close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 134. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yunfikûne fî-sserrâ-i ve-ddarrâ-i velkâzimîne-lġayza vel’âfîne ‘ani-nnâs(i)(k) va(A)llâhu yuhibbu-lmuhsinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O sakınanlar, ferahlıkta, darlıkta mallarını yoksullara harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir ve Allah, ihsanda bulunanları sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, (yoksula ve cihad yoluna para verenler,) öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, muhsinleri (her türlü iyilik hususunda, takvada ve cihadda titizlik gösterenleri) sevendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki hem bolluk, hem de darlık zamanında Allah için harcarlar, öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler. Çünkü Allah iyilik yapanları sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İlâhî emirlere yapışanlar, bollukta da, darlıkta da, sevinçli zamanlarında ve kederli anlarda da, refah günlerinde ve ekonomik darboğazlardan geçerken de, Allah için, karşılık gözetmeden, gönüllü harcayanlardır, öfkelerini yutanlardır, insanları affedenlerdir. Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecileri ve müslümanları sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bollukta ve darlıkta hayır için harcar, öfkelerini tutar ve insanları bağışlarlar. Allah da iyilikte bulunanları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(O takva sahipleri) Bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini yutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle takva sahipleri ki; ferahlıkta da sıkıntı da infak ederler, kinlerini yutarlar, insanları affederler… Hiç şüphesiz Allah, güzel işleri yapanları sever. (Allah kimi severse, onu üstün kılar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Muttakîler hem bolluk hem de darlık anlarında infak ederler; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, bollukta da, darlıkta da yedirirler, öfkelerin yutarlar, insanların suçlarından geçerler, Allah sever iyilik eyliyenleri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar (Allah'ın emirlerine uygun olarak yaşayan kimseler), bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar, (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.
Bkz. 42/37Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever.  
Cemil Said
swap_vert close
Gerek vüs’at hâlinde ve gerak zarûret zamânında sadaka virenleri ve hiddetlerine galebe idenleri ve insânları ’afv idenleri Allâh sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar bollukta ve darlıkta sarfederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
Edip Yüksel
swap_vert close
O erdemliler ki bollukta ve darlıkta yardım için para harcarlar, öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını görmemezlikten gelirler. ALLAH iyilik yapanları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O (Allah'tan hakkıyla korka)nlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o müttekîler ki bollukta ve darlıkta infak ederler, ve kızdıklarında öfkelerini yutarlar ve nasın kusurlarını afvedicidirler, Allah da muhsinleri sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
O takva sahipleri ki, (mallarını) bollukta da darlıkta da Allah (’ın rızasını kazanmak için) harcarlar, (kızdıkları zaman) öfkelerine hâkim olurlar ve (kendilerine haksızlık yapan) insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar¹, bollukta da darlıkta da infak² ederler. Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah muhsin³ olanları sever.
1. Muttakiler. 2. Hayırlı işlere harcamak ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek. 3. İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (O takvaa sahipleri) bollukda ve darlıkda infaak edenler, öfkelerini yutanlar, insanlar (ın kusurların) dan, afv ile, geçenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, bollukta ve darlıkta (mallarını Allah yolunda) sarf ederler, (kızdıkları zaman) öfkelerini yenerler ve insanları affederler.(1) Allah ise, iyilik yapanları sever.
(1)“Cenâb-ı Hakk haşirde adâlet-i mutlaka ile mîzân-ı ekberinde (en büyük terâzisinde) a‘mâl-i mükellefîni (imtihâna tâbi‘ olanların amellerini) tarttığı zaman, hasenâtı (iyiliği) seyyiâta (kötülüğe) gālibiyeti ve mağlûbiyeti noktasında hüküm eyler. Hem seyyiâtın esbâbı (sebebleri) çok ve vücudları (meydana gelişleri) kolay olduğundan, bazen bir tek hasene ile çok seyyiâtı örter. Demek bu dünyada, o adâlet-i İlâhiye noktasında muâmele etmek gerektir. Eğer bir adamın iyilikleri fenâlıklarına kemmiyeten (mikdar cihetiyle) veya keyfiyeten (kıymet i‘tibâriyle) ziyâde gelse, o adam muhabbete ve hürmete müstehaktır. Belki kıymetdar bir tek hasenesi ile, çok seyyiâtına nazar-ı afv ile bakmak lâzımdır. Halbûki insan, fıtratındaki zulüm damarıyla, şeytanın telkīniyle, bir zâtın yüz hasenâtını bir tek seyyie yüzünden unutur, mü’min kardeşine adâvet (düşmanlık) eder, günahlara girer. Nasıl ki bir sinek kanadı gözün üstüne bırakılsa, bir dağı setreder (örter), göstermez. Öyle de, insan garaz damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hasenâtını örter, unutur, mü’min kardeşine adâvet eder, insanların hayât-ı ictimâiyesinde bir fesad âleti olur.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 90)Ayrıca İslâm kardeşliği hakkında bakınız; (Mektûbât, 22. Mektûb, 90-104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o muttaki erkek ve kadınlar) ki hem bolluk hem de darlık zamanında (mallarını yoksul, muhtaç ve işsiz kimselere) harcarlar, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah da (maddi ve manevi yönde insanlara) iyilik yapanları sever. *
(*) Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever. (C. Külünkoğlu Meali 134 Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar (sakınan ve korunanlar), bollukta ve darlıkta ihtiyaç sahiplerine harcayan, kinlerini kontrol altında tutan ve insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O sakınanlar bollukta olsunlar, darlıkta olsunlar, yoksulları geçindirirler,öfkelerini yenerler, insanların suçlarını bağışlarlar. Allah iyilik edenleri sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki bollukta da yoklukta da [¹] harcederler, öfkelerini yenerler, insanların suçlarını bağışlarlar. Allah iyilik edenleri sever.
[1] Veya kolaylıkta, güçlükte, sevinç halinde, keder zamanında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah da iyi davrananları [muhsinîn] sever.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bollukta ve darlıkta infak ederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan sahiplerini sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki; hem bolluk, hem de darlık zamanında, servetlerinden bir kısmını Allah için harcarlar; kızdıkları zamanöfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar.Allah da,iyilik eden böyle dürüst ve fedâkâr kimseleri sever.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O (Müttakîler) ki Bolluk’ta ve Darlık’ta (Kıtlık’ta / Ekonomik Kriz’de) harcayanlardır. Öfke’yi Yutanlar’dır; İnsanlar’ı Affedenler’dir. Allah, Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sağlamcı: varlıkta ve darlıkta verebilen, öfkesini yenebilen, insanları bağışlayabilendir. Çünkü Allah, gönül yapanları sever
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın yolunda olan Müminler; bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, olumsuzluklarda öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar ([muttaki]ler), bollukta da darlıkta da infak eder; öfkelerini yutar [*] ve insanları affederler. [*] Allah güzel davrananları sever.
Benzer mesaj: Şûrâ 42:37.,Benzer mesaj: A‘râf 7:199.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (Allah’tan hakkıyla sakınan)lar, bollukta da darlıkta da (mallarını) Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanların (hatalarını) bağışlarlar. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri¹ sever.
1 Muhsin: İyilik yapan, güzel hareket eden, her ne kadar Allah’ı görmese de Allah’ın kendisini gördüğünü hiç aklından çıkarmadan Allah’ın iyi dediği şeyleri yapan kişi demektir. Çünkü Allah’ın iyi olarak belirlediği şeyler dışında mutlak iyi yoktur. Diğer iyiler, (izafi) göreceli iyilerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar ki hem bolluk hem de darlık zamanında [Allah yolunda] harcarlar, öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler, çünkü Allah iyilik yapanları sever;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunlar ki, bollukta da darlıkta da mallarını Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenen ve insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah, böyle iyileri sever. 42/37...43, 64/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O (muttakiler) ki bollukta da darlıkta da infak ederler;[⁶⁶⁰] öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanların hatalarını bağışlarlar;[⁶⁶¹] zira Allah iyilik edenleri sever.
[660] Zımnen: Darlıkta veremeyenler varlıkta hiç veremezler. Elinize fazla servet geçince onu faizle çoğaltmayı değil, zekât ve infakla çoğaltmayı düşünün! “Artış” anlamına gelen riba servetin miktarını artırır fakat ruhunu öldürür. Diri servet sahibini sırtında taşırken, ölü serveti sahibi sırtında taşır. Yine “artma” anlamına gelen zekât görünürde malın miktarını azaltırken, hakikatte bereketini artırır. [661] Allah Rasûlü’nün şehirde kalarak savunma savaşı yapma arzusuna rağmen meydan savaşında ısrar edenler, savaşın en zorlu anında savaş meydanını terk etmişlerdi. Rasulullah onlara kızmadı, darılmadı ve ayıplamadı. Bu âyet Rasulullah’ın bu destanî olgunluğunu ebedileştirmek ve kendisinden sonrakilere örnek göstermek için inmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki, bollukta ve darlıkta (Allah yolunda, O'nun rızasına ermek için) harcarlar, öfkelerini yenip, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah böyle güzel davrananları sever.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar O kimelerdir ki hem bollukda hem de darlıkda infak ederlerofkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler, çünkü Allah güzel davrananları sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Öyle muttakîler ki, bollukta da darlıkta da infakta bulunurlar. Ve öfkeyi yutan ve nâsın kusurlarını affeden kimselerdir. Allah Teâlâ da ihsan edenleri sever.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müttakîler ki bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler. Allah da böyle iyi davrananları sever.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O(koruna)nlar bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfke(lerin)i yutkunurlar, insanları affederler. Allah da güzel davrananları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunlar ki serrâ'da (varlık, genişlik, sıhhat, sürûr zamânlarında) ve darrâ'da (yoksulluk, fakr, maraz, gam ve keder vakitlerinde) mallarından infâk iderler. Allâh yolunda ve Allâh rızasıyçün virirler. Hiddet ve kînlerini hedm iderek (kâdir oldukları halde kendilerini intikâmdan ve te'dîbden) çekerler ve insânların kusurlarını 'afv iylerler (Onlar muhsinlerdir) Allâh muhsinleri (iyilik idenleri) sever.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Yarışı kazanacak olanlar;) Bollukta ve darlıkta hayra harcayan, öfkelerine hakim olan ve insanların kusurlarına bakmayanlardır. Allah, güzel davrananları sever.
Şaban Piriş
swap_vert close
Muttakiler, bollukta da darlıkta da veren, öfkelerine hakim olan ve insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah iyilik edenleri sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O takvâ sahipleri ki, bollukta da, darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah ise iyilik yapanları sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar bollukta ve darlıkta infak ederler. Öfkelerini yutanlardır onlar, insanları affedenlerdir. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim nafaķa virürler geñezlikde daħı duşħarlıķda, daħı yurlıcılar ķaķımaġı daħı 'afv eyleyiciler ādemįlerden. daħı Tañrı sever eyü işlüleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler kim ṣadaḳa ider māllarını baylıḳda ve yoḫsulluḳda, daḫıḳaḳımaḳları yudanları, daḫı kişilerüñ ṣuçların baġışlayanları, Tañrı Ta‘ālā se‐ver yaḫşılıḳ eyleyenleri. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O müttəqilər ki, bolluqda da, qıtlıqda da (mallarını yoxsullara) xərcləyər, qəzəblərini udar, insanların günahlarından keçərlər. Allah yaxşılıq edənləri sevər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who spend (of that which Allah hath given them) in ease and in adversity, those who control their wrath and are forgiving toward mankind; Allah loveth the good;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who spend (freely),(453) whether in prosperity, or in adversity; who restrain anger, and pardon (all) men;- for Allah loves those who do good;-
453 Another definition of the righteous (vv. 134-35). So far from grasping material wealth, they give freely, of themselves and their substance, not only when they are well-off and it is easy for them to do so, but also when they are in difficulties, for other people may be in difficulties at the same time. They do not get ruffled in adversity, or get angry when the other people behave badly, or their own good plans fail. On the contrary they redouble their efforts. For the charity- or good deed - is all the more necessary in adversity. And they do not throw the blame on others. Even where such blame is due and correction is necessary, their own mind is free from a sense of grievance, for they forgive and cover other men's faults. This as far as other people are concerned. But we may be ourselves at fault, and perhaps we brought some calamity on ourselves, The righteous man is not necessarily perfect. In such circumstances his behaviour is described in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
يُنْفِقُونَ
infak ederler
فِي السَّرَّٓاءِ
bollukta
وَالضَّرَّٓاءِ
ve darlıkta
وَالْكَاظِم۪ينَ
ve yutanlardır
الْغَيْظَ
öfkeyi
وَالْعَاف۪ينَ
ve affedenlerdir
عَنِ النَّاسِۜ
insanları
وَاللّٰهُ
ve Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُحْسِن۪ينَۚ
muhsinleri
Onlar ki bollukta da darlıkta da (mallarını Allah yolunda) infak ederler, (kızdıkları zaman) öfkelerini yutarlar ve (kendilerine kötülük yapan) insanları affederler. Allah muhsinleri (güzellik yapıp güzel olanları) sever.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَّرَّٓاء
İsim
س ر ر
Bolluk, ferahlık
ضَرَّٓاء
İsim
ض ر ر
Hastalık, sıkıntı, darlık, zarar
كَاظِم۪ين
Etken fiil
ك ظ م
Yutanlar, yutkunanlar
غَيْظ
İsim
غ ي ظ
Öfke
عَافِين
Etken fiil
ع ف و
Affedenler
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُحْسِن
Etken fiil-IV
ح س ن
Muhsin, güzel yapan, güzellik yapan kimse