close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 151. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Senulkî fî kulûbi-lleżîne keferû-rru’be bimâ eşrakû bi(A)llâhi mâ lem yunezzil bihi sultânâ(en)(s) veme/vâhumu-nnâr(u)(c) vebi/se meśvâ-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hiçbir şeye dayanmaksızın Allah'a şirk koştuklarından dolayı kafirlerin yüreklerine yakında bir korkudur salacağız. Ateştir yurtları onların ve zalimlerin barınacağı yer, ne de kötüdür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendisi hakkında (Kur’an’da) hiçbir güçlü ve geçerli delil indirmediği şeyi (İslam’a aykırı işleri ve kişileri) Allah’a ortak koştuklarından (onların bâtıl görüşlerini ve girişimlerini, İslam’ın emriymiş gibi saydıklarından) dolayı, küfre girenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür. (Ve cehennem ne çetin bir azap mekânıdır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan başka varlıklara, O'nun hiçbir zaman yetki tanımadığı şeylere ilahlık yakıştırdıklarından dolayı, gerçekleri örtbas edenlerin kalplerine korku salacağız. Onların gidecekleri yer ateştir, cehennemdir. Ne kötüdür varlık sebebine aykırı davrananların gideceği yer.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın haklarında hiçbir ferman, hiçbir yetki indirmediklerini, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında ona ortak koşmaları, âhiret hayatını, hesap ve mükâfatı inkâr etmeleri sebebiyle kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin kalplerine, akıllarına korku yerleştireceğiz. Onların mekânları ateştir. İnkârda, isyanda ısrar eden, Allah'ın kullarını, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin devamlı ikametgâhları ne kötüdür.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a, hakkında hiçbir delil indirmiş olmadığı şeyi ortak koşmalarından dolayı inkarcıların kalplerine korku sokacağız. Onların barınakları da ateştir. Zalimlerin varacakları yer ne kadar kötüdür!
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendisi hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koştuklarından dolayı küfredenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfirlerin kalblerine yakında korku düşüreceğiz, şu sebeple ki: Onlar, ibadet edilmesi hususunda Allah'ın hiç bir delil ve hüccet indirmediği put gibi varlıkları, Allah'a ortak koşmuşlardı. Onların varacağı yer cehennemdir. O zâlimlerin yatağı ne de kötüdür!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın indirdiği bir delil olmaksızın Allah’a eş koştuklarından dolayı, o kâfirlerin kalplerine korku salacağız. Onların son sığınakları da ateştir. Zalimlerin yerleşeceği en kötü yer orasıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de ateştir. Zâlimlerin varacağı yer ne kötüdür!
Besim Atalay
swap_vert close
İndirilmiş hiçbir belgeleri yok iken, Allaha eş koşmuş olduklarıyçin kâfirlerin gönlüne korku salarız, ateştir onların barınakları, zalimlerin durağı ne de kötü bir yerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hakkında (Allah'ın) hiçbir delil indirmediği şeyleri (tanrısal niteliklerle yücelterek veya mutlak otorite kabul ederek ya da servet, makam ve şöhret gibi değerleri amaç haline getirerek) Allah'a ortak koşmalarından (ya da Allah'ın önüne geçirmelerinden) dolayı, inkâra şartlananların ve zulmedenlerin kalplerine korku salacağız ki (dünyada hep kaygı ve endişe içinde yaşasınlar). Onların gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!
Cemil Said
swap_vert close
Biz kâfirlerin kalbine dehşet saçacağız. Çünki bilâ hüccet Allâh’a işrâk iyledikleri içün meskenleri ateşdir, zâlimlerin meskenleri ne kadar fenâdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmalarından ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koştuklarından dolayı; inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kâfirlerin kalplerine korku salacağız. Çünkü onlar, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği şeyi O’na ortak koştular. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
 Bu âyet, Allah’a inanmanın verdiği moral gücünden yoksun olanların kalplerini kısa zamanda korku saracağını ifade etmektedir. Nitekim, bu âyetlerde bahis konusu edilen Uhud savaşında, bir ara müslümanların çoğu paniğe kapılıp dağılmalarına rağmen, müşrikler, önemli bir sonuç elde etmeden çekip gitmişlerdi. Hatta giderken bir ara geri dönüp müslümanların işini bitirmeyi düşünmüşler, ancak dönme cesaretini gösterememişler, büsbütün yenilmemiş olmayı yeğ tutmuşlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Güçsüz ve yetkisiz kişileri ALLAH'a ortak koştukları için inkarcıların kalplerine korku salacağız. Yerleri ateştir. Zalimlerin durağı ne kötü!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmalarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Onların yurtları ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahın hiç bir bürhan indirmediği şeyleri ona şerik koştukları için biz o kâfirlerin kalblerine korku düşüreceğiz, onların varacakları yer, Cehennemdir, ne de kötüdür o zalimler yatağı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil bildirilmeyen şeyleri Allah’a ortak koştuklarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Gidecekleri yer de (ebedî) cehennemdir. Zâlimlerin varacağı yer ne kötüdür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yetki verdiğine dair, hakkında hiçbir kanıt indirmediği varlıklara, ilahlık yakıştırmalarından dolayı, gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağız. Onların varacakları yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakkında Allah'ın hiç bir huccet indirmediği şeyleri Ona eş tanıdıklarından dolayı küfr (ve inkâr) edenlerin kalblerine korku salacağız. Onların yurdları ateşdir. Zalimlerin dönüb varacağı yer ne kötüdür!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaları sebebiyle, inkâr edenlerin kalblerine korku salacağız!(2) Varacakları yer de ateştir. Zâlimlerin kalacağı yer ise ne kötüdür!
