close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 165. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve lemmâ esâbetkum musîbetun kad esabtum miśleyhâ kultum ennâ hâżâ(s) kul huve min ‘indi enfusikum(k) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Başlarına iki misli olarak gelen felakete siz de uğrayınca, bu da nereden dediniz. De ki: Bu, sizin katınızdan geldi ve Allah'ın, şüphe yok ki her şeye gücü yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Daha önce düşmanlarınıza) İki misli uğrattığınız bir musibet, (şimdi ganimeti ahirete tercih ettiğinizden) size isabet edince mi: "Bu nereden (çıktı)?" diye (sızlanıverdiniz). De ki: "O, sizin kendinizden (nefsi heveslerinizden ve dünyevi gafletinizden)dir." Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bedir savaşında, iki katını düşmanınızın başına getirdiğiniz bir felaket, Uhud savaşında kendi başınıza gelince, bu nasıl oldu diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: O sizin kendi kusurunuzdandır. Doğrusu Allah, dilediği herşeyi yapmaya güç yetirendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bedir'de iki katını düşmanınızın başına getirdiğiniz bir belâ, Uhut'ta kendi başınıza geldiği için mi? “Bu nasıl oluyor?” dediniz. Sen de: “Bu yenilgi, yerleştirildiğiniz savunma mevziini bırakmanızdan, peygamberin görüşüne aykırı davranmanızdan, Bedir esirlerini fidye karşılığı salıvermenizden, kendi kusurunuzdan kaynaklanmaktadır. Çünkü Allah, kanunlarının cari olduğu her şey üzerinde gücünü kudretini kullanır, düzenlemesini yapar.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz (karşı tarafa) iki katını dokundurmuşken başınıza bir musibet geldiğinde: "Bu da nereden geldi?" mi diyorsunuz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır." Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.[20]
20.Burada Müslümanların Uhud savaşında başlarına gelenler hakkındaki konuşmalarına dikkat çekiliyor. Mü`minler Bedir savaşında kâfirlerden 70 kişiyi öldürmüş 70 kişiyi de esir almışlardı. Uhud savaşında da 70 şehid vermişlerdi. Bu yüzden, mü`minlerin Bedir savaşında kâfirlere, kendilerinin Uhud savaşında başlarına gelenin iki katını dokundurdukları hatırlatılıyor.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Onlara) İki misli uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi: 'Bu nereden' dediniz? De ki: 'O, sizin kendinizdendir.' Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Uhud savaşında size gelen musibet sonunda yetmiş kişi şehid olmasına karaşılık, daha önce Bedir savaşında kâfirlerden iki kat ki, yetmiş ölü ve yetmiş esir olmuşken, siz: “- Peygamber bizimle ve biz de müslüman iken bu musibet bize nereden geldi?”, dediniz. Onlara de ki: “- O, kendi tarafınızdandır, Peygambere itaat etmeyişinizdendir.” Şüphe yok ki, Allah her şeye hakkıyla kâdirdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle mi? Başınıza bir bela geldiğinde –ki siz onlara iki kat daha fazla bele getirdiniz- “Neden bu bela başımıza geldi?” dediniz. De ki: “O musibet sizden kaynaklandı. Hiç şüphesiz Allah, (menfi-müsbet) her şeye gücü yetendir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İki katını Bedir'de düşmanınızın başına getirdiğiniz musibetten sonra, şimdi sizin başınıza da bir musibet geldiğinde, kendi kendinize, “Bu nasıl oldu?” diye soruyorsunuz, öyle mi?! De ki: “O sizin eserinizdir. Kuşkusuz Allah, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Siz onlara iki kat belâ eriştirmiştiniz, sîzlere ancılayın bir belâ geldiği gibi : «Bu nereden?» dediniz, diyesin ki: «Bu sizin kendinizdendir!», Allahın her şeye gücü yetişir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Böyleyken (düşmanlarınızı Bedir Savaşı'nda) iki misline uğrattığınız bir musibete (zaafınız ve iradesizliğiniz yüzünden) kendiniz uğrayınca (ve kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek) “Bu nereden mi?” dersiniz? (Ey Muhammed bunu soranlara) de ki: “Bu yenilgi, sizin kendi hatanızın sonucudur.” Şüphesiz ki Allah, her şeye gücü yetendir (o halde doğru olduğunuz taktirde Allah size nice zaferler nasip edecektir).
Bedir Savaşı’nda Müslümanlar müşriklerden 70 kişiyi öldürmüş, bir o kadarını da esir almıştı. Uhud savaşında bunun tam tersi olmuş, Müslümanlar 70 şehit vermişlerdi. Mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulüne itaat etmemekle kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Size ilk def’a olarak bir musîbet ârız oldığı vakit (ki düşmanlarınıza bu musîbetin iki mislini îkâ itmiş idiniz) "Bize bu nereden geldi" didiniz ânlara "Kendi nefsinizden geldi" cevâbını vir. Allâh her şeye kâdirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: "Bu nereden?" dersiniz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır". Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Düşmanınıza iki mislini verdirdiğiniz kayıp kendi başınıza gelince “Bu nereden başımıza geldi?” mi diyorsunuz? De ki: “O, kendinizdendir.” Doğrusu Allah her şeye kadirdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bedir'de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud'da) kendi başınıza geldiği için mi «Bu nasıl oluyor!» dediniz? De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.
 Bedir’de müslümanlar müşriklerden yetmiş kişi öldürmüş, yetmiş kişi de esir almışlardı. Uhud’da ise yetmiş şehit verdiler. Âyet-i kerimede geçen «musibet»le buna işaret ediliyor. Ve bunun, okçuların Allah Resûlü’nün emrini tutmamalarından dolayı başlarına geldiği vurgulanıyor.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Uğradığınız zararın iki katını (düşmanınıza) verdiğiniz halde, "Bu da niçin," dediniz. De ki, "(O) musibet, kendi tarafınızdandır." ALLAH her şeye Kadirdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir". Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
böyle iken size hasımlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir musıbet isabet ediverince bu nereden mi dediniz? Deki o kendi tarafınızıdan çünkü Allah her şey'e kadir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bedir gazvesinde kâfirlerin başına, musibetin) iki katını getirdiğimiz hâlde (Uhud gazvesinde) size bir (kat) musibet gelince mi, “(biz müslümanlar olduğumuz hâlde) bu (musibet başımıza) nereden geldi?” dediniz. De ki: “O (musibet), kendi tarafınızdan (yapmış olduğunuz kusurlardan) dır. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
İki katını tattırdığımız musibet, kendinize isabet edince, “Bu nereden geldi” mi diyorsunuz? De ki: “Bu kendi nefsinizdendir.” Kuşkusuz Allah Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Size (Bedirde) onlara iki katını başlarına getirdiğiniz bir belâ (Uhudde) kendinize çatmış olduğu için mi «Bu, nereden (geldi)» dediniz? De ki: «O, kendi katınızdandır». Şüphesiz ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bedir'de düşmanınıza) iki mislini uğrattığınız bir musîbet şimdi (Uhud'da) size gelince: “Bu nereden?” mi dediniz.(4) (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “O, kendi nefisleriniz tarafındandır!” Şübhesiz ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
(4)Müslümanlar Bedir’de müşriklerden yetmiş kişiyi öldürmüş, yetmişini de esir etmişlerdi. Uhud’da ise yetmiş sahâbe şehîd olmuştu. (Kurtubî, c. 2/4, 264)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onların (o size saldıranların) başına (Bedir gazvesinde) iki mislini dokundurduğunuz bir musibet, (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde; “Bu nereden (başımıza) geldi?” dediniz. De ki: “O (musibet), kendinizdendir (kendi hatanızdandır). Hiç şüphesiz Allah, her şeye (hakkıyla) güç yetirendir. *
(*) Âyetten anlaşılıyor ki, mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulünün direktiflerine uymadıkları için kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor. Zira Bedir de saldırgan müşriklerden yetmiş kişi etkisiz hale getirilmiş, yetmiş kişi de esir alınmıştı. Uhud’da ise, Müslümanlardan yetmiş kişi şehit olmuştu. İşte âyette geçen’’müsibet’’ le buna işaret ediliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin başınıza bir musibet geldiğinde daha önce siz, düşmanlarınıza başınıza gelenin iki katı musibet vermediniz mi? de, başınıza gelene “Bu da nereden?” dediniz. Deki “O musibet kendinizdendir. Allah her şey üzerine plan yapıp, ölçü koyandır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Başkalarının başına iki katını birden getirdiğiniz kötülük sizin başınıza gelince mi: "Bu da nereden başımıza geldi?" dediniz? Onlara de ki : " Sizin kendinizden geldi." Çünkü Allah’ın gücü her nesneye yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz, Bedir günü onları iki kat musibete uğratmış iken size bir musibet erişince mi «Bu, neden böyle oldu?» dediniz? Onlara de ki bu hezimet kendinizden oldu. Çünkü Allah her şeye tamamiyle kadirdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara/müşriklere (Bedir’de) iki misli zayiat/musibet verdirdiğiniz hâlde, (Uhud’da) başınıza gelen bir musibet için: “Bu neden böyle oldu?/Niye yenildik?” dediniz. (Ey Peygamber!) De ki: “O musibet/belâ kendi kendinize yaptıklarınızdandır.” Muhakkak ki Allah her şeye gücü yetendir.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Onları) iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı, “Bu nereden?” dersiniz? De ki: “O, kendi tarafınızdandır.” Doğrusu Allah her şeye kadirdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Düşmanlarınızın başına Bedir savaşında iki mislini getirdiğiniz bir musîbet, Uhud’da kendi hatânız yüzünden sizin başınıza geldi diye, kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek “Madem bizler doğru yoldayız da, bu yenilgi nasıl oldu da başımıza geldi?” diyorsunuz, öyle mi? Ey Muhammed, bunu soranlara de ki:“Bu yenilgi, sizin kendi hatânızın sonucudur. O hâlde, bundan sonra bu hatâlardan uzak durun. O zaman Allah size nice muhteşem zaferler nasip edecektir. Hiç kuşku yok ki, Allah’ın her şeye gücü yeter.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçekten iki mislini isabet ettirdiğiniz bir musibet size de geldiğinde; -“Bu da nereden?” dediniz, öyle mi? De ki: “O kendi nefislerinizdekilerdendir”. Allah, her şeye güç yetirendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa daha önceleri başkalarına tattırdığınız yenilgi, kendi başınıza gelince mi: " bu da nesi " diyerek apışıp kaldınız ? De ki: " bu yenilgi sizden kaynaklanmıştır. " Allah elbette her şeye kadirdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Önceki savaşta başınıza gelen musibetin iki mislini inkâr edenlerin başına getirdiniz. Onların başına gelen musibetten bir kısmı başınıza gelince "Bu neden başımıza geldi?" dediniz, öyle mi? De ki: "Başınıza gelen musibet kendinizdendir. Emirleri dinleseydiniz musibetler başınıza gelmezdi." Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bedir’de düşmanınızın) başına iki katını getirdiğiniz bir musibet, (Uhud’da) kendi başınıza geldiği için mi “Bu nasıl oluyor?” demiştiniz? De ki: “O kendi (kusuru)nuzdandır. [*] Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.”
Ayette insanların başına gelen sıkıntıların bir kısmının kendi hak edişlerinin karşılığı olduğuna dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Uhud’da) başınıza bir belâ gelince: “Bu da nereden geldi?” dediniz. Hâlbuki siz, (Bedir’de) onların başlarına bunun iki katı belâ getirmiştiniz. (Ey Muhammed!) Onlara; “Bu başınıza gelen, kendi (hatanız) yüzündendir.” de. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye yeter.
Muhammed Esed
swap_vert close
[DÜŞMANLARINIZI] iki misli musibete uğrattıktan sonra ¹²⁶ şimdi aynı musibet sizin başınıza geldi diye, kendi kendinize “Bu nasıl oldu?” diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: “O, sizin kendi eserinizdir.” ¹²⁷ Doğrusu, Allah dilediği her şeyi yapmaya kâdirdir:
126 Yani, H. 2. yılda Bedir Savaşı’nda.127 Hz. Peygamber’e tâbi olanlardan çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı; ve böylece Kur’an, onlara, bu felaketin kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
(Bedir’de) Düşmanlarınıza acının iki katını tattırdığınız halde, (Uhud’da) mağlubiyetin acısını tattığınızda bu başımıza nereden geldi mi diyorsunuz? De ki: “Bu yenilgi sizin yaptıklarınızdan dolayıdır, Zira Allah her şey için bir ölçü koyandır.” 4/79, 42/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ONLARI iki kat musibete uğrattıktan hemen[⁶⁸⁵] sonra, o musibet sizin başınıza da geldi diye “Bu başımıza nereden geldi?”[⁶⁸⁶] diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: “Sizin kendi yüzünüzden!” Hiç kuşku yok ki Allah, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir.
[685] Burada “hemen” anlamını kad edatı vermektedir. Bu edat mazi fiilin başında geldiğinde, fiilin gerçekleştiği zamanın yakın geçmişte olduğunu gösterir. [686] Yani: Bedir’in komutanı Uhud’un da komutanıydı, Bedir’in ordusu Uhud’un da ordusuydu. Şu hâlde nasıl olmuştu da Bedir’de alınan sonuç Uhud’da alınmamıştı? Âyet bu sorunun cevabını vermektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey müslümanlar, Bedir'de) Müşriklere verdirdiğiniz iki misli zâyiât (Uhud’da) sizin de başınıza geldiği için mi "Bu da nereden geldi?" dediniz. (Ey Muhammed) De ki "O (Yenilgi) kendi kusurunuzdandır, şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir, (hikmeti icabı, dilediğini zafere, dilediğini de hezimete uğratır)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların (müşriklerin) başına iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, "Bu, nereden başımıza geldi?" dediniz, öyle mi? De ki: "O (musibet), kendinizdendir. " Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki size bir musibet isabet etti, halbuki siz onun iki katını düşmanlarınıza isabet ettirmiş idiniz. «Bu musibet nereden?» mi dediniz. De ki: «O kendi nefisleriniz tarafındandır.» Şüphe yok ki, Allah Teâlâ herşeye kâdirdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hâl böyle iken, düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela sizin başınıza gelince: “Bu nereden geldi? ” mi diyorsunuz? De ki: “Bu felâket sizin yüzünüzdendir. ” Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir.
Uhud’da Müslümanlar yetmiş şehit verdiler. Oysa Bedir’de müşrikler 70 ölü, 70 de esir vermişlerdi. Böylece onların kaybı, Müslümanlarınkinin iki misli olmuştu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Başınıza bir bela gelince -siz, onun iki katını onların başlarına getirmiş olduğunuz halde yine- Bu nereden başımıza geldi?" dediniz. De ki: "O (bela), kendinizdendir." Allah, herşeye kadirdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Size (Uhud gününde) bir musîbet irdikde ki: (Bedir gününde müşriklere) onun iki mislini isâbet itdirmiş idiniz [¹] Bize bu musîbet nereden geldi didiniz. (Yâ Muhammed) onlara di ki: Bu musîbet size nefsinizdendir. (Rasûlün emrine muhâlefet itdiğinizdendir. Allâh Te'âlâ her şeye kâdirdir.
[1] Uhud gününde mü'minlerden yetmiş kişi şehîd olmuş ve Bedir güni müşriklerden yetmiş kişi telef olmuş ve yetmiş kişi esîr idilmişdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Başınıza bir olay gelince[1] “Bu da nereden çıktı?” demeniz mi gerekir? Siz karşı tarafa bunun iki katını yapmıştınız. De ki “O, sizden kaynaklandı[2]. Her şeye bir ölçü koyan Allah’tır[3].”
[1] Uhud'da yenildiğiniz zaman [2] Uhud yenilgisinin sebebi, okçuların disiplinsizliğidir. Yukarıdaki ayetlerde belirtilmiştir (Bkz. Al-i İmran 3/152) [3] Kim Allah'ın savaşla ilgili koyduğu ölçülere uymazsa o kaybeder. Allah'ın savaş ile ilgili koyduğu ölçülerden bazıları için Bkz. : (Enfal 8/15, 16), (Enfal 8/45-47), (Enfal 8/57), (Enfal 8/67,68), (Rum 30/2-4), (Muhammed 47/4),  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Düşmanlarınızın başına iki katını getirdiğiniz belâ sizin başınıza gelince mi “Bu nasıl olur?” diyorsunuz. De ki:-O, sizin kendinizdendir. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yine de, başınıza gelenin iki misli zararı siz onlara verdiğiniz halde, “Bu da nereden başımıza geldi?” diyorsunuz. De ki: O sizin kendinizdendir. Allah'ın ise herşeye gücü yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir musibet dokununca: "Bu da nereden!" mi dediniz? De ki: "O, sizin öz benliklerinizdendir." Allah, her şeye Kadîr'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim irdi size muśįbet bayıķ bulduñuz anuñ iki ancasına eyittüñüz mi “nitedür uşbu?” eyit “ol nefslerüñüz ķatındandur.” bayıķ Tañrı her nesene üzere güci yiterdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt kim size muṣībet yitişdi, siz daḫı iki ol ḳadar anlara yitişdürdi‐siz. Eyitdüñüz: Bu bize ḳandan? Eyit yā Muḥammed, ol sizüñ ṣuçlaruñuz se‐bebi‐y‐ledür. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā barça nesneye ḳādirdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz (Bədr müharibəsində yetmiş nəfəri öldürüb, yetmiş nəfəri əsir alaraq) onları ikiqat müsibətə düçar etdiyiniz halda, (Ühüd müharibəsində) başınıza bir müsibət gəldiyi zaman: “Bu haradan gəldi?” – dediniz. (Ya Rəsulum!) Söylə: “Bu sizin özünüzdəndir”. Həqiqətən, Allah hər şeyə qadirdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And was it so, when a disaster smote you, though ye had smitten (them with a disaster) twice (as great), that ye said: How is this? Say (unto them, O Muhammad): It is from yourselves. Lo! Allah is Able to do all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
What! When a single disaster smites you, although ye smote (your enemies) with one twice as great, do ye say?- "Whence is this?" Say (to them): "It is from yourselves: For Allah hath power over all things."(474)
474 If Uhud was a reverse to the Muslims, they had inflicted a reverse twice as great on the Makkans at Badr. This reverse was not without Allah's permission, for He wanted to test and purify the faith of those who followed Islam, and to show them that they must strive and do all in their power to deserve Allah's help. If they disobeyed orders and neglected discipline, they must attribute the disaster to themselves and not to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَلَمَّٓا
ve o za- man mı ki
اَصَابَتْكُمْ
size isabet etti
مُص۪يبَةٌ
bir musibet
قَدْ
ger- çekten
اَصَبْتُمْ
isabet ettiniz
مِثْلَيْهَاۙ
iki misliyle
قُلْتُمْ
dediniz
اَنّٰى
nereden
هٰذَاۜ
bu
قُلْ
de ki
هُوَ
o
مِنْ عِنْدِ
tarafındandır
اَنْفُسِكُمْۜ
nefisleriniz
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
قَد۪يرٌ
Kadîr'dir
(Bedir'de) İki mislini (müşriklerin) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud'da) kendi başınıza gelince, "bu nereden (başımıza geldi)?" mi dediniz. De ki: "O (başınıza gelen musibet), kendi nefsinizdendir." Muhakkak ki Allah her şeye Kadîr'dir (kudretiyle her şeyi hükmü altında tutandır).
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مُصِيبَة
Etken fiil-IV
ص و ب
Musibet, isabet etti
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنَّى
İsim
ا ن ي
Nasıl, nereden, nerede, ne (fayda)
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)