close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 135. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne iżâ fe’alû fâhişeten ev zalemû enfusehum żekerû(A)llâhe festaġferû liżunûbihim vemen yaġfiru-żżunûbe illa(A)llâhu velem yusirrû ‘alâ mâ fe’alû vehum ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, kötü bir iş işlediler mi, yahut nefislerine bir zulümde bulundular mı Allah'ı anıp suçlarının yarlıganmasını dileyenlerdir ve Allah'tan başka kimdir günahları yarlıgayan? Onlar, işledikleri suçta, bile bile ısrar da etmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (o muhsinler) "çirkin bir hayâsızlık" işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, (hemen) Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. (Ve zaten) Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar, yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlar utanç verici bir iş yaptıkları veya varlık sebeblerine aykırı bir davranışta bulundukları zaman, Allah'ı hatırlar ve günahlarının affı için yalvarırlar. Zaten Allah'tan başka kim günahları affedebilir? Onlar işledikleri günah ve hatalı işlerde de bilerek ısrar etmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İlâhî emirlere yapışanlar, büyük günah işledikleri zaman, yahut kendilerine, birbirlerine zulmettikleri, haksızlık ettikleri zaman Allah'ın büyüklüğünü, tehdidini hatırlayıp ibadet ederek, günahlarından dolayı Allah'tan bağışlanma dilerler. Allah'tan başka, günahları kim bağışlayabilir? Onlar bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmezler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/110; 9/104.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bir fenalık yaptıklarında yahut kendi kendilerine haksızlık ettiklerinde Allah'ı anar ve günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlar? Onlar işlediklerinde bile bile ısrar etmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve bir günâh işledikleri veya nefislerine zulüm ettikleri zaman Allah'ı anarak hemen günahlarının bağışlanmasını istiyenler, (ki günahları Allah'dan başka kim bağışlayabilir?) hem de yaptıkları günaha bile bile ısrar etmemiş olanlar (var ya);
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar öyleler ki, bir günah işlediklerinde veya (işleri eksik bırakmakla) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anar, günahlarının affedilmesi için yalvarırlar. Ve Allah’tan başka hiç kimsenin af sahibi olmadığını bilirler. Ve bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine haksızlık ettikleri zaman Allah'ı anar ve günahlarının affı için yalvarırlar. Zaten günahları Allah'tan başka kim affedebilir? Bunlar yaptıkları fenalık üzerinde bile bile ısrar etmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlar bir kötülük işlediğinde, ya da özlerine zulmeyleyince Allahı anarlar, günahlarına bağış umarlar, günahları ancak Allah bağışlar, yaptıkları kötülükte, bile bile direnmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (yine) onlar fena bir şey yaptıklarında veya (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayarak günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler.
Cemil Said
swap_vert close
Bir fenâ fi’il ile nefislerine zulüm irtikâb itdikden sonra nâdim olub Allâh’ı zikr idenleri ve günâhlarını bilüb de ısrâr itmeyenleri ve tevbe ve istiğfâr iyleyenleri Allâh’dan mâ’adâ kim ’afv idebilür?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.  
 133, 134 ve 135. âyelerde İslâm ahlâkının bir hülâsası verilmiştir. Şöyle ki; 133. âyette, Rabbimizin bağışına, gökler ve yer genişliğinde cennetine kavuşmanın, bütün ahlâkî davranışlarımız için temel gaye olduğu; iyiliği, birtakım dünyevî menfaatlar kaygısıyla değil de, sırf Allah’a saygı ve sevgi demek olan takvâ sâiki ile ve sadece uhrevî saadet uğruna yapmak gerektiği hatırlatılmıştır. 134 ve 135. âyetlerde ise, İslâm’da ideal ahlâk tipi olan «müttakî insan»ın temel ahlâkî nitelikleri olarak sayılan «herhalde cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanları bağışlamak ve hatasını görerek kabul etmek ve vazgeçmek» gibi vasıflar, ancak ihtirasları ve bencil duyguları karşısında hürriyetine kavuşmuş üstün ruhların faziletleridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman ALLAH'ı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler -Zaten ALLAH'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki?- ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar çirkin bir günah işledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve onlar ki bir kabahat yaptıkları veya nefislerine bir zulmettikleri vakıt Allahı anarlar da derhal günahlarına istiğfar ederler, günahları da Allahdan başka kim mağfiret eder? Hem yaptıklarına bile bile ısrar etmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yine onlar ki, çirkin bir iş yaptıklarında, ya da (işledikleri günah sebebiyle) nefislerine zulmettiklerinde, Allah’ı (n azabını ve ayrıca, tövbe edenlere karşı Allah’ın affedici olduğunu) hatırlayıp günahlarından dolayı bağışlanmayı isterler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, yaptıkları şeylerde (masiyetlerde), bile bile ısrar etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar, kötü bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri¹ zaman, Allah'ı hatırlayıp, suçlarının bağışlanması için O'na yalvarırlar. Zaten Allah'ın dışında kim suçları bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.
1- İnsan, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmemekle aslında kendisine zulmetmiş olmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve çirkin bir günâh işledikleri, yâhud nefslerine zulmetdikleri vakit Allahı hatırlayarak hemen günâhlarının yarlığanmasını isteyenlerdir. Günâhları Allahtan başka kim yarlığar? Bir de onlar işledikleri (günâh) üzerinde, bilib dururlarken ısrar etmeyenlerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (onlar,) çirkin bir iş yaptıkları veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı zikredip günahlarının bağışlanmasını isterler.(2) Zâten Allah'dan başka, günahları kim bağışlar? Hem (onlar,) işledikleri (günahları)nda kendileri bile bile ısrâr etmeyen kimselerdir.
(2)Burada zikredilen “çirkin bir iş” ta‘bîriyle, “kebâir” denilen ve zinâ gibi çirkinliği açık olan büyük günahlar; “nefislerine zulmetmek” ta‘bîriyle de “sağâir” denilen küçük günahlar kasdedilmektedir. “Bağışlanmasını isteyenler”den maksad ise, işlediği günâha pişmân olup, bir daha o günâhı işlememeye kat‘î niyet ederek karar verenlerdir. (Nesefî, c. 1, 274)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar, çirkin bir iş yaptıklarında veya (günahla) kendi öz canlarına zulmettiklerinde peşinden hemen Allah’ı hatırlar, O’nu anar ve günahlarının affedilmesini dilerler. Zaten, günahları Allah’tan başka kim affedebilir ki! Ayrıca, yaptıkları (kötülük ve günah) üzerinde ısrar edip bile bile durmazlar. *
(*) 133, 134 ve 135. âyelerde İslâm ahlâkının bir hülâsası verilmiştir. Şöyle ki; 133. âyette, Rabbimizin bağışına, gökler ve yer genişliğinde cennetine kavuşmanın, bütün ahlâkî davranışlarımız için temel gaye olduğu; iyiliği, birtakım dünyevî menfaatlar kaygısıyla değil de sırf Allah’a saygı ve sevgi demek olan takvâ sâiki ile ve sadece uhrevî saadet uğruna yapmak gerektiği hatırlatılmıştır. 134 ve 135. âyetlerde ise, İslâm’da ideal ahlâk tipi olan «müttakî insan»ın temel ahlâkî nitelikleri olarak sayılan «herhalde cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanları bağışlamak ve hatasını görerek kabul etmek ve vazgeçmek» gibi vasıflar, ancak ihtirasları ve bencil duyguları karşısında hürriyetine kavuşmuş üstün ruhların faziletleridir. (Diy. Vakfı Meali 135. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Korunanlar) Utanç veren bir suç işlediklerinde veyahut kendi nefislerine haksızlık yaptıklarında, Allah’ı hatırlarlar ve yaptıkları hatalardan dolayı Allah’ın bağışlamasını isterler. Hataları, Allah’dan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar yaptıkları yanlışları ve zulümleri bile bile devam ettirmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yine o sakınanlar çirkin bir iş işleyince, ya da kendilerine karşı kıyıcılık edince Allah’ı düşünürler, hemen Ondan günahlarının yarlıganmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka kim yarlıgayabilir? Hem o sakınanlar işledikleri günah üzerinde bile bile direnip durmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki hayasızlık yaptıkları veya öz nefislerine zulüm ettikleri zaman Allah/ı anarlar da günahlarından yarlıganmak dilerler. Günahları Allah/tan başka kim yarlıgayabilir? Onlar bile bile [²] işledikleri günahta ısrar etmezler.
[2] Israrın zarar verdiğini. Allah'ın yarlıgadığını, hayasızlığın kötü olduğunu bilerek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yine onlar haddi aşan bir eylem yaptıkları/bir kötülük işledikleri [fâhişeten] veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlarlar ve hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar bile bile yaptıkları hatalarında ısrar etmezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar ve günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar yaptıklarında, bile bile ısrar etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine onlar, o takvâ sahipleri; utanç verici bir kötülük işledikleri, ya da bir başka şekilde kendilerine zulmettikleri zaman, hemen Allah’ı hatırlayıp günahlarının bağışlanması için O’na yalvarırlar. Öyle ya, günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir? Bir de onlar, günah olduğunu bile bile yaptıklarında ısrar etmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kötü bir iş yaptıkları veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı andılar / hatırladılar, günahları için bağışlanma dilediler. Günahlar’ı Allah’tan başka kim bağışlar? Onlar biliyorken, yaptıkları şeylerde ısrar etmediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sağlamcı, kendisine bir kabalık ya da haksızlık edildi mi, hemen, Allah adına sığınıp tövbe istiğfar edendir. - zaten tövbeleri Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! - Sağlamcı, yaptığı hatada bile bile inat etmeyendir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Mümin olanlar çirkin bir iş yaptıkları yahut günah işleyerek kendilerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını ister. İşledikleri hatalarda ısrar etmezler. Şunu bilirler ki; Allah’tan başka günahları bağışlayan yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, bir çirkinlik yaptıklarında veya kendilerine haksızlık ettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen bağışlanma dilerler. [*] (Zaten) günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Onlar, işledikleri kötülüklerde bilerek ısrar etmezler.
Benzer mesaj: A‘râf 7:201.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlar, bir aşırılık yaptıkları yahut birbirlerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayarak, hemen günâhlarının affedilmesini dilerler. Zâten günâhları Allah’tan başka kim affedebilir ki? Ve onlar, işledikleri günâhlarda bilerek ısrar etmezler.¹
1 İbnu Abbâs’tan gelen rivayete göre; “hurma satan birine güzel bir kadın geldi. Kadın, alışverişini yaptıktan sonra, adam onu kucaklayarak öptü. Ancak hemen bu davranışından dolayı pişman oldu ve Hz. Peygamber (s.a.v)’e gelip durumu anlattı. Bu olay üzerine bu ayet nazil oldu. (Vahidi)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine [başka türlü] bir zulüm işledikleri zaman, Allah’ı anar ve günahlarının affı için yalvarırlar –zaten Allah’tan başka kim günahları affedebilir?– ve her ne [zulüm] işlemişlerse onda bilerek ısrar etmezler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine bunlar, utanç verici bir iş yaptıklarında veya kendilerine kötülük ettiklerinde, hemen Allah’ı hatırlayıp günahları için af dilerler. Zaten Allah’tan başka günahları kim bağışlayabilir ki? Ve bunlar, bile isteye günah işlemekte ısrar etmezler. 40/3, 66/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine bir kötülük ettikleri zaman, Allah’ı(n affını) hatırlayıp hemen günahları için bağışlanma dilerler; hem Allah’tan başka günahları kim bağışlayabilir ki? Üstelik onlar, yaptıkları kötülükte bile bile ısrar da etmezler.[⁶⁶²]
[662] Günahta ısrar, günah işlemekten daha büyük günahtır. Zira bu, günaha aldırmamanın bir sonucudur. Günaha aldırmamak ise, vicdanın kör, imanın pasif oluşunun bir göstergesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki, bir günah işleyip de, kendilerine yazık ettikleri zaman Allah'ı anarlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. (O'nun rahmetine sığınırlar ki,) Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Hem onlar, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler! (Halis tevbe ile kötülüğü hemen terk ederler)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allâh’ı hatırlayarak hemen günâhlarının bağışlanmasını dilerler; günâhları da Allah’tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatâlarında bile bile, ısrar etmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve öyle zâtlar ki, bir büyük günah yaptıkları veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah Teâlâ'yı zikrederler, hemen günahları için istiğfarda bulunurlar. Ve kimdir Allah Teâlâ'dan başka günahları mağfiret eden? Ve onlar yaptıklarında bile bile ısraretmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müttakiler ki çirkin bir iş yaptıklarında veya kendi nefislerine zulmettiklerinde, peşinden hemen Allah'ı anar, günahlarının affedilmesini dilerler. Zaten günahları Allah'tan başka kim affeder ki? Bir de onlar, bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmez, o günahları sürdürmezler. [9, 104; 4, 110]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler; günahları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatalarında bile bile, ısrar etmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve şunlar ki bir fahşe (büyük günâh ve fenâ iş) işlediklerinde ve yâhud nefislerine zulüm itdiklerinde Allâh Te'âlâ'yı düşünerek tevbe ve istiğfâr iderler. Allâh'dan başka günâhları 'afv iden kim vardır? (Günâhları 'afv idenin ancak Allâh oldığını bilirler) ve işledikleri şeyde (günâhda) fenâ olduğını bildikleri halde ısrâr itmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar bir çirkinlik yapar veya kendilerini kötü duruma düşürürlerse derhal Allah'ı hatırlar ve günahlarının bağışlanmasını isterler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Bir de yaptıkları yanlışta bile bile direnmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Muhsinler, bir çirkin iş yaptıklarında veya nefislerine zulmettiklerinde Allah'ı zikredip günahları için mağfiret dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlar? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O takvâ sahipleri, çirkin bir iş yaptıkları, yahut bir günahla nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlarlar ve günahlarının bağışlanmasını isterler. Zaten Allah'tan başka günahları bağışlayacak kim var? Onlar, işledikleri günahta bile bile ısrar etmezler.(26)
(26) Peygamberimiz, “İstiğfar eden (Allah’tan bağışlanma dileyen) kimse, günahında ısrar etmiş olmaz—günde yetmiş kere günahına dönse de” buyurmuştur. (Ebû Davud, Vitr: 26; Tirmizî, Daavât: 106.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar, çirkin bir iş yaptıklarında yahut öz benliklerine zulmettiklerinde, Allah'ı hatırlar da günahları için af dilerler. Günahları Allah'tan başka kim affeder ki? Ve onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim ķaçan işlediler zişt işi ya'nį žınā yā žulm eylediler kendü nefslerine andılar Tañrı’yı; pes yarlıġamaķ dilediler yazuķlarına. daħı kim yarlıġaya yazuķları illā Tañrı. daħı uzanmadılar anuñ üzere kim işlediler daħı anlar bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler kim ḳaçan yamanlıḳ işleseler yā nefslerine ẓulm eyleselerTañrı Ta‘ālā[yı] añarlar. Pes istiġfār iderler günāhları‐çun. Daḫı kimdür kibaġışlaya yazuḳları Tañrıdan özge. Daḫı işledükleri yamanlıḳ üstine dāyimdurmazlar anlar bilürlerken yaman işlerini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O müttəqilər ki, bir günah iş gördükləri, yaxud özlərinə zülm etdikləri zaman Allahı yada salıb (tövbə edərək) günahlarının bağışlanmasını istəyərlər. Axı günahları Allahdan başqa kim bağışlaya bilər? Və onlar etdiklərini (gördükləri işin pis olduğunu) bildikdə (tövbədən sonra) bir daha ona qayıtmazlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who, when they do an evil thing or wrong themselves, remember Allah and implore forgiveness for their sins. Who forgiveth sins save Allah only?. and will not knowingly repeat (the wrong) they did.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who,(454) having done something to be ashamed of, or wronged their own souls,(455) earnestly bring Allah to mind, and ask for forgiveness for their sins,- and who can forgive sins except Allah.- and are never obstinate in persisting knowingly in (the wrong) they have done.
454 The righteous man, when he finds he has fallen into sin or error, does not whine or despair, but asks for Allah's forgiveness, and his faith gives him hope. If he is sincere, that means that he abandons his wrong conduct and makes amends. 455 Sin is a sort of oppression of ourselves by ourselves. This follows from the doctrine of personal responsibility, as opposed to that of blind fate or of an angry God or gods lying in wait for revenge or injury on mankind.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
اِذَا
ne za- man
فَعَلُوا
yaptılar
فَاحِشَةً
bir aşırılık
اَوْ
ya da
ظَلَمُٓوا
zulmettiler
اَنْفُسَهُمْ
nefislerine
ذَكَرُوا
zikrettiler
اللّٰهَ
Allah'ı
فَاسْتَغْفَرُوا
ve mağfiretini istediler
لِذُنُوبِهِمْۖ
günahlarının
وَمَنْ
ve kim
يَغْفِرُ
mağfiret eder
الذُّنُوبَ
günahları
اِلَّا
ancak
اللّٰهُۖ
Allah
وَلَمْ يُصِرُّوا
bir de ısrar etmezler
عَلٰى مَا
o şeylere ki
فَعَلُوا
yaptılar
وَهُمْ
onlar iken
يَعْلَمُونَ
biliyorlar
Yine onlar ki bir aşırılık (kötülük) yaptıklarında ya da nefislerine zulmettiklerinde Allah'ı zikredip (hatırlayarak) günahlarından dolayı hemen (Rabblerinden) mağfiret dilerler. Zaten Allah'tan başka günahları kim mağfiret edebilir! Bir de onlar, yaptıkları (yanlışlar) üzerinde bile bile ısrar etmezler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَصَرَّ
Fiil-IV
ص ر ر
Israr etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi