نِعْمَ
Fiil-I
ن ع م
Ne güzel!
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil