Bu konuda senin elinde bir şey yoktur; (kafirler ya dönüş yapar) Allah tevbelerini kabul eder veya yanlışlar içinde kaldıklarından dolayı onlara azap eder[*].
[*] Allah Teâlâ elçilerine sadece, sözlerini insanlara ulaştırma (tebliğ), açıklama (beyân), müjdeleme ve uyarma görevi vermiştir. Hiçbir elçinin koruma görevi yoktur. Allah Teâlâ Rasulullah'a şöyle buyurur: "Yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir." (Şura 42/48) Hiçbir elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın vekilliğini, ne de Allah'a karşı halkın vekilliğini yaparlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: " Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık. Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am 6/107) "Sen sadece bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır." (Hud 11/12) Elçi kimseyi yola getiremez. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Sen, istediğini yola getiremezsin, ama Allah, isteyeni yola getirir. Çünkü yola gelecekleri en iyi o bilir." (Kasas 28/56) Elçi sadece doğru yolu gösterir. Allah Teâlâ, Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme şu emri vermiştir: "De ki "Benim size ne zarar vermeye gücüm vardır, ne de olgunlaştırmaya." De ki "Beni Allah'ın azabından hiç kimse kurtaramaz. Ben ondan başka bir sığınak da bulamam. Benimkisi yalnız Allah'tan olanı, onun gönderdiklerini tebliğdir, o kadar." (Cin 72/21-23)