close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 171. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yestebşirûne bini’metin mina(A)llâhi vefadlin veenna(A)llâhe lâ yudî’u ecra-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın nimet ve ihsanına nail olduklarından dolayı sevinç içindedir onlar ve Allah, inananların ecrini zayi etmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (şehit olanlar ve Allah’ın rızasına ulaşanlar), Allah’tan bir nimeti, bir fazilet ve bereketi ve kesinlikle Allah’ın mü’minlerin ecrini asla boşa vermeyeceği (gerçeğini) müjdeleyip durmaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın nimet ve ikramıyla ve bir de Allah'ın, inananların hak ettiği ödülü zayi etmeyeceği gerçeğini müjdeleyerek sevinirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar Allah'tan gelen nimet ve lütfun, Allah'ın, mü'minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'tan olan bir nimet, lütuf ve Allah'ın mü'minlerin ecirlerini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, Allah'tan bir nimeti, bir fazlı (bolluğu) ve gerçekten Allah'ın mü'minlerin ecrini boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, Allah'dan gelen bir nimet ve daha üstün bir ihsan sebebiyle sevinirler ve müminlerin mükâfatını Allah'ın zayi etmediği neş'esi içinde bulunurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın nimet ve ikramından ve Allah’ın inananların ücretini zayi etmediğinden dolayı sevinirler. (Ve sevindirirler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar Allah'tan gelecek olan nimet ve keremin, Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içinde olacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın erdemiyle, nimetlerini müjdelerler, Allah inananların sevapların yitirmez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar (ayrıca) Allah'ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah'ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ihsân itdiği ni’met ve lütufdan ve mü’minlerin mükâfâtsız kalmamaları(ndan) dolayı memnûndurlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar Allah'tan olan bir nimeti, bolluğu ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Şehitler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar Allah’tan gelen bir nimet, bir lütuf sebebiyle ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesi ile de sevinç içerisindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin; Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın bol nimetini ve ALLAH'ın inananların ödülünü yitirmeyeceği gerçeğini müjdelemek isterler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, Allah'ın nimetini, keremini ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelerler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahın bir ni'metini bir de fazlını ve Allah mü'minlerin ecrini zayi' etmiyeceğini istibşar ederler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ve ayrıca şehitler) Allah’ın nimetini, lütfunu ve Allah’ın mü’minlerin ecirlerini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar; Allah'ın nimetini, lütfunu ve Allah'ın mü'minlerin ecirlerini¹ zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.
1- Yaptıklarının karşılığını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar Allahdan (gelen) bir ni'metle, (hattâ) daha fazlasıyle ve Allah'ın, mü'minlere olan mükâfatını zaayi etmeyeceği müjdesiyle de sevinirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) Allah'dan (gelen) bir ni'meti ve bir ihsânı ve şübhesiz Allah'ın, mü'minlerin mükâfâtını zâyi' etmeyeceğini (de) müjdelemek isterler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, Allah’tan olan bir nimet, lütuf ve şüphesiz Allah’ın mü’minlerin ecirlerini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler. *
(*) Âyet hem bir önceki âyeti pekiştirmekte hem de şehitlerin sadece arkada bıraktıkları müminler için korku ve tasa olmadığını öğrenmeleri sebebiyle değil aynı zamanda Allah’ın kendilerine vereceği nimeti ve müminlerin ecrini zayi etmeyeceği vaadi dolayısıyla da sevineceklerini ifade eder.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar, Allah’ın verdiği nimetler ve lütfundan bağışladıkları ile (henüz hayatta olanları) müjdeleme isteği duyarlar. Allah inananların hak ettikleri karşılığı zayi etmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara Allah’dan bol iyilik gelecektir. "Gerçekten Allah inananların karşılığını yitirmiyecektir." Müjdesini alınca da sevinirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah tarafından verilen nimet ve inayet ve Allah/ın müminlere olan mükâfatı zayi etmeyeceği müjdesiyle mesrur olurlar [⁸].
[8] Yahut nimet ve inayet müjdesiyle mesrur olurlar; çünkü Allah mücahitlerin mükâfatını zayi kılmaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayrıca onlar, Allah’ın nimetini, lütfunu müjdelemeye de can atarlar. Allah elbette inananların ecrini zayi etmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar Allah'tan olan nimet ve bol bağışa sevinirler ve şüphesiz Allah iman edenlerin ecrini asla zayi etmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın şehitler için hazırladığı muhteşem lütuf ve nîmetlerini onlara haber vermek ve Allah’ın, inananların çabalarını boşa çıkarmadığını, onların mükâfâtını asla zayi etmediğini müjdelemek isterler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’tan bir nimeti ve lütfu müjdelemek isterler. Müminler’in ücretini / ödülünü Allah yitirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
şehitlik Allah tarafından hem bir nimet hem de ayrıcalıkmış, Allah, inananların ecrini zayi etmiyormuş derler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar bilgileriyle, bilinçleriyle, inançlarıyla; Allah’ın nimetine ulaşacaklarına, yaptıkları hiçbir şeyin Allah katında karşılıksız kalmayacağına inanırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, Allah’tan gelen nimet ve iyiliğin, (yani) Allah’ın, müminlerin ödülünü elbette ziyan etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
171,172. Onlar, (ayrıca) Allah’tan bir nîmet ve bir lütuf olarak Allah’ın; yaralandıktan sonra Allah ve Peygamberin davetine uyan mü’minlerin, (yaptıklarının) karşılığını kesinlikle boşa çıkarmayacağını ve onlardan Allah’ı görüyormuş gibi ibâdet edenlere ve Allah’tan hakkıyla sakınanlara büyük bir mükâfatın olduğunu da müjdelerler.¹
1 Rivayet olunur ki; Ebu Süfyan ve arkadaşları Uhud’dan çekilip “Ravha” denilen yere vardıklarında pişman olmuşlar ve “çoğunu öldürdük azı kalmıştı niçin bıraktık geldik, hemen dönmeli ve köklerini kesmeliyiz” diyerek dönüp Müslümanlara tekrar hücum etmek istemişlerdi. Hz. Peygamber de bunu haber almış kendinin ve Ashabının kuvvetini göstermek için Ebu Süyfan’ı takip etmek üzere Ashabını teşvik etmiş ve: “Bu gün bizimle beraber sadece dünkü günümüzde hazır bulunanlar çıksın” buyurmuştu. Binaenaleyh Peygamberle beraber yetmiş kişilik bir cemaat hareket ettiler Medine’den sekiz mil mesafede bulunan “Hamra’ül-Esed” mevkiine kadar gittiler. Ashap, yaralı idi, çok zahmet çekiyorlardı. İçlerinde öyle yaralılar vardı ki nöbetleşe birbirlerini sırtlarında taşıyorlardı. Fakat Cenab-ı Allah müşriklerin kalplerine korku verdi de kaçtılar gittiler. İşte bu âyet, bu hal içinde Rasulullah’ın davetine icabet eden bu Müslümanlar hakkında nazil olmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar, Allah katından ulaşan bir lütfu, bir nimeti ve Allah’ın inananların hak ettiği ödülü zayi etmeyeceği [vaadini] müjdelemek isterler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bunlar, Allah’ın nimeti ve lütfu ile Allah’ın inananların ödülünü zayi etmeyeceğini de müjdelemek isterler. 11/115, 18/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar, Allah’ın nimeti ve keremiyle, Allah’ın mü’minlere ait ecri zayi etmeyeceğini müjdelerler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (Ayrıca), Allah'tan gelen nimet ile Allah'ın müminlerin mükâfâtını zayi etmeyeceği müjdesi ile sevinirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın nimetine, lutfuna ve Allâh’ın mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar Allah Teâlâ'dan bir nîmet ile ve bir fazl ile mü'minlerin mükâfaatını Allah Teâlâ'nın elbette zâyi etmeyeceği ile müjdelenip mesrûr bir halde bulunurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar Allah'ın nimeti ve lütfu ile ve Allah'ın müminlere olan mükâfatını zayi etmeyeceği müjdesiyle de sevinirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın ni'metine, lutfuna ve Allah'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ tarafından fazl ve ni'met ile istibşâr iylerler ve Allâh Te'âlâ'nın, mü'minlerin ecir ve mükâfâtını zâyi' iylemediğini anlarlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın nimetini ve ikramını da müjdelemek isterler. Allah, inanıp güvenenlerin ödülünü azaltmaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, Allah'ın nimetini ve fazlını ve Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini de müjdelemek isterler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, Allah'ın nimetini ve lütfunu, bir de mü'minlerin ecrini Allah'ın asla zayi etmeyeceğini müjdeliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'tan bir nimeti, bir lütfu ve Allah'ın müminlerin ödülünü vermezlik etmeyeceğini de müjdelerler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şād olurlar-iken bir ni'mete Tañrı’dan, daħı eylük; [36b] daħı bayıķ Tañrı żāyı' eylemez mü’minler müzdini.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Beşāret iderler Tañrı Ta‘ālā ni‘metlerini, fażlını ve keremini. Daḫı TañrıTa‘ālā żāyi‘ eylemez ẟevābını mü’minlerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar Allahdan gələn ne’mət və mərhəmətə görə, həm də Allahın mö’minlərin mükafatını puça çıxarmayacağına görə sevincək olurlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They rejoice because of favour from Allah and kindness, and that Allah wasteth not the wage of the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They glory in the Grace and the bounty from Allah, and in the fact that Allah suffereth not the reward of the Faithful to be lost (in the least).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَسْتَبْشِرُونَ
müjdelemek isterler
بِنِعْمَةٍ
bir nimet ile
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
وَفَضْلٍۙ
ve bir kerem
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يُض۪يعُ
zayi etmez
اَجْرَ
ecrini
الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ ۟
mü'minlerin
(Onlar) Allah'tan (gelen) nimet ve keremin; Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler.
اِسْتَبْشَرَ
Fiil-X
ب ش ر
Müjdelemek istedi, sevindi
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَضَاعَ
Fiil-IV
ض ي ع
Zayi etti
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan