close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kad kâne lekum âyetun fî fi-eteyni-ltekatâ(s) fi-etun tukâtilu fî sebîli(A)llâhi ve uḣrâ kâfiratun yeravnehum miśleyhim ra/ye-l’ayn(i)(c) va(A)llâhu yu-eyyidu binasrihi men yeşâ(u)(k) inne fî żâlike le’ibraten li-ulî-l-ebsâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İbretti size birbirleriyle karşılaşan o iki bölüğün hali. Bir bölük, Allah yolunda savaşmadaydı, öbürüyse kafirdi ve inananları, gözleriyle iki misli görmedeydiler. Allah, dilediğini yardımıyla kuvvetlendirir ve şüphe yok ki bunda, görenlere kesin bir ibret var.
Bu âyet, Müslümanların ilk savaşı olan ve Hz. Muhammed (s.a.a)'in en büyük düşmanlarından bulunan Ebû-Cehl'in öldürülmesiyle sonuçlanan Bedir savaşını anlatmaktadır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bedir’de) Karşı karşıya gelen iki toplulukta da, andolsun sizin için bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu; diğeri ise kâfirdi ki göz görmesiyle karşılarındakini (mü’minleri) kendilerinin iki katı görüyorlardı. (Böylece Allah kâfirlerin moralini bozmakta ve cesaretlerini kırmaktaydı.) İşte Allah, dilediğine yardımıyla (böyle) destek (çıkmaktadır). Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Savaşta karşı karşıya gelen şu iki orduda, sizin için bir ibret vardı. Bir gurup Allah için savaşırken, diğeri O'nu inkâr ediyordu. Öbürlerinin kendilerinin iki katı olduklarını gözleri ile görüyorlardı. Gerçekten Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak bir ders vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Savaşta karşı karşıya gelen şu iki orduda, sizin için bir ibret vardı. Bir gurup Allah için savaşırken, diğeri O'nu inkâr ediyordu. Öbürlerinin kendilerinin iki katı olduklarını gözleri ile görüyorlardı. Gerçekten Allah kainata koyduğu kanunlarına uygunluk içinde iradesinin tecelli ettiği kimseleri yardımıyla destekler. Bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak bir ders vardır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 8/43.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Birbirleriyle karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için ibret vardır. Bir topluluk Allah yolunda çarpışmaktaydı, diğer topluluk ise kâfirdi. Allah yolunda çarpışanlar ötekileri gözleriyle açıkça kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah dilediğini kendi yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda görebilenler için ibret vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için andolsun bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk, Allah yolunda çarpışıyordu, diğeri kafirdi, ki göz görmesiyle karşılarındakini kendilerinin iki katı görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bedir savaşında) karşılaşan iki birlik hakkında, size muhakkak bir alâmet (Peygamberin doğruluğuna bir nişâne) olmuştur. Bir birlik (ki mü'minler), Allah yolunda çarpışıyordu; diğeri de kâfirdi. Mü'minler kâfirleri gözgöre kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediğine yardımı ile zafer verir. Şüphesiz bunda (azı çoğa üstün getirmekte) anlayış sahibi olanlar için kesin bir ibret vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizin için karşılaşan iki ordu konusunda (Bedir’de) bir mucize vardır. Biri Allah yolunda savaşıyordu. Diğeri değerleri inkâr ediyordu, düşmanlarını göz görüşüyle iki kat fazla görüyorlardı. Allah ise, özel yardımıyla istediğini destekliyordu. Bu konuda göz sahipleri için, ders alınacak bir ibret vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Savaşta/Bedir'de karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir işaret vardır. Ordunun biri Allah için savaşırken, diğeri O'nu inkâr ediyordu. Gözleriyle diğer tarafı kendilerinin iki misli gördüler. Ama Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Elbette bunda basiret/aydınlık sahipleri için bir ibret vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Karşılaşan iki bölük işinde, sizin için alınacak ibret var, bir bölüğü Allah için savaşır, bir bölüğü kâfirdir, kâfirler onları gözleriyle iki katlı görürler, Allah yardım eder dilediğine, bunda nice ibret var içgörüşü olanlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bedir'de savaş için) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Onlardan bir grup Allah için savaşırken diğeri O'nu inkâr ediyordu. (İnkârcılar inananları) göz bakışıyla kendilerinin iki misli görüyordu. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Muhakkak bunda, basiret sahibi olanlar için (alınacak) bir ibret vardır. 
Bkz. 3/123, 140, 8/6-10, 44, 22/39Bedir Savaşı, 13 Mart 624 tarihinde, peygamberliğin 15. senesinde (Hicretin 2. yılında) Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ve Hac sûresinin 39. âyetiyle izin verilen ilk savunma savaşıdır. Bu savaş Medine’nin 120 km kadar güney batısında bulunan ve Mekke ile Medine arasındaki konak yerlerinden biri olan Bedir kasabasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta İslam ordusu 312, müşrik ordusu ise 950 kişiden oluşmaktaydı. Müşrikler sadece asker bakımından değil aynı zamanda silah ve teçhizat bakımından da Müslümanlardan güçlüydü. İnananların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden 70 kişi ölmüştür.  
Cemil Said
swap_vert close
Fî sebîli(A)llah muhârebe iden ’asâkir ile kâfir ’asâkirinin muhârebesinde sizin içün ibret var idi. Kâfirler karşularında iki misli ’asker görüyorlardı. Lâkin Allâh istediği tarafa nusret viriyordı. ’Âkil olanlar içün bu işden ashâb-ı akıl ibret alırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.[85]
Bu âyet mü’minlerin; kendilerinin sayıca üç katı olan müşriklere karşı Bedir’de kazandıkları zafere işaret etmektedir. Müşrikler kendilerini tahminen mü’minlerin iki katı olarak görüyor ve sayıca fazla oluşlarına güveniyorlardı. Oysa bu zahirî bir sayı üstünlüğü idi. Zira Enfâl sûresinin 9. âyetinde de işaret edildiği gibi, Allah mü’minleri bin melek ile desteklemişti.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Bedir’de) karşı karşıya gelen şu iki grupta sizin için büyük bir ibret vardır: Biri Allah yolunda çarpışan (mümin) grup, diğeri ise gözleriyle bunları kendilerinin iki misli imiş gibi gören kâfir grup. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kâfir bir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Karşılaşan iki orduda sizin için bir ders var. Ordulardan birisi ALLAH yolunda savaşırken diğeri de inkarcı idi. Onları (inananları), gözleriyle kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. ALLAH dilediğini zaferle destekler. Bunda görüş sahipleri için bir ibret vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Muhakkak bir âyet oldu size: Çarpışan iki cemi'yette: Bir cem'iyet Allah yolunda vuruşuyordu, diğeri de kâfir: Onları gözgöre kendilerinin iki misli görüyorlardı, Allah da nusratiyle dilediğini te'yid buyuruyordu, görecek gözleri olanlar için elbette bunda şüphesiz bir ibret var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki (Bedir muharebesinde) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. (Onlardan) bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu, öteki (topluluk) ise kâfirdi. (Kâfirler) onları (müslümanları, savaş esnasında) göz görüşüyle, (sayı olarak) kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah (îmân ve itaatleri sebebiyle) dilediği kimseleri yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için (büyük) bir ibret vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İki topluluğun karşılaşmasında kesinlikle sizin için bir ayet vardır: Topluluğun birisi Allah yolunda savaşanlardan, diğeri de gerçeği yalanlayan nankörlerdendi. Gerçeği yalanlayan nankörler, onları kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımı ile destekler. Kuşkusuz, basiret¹ sahipleri için bunda bir ders vardır.
1- Derin kavrayış.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bedir muhaarebesinde) karşılaşan iki cem'iyyet hakkında sizin için muhakkak bir ibret vardı. (Onlardan) bir cem'iyyet Allah yolunda döğüşüyordu, diğeri ise kâfirdi. Onlar öbürlerini (müslümanları) dış gözleriyle kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, kimi dilerse onu yardımıyle destekler. Şübhesiz bunda kalb gözleri açık olanlar için kat'i bir ibret vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bedir'de) karşılaşan iki cemâatte elbette sizin için bir delil vardır. Bir cemâat Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfir idi ki, (kendi) göz görüş(ler)iyle onları (o mü'minleri, karşılarında) kendilerinin iki misli olarak görüyorlardı. Çünki Allah, dilediği kimseye yardımı ile kuvvet verir. Muhakkak ki bunda, basîret sâhibleri için gerçekten bir ibret vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için (ey inkârcılar!) bir ayet (alamet) vardır. (İnananlardan) bir grup (saldırıya uğrayan, ezilen, yutlarından sürülen ve her türlü baskı, şiddet ve zulme maruz kalanların uğruna saldırganlarla) Allah yolunda savaşırken diğeri de (her türlü zulüm ve kötülüğü yapıp gerçekleri) inkâr ediyordu. İnkâr edenler (sayıca az olan o inanan topluluğu) göz bakışıyla kendilerini iki misli görüyordu. Allah da, (yardım) isteyen (yardımı hak etmek için gayret edip gerekeni yapan) kimseye (manevi) yardımı ile destekler. Muhakkak bunda, (hakikat) gözü açık olanlar için (alınacak) bir ders vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İki toplumun savaş için karşı karşıya gelişinde sizin için bir ibret var. Bir taraf Allah yolunda savaşan bir gurup, diğer tarafta ise inkârcılar var. İnkârcılar Allah yolunda savaşanları, çıplak gözle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediklerini yardımıyla güçlendirir. Bunda görmesini bilenler için ibretler vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Bedir savaşında karşılaşan o iki takım sizin için bir belgedir. Onlardan biri Allah uğrunda savaşıyor, öteki ise Allah’ı tanımazlık ediyordu. Berikilerin gözleri, kendilerinin iki katı olarak görüyordu. Allah kimi dilerse onu yardımıyla pekitir. İşte bunda gönül gözü açık olanlar için kesin bir öğrence vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki cemaatte sizin için bir ibret vardı. Onlardan biri Allah yolunda vuruşanlar, diğeri ise kâfirlerdi. Onlar bunları gözleriyle kendilerinin iki misli kadar görüyorlardı. [³] Allah dilediğini yardımı ile teyit eder. Bunda erbab-ı basiret için bir ibret vardır.
[3] Bedir Gazvesinde eshab-ı güzin üç yüz kadardı. Müşrikler ise dokuz yüz kadar olup müzminlerin üç misli idi. Fakat kâfirler mü'minleri iki misli veya kendilerinin iki misli kadar, ya altı yüz kadar veya iki bine yakın, görüyorlardı. Veya Müslümanlar kâfirleri kendilerinin iki misli, altı yüz kadar görüyorlardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Karşı karşıya gelen şu iki sayıca az toplulukta [fi’e] sizin için ibret vardır. Biri Allah yolunda savaşmaktadır, diğeri ise inkârcıdır; gözleriyle onları/Müslümanları kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Elbette bunda basiret sahibi olanlar [ûli’l-ebsâr] için bir ibret [âyet] vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bedir savaşında) Karşı karşıya gelen iki topluluğun halinde sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfirdi. (Bu kâfirler) Karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için ibret vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nitekim, Bedir savaşında karşı karşıya gelen şu iki toplulukta sizin için büyük bir ibret vardı: Bir grup Allah yolunda savaşırken, diğeri O’nun ayetlerini ve mutlak egemenliğini inkâr etmekteydi. Savaşın ilk anlarında, her iki taraf da karşısındakini olduğundan daha az gördükleri hâlde (8. Enfâl: 44), çarpışmanın kızıştığı sırada, Allah’ın gönderdiği melekler müminlerin safında yerlerini alınca, kâfirler, onları açık ve net olarak kendilerinin iki katı görüyorlardı.Aynı zamanda müminler de onları olduklarından daha az; kendilerinin sadece iki katı olarak görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla böyle güçlendirir. Hiç kuşkusuz bunda, akıl ve gönül gözüyle hakîkati görebilenler için Allah’ın kudret, hikmet ve adâletini gösteren nice deliller, nice ibretler vardır. Evet, Allah’ın yardımıyla nice zaferler kazanacak, ganîmetler elde edeceksiniz. Fakat er meydanında düşmanla göğüs göğse çarpışmak kadar, belki ondan da çetin bir imtihân var ki, işte asıl kahramanlığı burada göstermelisiniz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçekten, Karşılaşmış iki topluluk’ta sizin için âyet vardı. Biri Allah yolunda savaşan topluluk, diğeri de kâfir bir topluluktu. Göz göre göre onları iki misli görüyorlardı. Allah, dileyeceği kimseleri kendi yardımı ile desteklemektedir. Bunda, Basiret sahipleri için elbette ibret vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Savaşmak üzere Bedir'de karşı karşıya gelen iki takımın durumu size ders olsun: Bunlardan biri Allah için savaşıyor; inkarcı takım ise inananları dünya gözü ile iki misli kalabalık görüyordu. Tabi ki Allah, tuttuğu takıma destek olacaktı. Bu olay, ileriyi görebilenler için, önemli bir ders olmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için ibretler vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. Onları kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basiretli olup olayların gerçeğini anlayanlar için bunda elbette ibretler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bedir’de) karşı karşıya gelen (şu) iki grupta sizin için elbette bir ibret vardır: [*](Biri) Allah yolunda savaşan bir grup, diğeri ise onları apaçık bir şekilde kendilerinin iki katı gören kâfir (bir grup). Allah dilediğini (layık olanı) yardımı ile destekler. Şüphesiz ki görenler için bunda ibret vardır.
Medine’deki yahudi gruplar, Mekkeli müşriklere benzemediklerini ve onların savaşlarda galip gelecek durumda olduklarını iddia ettikleri için Yüce Allah müşriklerin mağlup edileceklerini haber vermektedir. Bedir’de yaşanan durum, bu gerçeğin delili ve örneğidir. Çeşitli yönlerden bakıldığında bu iki ordunun karşılaşmasında, savaş esnasında ve sonrasında nice derslerin bulunduğu görülmektedir. Zira bir sonraki cümlede de geçtiği gibi, müşriklerin müminleri mevcut sayının iki katı görmesi de başlı başına bir delildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler! Bedir’de) karşılaşan iki topluluğun durumunda sizin için büyük bir ibret vardır. O topluluğun birisi, Allah yolunda çarpışıyor, diğer kâfirler (topluluğu) ise, onları göz kararıyla kendilerinin iki misli görüyordu.¹ Böylece Allah, yardımıyla dilediği tarafı² destekliyordu. Şüphesiz bunda, (Allah’ın kudretini) görebilenler için büyük bir ibret vardır.
1 Bedir savaşında, Allah, savaştan önce her iki tarafı da birbirlerine az gösteriyordu. (Enfâl: 43-44) Böylece, kâfirleri Müslümanların gözünde büyütmüyor, kâfirlerin de Müslümanları umursamamalarını sağlıyordu. Onların, Müslümanları çok az görmeleri, savaş başlamadan önce idi. (Enfâl: 44) Nitekim Ebû Cehil: “Muhammed ve arkadaşları, yiyecek olsa bir deveye bile yetmez!” demişti. (Kurtubî) Fakat savaş başlayıp da Allah, Müslümanları melekleriyle takviye edince müşrikler, Müslümanları kendilerinin iki katı kadar görmeye başlamışlardı. Bk. (Enfâl: 7, 41-44)2 Yani Müslümanları…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Savaşta karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir işaret vardı: bir ordu Allah için savaşırken diğeri O’nu inkar ediyordu. [Öncekiler,] kendi gözleriyle diğer tarafı kendilerinin iki misli (kalabalık) gördüler: Ama Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Bakın, bunda görecek gözleri olan herkes için muhakkak bir ders vardır. ⁹
9 Bunun, genellikle, Hicret’ten sonra 2. Ramazan’ın üçüncü haftasında Hz. Peygamber’in yönettiği üçyüz küsur zayıf teçhizatlı Müslümanın hemen hemen bin asker, yediyüz deve ve yüz atlıdan oluşan iyi donatılmış Mekke ordusunu kesin bir bozguna uğrattığı Bedir Savaşı’na bir îma olduğu var sayılır. Bedir Savaşı, putperest Kureyş ile genç Medine Müslüman toplumu arasındaki ilk açık çatışmadır. Bununla birlikte, bazı müfessirlere göre (mesela, Menâr III, 234) yukarıdaki Kur’an pasajı genel bir muhtevaya sahiptir ve tarihte sıkça şahit olunan bir olaya -yani, sayıca az ve zayıf donanımlı olan, ama dâvâlarının haklılığına olan güçlü bir inançla dopdolu bir grup insanın, benzer bir inançtan yoksun, sayıca ve maddî bakımdan üstün düşmana karşı zafer kazanmasına- işaret etmektedir. Bu ayette, müminlerin “kendi sayılarının iki katı” büyüklüğündeki (oysa, Bedir Savaşı’nda, Kureyş müşrikleri Müslümanlardan üç kat fazla idiler) bir düşmanla karşılaştıklarından bahsedilmesi gerçeği, bu yoruma -özellikle, sonraki ayette maddî zenginliğe ve dünyevî güce yapılan atıf gözönüne alındığında- büyük önem kazandırır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için bir ibret vardır. Bunlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfir idi. Gözleriyle onların kendilerinin iki misli olduklarını görüyorlardı. Allah, hak edeni yardımıyla güçlendirir. Bunda, basiret sahibi olanlar için gerçekten ibret vardır. 3/160, 4/76, 5/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki orduda sizin için bir mesaj vardı: Bir ordu Allah yolunda savaşıyor, diğeri ise inkârında direniyordu. Onlar ötekilerin iki misli olduğunu kendi gözleriyle görüyorlardı: Ama Allah isteyeni/istediğini yardımıyla güçlendirir. İşte bu olayda basiret sahipleri için elbette ibretler vardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler, kazanmış olduğunuz Bedir savaşında) Karşı karşıya gelen o iki toplulukta, kuşkusuz sizin için büyük bir ibret vardı ki, onlardan biri (sizler) Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise, kafir idi. (Müşrikler, müminlerden üç misli fazla idi. Fakat) Müşriklerin gözüne, müminler kendilerinin iki misli görünüyordu! Allah, -kuşkusuz- kimi dilerse onu yardımıyla destekler, şüphe yok ki basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.
(Kafirlerin kuvveti çok fazla olduğu halde yenilgiye uğramalarının sebebi, ahiret hayatına inanmamaları, dünya hayatını herşey, ölümü ise bir sona erme sanmaları idi)  
Osman Fırat
swap_vert close
Karşılaşan şu iki toplulukta sizin için bir kanıt vardır: Bir topluluk Allâh yolunda çarpışıyordu, öteki de kafir idi, onları (Allah yolunda olanları) gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allâh dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) basireti olanlar için bir ibret vardı
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki sizin için iki fırkada bir alâmet vardır. Bir fırka Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfir idi. Onları göz göre göre kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah Teâlâ ise dilediğini nusretiyle teyid buyurur. Şüphe yok ki bunda basiret sahipleri için bir ibret vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Birbiriyle karşılaşan iki toplulukta size büyük bir ibret vardı: Bunlardan biri Allah yolunda vuruşuyordu. Diğeri ise kâfir idi. O kâfirler Müslümanları, bizzat gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediği kimseleri nusratıyla destekler. Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır. [8, 43]
Burada iki ihtimal vardır: 1. Kâfirler, Müminleri kendilerinin iki misli görüyorlardı. 2. Mü’minler kâfirleri, kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah böyle yapmakla kâfirlerin müminlerle savaşmalarını önlemek istiyordu. Meali, daha kuvvetli olan birinci tefsire göre verdik.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Karşılaşan şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu, öteki de nankördü, onları, gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı.
Bu âyette Allah için çarpışan imanlı az bir topluluğun, kendilerinin iki katı olan üstün düşman gücünü yendiği anlatılarak müslümanlara moral verilmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biri Allâh yolunda mukâtele iden ve diğeri kâfir olan iki fırkanın karşı karşıya geldiklerinde sizin içün (Muhammed'in doğrı oldığına) âyet ve işâret vardır. Müslümânlar kâfirlerin kendilerinin iki misli olduklarını ra'ye'l 'ayn gördiler. (Diğer bir sûret-i tefsîre göre) Müşrikler müslümânları kendilerinin iki misli gördiler. Allâh dilediklerini nusret ve yardımıyla te'yîd ve takviye ider. Bunda (Cenab-ı Hakk'ın azı çoğa gâlib iylemesinde) basîret sâhibi olanlara 'ibret vardır. [²]
[2] Bu âyet-i kerîme Bedir gazası hakkında nâzil olmuşdur. Bu gazâda müslümanlar, yetmişyedisi muhâcirînden ve ikiyüzotuzaltısı ensârdan olmak üzere üçyüzonüç kişi idiler, yetmiş deve ve iki kısrakları, altı zırh ve iki kılıçları vardı. Mekke müşrikleri ise yüzi süvâri olmak üzere dokuzyüzelli kişi idiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Bedir’de) Karşı karşıya gelen o iki orduda, sizin için bir belge vardır. Biri Allah yolunda savaşanlar, diğeri ise âyetleri görmezlikte direnenler topluluğuydu. (Müminler) onları göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyordu[*]. Allah, doğru tercihte bulunanı kendi yardımı ile destekler. İleri görüşlüler için bunda bir ibret vardır.
[*] Bu, Bedir Savaşında olmuştur. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "(Ey Muhammed!) Allah onları rüyanda sana az gösterdi. Çok gösterse (savaşma) işinde telaşa düşer, çekişirdiniz. Ama Allah, sizi bu hale düşmekten kurtardı. Çünkü O, içinizde olanları bilir. Onlarla karşılaştığınızda da Allah, sizin gözünüze onları az göstermiş, onların gözüne de sizi az göstermişti. Allah, karar verdiği bir işi gerçekleştirsin diye böyle yapmıştı. Her iş, Allah'a bağlıdır. (O, ol demeden olmaz.)" (Enfâl 8/43-44) Mekkeliler müslümanların üç katıydı. Korkup dağılmasınlar diye Allah kendilerinin iki katı göstermişti. Enfâl 8/65. âyette, on katı düşmanı yenebilecekleri belirtilmişti ama zayıflık gösterince Allah yüklerini hafifletmiş ve şöyle demişti: "Şimdi Allah sizde bir zayıflık olduğunu gördü ve yükünüzü hafifletti. Artık sizden sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Sizden bin kişi de Allah'ın izniyle onlardan iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir. " (Enfâl 8/66)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için bir ayet vardır. Bunlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kafir idi. Gözleriyle onların kendilerinin iki misli olduklarını görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımıyla güçlendirir. Bunda, gören göze sahip olanlar için gerçekten ibret vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Birbiriyle karşılaşan iki orduda sizin için bir âyet vardı.(6) Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfirdi. Kâfirler, mü'minleri kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğine nusretiyle böyle kuvvet verir. Bunda da gören göz sahipleri için elbette bir ibret vardır.
(6) Bedir Savaşına atıfta bulunulmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yüz yüze gelen şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Biri Allah yolunda çarpışıyordu; ötekisi küfre batmıştı. Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ oldı sizüñ bir nişān iki bölük içinde kim irişdiler. bir bölük çalışur Tañrı yolında daħı biri kāfirdür. görürler anları iki anlarca göz görmegi. daħı Tañrı ķuvvet virür arķa virmegi-y-ile aña kim diler. bayıķ şunuñ içinde ibretdür gözler işlerine.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ size var‐ıdı delīl ve ‘alāmet iki ṭā’ifede ki biri birine doḳınup ṣavaşitdiler. Bir ṭā’ife ṣavaş ider ġazālıġ‐ıçun Tañrı Ta‘ālā yolında, bir tāyifekāfirler‐idi. Görürler anları iki özleri ḳadarınca gözi görmek bile. Tañrı Ta‘ālā ḳuvvetlendürür nuṣret‐ile kimi dilese. Ol anuñ gibi olmaḳda ‘ibretlervardur gözleri olup gören kişilere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey Məkkə müşrikləri və yəhudilər!) İki dəstənin (Bədr müharibəsi zamanı) qarşı-qarşıya durması sizin üçün (Peyğəmbərin doğruluğuna) dəlildir. Bunlardan biri Allah yolunda vuruşanlar, digəri isə kafirlər idi. (Mö’minlər üç yüz on üç nəfər, kafirlər isə təqribən min nəfər idilər). (Mö’minlər kafirlərin) onlardan ikiqat artıq olduqlarını öz gözləri ilə görürdülər. (Yaxud kafirlər mö’minləri iki özləri qədər, yə’ni təxminən iki min nəfər və ya onların olduqlarından iki dəfə artıq, yə’ni altı yüzdən bir qədər çox görürdülər). Əlbəttə, Allah istədiyinə Öz köməyi ilə qüvvət verər. Şübhəsiz ki, bu (Bədr əhvalatı) bəsirət sahiblərindən (gözüaçıq, ayıq adamlardan) ötrü bir ibrət dərsidir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There was a token for you in two hosts which met: one army fighting in the way of Allah, and another disbelieving, whom they saw as twice their number, clearly, with their very eyes. Thus Allah strengtheneth with His succour whom He will. Lo! herein verily is a lesson for those who have eyes.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"There has already been for you a Sign in the two armies that met (in combat)(352): One was fighting in the cause of Allah, the other resisting Allah. these saw with their own eyes Twice their number(353). But Allah doth support with His aid whom He pleaseth. In this is a warning for such as have eyes to see."
352 This refers to the battle of Badr in Ramadan in the second year of the Hijrah. The little exiled community of Makkan Muslims, with their friends in Madman, had organised themselves into a God-fearing community, but were constantly in danger of being attacked by their Pagan enemies of Makkah, in alliance with some of the disaffected elements (Jews and Hypocrites) in or near Madmah itself. The design of the Makkans was to gather all the resources they could, and with an overwhelming force, to crush and annihilate Muhammad and his party. To this end Abu Sufyan was leading a richly-laden caravan from Syria to Makkah. He called for armed aid from Makkah. The battle was fought in the plain of Badr, about 50 miles southwest of Madmah. The Muslim force consisted of only about 313 men, mostly ill-armed, but they were led by Muhammad, and they were fighting for their Faith. The Makkan army, well-armed and well-equipped, numbered over a thousand and had among its leaders some of the most experienced warriors of Arabia , including Abu Jahl, the inveterate foe and persecutor of Islam. Against all odds the Muslims won a brilliant victory, and many of the enemy leaders, including Abu Jahl, were killed (Cf. 30:40). (R). 353 It was impossible, without the miraculous aid of Allah, for such a small and ill-equipped force as was the Muslim band, to defeat the large and well-found force of the enemy. But their firmness, zeal, and discipline won them divine aid. Enemy prisoners stated that the enemy ranks saw the Muslim force to be many times larger than it was.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَدْ
and- olsun
كَانَ
olmuştur
لَكُمْ
sizin için
اٰيَةٌ
bir âyet
ف۪ي فِئَتَيْنِ
iki toplulukta
الْتَقَتَاۜ
karşı karşıya geldiler
فِئَةٌ
bir topluluk
تُقَاتِلُ
savaşıyor
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
وَاُخْرٰى
ve diğeri
كَافِرَةٌ
kâfir idi ki
يَرَوْنَهُمْ
onları görüyorlar
مِثْلَيْهِمْ
kendilerinin iki misli
رَاْيَ
görü- şüyle
الْعَيْنِۜ
göz
وَاللّٰهُ
ve Allah
يُؤَيِّدُ
kuvvet- lendirir
بِنَصْرِه۪
yardımı ile
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
اِنَّ
muhak- kak
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَعِبْرَةً
elbette bir ibret
لِاُو۬لِي
sahip- leri için
الْاَبْصَارِ
basiret
Andolsun ki (Bedir'de) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir âyet (ibret ve delil) vardır. Biri Allah yolunda savaşan bir topluluk, diğeri ise onları gözleriyle kendilerinin iki misli gören kâfir bir grup. Allah dilediğini yardımı ile (destekleyip) kuvvetlendirir. Muhakkak ki bunda (hakkı görmek isteyen) basiret sahipleri için elbette bir ibret vardır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فِئَة
İsim
ف ا ي
Topluluk, grup, birlik
اِلْتَقَى
Fiil-VIII
ل ق ي
Karşı karşıya geldi, karşılaştı, birbirine kavuştu
فِئَة
İsim
ف ا ي
Topluluk, grup, birlik
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki
كَافِرَة
Etken fiil
ك ف ر
Kâfir (müennes)
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
رَاْى
İsim
ر ا ي
Görüş
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَيَّدَ
Fiil-II
ا ي د
Destekledi, kuvvetlendirdi
نَصْر
İsim
ن ص ر
Yardım
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
عِبْرَة
İsim
ع ب ر
İbret
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret