Muhammed, sadece resuldür, elçidir. Nitekim ondan önce de nice resuller gelip geçmiştir. Şayet o ölür veya öldürülürse, Siz hemen gerisin geriye dinden mi döneceksiniz? Kim geri döner, dinden çıkarsa, bilsin ki Allah'a asla zarar veremez. Ama Allah hidâyetin kadrini bilip şükredenleri bol bol mükâfatlandıracaktır. [33, 40; 57, 2; 58, 29; 61, 6]
Bu âyet Uhud savaşında münâfıkların yıkıcı dedikodularına cevap mahiyetindedir. Savaşta Hz. Peygamber (a.s.)’ın öldürüldüğü haberi yayılınca müminler üzüldü, münâfıklar ise çeşitli plânlar, dinden dönme vs. düşüncelerine girdiler. Cenab-ı Allah ebedî dâvanın fanî şahıslar üzerine bina edilmediğini hatırlatmak üzere böyle buyurmuştur. Hz. Peygamber (a.s.)’ın vefat ettiği gün, o müthiş üzüntü sırasında Hz. Ebû Bekir (r.a) mescide gelerek ashaba şöyle hitap etti: “Bakın! Kim Muhammed’e tapıyor idiyse, bilsin ki Muhammed öldü. Kim Allah’a tapıyorsa, Allah diridir, asla ölmez!” deyip peşinden bu âyeti okuyunca, ashab (r.a.) bu âyeti âdeta tamamen unutmuş olduklarını hayretle görmüşlerdi.