(2)Uhud Savaşı gününde üstünlük kâfirlerde iken Allah, onların kalblerine korku saldı ve zâhirde hiçbir sebeb yokken kaçtılar. (Râzî, c. 5/9, 34)“Evet, her hakīkī hasenât (iyilikler) gibi cesâretin dahi menbaı (kaynağı) îmandır, ubûdiyettir (kulluktur). Her seyyiât (kötülük) gibi cebânetin (korkaklığın) dahi menbaı dalâlettir. Evet, tam münevverü’l-kalb bir âbidi(ibâdetle kalbi nûrlanmış bir kulu), küre-i arz (dünya) bomba olup patlasa, ihtimâldir ki, onu korkutmaz. Belki hârika bir kudret-i Samedâniyeyi, lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat meşhur bir münevverü’l-akıl (aklı aydınlanmış) denilen kalbsiz bir fâsık feylesof ise, gökte bir kuyruklu yıldızı görse, yerde titrer. ‘Acabâ bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?’ der, evhâma düşer.” (Sözler, 3. Söz, 8-9)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Zatım olan) Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaları sebebiyle, inkâr etmiş olanların gönüllerine korku salacağız. (Ahirette) barınacakları yer de ateştir. Zâlimlerin varacağı yer ise ne kötüdür!*
(*) Bu âyet, Allah’a inanmanın verdiği moral gücünden yoksun olanların yüreklerini kısa zamanda korku saracağını ifade etmektedir. Nitekim, bu âyetlerde bahis konusu edilen Uhud savaşında, bir ara müslümanların çoğu paniğe kapılıp dağılmalarına rağmen, müşrikler, önemli bir sonuç elde etmeden çekip gitmişlerdi. Hatta giderken bir ara geri dönüp müslümanların işini bitirmeyi düşünmüşler, ancak dönme cesaretini gösterememişler... (Diy. Vakfı Meali 151. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara sağlam bir delil indirmediği halde, Allah’a şirk koşmaları sebebiyle, gerçeği inkâr edenlerin kalplerine şüphe salacağız. Onların (kıyamet günü) sığınacakları yer ateş dir. Haksızlık yapanların mekânları ne kadar kötüdür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Allah’ı tanımayanların yüreğine korku salacağız. Çünkü onlar ellerinde hiç bir dayanak yokken Allah’a eş koştular. Onların varacakları yer ateştir. Kıyıcıların durağı ne kötüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/a şerik koşmaları hususunda Allah hiçbir hüccet indirmemiş iken Allah/a şerik koştuklarından nâşi, onların kalplerine dehşet ilka edeceğiz. Onların yurtları ateştir. Zalimlerin barındıkları yer ne kötüdür!
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, Allah’ın kendilerine hiçbir güç [sultân] indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmalarından dolayı, inkâr edenlerin kalplerine korku [ru’b] salacağız. Onların son durağı ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
Kadri Çelik
swap_vert close
Hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmalarından ötürü, küfre sapanların kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimlerin konaklama yeri pek de kötüdür!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Haram helâl sınırlarını belirleme, değer yargıları oluşturma, emirlerine kayıtsız şartsız itaat edilme gibi konularda, kendilerine yetki verildiğine dâir Allah’ın Kitap veya Elçisi aracılığıyla hiçbir delil göndermediği varlıkları tanrısal niteliklerle yücelterek veya birtakım varlıkları itaat edilecek mutlak otorite kabul ederek yahut servet, güç, makam, şöhret gibi değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek O’na ortak koştuklarından dolayı, kâfirlerin yüreğine korku salacağım. Siz Allah yolunda olduğunuz sürece, sizinle göğüs göğse çarpışmaktan ödleri kopacaktır. Dünyada hep korku ve endişe içinde yaşayacaklar ve sonunda, varacakları yer ateş olacaktır. Zâlimlerin kalacağı yer, gerçekten ne kötüdür!Şimdi, “Allah bize madem bunca vaatlerde bulunuyor, o hâlde neden Uhud savaşında bu felâkete uğradık?” diyorsanız, iyi dinleyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hakkında delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koştukları sebebiyle inkâr etmiş olanların kalbine Ürküntü / Korku salacağız. Ateş, onların barınağıdır. Zâlimler’in kalacağı yer ne kötü!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz inkarcıların kalplerine korku salacağız. Çünkü hiç aslı astarı olmayan şeyleri, Allah ile bir tutuyorlar. Onların yegane sığınağı ateştir. Kendilerine saygısızlık edenlerin olacağı budur...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın hakkında hiçbir delil göndermediği şeyleri Allah adına söyleyerek Allah’ı kendi sözlerine ortak etmek, ya da kendi sözleriyle Allah’ın sözlerini aynı kefeye koymak, Allah ile bilgide ortak olmak demektir. Hiçbir insan Allah ile bilgide ortak olamaz. Böylelerinin kalplerine korku salacağız. Onların ahiretteki barınakları cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmaları sebebiyle, kâfir olanların kalplerine yakında korku salacağız. [*] Onların barınağı ateştir. Zalimlerin yeri ne kötüdür!
Burada geçen [er-ru‘b] kelimesi yürekleri adeta hoplatan, son derece etkili korku demektir. Anlaşılıyor ki şirk denen inanç bozukluğunun sonu “korku”dur. Bu her ne kadar açıktan görünmüyorsa da sahibinin içinde fırtınalar kopartmaktadır. Uhud’da galip durumda olmalarına rağmen Mekke’ye dönüş yolunda yeniden geri dönme fikri gündeme gelmesine rağmen, korkarak geri dönemedikleri ifade edilmektedir. Dahası Ebû Süfyân’ın Hz. Muhammed ve Hz. Ebû Bekir’le alay edişine cevap veren Hz. Ömer’in meydan okumasına karşılık veremediği de ifade edilmektedir. Burada sözü edilen korkunun özelde Uhud’da olsa da genelde bütün zamanları içeriyor olmasına engel bir durum yoktur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, o kâfirlerin kalplerine; Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona eş koşmaları sebebiyle, bir korku salacağız. Onların son barınma yerleri, ateştir ve o zalimlerin barınağı ne kadar da kötüdür.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’tan başka varlıklara -O’nun hiçbir zaman yetki tanımadığı ¹⁰⁶ şeylere- ilahlık yakıştırdıklarından dolayı, hakikati inkara şartlanmış olanların kalplerine korku salacağız; onların son durağı ateştir, ne kötüdür zalimlerin meskeni!
106 Yani, O’nun hiçbir zaman müsaade etmeyeceği. Benim çevirimde “hiçbir zaman” zarfının kullanılması, zamanda sürekliliğe işaret eden lem yunezzil (lafzen, “indirmemektedir” veya “göndermemektedir”) gramatik kalıbına dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hakkında hiçbir delil ve belge indirmediği şeyi, Allah’a ortak koştukları için kâfirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir, ne berbattır şirk koşan zalimlerin barınağı. 7/33, 12/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hiçbir delile dayanmadan Allah’a şirk koşmalarından dolayı kâfirlerin yüreklerine korku salacağız.[⁶⁷²] Nitekim onların son durağı ateştir: ne berbattır zalimlerin meskeni!
[672] er-Ru’b daha çok kaynağı dışarıda olan “korku” için kullanılır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah'ın (kendilerine ibadete izin verildiği) hakkında hiçbir delil indirmiş olmadığı şeyleri (putları) O'na ortak koştuklarından dolayı, müşriklerin kalblerine yakında korku salacağız, (size karşı tekrar hücuma cesaret edemeyeceklerdir) Onların (sonunda) varacakları yer de cehennemdir, orası ne feci bir son duraktır!
(Nitekim Uhud’da Müşrikler önemli bir sonuç almalarına rağmen saldırıya cesaret gösterememişler, kalplerine korku girmiş ve geri dönmüşlerdi.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın, kendilerine hiçbir delil indirmediği şeyleri, Allah’a ortak koştuklarından dolayı inkâr edenlerin kalblerine korku salacağız; gidecekleri yer de cehennemdir! Zâlimlerin varacağı yer, ne kötüdür!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hakkında Cenâb-ı Allah'ın hiçbir hüccet indirmemiş olduğu şeyleri O'na ortak tanıdıklarından dolayı kâfirlerin kalblerine yakında korku düşüreceğiz. Onların gidecekleri yer cehennemdir. O zalimlerin duracakları yer ne kadar fenadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O kâfirler, Allah'ın, tanrılıklarını kabul ettiğine dair hiç bir delil indirmediği birtakım nesneleri Allah'a ortak saydıkları için, Onların kalplerine korku salacağız. Onların gidecekleri yer cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın, kendilerine hiçbir güç (vermediği, haklarında hiçbir delil) indirmediği şeyleri, Allah'a ortak koştuklarından dolayı inkar edenlerin kalblerine korku salacağız; gidecekleri yer de cehennemdir! Zalimlerin varacağı yer, ne kötüdür!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ellerinde bir huccet ve burhân olmadığı halde Allâh Te'âlâ'ya şirk iyledikleri sebebiyle kâfirlerin kalblerine korku koyarız. Onların mekân ve me'vâları cehennemdir ve cehennem de zâlimlere ne fenâ bir mahall-i ikāmetdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kâfirlerin[1] kalplerine korku salacağız. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiği bir delile dayanmadan O’na ortaklar koşmuşlardır[2]. Varıp kalacakları yer cehennemdir. Bu yanlışı yapanların yerleşecekleri yer ne kötüdür!
[1] Âyetleri görmezlikten gelenlerin. [2] Allah'ın kitabına rağmen icma ve kıyas gibi deliller oluşturup yeni hükümler ortaya koyanlar bu kapsama girerler.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koştukları için kafirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koştukları için, Biz o kâfirlerin kalplerine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir. Zalimler için ne kötü bir yerdir orası!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın, kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştukları için, küfre sapanların kalplerine korku salacağız. Barınakları ateştir onların. Ne kötüdür o zalimlerin varacakları yer!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bıraġavuz göñüllerine anlaruñ kim kāfir oldılar, ķorķu; andan ötürü kim ortaķ eylediler Tañrı’ya, anı kim indürmedi anuñ-ile ḥüccet. daħı dönecek yiri anlaruñ oddur. daħı ne yavuz žālimler ŧuraġı yirį
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bıraḳur‐biz yüreklerine kāfirlerüñ ḳorḳuyı, şirk getürdükleri sebebi‐y‐le,Tañrı Ta‘ālāya ḥüccet delīl gelmeksüz. Anlaruñ varacaḳ yiri ṭamu odıdur,daḫı ne yaman varacaḳ yirdür o ẓālimlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Haqqında heç bir dəlil nazil etmədiyi şeyi Allaha şərik qoşduqlarına görə kafirlərin ürəklərinə qorxu salarıq. Onların yeri Cəhənnəmdir. Zülm edənlərin sığınacaqları yer nə pisdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We shall cast terror into the hearts of those who disbelieve because they ascribe unto Allah partners, for which no warrant hath been revealed. Their habitation is the Fire, and hapless the abode of the wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Soon shall We cast terror into the hearts of the Unbelievers, for that they joined companions with Allah, for which He had sent no authority: their abode will be the Fire: And evil is the home of the wrongdoers!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
سَنُلْق۪ي
salacağız
ف۪ي قُلُوبِ
kalplerine
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
الرُّعْبَ
korku
بِمَٓا
o şey se- bebiyle ki
اَشْرَكُوا
şirk koştular
بِاللّٰهِ
Allah'a
مَا
o şey- leri ki
لَمْ يُنَزِّلْ
indirmedi
بِه۪
hak- kında
سُلْطَاناًۚ
bir delil
وَمَاْوٰيهُمُ
ve varacakları yer
النَّارُۜ
ateştir
وَبِئْسَ
ve ne kötüdür
مَثْوَى
kalacağı yer
الظَّالِم۪ينَ
zalimlerin
Biz, (Allah'ın) hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a şirk koşmaları sebebiyle (kıyamet günü) kâfirlerin kalplerine korku salacağız. Onların varacakları yer de (cehennem) ateş(i)dir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
رُعْب
İsim
ر ع ب
Korku
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
سُلْطَان
İsim
س ل ط
Delil, yetki, güç, hakimiyet, kuvvet, hüccet, sultan, saltanat
مَاْوٰى
İsim
ا و ي
Varılacak yer, barınak, Me'va
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
بِئْسَ
Fiil-I
ب ا س
Ne kötü!
مَثْوًى
İsim
ث و ي
Kalacak yer, varılacak yer
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden