close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 145. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ kâne linefsin en temûte illâ bi-iżni(A)llâhi kitâben mu-eccelâ(en)(k) vemen yurid śevâbe-ddunyâ nu/tihi minhâ vemen yurid śevâbe-l-âḣirati nu/tihi minhâ(c) veseneczî-şşâkirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse ölmez. Ölüm, vakti tayin edilmiş bir yazıdır. Kim dünya nimetlerini isterse ona dünyadan nimetler veririz ve kim ahiret mükafatını dilerse ona ahirete ait mükafatlar ihsan ederiz ve biz, şükredenleri yakında mükafatlandıracağız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın sevabını ve çıkarını ister (menfaati maneviyata tercih eder)se ona ondan veririz; (ama cennetimizden mahrum ederiz,) kim de ahiret sevabını (ve ebedi hayatını) ister (Allah’ın rızasını ve İslam davasını önemseyip önceler)se, ona da ondan veririz. Biz (ahireti tercih edenlere, şirkten ve şikâyetten sakınıp) şükredenlere karşılığını ileride vereceğiz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. Ölüm belli bir süreye göre yazılmıştır. Ve kim bu dünyanın menfaat ve kazancını isterse, kendisine ondan vereceğiz. Kim de ahiretin menfaatı ve kazancını arzularsa, ona da bundan veririz. Ve biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Levh-i Mahfuzdaki ecel dolmadan, Allah'ın planı yürürlüğe girmeden bir kimsenin ölmesi mümkün değildir. Kim dünya menfaati isterse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret, ebedî yurt sevabı isterse ona da bundan veririz. Şükredenleri mükâfatlandıracağız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/2; 17/18-19; 35/11; 42/20.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hiçbir can, Allah'ın izni olmadan ölmez. O, belirlenmiş bir ecele göredir. Kim dünyanın yararını isterse ona ondan veririz; kim de ahiretin yararını isterse ona da ondan veririz. Şükredenlerin karşılıklarını vereceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye ölmek yoktur. Ölüm, zamanı Allah'ın ilminde kararlaşmış bir yazıdır. Kim dünya menfaatını isterse kendisine ondan veririz; ve kim de ahiret savabını isterse buna da ondan veririz. Şükredenlere ise muhakkak mükâfat verceğiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Belirli bir yazı olarak Allah’ın izni olmadan hiçbir nefis ölemez. (Rızık da Allah’ın güvencesi altındadır.) Fakat kim dünya mükâfatını isterse, ondan ona veririz. Kim ahiret mükâfatını isterse onu da ona veririz. Ve Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de âhiretin nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz ve şükredenleri ödüllendireceğiz.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın izni bulunmadıkça, bir kimse ölmez, gününce yazılmıştır, bu dünya sevabını kim isterse, onu ona veririz, ahret sevabını da isteyene veririz, şükreden kimseleri ödülleyeceğiz biz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz, kim de (faydalı ve güzel yaşantısıyla) âhiret nimetini dilerse ona da ondan veririz. Ve şükredenlere muhakkak karşılığını vereceğiz.
Atalarımız ‘hasta yatan değil vadesi yeten ölür’ diye çok güzel bir söz söylemiştir. Ayetten de anlıyoruz ki kimin ne zaman ve nasıl öleceğini Allah’tan başka kimse bilemez. Ayette ayrıca ölümün herkes için ve kaçınılmaz olduğunu aklımızdan çıkarmamamız, dünyanın geçici nimetlerine dalıp ahireti unutmamamız gerektiği ifade ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
İnsan kitâb-ı kadrinde mu’ayyen olan hayâtın hitâmında Allâh’ın emriyle vefât ider. Bu dünyânın mükâfâtını isteyenlere vireceğiz arzu idenlere âhiret sevâbı i’tâ iyleyeceğiz, ni’mete şükür idenlere de mükâfât ideceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hiçbir kimse Allah’ın yazılıp bir süreye bağlanmış izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse ondan kendisine veririz; kim âhiret nimetini isterse ona da ondan veririz; ve şükredenleri ödüllendireceğiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem Allahın izni olmadıkça kimseye ölmek yok: o va'desiyle yazılmış şaşmaz bir yazı, bununla beraber kim Dünya sevabını isterse ona ondan veririz, kim de Ahıret sevabını isterse ona da ondan veririz, şükredenlere ise muhakkak mükâfat vereceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın izni (ezeli ve ebedi ilmi dâhilinde) olmadan, takdir edilen ecel vakti gelmeden, hiçbir nefis (hiçbir canlı) ölmez. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın bilgisi¹ olmaksızın, hiç kimse ölmez. Ölüm, vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır.² Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.
1. Ayette geçen “bi iznillahi”, deyimine, çevirilerde, “Allah'ın izni” olarak anlam verilmektedir. Oysaki “izin” sözcüğü Arapçada “bilgi”, “bilmek” anlamına gelmektedir. “Bi iznillah”, Allah'ın bilgisine göre, Allah'ın bilgisi gereği demektir. (2:213,221; 5:16). 2. Ecelin gelmesi Allah'ın belirlediği yasalara göre gerçekleşir. Bütün olaylar sebep sonuç ilişkisine bağlıdır. Ölüm koşulları oluşmadan ölüm meydana gelmez.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın izni (emri ve kazaası) olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yokdur. O, va'desiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünyâ menfaatini dilerse kendisine ondan veririz. Kim de âhiret sevabını isterse ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem va'desi belli olan bir yazı (bir kader) olarak, Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimsenin ölmesi mümkün değildir. Artık kim dünya mükâfâtını isterse, ona ondan veririz. Kim de âhiret mükâfâtını isterse, ona (da) ondan veririz. Şükredenleri ise mükâfâtlandıracağız.(2)
(2)“Bu hayâtın gāyesi ve netîcesi hayât-ı ebediye olduğu gibi bir meyvesi de, hayâtı veren Zât-ı Hayy-ı Muhyî’ye (hayat sâhibi olan ve hayâtı veren Allah’a) karşı şükür ve ibâdet ve hamd ve muhabbettir ki, bu şükür ve muhabbet ve hamd ve ibâdet ise, hayâtın meyvesi olduğu gibi, kâinâtın gāyesidir. Bundan anla ki, bu hayâtın gāyesini: ‘Rahatça yaşamak ve gafletli lezzetlenmek ve heveskârâne (heveslerine göre)ni‘metlenmektir’ diyenler, gāyet çirkin bir cehâletle, münkirâne (inkâr ederek), belki de kâfirâne, bu pek çok kıymetdâr olan hayat ni‘metini ve şuûr hediyesini ve akıl ihsânını istihfâf (hafife alıp) ve tahkīr edip(aşağılayıp), dehşetli bir küfrân-ı ni‘met (nankörlük) ederler.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 390-391)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hiç bir kimse için Allah’ın izni (iradesi) olmadıkça ölmek yoktur. O vadesi tayin edilmiş bir yazıdır. Ve her kim (çalışarak) dünya menfaatini dilerse ona ondan veririz. Ve kim de (iman, ibadet ve salih amelleriyle) ahiret sevabını dilerse ona da ondan veririz. Şükredenleri ise elbette mükâfatlandıracağız.*
(*) Not: Bu ayetten de anlaşılıyor ki, istemek ve dilemek kula aittir, vermek ve bahşetmek ise yüce Allah’a aittir. Aynen bunun gibi hidayet veya delaleti dilemek ve istemek de kula aittir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hiçbir nefis, Allah’ın belirlediği zamanı doldurmaksızın, izni olmadan ölemez. Kim dünya hayatının karşılığını istiyorsa, o kimseye ondan veririz. Kimde ahiret hayatının karşılığını istiyorsa ona da ondan veririz. Şükredenlere elbette karşılıklarını vereceğiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın buyruğu olmadıkça hiç bir kimse için ölmek yoktur. Herkesin sonu yazılıdır. Herkim dünya karşılığını isterse ona onu veririz. Herkim de öbür dünya karşılığını isterse ona da onu veririz. Biz şükredenlerin karşılığını vereceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın izni bulunmadıkça hiçbir kimse için ölmek yoktur. Bu da vakt-i muayyen ile mukayyet bir yazı ile yazılıdır [³]. Kim ki dünya sevabını dilerse onu dileyene dünyalıktan veririz, kim ki âhiret sevabını dilerse ona da onu veririz. Şükredenlere mükâfat vereceğiz.
[3] Veya bu da ecel yazılı olan levh-i mahfuza göre olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın izni olmadan, takdir edilmiş [kitâben] belli bir vadeden önce hiçbir kişi ölmez. Kim dünya nimetini [sevâb] isterse ona ondan veririz, kim de ahiret nimetini isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç bir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. O, süresi belirtilmiş bir yazgıdır. Kim dünya sevabını isterse ona ondan veririz ve kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında mutlaka ödüllendireceğiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öncedenbelirlenmiş bir yazgıya göre Allah izin vermedikçe, hiçbir canlının ölmesi mümkün değildir. Madem her şey Allah’ın hükmü altındadır, o hâlde can ve mal kaygısıyla mücâdeleden geri durup ilâhî gazâba uğramanın ne anlamı var?Bununla birlikte, her kim bu dünyanın nîmetlerini arzu eder ve bütün yeteneklerini, gücünü yalnızca onu elde etmek için sarfederse, kendisine ondan az veya çok, dünyalık bir şeyler vereceğiz. Fakat o, âhirette hiçbir şey elde edemeyecektir. Kim de iyi işler yaparak âhiret nîmetlerini arzular ve bu nimetlere ulaşmak için üzerine düşeni yaparsa, ona da ondan hak ettiği payı vereceğiz. Evet, kendilerine bahşedilen nîmetlere karşılık söz ve davranışlarıyla şükredenleri, elbette dünya ve âhiret nîmetleriyle ödüllendireceğiz. Geçmişte bunu başaranlar oldu, siz de başarabilirsiniz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir nefis (kişi) için, ecel yazısı halinde Allah’ın izniyle olmadan ölmek mümkün / olası değildir. Kim Dünya sevâbını / yatırımını isterse, ondan kendisine veririz. Kim Âhiret’in sevâbını / yatırımını isterse, ondan da veririz. Şükredenler’i mükâfatlandıracağız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç kimse Allah'ın ezelde yazdığı alın yazısını yaşamadan ölmez. Biz, dünya nimetini isteyene, payına düşeni veririz; ahiret nimetini isteyene de ahiretten payına düşeni veririz. Haline şükredenleri ise ayrıca ödüllendiririz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutmayın ki hiç kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse O’na da ondan veririz. Yeryüzünde yaşarken Allah’a şükredenleri ahiret hayatında mükâfatlandıracağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Her [nefis] belirlenmiş bir kitap (ilahî yasa) hâlinde yalnızca Allah’ın izniyle ölür. Kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri ileride ödüllendireceğiz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hiç kimse, kendisi için belirlenen süreye kadar Allah’ın izni olmadıkça kesinlikle ölmez.¹ (Yaşadığı sürece) kim, dünya nîmetini isterse kendisine ondan veririz, kim de âhiret nîmetini dilerse ona da ondan² veririz. Ama sonunda Biz kesinlikle şükredenleri mükâfatlandıracağız.
1 Yani Muhammed ölür veya öldürülürse, bu mutlaka Allah’ın izniyle olacaktır. Bir insan, hangi şekilde ölecekse öyle ölür. Ve onun dünyada iki eceli yoktur. Buna göre, “ecel-i müsemma” ve “ecel-i kaza” diye iki ecel tasavvur etmek doğru değildir. Çünkü ecel, tektir ve Allah, onu o kimsenin kendi iradesiyle nasıl bir hayat tarzı benimseyeceğini, ezelî ve ebedî ilmiyle bilerek takdir etmiştir. Allah’ın takdiri, asla değişmez. (Elmalılı)2 Âyetteki (مِنْ) ba’zıyye olduğu için Allah, o nîmetlerin tamamını değil de uygun gördüğü kadarını verir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah’ın izni olmadan ölmez. Ve kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de ahiretin nimetlerini arzularsa ona da bunu vereceğiz; ve [Bize] şükredenleri mükafatlandıracağız.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç kimse, Allah’ın izniyle yasalaşmış bir süre olmadan ölmez! Kim, şu dünyanın ödülünü isterse ona ondan veririz. Kim de ahiretin ödülünü isterse, ona da ondan veririz. Biz, şükredip nimetlerin hakkını verenleri mutlaka ödüllendiririz. 17/18-19, 42/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hiç kimse, Allah’ın izniyle ilâhî yasa ile kararlaştırılmış vâde dışında ölmez. Ve kim bu dünyanın ödülünü isterse kendisine ondan veririz, kim de âhiretin ödülünü isterse ona da ondan veririz; ve Biz, şükredenleri ödüllendiririz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah in izni olmadıkça (ecel gelmedikçe) hiç kimseye ölmek yoktur; o (ecel, kader planında) vâdesi tayin edilmiş bir alın yazısıdır! Kim dünya nimetini dilerse ondan veririz, kim de ahiret nimetini dilerse, ona da ondan veririz; (verdiğimiz nimetlere) şükredenleri elbette mükafatlandıracağız.
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünyâ sevâbını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim âhiret sevâbını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hiç bir kimse için Allah Teâlâ'nın izni olmadıkça ölmek yoktur. O vadesi tayin edilmiş bir yazıdır. Ve her kim dünya menfaatını dilerse ona ondan veririz. Ve kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Ve şükredenleri elbette mükâfaatlandıracağız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah izin vermedikçe hiç bir kişi ölemez. Bu, belli bir vakte bağlanmış, takdir edilmiştir. Her kim dünya mükâfatını isterse, kendisine dünyalık birşeyler veririz. Kim âhiret mükâfatı isterse ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri elbette ödüllendireceğiz. [35, 11; 6, 2; 42, 20; 17, 18-19]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya sevabını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim ahiret sevabını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükafatlandıracağız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bir nefse (bir kimseye) Allâh Te'âlâ'nın izni olmadıkca ölmek yokdur. Bu, (Levh-i Mahfûz'da) müeccel olarak yazılıdır. (İnsânın öleceği dakika mu'ayyen ve muharrerdir). Dünyânın sevâbını isteyene biz ondan viririz ve âhiret sevâbını isteyene de ondan i'tâ ve şükür idenlere de karîben mükâfât iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın izni olmadan, yazılı eceli gelmeden kimse ölmez. Kim dünyalık isterse ona ondan veririz. Kim ahiretlik isterse ona da ondan veririz. Biz, görevini yapanları ödüllendireceğiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiç kimse, Allah'ın izni olmadan ve belirlenmiş süresi gelmeden ölmez. Dünya nimeti isteyene ondan veririz. Ahiret nimeti isteyene de ondan veririz. Biz, şükredenleri mükafatlandıracağız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiç kimse, Allah'ın izni olmadan ve yazılı eceli erişmeden ölmez. Biz, dünya menfaatini isteyene ondan veririz. Âhiret sevabını isteyene de ondan veririz. Şükredenleri ise ödüllendireceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o. Dünya çıkarını gözetene ondan veririz; âhiret yararını gözetene de ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz biz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmadı hįç nefse kim öle, illā Tañrı dilegi-y-ile; yazmaķ ya'nį yazdı yazmaķ mühlet virinilmiş. daħı her kim dileye dünye yanudını virürüz aña andan. daħı her kim dileye [34b] āħiret müzdini virürüz aña andan. daħı yanud virevüz şükr eyleyicilere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yoḳdur bir nefse ölmek illā Tañrı buyruġı‐y‐la. Yazılmışdur eceli herkişinüñ. Kim dilese dünyā ẟevābını virür‐biz aña andan, daḫı kim dileseāḫiret ẟevābını virür‐biz aña andan. Daḫı biz cezāsın virsevüz gerek şükr idici‐lerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın izni olmayınca heç kəsə ölüm yoxdur. O, (lövhi-məhfuzda) vaxtı müəyyən edilmiş bir yazıdır. (Cihadda) dünya mənfəəti istəyən şəxsə dünya mənfəətindən, axirət savabı istəyən şəxsə isə axirət savabından verəcək. Şükür edənləri də, əlbəttə, mükafatlandıracağıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
No soul can ever die except by Allah's leave and at a term appointed. Whoso desireth the reward of the world, We bestow on him thereof; and whoso desireth the reward of the Hereafter, thankful. We bestow on him thereof. We shall reward the
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor can a soul die except by Allah.s leave, the term being fixed as by writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it(461) to him; and if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those that (serve us with) gratitude.
461 There is a slight touch of irony in this. As applied to the archers at Uhud, who deserted their post for the sake of plunder, they might have got some plunder, but they put themselves and the whole of their army into jeopardy. For a little worldly gain, they nearly lost their souls. On the other hand, those who took the long view and fought with staunchness and discipline - their reward was swift and sure. If they died, they got the crown of martyrdom. If they lived, they were heroes honoured in this life and the next.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا كَانَ
ve olmadı
لِنَفْسٍ
bir kimse için
اَنْ تَمُوتَ
ölmesi
اِلَّا
ancak
بِاِذْنِ
izni ile
اللّٰهِ
Allah'ın
كِتَاباً
bir yazı olarak
مُؤَجَّلاًۜ
eceli belli olan
وَمَنْ
ve kim
يُرِدْ
isterse
ثَوَابَ
sevabını
الدُّنْيَا
dünya
نُؤْتِه۪
ona veririz
مِنْهَاۚ
ondan
وَمَنْ
ve kim
يُرِدْ
isterse
ثَوَابَ
sevabını
الْاٰخِرَةِ
âhiret
نُؤْتِه۪
ona veririz
مِنْهَاۜ
ondan
وَسَنَجْزِي
ve mükâfatlan- dıracağız
الشَّاكِر۪ينَ
şükredenleri
Hiç kimse Allah'ın izni olmadan ölemez. (Ölüm) Belirli bir ecele göre yazılmıştır. Her kim dünya sevabını (ve kazancını) isterse, kendisine ondan veririz, kim de âhiret sevabını (ve kazancını) isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri (kıyamet günü muhakkak) mükâfatlandıracağız.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِذْن
İsim
ا ذ ن
İzin
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُؤَجَّل
Edilgen fiil-II
ا ج ل
Eceli belli olan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
ثَوَاب
İsim
ث و ب
Sevap, mükâfat, karşılık
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
ثَوَاب
İsim
ث و ب
Sevap, mükâfat, karşılık
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
شَاكِر
Etken fiil
ش ك ر
Şâkir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükredilmeye layık hakiki zat demektir), şükreden, şükredici