Onların (o size saldıranların) başına (Bedir gazvesinde) iki mislini dokundurduğunuz bir musibet, (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde; “Bu nereden (başımıza) geldi?” dediniz. De ki: “O (musibet), kendinizdendir (kendi hatanızdandır). Hiç şüphesiz Allah, her şeye (hakkıyla) güç yetirendir. *
(*) Âyetten anlaşılıyor ki, mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulünün direktiflerine uymadıkları için kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor. Zira Bedir de saldırgan müşriklerden yetmiş kişi etkisiz hale getirilmiş, yetmiş kişi de esir alınmıştı. Uhud’da ise, Müslümanlardan yetmiş kişi şehit olmuştu. İşte âyette geçen’’müsibet’’ le buna işaret ediliyor.